<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rabia Çelik Çadırcı &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<atom:link href="https://zamansizdergi.com/author/rabiacelikcadirci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<description>Herkes İçin Edebiyat</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Dec 2023 13:19:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/cropped-Untitled-design-32x32.jpg</url>
	<title>Rabia Çelik Çadırcı &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mehmet Sezgin Sarı ile “sığırcıklar uyurken” üzerine…</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/mehmet-sezgin-sari-ile-sigirciklar-uyurken-uzerine/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/mehmet-sezgin-sari-ile-sigirciklar-uyurken-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Dec 2023 13:19:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11289</guid>

					<description><![CDATA[1)&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Klaros Yayınları’ndan çıkan “sığırcıklar uyurken” adlı ikinci şiir kitabınızı kutlarım. Şiir yolculuğunuzla ilgili neler paylaşmak istersiniz ve sormak isterim niçin şiir? Teşekkür ediyorum. Öncelikle benim için şiir, sokakta yalınayak koşan çocuklar gibi. Ya da köy evinde yere serilmiş bir sofra gibi. Edebiyatın diğer türlerine göre daha samimi; duygu yoğunluğu daha geçirgen bir tür. İşin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Klaros Yayınları’ndan çıkan “sığırcıklar uyurken” adlı ikinci şiir kitabınızı kutlarım. Şiir yolculuğunuzla ilgili neler paylaşmak istersiniz ve sormak isterim niçin şiir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Teşekkür ediyorum. Öncelikle benim için şiir, sokakta yalınayak koşan çocuklar gibi. Ya da köy evinde yere serilmiş bir sofra gibi. Edebiyatın diğer türlerine göre daha samimi; duygu yoğunluğu daha geçirgen bir tür. İşin kurgu kısmını bir kenara bırakacak olursak şiirin açıklamasını “iç döküş&#8221;e doğru sürmemiz gerekiyor. Bir de hayatın ivmesi değişken ve şiir düz bir çizgiyi, sınırları sevmiyor. Koca bir kuralsızlığın içinde insana özgü duyguları paylaşıyorsunuz. Bunun cazibesi beni şiire çekti diyebilirim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şiir kitabı oluşturma fikri, bende ortaokul sıralarındaki küçük bir çocuğun hayaliydi hep. Bu nedenle ilk kitabım “Bir Ayrılığın Pandomimi” bir an evvel o hayale kavuşma isteğiydi. Fakat ikinci kitabım “Sığırcıklar Uyurken” istediğim şiir kalıbının yapısını oluşturabildiğim ilk kitap, diyebilirim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Esinlendiğiniz, beğendiğiniz şairler kimlerdir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmiş dönemlerde yaşamış şairler öyle çok ki onları tek tek sayamam. Güncel edebiyat için bunun üzerine konuşabiliriz sanıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">En başta Devrim Dirlikyapan: Şiirimin belli bir zemin kazanmasında düşünsel ve duygusal dünyamı etkileyen şairdir. Üniversitede hocamdı. Bana şiirin yolunu gösteren kişi odur. Birçok şiirini ezbere bilirim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadık Yaşar da benim için önemli şairlerden. Hatta dönem şiiri içerisinde kendisini çok ön plana çıkarmamış, nadir bulunan bir maden gibi. Şiirlerini okuduğum ve kendisinden dinleyebildiğim için kendimi şanslı sayıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genç nesil için de isim sayamayacağım. Okuduğumuz, bizi besleyen çok farklı şiirler olabiliyor. Şiir yolunun tozunu yutmuş tüm çağdaşlarımın kaleminden öpüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şiirlerinizi yayımlamadan önce okuttuğunuz, şiir bilincine inandığınız biri veya birileri oldu mu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiirlerimi yazdığımda genellikle aileme ve yakın arkadaşlarıma okurum. Meral Çiçeklidal, Ayşe Hicret Aydoğan ve Haden Öz de yakın arkadaşlarımdır. Onlar tarafından eleştirildiğimde ‘burada bir sorun var’ der ve eleştirdikleri noktaları gözden geçiririm.