<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Galip Uçar &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<atom:link href="https://zamansizdergi.com/author/galipucar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<description>Herkes İçin Edebiyat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 14:13:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/cropped-Untitled-design-32x32.jpg</url>
	<title>Galip Uçar &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HIŞIRDARKEN SENİN SESİNLE</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:59:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru Biri senin adına diğeri yine senin adına Kavuşturamam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>


<p>Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire</p>
<p>Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle</p>
<p>Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu</p>
<p>Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından</p>
<p>Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında</p>
<p>Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz</p>
<p>Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru</p>
<p>Biri senin adına diğeri yine senin adına</p>
<p>Kavuşturamam bir orta noktada</p>
<p>Ağustosun deli kışında</p>
<p>Beden üşür ten sızlar</p>
<p>Yürek alev alev</p>
<p>Patlar bir yerlerde volkan misali</p>
<p>Sızar çatlaklardan isyanı</p>
<p>Bülbülle baykuş dost olur o an</p>
<p>Kurulur çilingir masası</p>
<p>Ağaç yaprakları hışırdarken senin sesinle</p>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dil ve Kelime Faşizmi: Sözcüklerin İktidarı, İfadenin Tahakkümü &#8211; 1 &#8211;</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/dil-ve-kelime-fasizmi-sozcuklerin-iktidari-ifadenin-tahakkumu-1/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/dil-ve-kelime-fasizmi-sozcuklerin-iktidari-ifadenin-tahakkumu-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 09:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11888</guid>

					<description><![CDATA[Dil, yalnızca insanlar arasında iletişimi mümkün kılan bir araç değildir; aynı zamanda düşünmenin, anlamlandırmanın ve dünyayı kavrayış biçimimizin temelidir. Bu nedenle dil üzerinde kurulan her türlü baskı, yalnızca sözcüklerin kullanımını değil, doğrudan düşünce biçimlerini, toplumsal yapıları ve bireysel özgürlükleri hedef alır. Dil faşizmi ya da daha özel bir kavramla kelime faşizmi, dilin belirli kişi, kurum [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dil, yalnızca insanlar arasında iletişimi mümkün kılan bir araç değildir; aynı zamanda düşünmenin, anlamlandırmanın ve dünyayı kavrayış biçimimizin temelidir. Bu nedenle dil üzerinde kurulan her türlü baskı, yalnızca sözcüklerin kullanımını değil, doğrudan düşünce biçimlerini, toplumsal yapıları ve bireysel özgürlükleri hedef alır. 	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dil faşizmi ya da daha özel bir kavramla kelime faşizmi, dilin belirli kişi, kurum veya ideolojiler tarafından kontrol edilmesi, daraltılması, yasaklanması, manipüle edilmesi veya tek bir doğrultuya yönlendirilmesi anlamına gelir.	</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dil Faşizmi Nedir?” diye soracak olursak ise şu cevabı verebiliriz:	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dil faşizmi, bireylerin düşünme biçimini, kendini ifade etme kapasitesini ve toplumsal algıyı kontrol etmek amacıyla dil üzerinde baskı kurulmasıdır. Bu baskı; yasaklar, manipülasyonlar, yönlendirilmiş söylemler veya toplumsal norm dayatmalarıyla uygulanır. 	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dil faşizminin temel hedefi, bireylerin neyi nasıl söyleyebileceğini belirleyerek düşünce alanını daraltmaktır. Bu olgunun anlaşılabilmesi için süreci oluşturan başlıca mekanizmaları ayrıntılı olarak şöyle ele alabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kelimelerin Yasaklanması</strong>	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dilin baskı altına alınmasının en görünür yöntemlerinden biri, belirli kelimelerin yasaklanması, kullanılmasının ceza gerektiren bir eylem hâline getirilmesidir.Örnek verecek olursak, şu başlıklar altında ele alabiliriz:</p>



<p class="wp-block-paragraph">1. <strong>Politik Yasaklamalar	</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı ülkelerde &#8220;diktatör&#8221;, &#8220;sansür&#8221;, &#8220;soykırım&#8221; gibi kelimeler resmi söylemde yasaklanmış veya kullanılmaları cezalandırılmıştır. Bu kelimelerin yasaklanması, o kavramların, bazı kişilerce toplumsal bilince ulaşmasını engellemek için uygulanır. Toplum mahrum bırakılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2. Kutsal veya tabu sayılan kelimeler</strong>	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı toplumlarda cinsellik, beden, kadınlık ve erkeklikle ilgili kelimeler yasaklanmış veya “ayıp” ilan edilmiştir. Bu yasaklar, insanların temel biyolojik ve sosyal gerçeklikleri tartışmasını bile zorlaştırır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3. Tarihsel yasaklamalar</strong>	</p>



<p class="wp-block-paragraph">En basit ve yirminci yüzyıl örneğini verecek olacaksak, Sovyetler Birliği’nin var olduğu dönemide “Tanrı”, “kilise”, “rahip” gibi kelimeler yoğun baskı altındaydı. Sovyetler Birliği’nin “Sovyet” olarak tanımladığı özerk bölgeler ve cumhuriyetlerde uygulanarak, devlet politikasının sürdürülmesine ve geçmişin politikaların karşısına çıkmaması için uygulanmıştır.	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan, Dünya’nın başına gelmiş en büyük zulümlerin merkezinde olan Nazi Almanyası’nda “pasifizm”, “demokrasi” gibi kelimeler düşman ilan edilmiştir. Bu da aslında Sovyetler Birliği’nde verdiğimiz örnek belki de daha ötesi olarak sadece bir devlet politikası değil toplumu yönlendirip, ideolojiye göre şekillendirme eyleminin de temelinde olan kelimeler olmuştur.	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü bir kelime yasaklanınca o kelimenin temsil ettiği düşünce de kamusal alandan silinir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/dil-ve-kelime-fasizmi-sozcuklerin-iktidari-ifadenin-tahakkumu-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERMİŞSE SIRRINA DÜNYA</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ermisse-sirrina-dunya/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ermisse-sirrina-dunya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 17:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11694</guid>

					<description><![CDATA[Ermişse barışın sırrına dünya Bir türkü söyle takılsın turnanın kanadına Yazsın anlatsın DağınıOvasını Yaylasını Şehrini Gahi zindanda gahi kahvehane masasında Dinle tarlasını Fabrikasını İşçinin nasırlı ellerinden tutanda Bir yürek yırtılır Kalır hasretli sızı Helalleşir Yarım kalmış bir söz dudakta Lisanı belirsizLisanı hepimiz Bir ırmak akar Ülkeler coğrafyalar halklar geçen Geçmez hasretliğin acısı Kardeşin kardeşe düşman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ermişse barışın sırrına dünya</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir türkü söyle takılsın turnanın kanadına</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazsın anlatsın</p>



<p class="wp-block-paragraph">DağınıOvasını</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaylasını</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehrini</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gahi zindanda gahi kahvehane masasında</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dinle tarlasını</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fabrikasını</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşçinin nasırlı ellerinden tutanda</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yürek yırtılır</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalır hasretli sızı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Helalleşir</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yarım kalmış bir söz dudakta</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lisanı belirsizLisanı hepimiz</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ırmak akar</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkeler coğrafyalar halklar geçen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmez hasretliğin acısı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kardeşin kardeşe düşman edildiği yerlerde</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ermişse işin sırrına dünya</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir turna uçar gider</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türküsü kanadında</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ermisse-sirrina-dunya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BEŞ MİNİK ORKİDE</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/bes-minik-orkide/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/bes-minik-orkide/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 21:03:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11615</guid>