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>4)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Henüz yeni olmasına karşın yine de sormak istiyorum: “sığırcıklar uyurken” okurlarının geri dönüşleri hakkında neler paylaşmak istersiniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir eser oluştururken mükemmeliyetçi davranırım, sanırım bundan: Sığırcıklar Uyurken&#8217;in çokça beğenildiğini söyleyebilirim. Kitap henüz yeni olmasına rağmen okurların hızlı dönütleri var ve öyle güzel yorumlar aldım ki… Birçok dizemin altı çizilmiş, kitap sayfalarına notlar alınmış. Bu gurur verici bir durum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>5)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son zamanlarda okuduğunuz, içinizden tekrar edip durduğunuz dizeler var mıdır? Varsa kime ait bu dizeler?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı şiirlerde geçen ritmik birkaç dize zaman zaman aklımda tekrar eder. Birkaç isimle o güzel dizelerden bazılarını buraya yazıyorum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ama beni yeniden icat edersen buna hayır demem.” Devrim Horlu</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Her şeye rağmen, demiş, silmişsin.” Emrullah Alp</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Kelebeğin ömrü bir gün diyorum, sen ölmem diyorsun.” Sadık Yaşar</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/mehmet-sezgin-sari-ile-sigirciklar-uyurken-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 Aralık Dünya Engelliler Günü</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/3-aralik-dunya-engelliler-gunu/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/3-aralik-dunya-engelliler-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Dec 2023 15:03:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11273</guid>

					<description><![CDATA[‘acımak, ruhunda sinsice efendiliği taşıyan sahte sevgi dürtüsüdür.’ 3 Aralık Dünya Engelliler Günü -Hitler’in katlettiği ve diğer tüm yanlış, yetersiz yaklaşımlardan dolayı mağdur olan tüm engellileri anarak- Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında alınan kararla, BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün, çeşitli engel durumlarına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">‘acımak, ruhunda sinsice efendiliği taşıyan sahte sevgi dürtüsüdür.’</p>



<p class="wp-block-paragraph">3 Aralık Dünya Engelliler Günü</p>



<p class="wp-block-paragraph">-Hitler’in katlettiği ve diğer tüm yanlış, yetersiz yaklaşımlardan dolayı mağdur olan tüm engellileri anarak-</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında alınan kararla, BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün, çeşitli engel durumlarına sahip insanların “topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmış ve dünya genelinde kabul görmüş bir gündür. Bu günde farkındalık yaratmak adına yine dünya çapında organizasyonlar, ülkemizde de etkinlikler yapılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Engelli bireyler için farkında olmak, farkındalık yaratmak ne demektir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle engelliler için kullanılan “özürlü” ifadesine açıklık getirmek gerekiyor. Özür, insan ya da makine yapımı olan herhangi bir ticari ürünün, eksik yapılmasıyla ortaya çıkan hataların neticesinin tanımlamasıdır. “Defo” ile eş sayılmıştır “özür” kelimesi. Örneğin, “bu mallar özürlü” veya “bu mallar defolu” deriz. Yine işlenen bir kabahatten dolayı insanlar, telafi etmek adına “özür” dilerler, ki bu da pişmanlıkla ilişkilendirilir. Zihinsel veya bedensel engellilikleriyle doğan -ya da sonradan oluşan-kimseler, mevcut durumlarından dolayı pişmanlık mı duymalılar? “Özürlü” dediğimiz zaman kendi kendilerini yahut bizim onları &#8220;kusurlu&#8221; gördüğümüz anlamına gelmez mi? Zira, &#8220;özür&#8221; dilemek aynı zamanda &#8220;kusur&#8221; dilemeyle eş. “Özür” demek, “kusur” demekse ve özür dilemek; bir kişinin kusurlu olduğundan dolayı af dilemesi ve bunun hoş görülmesi anlamına geliyorsa ve özür dileyen o kişi için“özürlü” diyorsak, o halde engelli insanların hangi kabahatlerinden dolayı bunu onlardan bekliyoruz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kullandığımız kavramlar önemli mi? İfadeler ne olursa olsun icraatlara mı bakmak gerek?