					<description><![CDATA[BEŞ MİNİK ORKİDE Beş minik orkideAçıldı anidenPembe ve beyazElbet narindi birazYaz geçip gitmiştiAnlamamıştıkSon günlerimiziMutluluklarımızıAnlamamıştıkSonlarımızıBir yazı gibiAkıp gitmiştiSayfalarca boşKahve rengindeVe hoşElbet narindi birazOrkidelerin bizden haberi yoktuBiz de tanımazdık kendisiniBir balkon köşesindeki haliniBeş adediniRenginiYaz geçip gittiArdına güz de bağlandıKar da yağdıHatta kış ılımandıBeş minik orkide açıldıGelmeden baharPembe ve beyazElbet narindiYaz gelmemiştiYaz geçip gitmişti &#8230;.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">BEŞ MİNİK ORKİDE</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beş minik orkide<br>Açıldı aniden<br>Pembe ve beyaz<br>Elbet narindi biraz<br>Yaz geçip gitmişti<br>Anlamamıştık<br>Son günlerimizi<br>Mutluluklarımızı<br>Anlamamıştık<br>Sonlarımızı<br>Bir yazı gibi<br>Akıp gitmişti<br>Sayfalarca boş<br>Kahve renginde<br>Ve hoş<br>Elbet narindi biraz<br>Orkidelerin bizden haberi yoktu<br>Biz de tanımazdık kendisini<br>Bir balkon köşesindeki halini<br>Beş adedini<br>Rengini<br>Yaz geçip gitti<br>Ardına güz de bağlandı<br>Kar da yağdı<br>Hatta kış ılımandı<br>Beş minik orkide açıldı<br>Gelmeden bahar<br>Pembe ve beyaz<br>Elbet narindi<br>Yaz gelmemişti<br>Yaz geçip gitmişti</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/bes-minik-orkide/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞEHRİN KARŞI KIYILISI</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/sehrin-karsi-kiyilisi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/sehrin-karsi-kiyilisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Dec 2023 11:41:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11279</guid>

					<description><![CDATA[İki ayrı yüzüyüz İstanbul&#8217;unBen başka bir senSen başka bir benİki kavuşmaz yakayızDüğmesiz iliksizİki farklı kulesiyiz İstanbul&#8217;unSen denizde dalga içindeBen tepede rüzgârlara direnenGörsek de beyaz vapurlarıBeyaz martılar izin verdiğinceSissiz ve hissiz İstanbul sabahlarındaKonuşup görüşemeyiz uzak yakınlıklardanİki medeniyetiz İstanbul içindeSen surlarla kaplıBen saraylara sığıntıToplarla döveriz birbirimiziİşgaller ve kan gövdeyi götürü fetihlerdeİki düşman medeniyetiz o iki medeniyeteAni seferler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">İki ayrı yüzüyüz İstanbul&#8217;un<br>Ben başka bir sen<br>Sen başka bir ben<br>İki kavuşmaz yakayız<br>Düğmesiz iliksiz<br>İki farklı kulesiyiz İstanbul&#8217;un<br>Sen denizde dalga içinde<br>Ben tepede rüzgârlara direnen<br>Görsek de beyaz vapurları<br>Beyaz martılar izin verdiğince<br>Sissiz ve hissiz İstanbul sabahlarında<br>Konuşup görüşemeyiz uzak yakınlıklardan<br>İki medeniyetiz İstanbul içinde<br>Sen surlarla kaplı<br>Ben saraylara sığıntı<br>Toplarla döveriz birbirimizi<br>İşgaller ve kan gövdeyi götürü fetihlerde<br>İki düşman medeniyetiz o iki medeniyete<br>Ani seferler sonrası kuşatılan<br>İzleri yok edilmeye çalışılan<br>Hırslı asi ve vandal<br>İki ayrı deniziz İstanbul&#8217;da<br>Birimiz kuzeyde buz kesmiş<br>Diğerimiz ılıman<br>Birimizin altı cehennem çukurları<br>Diğeri felaket fay hatları<br>Ama İstanbul&#8217;dayız ya<br>Sen karşı kıyılısın<br>Ben karşı kıyılı<br>Köprüler atmışlar üzerimize<br>Bağlamışlar yüreğimizi<br>Koparamazlar kıyamet kopsa dahi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/sehrin-karsi-kiyilisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Şehir ki Çocuklar Asi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/bir-sehir-ki-cocuklar-asi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/bir-sehir-ki-cocuklar-asi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11145</guid>

					<description><![CDATA[Asidir bu şehir çocukları asiYürek yangınlarıKıyıya vuran dalgalarından belliBir yanda defne bir yanda zeytin dallarıSanma ki yıkıntılarla anılırKalkmaz geriAsidir bu şehirÇocukları asiNe İskender&#8217;e yar olmuşNe Fransız&#8217;a bakiYarılsa da göğsünün ana damarıYine gelir yan yanaErmeni Türk NusayrîAsidir bu şehirÇocukları asiBaş eğmez ne zalimeNe haine haniUyanır uykusundan yine seher vaktiGirer kol kolaSon bulur acı hercaiAsidir bu şehirÇocukları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Asidir bu şehir çocukları asi<br>Yürek yangınları<br>Kıyıya vuran dalgalarından belli<br>Bir yanda defne bir yanda zeytin dalları<br>Sanma ki yıkıntılarla anılır<br>Kalkmaz geri<br>Asidir bu şehir<br>Çocukları asi<br>Ne İskender&#8217;e yar olmuş<br>Ne Fransız&#8217;a baki<br>Yarılsa da göğsünün ana damarı<br>Yine gelir yan yana<br>Ermeni Türk Nusayrî<br>Asidir bu şehir<br>Çocukları asi<br>Baş eğmez ne zalime<br>Ne haine hani<br>Uyanır uykusundan yine seher vakti<br>Girer kol kola<br>Son bulur acı hercai<br>Asidir bu şehir<br>Çocukları asi<br>Ondandır dağları çevreler Asi<br>Dökülür Akdeniz&#8217;e olur baki<br>Damlası içilse olur mey dağıtır saki<br>Çare olur yaralara mezarlara dahi<br>Asidir bu şehir<br>Çocukları asi<br>Antakya&#8217;dan İskenderun&#8217;a<br>Yaşarlar baki<br>Hatay&#8217;da yıkılsa da anılar sahi<br>Yıkılmaz bu çocukları<br>Kalkar her dahi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/bir-sehir-ki-cocuklar-asi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aralıklar Aralıklar</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/araliklar-araliklar/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/araliklar-araliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 08:27:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11077</guid>

					<description><![CDATA[Saçlarından fırlayan rahvan atlarDört nala koşarken üstüme üstümeBir esmer kadın güzelliğindeVe yaz günüdür ille deNe dağlarda gezen yörüklerNe şehrin gri evleriBir nehir akarCan verirBakışlar ah bakışlarÖylesine yakınDerin çok derinUzak ulaşılamayacakKemer tokalarının ışıltısını saranSimsiyah derilerin esaretindeDeliklerden sızdığı kadardır şimdi aşkAralık günü belki güneş doğuracakBir aralık hayatı yaşatacakAh kuşları uçacakÇiçekleri açacak kulak üstlerindeOkşanan yanak kızarıklığı utancındaSeherlere uyandıracakBelki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Saçlarından fırlayan rahvan atlar<br>Dört nala koşarken üstüme üstüme<br>Bir esmer kadın güzelliğinde<br>Ve yaz günüdür ille de<br>Ne dağlarda gezen yörükler<br>Ne şehrin gri evleri<br>Bir nehir akar<br>Can verir<br>Bakışlar ah bakışlar<br>Öylesine yakın<br>Derin çok derin<br>Uzak ulaşılamayacak<br>Kemer tokalarının ışıltısını saran<br>Simsiyah derilerin esaretinde<br>Deliklerden sızdığı kadardır şimdi aşk<br>Aralık günü belki güneş doğuracak<br>Bir aralık hayatı yaşatacak<br>Ah kuşları uçacak<br>Çiçekleri açacak kulak üstlerinde<br>Okşanan yanak kızarıklığı utancında<br>Seherlere uyandıracak<br>Belki farklı farklı şehirlerde yaşatacak<br>Ama illa ki imkansızı barındıracak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/araliklar-araliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzak Yalnız Bir Adaya</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/uzak-yalniz-bir-adaya/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/uzak-yalniz-bir-adaya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2022 08:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10870</guid>