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, kavramlar çok önemlidir. Kullandığımız hitaplar veya adlandırmalar onlara verdiğimiz değerlerle doğru orantılıdır. Dolayısıyla yapılan, yapılacak olan icraatlar bu temelde onlar için nasıl bir davranış sergileyeceğimizi belirler. Örneğin; “geri zekalı” demekle “zihinsel engelli” demenin arasında çokça fark vardır. Günümüzde “geri zekalı” ifadesi hakaret olarak kullanılır ve o şekilde kabul görür.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelelim farkında olma ve farkındalık yaratmaya&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Engellilerin durumlarından dolayı onların “farkında olmak” demek; onlara acıyacağımız, o gözle bakıp onları rahatsız etmemiz anlamına gelmez. Bana göre; ‘acımak, ruhunda sinsice efendiliği taşıyan sahte sevgi dürtüsüdür.’ Üzülebiliriz, ki bu acımaktan bambaşkadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok basit bir dille farkındalığı anlatmak gerekirse, asansör kullanımında önceliği engelli insanlara vermeliyiz. Onlara acıyan gözlerle bakmamalıyız. İş hayatında, sokakta, sosyal yaşamın içinde yer almalarına olanak tanımalıyız. Dışlamamalı, onlar için “en uygun ortamın ev” olduğu düşüncesinden arınmalıyız. Ayrıca: Engelli insanları görünce, engelli olmadığımız için, Yaratıcıya ‘şükür’ edasında bulunmak etik değildir; çünkü, Yaratıcıya şükretmek için doğada onlarca güzellik varken, bir başkasının acısının bizim acımız olmadığına aslında sevinmiş oluyoruz. (Elma, portakal, narlar veya deniz, su, topraklar için olabilir mesela)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak, 21. Yüzyılda olduğumuzu unutmamalıyız. Adolf Hitler’in, “yaşamaya layık” bulmadığı, 1939-1941 tarihleri arasında resmi olarak öldürülme emrini verdiği binlerce engelli insanın; aç bırakılarak, öldürücü iğne yapılarak ve gaz odalarında yaşamlarının sonlandırıldığı zamanlar tarihin gerisinde kaldı. (Tabii bu resmi tarihlerden önce de, sonra da uzun zaman devam edilmiştir bu vahşete.) İçinde bulunduğumuz çağ da, engelliler için gerekli olan tıbbi cihazlar, tedavi yöntemleri hızla gelişiyor dünyada. Bizlere düşen, tam ve eşit haklar sağlanarak yaşamanın herkesin hakkı olduğunun bilincinde olmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada engelli insanların ihtiyaçları olan medikal ürünlerin ve tedavi yöntemlerinin çok pahalı olduğunu, bunlara erişilmesinin hiçte kolay olmadığını ve engelli insanlar üzerinden haksız maddi-manevi kazançlar sağlayan kimselerin varlığı olduğunu da belirtmek isterim. Umarım, bir başka zamanda tüm bunları yazma olanağı bulurum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rabia Çelik Çadırcı&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazete Fersude/2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/3-aralik-dunya-engelliler-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Düşme&#8221; adlı dosyasıyla  27. Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülünü kazanan Hakan R. Temiz&#8217;le söyleştik.</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/dusme-adli-dosyasiyla-27-arkadas-z-ozger-siir-odulunu-kazanan-hakan-r-temizle-soylestik/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/dusme-adli-dosyasiyla-27-arkadas-z-ozger-siir-odulunu-kazanan-hakan-r-temizle-soylestik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 18:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11072</guid>

					<description><![CDATA[Bir kez daha kutluyorum. Şiir yolculuğunuz hakkında neler söylemek istersiniz? İlk şiirlerinizi ne zaman yazdınız? İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Şiir, tür olarak lise yıllarımdan itibaren hayatımda aktif şekilde yer aldı. Lise yıllarımda toplumcu gerçekçi şairler uzun süre beni etkiledi. Yine o yıllarda ikinci yeni şiiri de odak noktalarımdan oldu. Üniversite yıllarına geldiğimde okur kimliğime [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bir kez daha kutluyorum. Şiir yolculuğunuz hakkında neler söylemek istersiniz? İlk şiirlerinizi ne zaman yazdınız?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Şiir, tür olarak lise yıllarımdan itibaren hayatımda aktif şekilde yer aldı. Lise yıllarımda toplumcu gerçekçi şairler uzun süre beni etkiledi. Yine o yıllarda ikinci yeni şiiri de odak noktalarımdan oldu. Üniversite yıllarına geldiğimde okur kimliğime şiir yazma sürecim de dahil oldu. İlk şiir denemelerim amatör lirik şiirler oldu. Güçlü şiirler yazamadım kanımca. Cizre’ye atamam gerçekleştikten sonra oradaki sosyal olaylar şiirime sirayet etti. Bir süre bu doğrultuda ilerledim. Ama asıl güçlü şiirlerimi Batman’a tayin olduktan sonra yazdım. Özellikle 2019 yılından sonra daha iyi yazdığımı düşünüyorum.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mersin söyleşinizde, Hakan Temiz ve Hakan R. Temiz’i ayırdığınızdan bahsetmiştiniz. Nedir ikisi arasındaki farklar? Niçin böyle bir farka ihtiyaç duydunuz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hakan Temiz, hayatında elde etmek istediği hiçbir şeyi başaramadı. Hayal dünyasında yaşadı hep. Ayakları yere sağlam basmadı. Yine de ümitvar oldu hep. Edebiyatta da çok başarılı olamadı. Şiirleri dergilerde yayımlanmadı, beğenilmedi. Babasını kaybettikten sonra kendisinden Hakan R. Temiz türedi. Hakan R. Temiz, onun aksine daha gerçekçi yaşıyor bu hayatı. Bir beklentisi de yok. Hakan Temiz’e göre de daha iyi şiirler yazıyor. Hakan Temiz’e de çok kızıyor bazen.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Baskı ve sansürün etkisiyle şiir yazarken kaygılarınız olduğunu söylemiştiniz ve akabinde yırtıp attığınız şiirlerinizle ilgili neler söylemek istersiniz? “ihtar” adlı şiirinizde yer alan, “Dilimize kepenk indiriyoruz dudaklarımız ile” dizesi baskı ve sansürü mü imliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Baskı ve sansür, bu toprakların doğal bitki örtüsü. Bu, bırakın yılları yüzyılları devirmiş bir gerçek. Biz edebiyatçılar da bu durumdan oldukça sert bir şekilde etkileniyor ve bazen oldukça olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Tabii sözümüzü esirgiyor muyuz? Elbette hayır. Burada imgeler devreye giriyor. Bu yolla anlatmaya çalışıyoruz derdimizi. Oluşturduğumuz imgeler başarılı olunca ve okuyucu tarafından alımlanınca bir sıkıntı olmuyor. Ancak bazen bizi de ikna etmedikleri zaman bu imgeler, şiiri avucumuzda sıkıp buruşturup atıyoruz. Bu istemediğimiz bir durum. Ve üzülüyoruz. Yukarıda bahsettiğiniz dize tam da bununla ilgili.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bir şiirin ne önerdiğini önemsediğinizden bahsetmiştiniz. Sizin şiiriniz ne öneriyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Benim şiirim; hayatın gerçeklerini, hukuksuzlukları bir şekilde anlatma derdindedir. Bunu şiirin bir yerine yerleştirir. Bazen açık bir şekilde yapar, bazen de okuyucuya hissettirir. Şiirin tamamını manifestoya çevirme çabasından bahsetmiyorum elbet. Böyle de olabilir buna da itirazım yok. Ama dediğim gibi şiirin genel izleği ne olursa olsun şiirin bir yerine bunları yerleştirmeye çalışıyorum. İlerleyen yıllar ne gösterir şiir anlayışımda bilemem ama şu an bu şekilde yazmaya çalışıyorum.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Şair tanımını kabul etmiyorum&#8221; sözünüz üzerine, bu tanımı genel olarak mı yoksa şahsınızda mı kabul etmediğinizi sormak istiyorum. Yoksa bu itirazınız, şiir yazanın kendi kendini şair ilan etmesine yönelik bir eleştiri midir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aslında bu ifademde meramımı tam anlatamadım. Şair tanımına karşı değilim. Şuna karşıyım: İyi yazan kişiye de şair deniliyor, kötü yazan kişiye de. Her ikisinin ortak bir paydada buluşması beni öfkelendiriyor. Ve yukarıda sizin de dediğiniz gibi iki dize bir şey karalayan herkes şair(!) olarak adlandırılıyor. Bu gibi durumlarda bazen söz yazarı ifadesini kullanıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Arkadaş Z. Özger’in sizdeki yeri nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkadaş’ın şair kimliği elbette herkesi çok etkilemiştir. Ben de Arkadaş’ı ilk olarak şiirlerinden tanıdım. Sonra merakım onun yaşam öyküsüne yöneltti beni. Yaşadığı dönemde kimliğinden dolayı maruz kaldıkları, hukuksuzluklara karşı boyun eğmeyişi ve diktalara karşı direnişi bende derin izler bıraktı. Elimden geldiğince onun adını anıp yaşatmaya çalışacağım. Arkadaş’ı çok seviyorum. Yaşasaydı o da bizi çok severdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kitabınızda yer alan Ferruh Kalender’le ilgili neler söylemek istersiniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Küçükken Kuklagiller diye bir çocuk programı vardı. Her gün izlerdim. O programda gündemdeki olaylar bütün