					<description><![CDATA[Limonlar sarıya dönmüştürPortakal çiçekleri açmıştır beyaz beyazTurkuaz dalgalarıyla denizin kıyısında hurmalar palmiyelerSalınmıştır yeni güz rüzgarlarıylaGüneşin turuncu ateşine bulutlar gelmiştir bazı bazıDağlardaki yeşillikler biraz daha koyuya çalmıştırPapatyalar şampuanlara kremlere Babutsalar masaya dönmüştürHavanın o en sıcağı kırılmıştır artıkSazlıklar boy vermeye başlamıştırFatıma&#8217;dan Arabahmet&#8217;e hüzünlü sessizlikler saati olmuştur akşamüstüÇetinkaya Stadı&#8217;nda gelincikler solmuşturİki dağ kendilerini ne beklediğini bilmedikleri günleri bekler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Limonlar sarıya dönmüştür<br>Portakal çiçekleri açmıştır beyaz beyaz<br>Turkuaz dalgalarıyla denizin kıyısında hurmalar palmiyeler<br>Salınmıştır yeni güz rüzgarlarıyla<br>Güneşin turuncu ateşine bulutlar gelmiştir bazı bazı<br>Dağlardaki yeşillikler biraz daha koyuya çalmıştır<br>Papatyalar şampuanlara kremlere Babutsalar masaya dönmüştür<br>Havanın o en sıcağı kırılmıştır artık<br>Sazlıklar boy vermeye başlamıştır<br>Fatıma&#8217;dan Arabahmet&#8217;e hüzünlü sessizlikler saati olmuştur akşamüstü<br>Çetinkaya Stadı&#8217;nda gelincikler solmuştur<br>İki dağ kendilerini ne beklediğini bilmedikleri günleri bekler olmuştur<br>Taşköprünün suyu da kurbağası da çoğalmıştır<br>Yalnız kaplumbağası hala çok yalnızdır<br>İçine atmıştır taşıdığı anılarını<br>Kanlıdere yorgunluğundan uyanmıştır<br>Çatalköy&#8217;ün dalgaları katmer katmer<br>Karaoğlanoğlu&#8217;nda ise durgundur<br>Mağusa doluyla karışık yağmurlarına<br>Toprak ise geldiği gibi yağmuru emmeye hazırdır<br>Beşparmaklar başını okşayacak bulutu gözlüyordur Toros&#8217;tan beri<br>Mangallarda alev sesleri<br>Yürüyüp gidiyordur yol kenarı kertenkelesi<br>Bağrında asfaltın yakan ateşi<br>Uzağın güzünde Kıbrıs&#8217;a hasret kalmak gibi<br>Bir rakı koy kadehine benim için<br>Bir limon kopar ağaçtan<br>Akşam dokuz gibi<br>Belki on<br>Ay gümüşken<br>Sokaklar sessizken<br>Adım seslerinden gayrısı yokken<br>Avluların sarı ışığında<br>Hasretliğimi öldür bari<br>Bir daha ne zaman kavuşulur bilinmez ki</p>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/09/galip-ucar.mp3"></audio></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/uzak-yalniz-bir-adaya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/09/galip-ucar.mp3" length="3034944" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Baharın Müjdecisi Ülke</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/baharin-mujdecisi-ulke/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/baharin-mujdecisi-ulke/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2022 09:40:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10845</guid>

					<description><![CDATA[Uzak diyarların derin ormanlarında, karların eriyip, nehirleri coşturduğu, şelalelerin çılgınlar gibi akmaya başladığı, otların yeşerip, çiçek olmak için toprağı yırtan fidanların güneşi selamladığı günler gelmişti. Kahverengi ayılar; olanca gürültülü esnemeleriyle ormanı titrete titrete uyanırken, Leylekler, göç ettikleri sıcak diyarlardan aldıkları egzotik eşyalar ve değişik kıyafetleriyle bulutların altında süzülmeye başlamıştı. Karıncalar ve böcekler, hangi delikten dünyaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Uzak diyarların derin ormanlarında, karların eriyip, nehirleri coşturduğu, şelalelerin çılgınlar gibi akmaya başladığı, otların yeşerip, çiçek olmak için toprağı yırtan fidanların güneşi selamladığı günler gelmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kahverengi ayılar; olanca gürültülü esnemeleriyle ormanı titrete titrete uyanırken, Leylekler, göç ettikleri sıcak diyarlardan aldıkları egzotik eşyalar ve değişik kıyafetleriyle bulutların altında süzülmeye başlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karıncalar ve böcekler, hangi delikten dünyaya tekrar çıksak diye düşünürken, ışığı kovalama yarışında birinci olmaya uğraşıyorlardı. Ormana çıkacak, yavaş yavaş ağaçlara tırmanıp, kendilerine sıcak mevsimde geçirecekleri yeri ayarlayacaklar ve ağaç altlarında kümelenip, gelecek kışın hazırlıklarına imece usulüyle başlayacaklardı. Liderleri bütün kış onlara neler yapacaklarını, nasıl örgütlü çalışacaklarını, ne zamanlar dinlenmeleri gerektiğini, kaldıramayacakları bir ağırlık yahut zorluk olduğunda örgütlü çalıştıklarında her zorluğun üstesinden gelip, başaracaklarını anlatmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Irmaklarda buzlar çözülüp, sular ısınmaya başladığında balıklar da canlanmıştı. Artık o soğuk buz kütlesinin altındaki derin ıssızlık bitmiş, gürül gürül şelalelerden akan kar sularının, soğuk da olsa hızlı dalgalarına kendilerini bırakmıştı. Uzak diyarlara göç etmiş balıklar da artık geri dönmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağaçkakanlar, yeni keşfettikleri ağaçları gagalarken, yuvalarına yumurtalarını bırakan diğer kuşlar da onları büyütme ve yiyecek bulma hazırlıklarına girişmişlerdi. Kartallar, atmacalar, şahinler yüksek kayalıklar ve dağlarda uçuşurken, kanaryalar ve papağanlar ağaçların yücelerinde cıvıldaşıyordu. Şaşkın baykuş ise kafasını bir o yana bir bu yana çevirerek olan biteni izliyordu. Tam da o an, etrafı izlediği dala tutunan bir maymun, henüz olgunlaşmamış yeşil muzu elinde sallanıyor, sallandıkça dalı da sarsarak baykuşu rahatsız ediyordu. Goril ailesi ve filler de yavaş yavaş ormanın merkezine doğru ilerliyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zebralar ve yaban atları, dört nala koşarak, renkleri birbirine karışa karışa, artlarında bıraktıkları tozların arasından, kırılmış dalların üstünden atlayarak ormanın karanlığını yara yara geliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sırada ormanın yücesindeki kayaların etrafından kartalların ve biraz aşağısından kanaryaların kaçıştığı görüldü. Baykuş korkusundan başını içine sindirdi. Gölgeyi gören timsah, başını yosunların arasına sakladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gölge yavaş yavaş kayalığın ucuna doğru yaklaştı. En sonunda görüldü ki, sapsarı tacı ve kıpkırmızı peleriniyle, heybetli yeleleri ve büyük pençeleriyle, mağrur kral aslan gelmişti. Gözlerini açıp, etrafa uzun uzun baktı. Tüm orman onundu. Kral oydu. Adaletli ama disiplininden taviz vermeyen bir kraldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunca başarıyı, pençelerindeki tırnakları kırıla kırıla, avuç içleri ezile ezile, yıka yıka elde etmişti. Sırtlanların, çakalların oyunlarını bir bir kırarak, hepsini ezerek, tüm ormanın kralı olmuştu. En karanlık köşeler de, uzak göllerdeki adalar da, denizlere varan ırmaklar da hep onundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüklerini taşıyan leylekler, tüneklerine kondu. Flamingolar ve turnalar, göçün verdiği yorgunlukla, ağır ağır da olsa, uzun bacaklarını ırmağın sığ yanına bastı ve başlarını krallarına döndürdü. Onun ne diyeceğini bütün orman merak ediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslan, kayalığın en ucuna geldi ve sol pençesini kaldırıp, halkını selamladı. Hepsi başını eğip, onu selamladı. Tüm gün hazırlıkları tamamlanmış, yakında batacak güneşin hemen öncesinde, krallarının bir yaz güneşi gibi yeni sıcak mevsimlerin başlangıcı için yapacak konuşmasını bekliyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslan, pençesini indirdi ve konuşmaya başladı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">-“Ey halkım! Ey ülkemin bütün hayvanları! Büyüğünüz, küçüğünüz ayırt etmeden, hepinizi selamlıyorum. Koskoca ve karanlık bir kışı, tüm soğuğu ve cansızlığına rağmen canlı atlattık. Beyazı yeri geldi gözümüzü kör etti. Yeri geldi iliklerimize kadar üşüttü. Zar zor karnımızı doyurduk. Yeri geldi, bu beyaz görünümlü karanlık mevsim, bizi bize düşman etti. Birbirimize göz diktik. Ama size müjdedir ki, işte koskocaman güneş orada. İşte sıcak mevsimlerin müjdecisi güneşin, büyüyüp de üstümüze doğuşunun ilk batışı, o yemyeşil dalların ardından gerçekleşiyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün hayvanlar, krallarının eliyle gösterdiği yöne bakıp, güneşin sarıdan turuncuya dönüşünü izledi. Kral Aslan devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">-“Ben ki; kralınızım ve bütün bu orman ve uzak adaları dahi benim, ama size hep adaletle, eşitlikle yaklaştım. Sizlerin farklılıklarını zenginlik saydım. Kış gelince göçmek istediniz, izin verdim. Üşüyüp, zayıf düşeceğinize, başka sıcak diyarlara gidip, oraları görün, oraların da zenginliğini alıp bizlere getirin istedim. Şimdi de sizlere diyorum ki. Şu ardımda maviden beyaza dönen ay birazdan dolunay olarak doğacak. Gecelerimizi derin derin aydınlatacak. Sabahında ise o kocaman sarı güneş, bizi iliklerimize kadar ısıtacak. Toprak, tüm verimiyle bize çiçeklerimizi, bitkilerimizi, meyvelerimizi verecek. Ağaçlar yapraklarını genişletecek ve gölgesiyle bizi, benden de daha kral, benden de daha kızıl güneşin kızgınlığından koruyacak. İşte siz de artık, gittiğiniz yerlerden getirdiklerinizi, öğrendiklerinizi, ormanımıza kazandıracak, yenilikleri getirecek ve herkese anlatıp, öğreteceksiniz. Biz bu dünyanın en uzak diyarının da, gözümüzün önünde olup, göremediğimizin de eşiti olacağız. Hepiniz de o diyarlardaki mutlu kişiler gibi mutlu olacak, onlar gibi yaşayacaksınız. Kültürünüzü de bu yeniliklere katıp, daha güzel ve çok daha mutlu bir orman yaratacaksınız. Ben de sizleri bu heyecan ve adaletle yönetip, daha huzur ve refah içinde bir ülkenin kralı olarak yöneteceğim. İşte şimdi, bu başlangıcın kutlama vaktidir. Getirin meydana uzak diyarlardan getirdiklerinizi, kurun masaları. Kutlama başlasın. Ey bülbüller başlayın şarkıları söylemeye, siz farelere ve ağaçkakanlar, tahtalara vurun, ritim tutun. Şenlik başlasın.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kral aslan; bunları söylerken, ardından dört parlak yıldız belirdi. Güneş batmıştı, karanlık ise bu yıldızların ve koskocaman dolun ayın ışığıyla ormanı parlatıyordu. Leylekler ve turnalar; uzak diyarlardan getirdikleri yiyecekleri önce koydu ortaya. Sonra ayılar ve samurlar, ırmağın derinliğinden bulduklarını. Arılar, uzak dağların göğsünden topladıkları nektarlardan olan balları döktüler. Filler, Hindistan’dan getirdikleri cevizleri koydular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortaya kocaman bir ateş yakıldı. Ateş neredeyse yıldızlara ulaşacaktı. Bu ateşe, geçip biten kışa dayanamamış ve canlarını vermiş ağaçların kalanları atıldı. Bu onların cenaze törenleri, yerlerinde yeşeren fidanların ise doğum törenleriydi. Ateş yükseldikçe yükseldi. Kral aslan mağrur bir şekilde, altın varaklı koltuğunda, tüm hayvanları, kraliyet ailesiyle izleyerek, onlara yukarıdan ödüller dağıtıyordu. Uzak diyarlardan kazandığı ödüllerin, ele geçirdiği ganimetlerin, halkının hak ettiği payını halkına dağıtıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç gün, üç gece şenlik devam etti. Daha sonrasında ise, prenses aslanın elinden tutan kral aslan yine uçurumun kenarına geldi. Güneş en tepedeyken halkına tekrar seslendi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">-“Ey benim, çalışkan, güzel halkım. Baharı selamlamamız burada bitiyor. Artık hepimiz daha çok çalışacak ve gelecek olan o soğuk kışın, bizi yenememesi için elimizden geleni yapacağız. Ama size bir müjdem daha var. İşte prensesiniz, benim büyük, güzel kızım. O da uzak diyarlara gitti ve başarılarını elde etti. Yıldızları onun olsun, güneş baş tacı olsun. İşte şimdi bu güzel prensesimin de o uzak diyarlardan bir prens bulup, onunla evlenmek üzere olduğunu sizlere müjdeliyorum. Şimdi dört elle çalışın, biriktirin, üretin. Kışın yiyeceklerinizi toplayın. Kendinize ve ailenize, evinizle beraber çekidüzen verin. Yakında düğünümüz var. O düğün için de kendinize en güzel kıyafetleri hazırlayın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ormanın halkı, geçirip, kurtuldukları büyük kışın ardından, suların coştuğu, dalların yeşerdiği, toprağın doğurganlığıyla bire bin verdiği bu yeni dönemi, şenlikler yaparak selamladıktan sonra işlerine güçlerine dört elle sarıldılar. Bahar, yaza dönerken öyle çok üretmişlerdi ki, kışın asla aç kalmayacaklarını gördüler ve çok mutlu oldular. Krallarından gelecek haberi ve o büyük düğün için giyinecekleri elbiseleri hazırlayarak, yine üreterek ve refah içinde beklediler. Ülkelerini öyle çok sevdiler öyle çok sevdiler ki, onu üreterek hep güçlü tuttular. Başka kralların ve başka ülkelerin yardımına hiç muhtaç bırakmadılar. Hiç korkmadılar, hiç yılmadılar, hep ürettiler. Onlara önder olan ülkelerinin kurucusu kral aslanın, onlara öğrettiklerini hiç unutmayıp, ülkelerini ellerinin üstünde tuttular, hep yücelttiler. Kültürlerini geliştirdiler, eğitimlerini hep ileri götürdüler. Hep okudular, öğrendiler. Hep çalıştılar, ürettiler, başardılar.</p>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/08/Galip-ucar_baharin_mujdecisi.mp3"></audio></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/baharin-mujdecisi-ulke/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/08/Galip-ucar_baharin_mujdecisi.mp3" length="12029184" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Aylardan Mayıstı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/aylardan-mayisti/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/aylardan-mayisti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 May 2022 06:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10502</guid>

					<description><![CDATA[Taktı baretiniGiyindi tulumunuTuttu çekiciniKavradı orağınıYürüdü çamurlu ayaklarıylaYürüdü karanlıkların en karası gecedeKararlı adımlarla ufka doğruSalladı bir o yandanSalladı bir bu yandanYüreğinden vurduÇekici örse vurur gibiYüreğinden vurduSon hasadı kırar gibjYüreğinden vurduZalimi yere serer gibiVurdu ha vurduKurak yaz günlerindeKana kana su içer gibiSoğukta tenekede yanan odunaEl uzatıp buzlarını kırar gibiEkmeğini bölüşüpKarnının gurultusunu keser gibiVurdu ha vurduYıktı geceyi nasırlı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Taktı baretini<br>Giyindi tulumunu<br>Tuttu çekicini<br>Kavradı orağını<br>Yürüdü çamurlu ayaklarıyla<br>Yürüdü karanlıkların en karası gecede<br>Kararlı adımlarla ufka doğru<br>Salladı bir o yandan<br>Salladı bir bu yandan<br>Yüreğinden vurdu<br>Çekici örse vurur gibi<br>Yüreğinden vurdu<br>Son hasadı kırar gibj<br>Yüreğinden vurdu<br>Zalimi yere serer gibi<br>Vurdu ha vurdu<br>Kurak yaz günlerinde<br>Kana kana su içer gibi<br>Soğukta tenekede yanan oduna<br>El uzatıp buzlarını kırar gibi<br>Ekmeğini bölüşüp<br>Karnının gurultusunu keser gibi<br>Vurdu ha vurdu<br>Yıktı geceyi nasırlı elleriyle<br>Önce küçük bir çatlaktan sızdı güneş<br>Bir daha vurdu<br>En bükülmez bileğinin gücüyle<br>Yanılmaz çekiciyle<br>Yerle bir oldu karanlıklar<br>Yalan yıldızlar kaçıştı<br>Güneş olanca kızıllığıyla<br>Doğdu işçinin emekçinin üzerine<br>Bahar rüzgârına karıştı<br>Tam da o gün<br>Aylardan mayıstı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/aylardan-mayisti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzünün Issızı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yuzunun-issizi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yuzunun-issizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2022 14:29:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10481</guid>

					<description><![CDATA[Yüzünü fırlatmış denizeBir yunusun yüzgecine takılmışAh dalgalar vurmuş ahDalgalar gözyaşlarından daha kuruymuşGün ışığı ay ışığına karışmışDenizler başka denizlereKoskoca dünya da bir ıssız adaymışGökkuşağının düştüğü yerde konuşlanmışYemiş içmiş gezmiş tozmuşMutlu sanılmışHuzurlu sanılmışVar oldukça hep sanılmışHep yanılmışHerkesi yanıltmışBir bira şisesi esmerliğinde yaşamışSek bir rakı saydamlığındaymışGün gün maskelerini takmışGece gece çıkartmış onlarıYatak ki en yüksek yargıymışKendini yargılamışKendi kalemini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yüzünü fırlatmış denize<br>Bir yunusun yüzgecine takılmış<br>Ah dalgalar vurmuş ah<br>Dalgalar gözyaşlarından daha kuruymuş<br>Gün ışığı ay ışığına karışmış<br>Denizler başka denizlere<br>Koskoca dünya da bir ıssız adaymış<br>Gökkuşağının düştüğü yerde konuşlanmış<br>Yemiş içmiş gezmiş tozmuş<br>Mutlu sanılmış<br>Huzurlu sanılmış<br>Var oldukça hep sanılmış<br>Hep yanılmış<br>Herkesi yanıltmış<br>Bir bira şisesi esmerliğinde yaşamış<br>Sek bir rakı saydamlığındaymış<br>Gün gün maskelerini takmış<br>Gece gece çıkartmış onları<br>Yatak ki en yüksek yargıymış<br>Kendini yargılamış<br>Kendi kalemini kırmış<br>İdam sehbasında sallandırmış<br>Gün doğmadan kendini<br>Bir yunusun yüzgecinde, derinliğe dalmış<br>Varmış bir ıssız adaya<br>Gökkuşağına bulanmış</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yuzunun-issizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaramaz Sincap ve Akıllı Tavşan</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yaramaz-sincap-ve-akilli-tavsan/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yaramaz-sincap-ve-akilli-tavsan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 19:05:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10461</guid>

					<description><![CDATA[Bir gün, ormanın derinliklerinde, cennetten bir parça gibi güzel ağaçların altında koca boynuzlu geyikler, hafta sonunun verdiği mutlulukla top oynuyorlardı. Bu beş geyik boynuzlarıyla topa vura vura birbirlerine atarlarken, birden top ağaçların yanından aşağıya doğru kaçtı ve derenin kenarına doğru gitti. Geyiklerin bir anda toplarının kaçmasıyla bozulan oyunlarına üzülürken, topu kaçıran genç geyik de topun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bir gün, ormanın derinliklerinde, cennetten bir parça gibi güzel ağaçların altında koca boynuzlu geyikler, hafta sonunun verdiği mutlulukla top oynuyorlardı. Bu beş geyik boynuzlarıyla topa vura vura birbirlerine atarlarken, birden top ağaçların yanından aşağıya doğru kaçtı ve derenin kenarına doğru gitti. Geyiklerin bir anda toplarının kaçmasıyla bozulan oyunlarına üzülürken, topu kaçıran genç geyik de topun peşinden gidip topu almak için uğraşıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genç geyik, nehir kıyısına geldiği anda bir anda durup kaldı. Öylesine şaşırmıştı ki, diğer geyik arkadaşlarını da bağırarak çağırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Hey! Koşun hemen koşun gelin! Burada çok acayip bir şey oluyor çabuk gelin!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geyikler, arkadaşlarının sesini duyar duymaz, toprağı toza katarak, koşa koşa yokuştan aşağıya geldiler. Onlar da dere kenarına geldikleri an hayretler içinde kaldılar. Az önce genç geyiğin kaçırdığı top, olduğu yerde zıp zıp zıplıyordu. Sapsarı renkteki top, sanki bir güneş gibi havaya yükseliyor, sonra aşağıya düşerken daha yere değmeden tekrar havalanıyorlardı. Buna bir anlam veremeyen geyikler, bir yandan da korku içinde topu seyrediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">En sonunda içlerinden boynuzları en iri geyik, cesaret ederek topun yanına doğru ağır adımlarla ilerledi. Biraz korku, biraz telaş, biraz da heyecanla topun yanına gelen geyik, gördüğü manzarayla şok oldu.&nbsp; Derenin kıyısında yuva yapmış bir sincap, topu burnuyla havaya fırlatıyor, top yere düşmeden yine topa burnuyla vurarak oyun oynuyordu. Geyik bunu görünce:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Hey o bizim topumuz! Topumuzu bize geri ver! Oynamayı bırak!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu duyan sincap telaşlandı ama oynamayı da bırakmadı. Aşağı düşen topu bu sefer tepesine doğru değil, biraz daha ileriye doğru havaya fırlata fırlata oradan hızlıca topla uzaklaştı. Uzun bir süre sincap ve topun peşinden koşan iri boynuzlu geyik, bir zaman sonra yoruldu ve bacaklarını kırarak yere oturdu. Yaramaz sincap ise yorulmak bilmeksizin topu havaya fırlata fırlata koşuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sırada, geyiklerin yanından geçen tavşan, üzgün geyikleri görüp yanlarına geldi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Geyikler ne yapıyorsunuz? Bu güzel haftasonu gününde neden böyle üzgünsünüz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Ah tavşan kardeş ah! Bir bilsen başımıza ne geldi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ne oldu anlatsanıza?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Şu senin komşun yaramaz sincap yok mu yaramaz sincap?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Eee nolmuş o yaramaz sincaba</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Biz şu ağaçların orada, topumuzla oynuyorduk. Sonra bu genç geyik attığımız topu boynuzlarıyla tutamadı. Top da bu bayırdan aşağıya dereye doğru kaçtı. Genç geyik de peşinden geldi. Sonra bir anda genç geyiğin bağırma sesini duyduk biz de buraya geldik. Bir baktık ki top kendi kendine bir güneş gibi durduğu yerde zıplıyor. Bir zaman sonra iri boynuzlu cesur geyik daha da yaklaştı. Yaklaşınca bir de ne görsün?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ne gördü?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Senin komşun olan o yaramaz sincap topumuza, o kahverengi koca burnuyla vurup vurup oynuyor. Topumuz ver de dedik ama vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; E siz ne yaptınız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ne yapalım tam daha da yaklaşayım derken iri boynuzlu geyik, sincap topu ileriye doğru vurup koşa koşa buradan uzaklaştı. Sonra da topla sincap önce, iri geyik arkada şuraya doğru gittiler. Belki bir saat oldu daha dönen de olmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu duyan akıllı tavşan, komşusu adına biraz üzgün ama ona da çok kızgın olarak geyiklerin yanından uzaklaştır. Yürüdü, yürüdü, yürüdü. En sonunda bir de ne görsün? İri boynuzlu cesur geyik, bacaklarını kırıp, yere çömelmiş duruyor. Ona bir şey olduğunu sanıp koşa koşa yanına gitti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Hey, hey! İri boynuzlu cesur geyik iyi misin?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geyik yorgun gözlerle ve ter içinde tavşana baktı. Konuşacak hali yoktu. Dili dışarıda başını sallayarak iyiyim der gibi yaptı. Tavşan dereden biraz su alıp geyiğe getirdi ve içirdi. Geyik biraz kendine gelince ona olanları anlattı. Tavşan daha da üzgün bir şekilde bu sefer ormanın derinliklerinde yaramaz sincabı aramaya devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saatler sonra; bir ağacın altında, başını sarı topa yaslamış, çevresinde yemiş kabuklarıyla sızmış kalmış yaramaz sincabı gördü. Başını iki yana sallayıp, ellerini de beline koyup: Şimdi seni yakaladım diyerek sincabın yanına sessizce gitti. Sincabın yanına vardığında hemen başının altındaki sarı topu aldı. Topu aldığında da yaramaz sincabın başı yere düştü ve başını toprağa çarptı. Uykusundan başını çarparak uyanan yaramaz sincap, başını ova ova ne olduğunu anlamaya çalışırken, komşusu akıllı tavşanı gördü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Akıllı tavşan napıyorsun sen? Bak başım nasıl acıdı. Niye böyle yapıyorsun?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Sen asıl ne yapıyorsun yaramaz sincap? Sen yaptıklarından utanmıyor musun?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Ne yapmışım ki?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Sen ne yaptığını iyi biliyorsun? diyerek elindeki topu gösterdi: Bu ne bu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Top</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Bu kimin topu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Benim topum bu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Senin topun mu? Emin misin?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Evet benim topum. Başka kimin olacak?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Geyiklerin topu olabilir mi acaba?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaramaz sincap kekeleyerek: Ge&nbsp; ge geyik mi? Ge ge geyiklerin topu mu? Nasıl olsun geyiklerin topu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Benim her şeyden haberim var yaramaz sincap. Geyikler o kadar üzgün ki. Ben de o kadar üzgünüm ki</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Niye üzgünmüşsün sen akıllı tavşan?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Tabi çok üzgünüm. Benim komşum sincap, kendine ait olmayan bir şeyi, bu topu almış, kaçmış. Yani çalmış</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Hayır çalmadım</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Üzgünüm yaramaz sincap, sen çalmışsın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Nasıl çalmışım?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Geyikler bana anlattı. Kaçan toplarıyla dere kenarında oynamışsın, onları görünce de topla koşup oradan kaçmışsın. Sana ait olmayan bir şeyler kaçmak, onu alıp götürmek hırsızlıktır, çalmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Hayır ben çalmadım. Ben bana gelen topla oynadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Sen başkasının topunu alıp gitmişsin. Onlardan izin almadan, onların topunu almış, kaçmışsın bu hırsızlıktır. Bu çok ayıp bir şeydir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Ben kötü bir şey yapmadım ki. Topla oyun oynadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Hayır sen kendinden utanmalısın. Sen başkasının topunu, izni olmadan almışsın. Hadi almadın diyelim. Sen başkasının topunu onlardan izin almadan almış ve oynamışsın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ben almadım. Top bana geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Top sana gelse ne olacak. O top onların. Top sana geldiğinde, etrafa bakıp, o topu arayan, ona sahip biri var mı yok mu bakman lazımdı? Sen baktın mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Bakmadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Hemen oynamaya başladın değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Evet</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Peki geyikler gelince neden kaçtın?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Onlar benim topumu alacaktı. Ben de topumu vermemek için kaçtım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ama o senin topun değildi ki. Onlar kendi topunu almak için geldiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu duyan sincap biraz da utanarak oradan gitmek istedi ama tavşan onun önüne geçerek:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Bak yaramaz sincap. Sen çok yaramazlıklar yapıyorsun ama senin yaptığın yaramazlıklar hoş görülse de hırsızlık hoş görülmez. Bu çok ayıp ve senin bundan utanman gerekiyor. Bir şeyi çalmak, kaçırmak suçtur. Cezası olan bir şeydir bu. Hırsızlığı asla yapmamalısın ve bu yaptığından utanmalısın. Ben senin yerinde olsam, şimdi giderdim ve geyiklerden çok çok özür diler, bir daha asla bunu yapmayacağını, çok pişman olduğunu ve çok utandığını söyler ve onların olan topu onlara verirdim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Sanırım haklısın. Şimdi çok ama çok utanıyorum yaptıklarımdan. Beraber geyiklerin yanına gitsek, ben de orada özür dilesem olur mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Peki olur. Ama bir daha asla yapmayacağına söz verecek misin bana?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Söz veriyorum. Zaten bu yaptıklarımdan çok utanıyorum. Bir daha asla kimsenin malını onlardan izin almadan kullanmayacağım, almayacağım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmaları bittikten sonra, ormanın içinden ferah ferah, gürül gürül akan derenin kıyısından hızlı adımlarla geyiklerin olduğu ağaçlık yere gittiler. Sincap geyiklere sarı toplarını verdi. Hepsinden bir bir özür diledi ve ne kadar pişman olduğunu ve utandığını onlara anlattı. Bir daha da asla böyle bir hata yapmayacağını, kendisini affetmelerini istedi. Geyikler de onu affetti ve isterse onlarla top oynayabileceğini söyledi. Geyikler, yaramaz sincap ve akıllı tavşan günün geri kalanından orada top oynayıp çok eğlendiler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yaramaz-sincap-ve-akilli-tavsan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneşi Sandalıma Koydum</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/gunesi-sandalima-koydum/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/gunesi-sandalima-koydum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 09:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10432</guid>

					<description><![CDATA[Güneşi sandalıma koydumKirletmesinler diyeSeher vaktindeAsıldım küreklereÇek babam çekAslan balıklarının kortejindeGümüş balıkları deniz fenerimTanrıların korkaklığı olanDağlara ada dağlarına doğruÇalınmış ateşlerinden de büyükBir yükü sırtıma yükledimKıyılarına vardımVe kafa tuttum onlaraSaklandılar kaçtılarKirlettirmedim güneşiGünün kalabalığınaRiya sürdürmedimBir parça ışın verdi banaEllerim aydınlıkSür dedi başınaSürdümDaha sür dediSürdüm derin derinŞimdi dedi dokun kıyılarına denizinDokundumAçıldı dalgalardan perdelerİstiridyelerin ağzı açıldıBinlerce inci atladı kumul yüzeyeAdım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Güneşi sandalıma koydum<br>Kirletmesinler diye<br>Seher vaktinde<br>Asıldım küreklere<br>Çek babam çek<br>Aslan balıklarının kortejinde<br>Gümüş balıkları deniz fenerim<br>Tanrıların korkaklığı olan<br>Dağlara ada dağlarına doğru<br>Çalınmış ateşlerinden de büyük<br>Bir yükü sırtıma yükledim<br>Kıyılarına vardım<br>Ve kafa tuttum onlara<br>Saklandılar kaçtılar<br>Kirlettirmedim güneşi<br>Günün kalabalığına<br>Riya sürdürmedim<br>Bir parça ışın verdi bana<br>Ellerim aydınlık<br>Sür dedi başına<br>Sürdüm<br>Daha sür dedi<br>Sürdüm derin derin<br>Şimdi dedi dokun kıyılarına denizin<br>Dokundum<br>Açıldı dalgalardan perdeler<br>İstiridyelerin ağzı açıldı<br>Binlerce inci atladı kumul yüzeye<br>Adım adım birbirlerine yaklaştı<br>Birleştiler bir anda<br>Ay oldular<br>Bir ışın daha verdi güneş<br>Değdir dedi elini inciden aya<br>Değdirdim<br>Sedefleri parladı<br>Ve yükseldiler o an göğe<br>Üfle dedi güneş<br>Üfledim<br>Çıktı inci birliği fezaya<br>Parladı göğün en ortasında<br>Şimdi dedi bir yosun al<br>Aldım elime yosun demetini<br>Bağla yosun demetiyle<br>Denizin bir yanıyla bir yanını<br>Daima birlik olsunlar<br>Ayrılmasınlar hiç<br>Birbirlerinden hiç kopmasınlar<br>Bir dalgayı tuttum<br>Sonra diğer dalgayı<br>Bağladım yosunlarla birbirlerine<br>İnciden ay parladı<br>Yakamozunu düşürdü<br>Yosun bağından dikiş izine<br>O gün bugündür<br>Bu izleri gören olmadı<br>Güneşi sakladım<br>Bir ada dağının sırtına<br>O gün bugündür bilen olmadı<br>Güneşi bulup da daha<br>Kirletebilen olmadı<br>Kayık desen<br>Sakladı deniz göğsüne<br>O gün bugündür<br>Soran olmadı<br>Çalınan ateşi koydum elimle<br>O gün bugündür<br>Çalan olmadı<br>Dağ başlarını temizleyeli<br>Yücelere saklanabilen olmadı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/gunesi-sandalima-koydum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kestane Sokak</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/kestane-sokak/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/kestane-sokak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 09:56:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10328</guid>

					<description><![CDATA[Birazdan geçecektirGözlüklerinin buğusuylaBaşı öne eğikSiyah saçları yanlardan kıvır kıvır dökülenKırmızı pardesölü kadınDamlardaki karın rüzgara kattığı ayazlaAyazağa&#8217;dan bu yana esenPrusya mavisi gözleriVe Alman parlak beyaz teniyleYaşamına anlam arayanİrice sarışın öğrenci kızNefes nefese tırmanacaktırHemen ardındanBirbirine karışmışSiyah kıvırcık düzensiz sakalıEsmer teninde siğiller yara berelerleGöbeği kendinden önce yürüyenBiçimsiz adımlar atanKılığı kıyafeti bozukAma içi bilinmezÖnyargıyla dağıtılmaya hazır adamTırmanacak merdivenlerin kestiği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Birazdan geçecektir<br>Gözlüklerinin buğusuyla<br>Başı öne eğik<br>Siyah saçları yanlardan kıvır kıvır dökülen<br>Kırmızı pardesölü kadın<br>Damlardaki karın rüzgara kattığı ayazla<br>Ayazağa&#8217;dan bu yana esen<br>Prusya mavisi gözleri<br>Ve Alman parlak beyaz teniyle<br>Yaşamına anlam arayan<br>İrice sarışın öğrenci kız<br>Nefes nefese tırmanacaktır<br>Hemen ardından<br>Birbirine karışmış<br>Siyah kıvırcık düzensiz sakalı<br>Esmer teninde siğiller yara berelerle<br>Göbeği kendinden önce yürüyen<br>Biçimsiz adımlar atan<br>Kılığı kıyafeti bozuk<br>Ama içi bilinmez<br>Önyargıyla dağıtılmaya hazır adam<br>Tırmanacak merdivenlerin kestiği kaldırımdan<br>Üst mahallelere doğru<br>Pembe çantası sırtında<br>Mavi beslenmesi elinde<br>Beyaz sakallı<br>Gri bereli<br>Sırtında haki montu eskimiş<br>Solunda kız torunu<br>Sağında erkek torunu<br>Yürüyor aşağıya doğru<br>Ergen çocuklar siyah kıyafetleriyle yürürken liselerine<br>Yaprakları dökülmüş kızarmış ağaçların durgunluğu<br>Eskimiş imar bloklarının yüz soğukluğu<br>Tek başına yalnızlığını yaşayan zeytin ağacı<br>Sapsarı ayvalar ve çürük çarık elmalar<br>Parkların duvarlarında rastgele yazılar<br>Taşları buz kesmiş beyaz mezarlar<br>Boyaları dökülmüş okuldaki duvarlar<br>Tartan pistleri sökülmüş parklar<br>Aniden gündüzü hissedip ışıkları sönen lambalar<br>Dört yol ağzından nasıl geçerim diye düşünen insanlar<br>Bir kedi arabalardan kaçıp da büfe ardına sığınırken<br>Metrodan işçiler çıkıp da gözleri güneş görüp kamaşırken<br>Levent üzerinde bir pembe gün uyanırken<br>Bir sabah erken<br>İstanbul&#8217;un kuzeyinin başlangıcındayken<br>Olanlar budur Kestane Sokak&#8217;ta yayan</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/kestane-sokak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sensiz Saniyeler Neyime</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/sensiz-saniyeler-neyime/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/sensiz-saniyeler-neyime/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2021 10:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10239</guid>

					<description><![CDATA[EmeğimAlın terimSevdiğimSaat beş olsun diyeGözümü saatlere diktiğimAvcumun nasırıBacaklarımın yorgunluğuÖğle aralarındaTadıni dahi anlamadanAlelacele yediğim yemeğimSabah gözüm yarı açıkAyaz yollarda yürüdüğümAy sonlarını bekleyişlerimYazmaktan aşınmış kalemimYazılmaktan yıpranmış defterimGözüme girip de yakan terimSokağıma vardığımda dinlenme umudumBoğazımı dinlendiren çayımBeni dinlendiren kahvemHayalini kuramadığım hayal kırıklıklarımCiğerimYüreğimİç sancımGünün sonundaAyaklarımı uzattığımdaDamarlarımdan boşala boşala akan kanımTabanlarımdaki karıncalanmaAvuç içi soğukluğumYatağa uzanır uzanmaz uyuduğumGün doğmuşGün bitmişNeyimeEmeğim zaten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Emeğim<br>Alın terim<br>Sevdiğim<br>Saat beş olsun diye<br>Gözümü saatlere diktiğim<br>Avcumun nasırı<br>Bacaklarımın yorgunluğu<br>Öğle aralarında<br>Tadıni dahi anlamadan<br>Alelacele yediğim yemeğim<br>Sabah gözüm yarı açık<br>Ayaz yollarda yürüdüğüm<br>Ay sonlarını bekleyişlerim<br>Yazmaktan aşınmış kalemim<br>Yazılmaktan yıpranmış defterim<br>Gözüme girip de yakan terim<br>Sokağıma vardığımda dinlenme umudum<br>Boğazımı dinlendiren çayım<br>Beni dinlendiren kahvem<br>Hayalini kuramadığım hayal kırıklıklarım<br>Ciğerim<br>Yüreğim<br>İç sancım<br>Günün sonunda<br>Ayaklarımı uzattığımda<br>Damarlarımdan boşala boşala akan kanım<br>Tabanlarımdaki karıncalanma<br>Avuç içi soğukluğum<br>Yatağa uzanır uzanmaz uyuduğum<br>Gün doğmuş<br>Gün bitmiş<br>Neyime<br>Emeğim zaten zay olmuş her daim<br>Hakkım alınmamış<br>Hakkım ödenmemiş<br>Emeğime az bedel biçilmiş<br>Sensiz saniyeler neyime</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/sensiz-saniyeler-neyime/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahil Türküsü</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/sahil-turkusu/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/sahil-turkusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 10:46:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10150</guid>

					<description><![CDATA[Birazdan dağların ardındanPortakal rengine çalıpBatacak güneşNe çareAma dalgalarBitmeyen bir şarkınınSonsuz dansındaAdımları bir ileri bir geri gidenUslanmaz usanmaz bir kavalye gibiBazen sararak beliniBazen tutarak eliniBazen yaslanarak omzunaVuracak sahildeki çakıl taşlarınaGökyüzü ayı çağıracak sahnesineÖnce mavi giyecekSonra en şaşalı ve parlakBeyaz elbisesiyle çıkacak ayVe yıldızlardan kurulu orkestrasınıTakdim ederekBaşlayacak gece şarkısınaBir yengeç yürüyecek kumlardaBir deniz tavşanı savrulacak kıyıyaYosunlar dağılacak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Birazdan dağların ardından<br>Portakal rengine çalıp<br>Batacak güneş<br>Ne çare<br>Ama dalgalar<br>Bitmeyen bir şarkının<br>Sonsuz dansında<br>Adımları bir ileri bir geri giden<br>Uslanmaz usanmaz bir kavalye gibi<br>Bazen sararak belini<br>Bazen tutarak elini<br>Bazen yaslanarak omzuna<br>Vuracak sahildeki çakıl taşlarına<br>Gökyüzü ayı çağıracak sahnesine<br>Önce mavi giyecek<br>Sonra en şaşalı ve parlak<br>Beyaz elbisesiyle çıkacak ay<br>Ve yıldızlardan kurulu orkestrasını<br>Takdim ederek<br>Başlayacak gece şarkısına<br>Bir yengeç yürüyecek kumlarda<br>Bir deniz tavşanı savrulacak kıyıya<br>Yosunlar dağılacak şarkının hüznünden<br>Islak kumlar kuru kumlara kenetlenecek<br>Midye kabuğunu biraz sıyırıp<br>Soprano sesiyle eşlik edecek<br>İstiridye durur mu<br>Kocaman açıp da ağzını<br>O bariton sesiyle<br>Bastıracak tüm vokalleri<br>Ufukta karanlık maviyi yenecek<br>Bir gece sahilin türküsü<br>İşte böyle söylenecek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/sahil-turkusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öksüz Bir Karadeniz Türküsü</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/oksuz-bir-karadeniz-turkusu/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/oksuz-bir-karadeniz-turkusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Oct 2021 11:57:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10103</guid>

					<description><![CDATA[Sakin ve hüzünlü bir Karadeniz Türküsü çalarGece kadar derinGece kadar uzunGece kadar hasretlik doluYeşil yapraklar bakar gözleriyle yollaraBembeyaz yaseminler açar o an anılarAy parlağı gecenin en köründeYalan sanır şarkılarda dökülen gözyaşlarınıOlanca yılların yorduğu bakışları yalan sanırOysa tüm öksüzlüğüyle aşka hasretinAyağına kumlar değerkenRakı kokusu dudaklarındaYeni hasat edilmiş bir çayınOcakta tütüşü gibiTüter hasret dumanları da başındaTürküler de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sakin ve hüzünlü bir Karadeniz Türküsü çalar<br>Gece kadar derin<br>Gece kadar uzun<br>Gece kadar hasretlik dolu<br>Yeşil yapraklar bakar gözleriyle yollara<br>Bembeyaz yaseminler açar o an anılar<br>Ay parlağı gecenin en köründe<br>Yalan sanır şarkılarda dökülen gözyaşlarını<br>Olanca yılların yorduğu bakışları yalan sanır<br>Oysa tüm öksüzlüğüyle aşka hasretin<br>Ayağına kumlar değerken<br>Rakı kokusu dudaklarında<br>Yeni hasat edilmiş bir çayın<br>Ocakta tütüşü gibi<br>Tüter hasret dumanları da başında<br>Türküler de öksüz kalır<br>Derin derin içine işleyen<br>Okul önü vedaları gibi<br>En güzel anıları bırakıp<br>O sahte gülüşlü fotoğrafların arkasında<br>Bambaşka gösterirken kendini<br>Oysa<br>Yeni ve yorucu maceraların<br>Hayat yorgunu olunca<br>Kıymetini bilir gibi o okul yıllarının<br>Özler yasemin kokularını<br>Ay ışığı parlarken gecelerde<br>Yok<br>Horon tepilmez<br>Yok<br>Kolbastı oynanmaz sadece<br>Hüzünbazdır Karadeniz<br>Yaylalarının yeşili kadar<br>Hüzünbazdır türküleri<br>Çay bahçelerinin uçurum uçurum taraçaları kadar<br>Derinine işler insanın<br>Bir çayı yudumlayıp<br>Susuzluğunu giderir gibi<br>Çay bardağıyla<br>O öksüz kalmış soğumuş elini<br>Her yudum sonrası ısıtır gibi<br>Derinine işler<br>Bir şeyleri çok özler gibi<br>Uzun zaman sonra affedilip de<br>Hak ettiği topraklara döner gibi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/oksuz-bir-karadeniz-turkusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanağına Deniz Basmış Akdeniz</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yanagina-deniz-basmis-akdeniz/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yanagina-deniz-basmis-akdeniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2021 07:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10048</guid>

					<description><![CDATA[Ey dağlarını kurban edenYanığına deniz basmışHüzünlü yoldaşKayalıkların mı ağlasınŞelalelerin miKime dert yanasınYana yanaKimden hayır alasınŞimdi kül dağlarında ölü ceylanlar yatarŞimdi kül dağlarında kahpelikUzanmaz koridorlardan elleri sanaNe eşin yoldaşın sağabilir yaranıNe falezlerinden dökülenlerBir efkar sarar üstünüDuman dumanEn karasındanBir efkar ki eylemez derde kârBazı alırdı ya başlarını buzul ve karErise için için kalbineDoğar mıydı yineYitip giden çocuklarBir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ey dağlarını kurban eden<br>Yanığına deniz basmış<br>Hüzünlü yoldaş<br>Kayalıkların mı ağlasın<br>Şelalelerin mi<br>Kime dert yanasın<br>Yana yana<br>Kimden hayır alasın<br>Şimdi kül dağlarında ölü ceylanlar yatar<br>Şimdi kül dağlarında kahpelik<br>Uzanmaz koridorlardan elleri sana<br>Ne eşin yoldaşın sağabilir yaranı<br>Ne falezlerinden dökülenler<br>Bir efkar sarar üstünü<br>Duman duman<br>En karasından<br>Bir efkar ki eylemez derde kâr<br>Bazı alırdı ya başlarını buzul ve kar<br>Erise için için kalbine<br>Doğar mıydı yine<br>Yitip giden çocuklar<br>Bir efkar ki<br>Bitmez tükmez bir hal<br>Güneş saklanır düşün<br>Görüp hain turunculukları<br>Güneş kaçar<br>Öylesine bir sıcak<br>Toprağında yatanlar<br>Elbet bu hıyaneti<br>Kalkıp da anlatacak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yanagina-deniz-basmis-akdeniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Aldatış ve Geri Dönüş</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/bir-aldatis-ve-geri-donus/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/bir-aldatis-ve-geri-donus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 07:59:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9990</guid>

					<description><![CDATA[Merhaba denizYine benUzun süre oldu biliyorumOnun içindir kiBir merhaba da beklemiyorumAnılar yetiyor inanVe seni yine gördüğümdeAynı şeyleri buluyorum yaO da yetiyorBiliyorum kiBir gün yineSorgusuz sualsizBeni koynuna basacaksınYine şubat lodosundaKoca dalgalarınla ıslatacaksınEvet aldattım seniSenin kat kat büyüklerinleKat kat tuzlularını tattım zevkleVe hatta daha güzeldi renkleri belkiAma zevk alsam daEğlensem deAynı tadı vermediHoş geldim denizHoş buldurmasan daMerhaba [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Merhaba deniz<br>Yine ben<br>Uzun süre oldu biliyorum<br>Onun içindir ki<br>Bir merhaba da beklemiyorum<br>Anılar yetiyor inan<br>Ve seni yine gördüğümde<br>Aynı şeyleri buluyorum ya<br>O da yetiyor<br>Biliyorum ki<br>Bir gün yine<br>Sorgusuz sualsiz<br>Beni koynuna basacaksın<br>Yine şubat lodosunda<br>Koca dalgalarınla ıslatacaksın<br>Evet aldattım seni<br>Senin kat kat büyüklerinle<br>Kat kat tuzlularını tattım zevkle<br>Ve hatta daha güzeldi renkleri belki<br>Ama zevk alsam da<br>Eğlensem de<br>Aynı tadı vermedi<br>Hoş geldim deniz<br>Hoş buldurmasan da<br>Merhaba dahi demesen de<br>Ben yine geldim sana</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/bir-aldatis-ve-geri-donus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masada Duran Üç Zeytin</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/masada-duran-uc-zeytin/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/masada-duran-uc-zeytin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2021 07:05:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9945</guid>

					<description><![CDATA[Masada duran üç zeytinAnlatır halkın haliniMasada duran üç zeytinDerdimi seni ve beniMasada duran üç zeytinSanki durumu bilir gibiMasada duran üç zeytinKonuşur akşamüstünden geceye senli benliMasada duran üç zeytinOlur o an Amerikada bir zenciMasada duran üç zeytinAfrikada bulunan suyun sevinciMasada duran üç zeytinBir yılanın soyulmuş derisi gibi görkenliMasada duran üç zeytinBir kutlama masasında yenilmek üzere olan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Masada duran üç zeytin<br>Anlatır halkın halini<br>Masada duran üç zeytin<br>Derdimi seni ve beni<br>Masada duran üç zeytin<br>Sanki durumu bilir gibi<br>Masada duran üç zeytin<br>Konuşur akşamüstünden geceye senli benli<br>Masada duran üç zeytin<br>Olur o an Amerikada bir zenci<br>Masada duran üç zeytin<br>Afrikada bulunan suyun sevinci<br>Masada duran üç zeytin<br>Bir yılanın soyulmuş derisi gibi görkenli<br>Masada duran üç zeytin<br>Bir kutlama masasında yenilmek üzere olan daha dün sevilmiş bir hindi<br>Masada duran üç zeytin<br>Ekmek parası geçim derdi<br>Masada duran üç zeytin<br>İşe yetişmek için koşarken kesilen nefesti<br>Masada duran üç zeytin<br>Bildiğin ekonominin kendi<br>Masada duran üç zeytin<br>Zeytinden öte şeylerdi<br>Masada duran üç zeytin<br>Gelip bana sırlar verdi<br>Masada duran üç zeytin<br>Çok önemli şeyler söyledi<br>Masada duran üç zeytin<br>İntihar gecesinde masa üstündeki son vasiyetti<br>Masada duran üç zeytin<br>O an o yerdeki vaziyetti<br>Masada duran üç zeytin<br>Halkı seyretti<br>Masada duran üç zeytin<br>Dertleri dinlerdi<br>Masada dura üç zeytin<br>Bizatihi halkın kendisiydi<br>Masada duran üç zeytin<br>Sadece zeytin değildi<br>Masada duran üç zeytin<br>Elemdi<br>Dertti<br>Kederdi<br>Masada duran üç zeytin<br>Siyahtı ve ikisi de yeşildi<br>Masada duran üç zeytin<br>Her şeyi billirdi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/masada-duran-uc-zeytin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