gerçekliğiyle çocuksu bir tavır ile anlatılırdı. Ben o zamanlar bu program sunucularından biri olan Ferruh Kalender’i kendime arkadaş edinmiştim. O bana ekranlardan bir şeyler anlatırdı. Ben de gün içinde şahit olduklarımı ona anlatırdım. Böyle bir alışverişimiz vardı. Bunun, bu zamanlara kadar süreceğini bilmiyordum. Bazen gün içinde birbirimizin yerini de alıyoruz. Herkesin bir Ferruh Kalender’i olduğunu düşünüyorum. Kim bilir belki de aynı Kalender’den bahsediyoruzdur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Son olarak, esinlendiğiniz, beğendiğiniz şairler kimlerdir? Son zamanlarda sizi etkileyen, içinizden tekrar edip durduğunuz dizeler var mıdır ve kime ait bu dizeler?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Nazım Hikmet, Necmi Zeka, Ahmet Güntan ve Osman Konuk beğendiğim şairler arasında. Elbette beğendiğim şairler var daha. Ancak saydığım isimlerin yeri bende farklı. Necmi Zeka’nın “yaşasın annesiyle yaşayan adalet” dizesini çok severim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Teşekkür ederim.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Değerli soruların için ben de sana teşekkür ederim. Şiirle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/dusme-adli-dosyasiyla-27-arkadas-z-ozger-siir-odulunu-kazanan-hakan-r-temizle-soylestik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazarlarımızdan Rabia Çelik Çadırcı&#8217;nın, Müesser Yeniay’la Röportajı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yazarlarimizdan-rabia-celik-cadircinin-muesser-yeniayla-roportaji/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yazarlarimizdan-rabia-celik-cadircinin-muesser-yeniayla-roportaji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2022 19:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11008</guid>

					<description><![CDATA[Müesser Yeniay’la “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” üzerine&#8230; Öncelikle kutluyorum yeni kitabınızı. “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” içerisinde yer alan şiirlerinizin yaratım süreci ve poetikası hakkında neler söyleyebilirsiniz? Beş yıl aradan sonra şiirlerimi okurla paylaşmak gerçekten heyecan verici. Buradan Müesser Yeniay şiirini takip eden kemik bir okur kitlemin olduğunu söyleyebilirim. Seçkin, entelektüel ve lirik şiirden zevk alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Müesser Yeniay’la “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” üzerine&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öncelikle kutluyorum yeni kitabınızı. “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” içerisinde yer alan şiirlerinizin yaratım süreci ve poetikası hakkında neler söyleyebilirsiniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Beş yıl aradan sonra şiirlerimi okurla paylaşmak gerçekten heyecan verici. Buradan Müesser Yeniay şiirini takip eden kemik bir okur kitlemin olduğunu söyleyebilirim. Seçkin, entelektüel ve lirik şiirden zevk alan <em>crème de la crème </em>bir tabaka. İlk baskıyı kitap yayımlanır yayımlanmaz tükettikleri için onlara ve size teşekkür ederek başlayayım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitap içindeki öne çıkan şiirleri bu süreçte dergilerde yayımlamaya çalıştım. Genelde okurlarıma beni nasıl tanıdıklarını sorarım. Çoğu bir dizemi sosyal medyada ya da dergide görüp beni takip ettiğini söyler. Ben de böyle bir okurum. Kulaktan dolma ezber bilgilerle değil, kişisel keşiflerle yazarlarımı bulurum. İşte böylesi, bilinçli bir okur grubudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer kitaplarımla karşılaştırıldığında sanırım bu kitabımdaki şiirler biraz daha entelektüel içerikli ve elektrik yüklü. Tabii bunda ülkemizdeki şartların ve bu yüzden kabına sığamamanın payı da büyük. Gittikçe zorlaşan ve bizi hiçleştiren bir hayat var önümüzde. Çoğu insan sanatla, yazıyla uğraşıyor olmamıza bir anlam veremiyor. Oysa verilmesi gereken ilk savaş burada: Varoluş savaşı. Benim şiirim de bu anlamda bir mücadele şiiri. Erke fazla maruz kalmaktan ötürü gelişmiş bir hassasiyet ve özgürlük istenci. Hem bir kadın hem de bir vatandaş olarak iliğimize kadar sömürüldüğümüz bu düzende keskin ve içsel bir çığlık. Şiirimin okur üzerinde etkili olmasının nedenlerinden birinin de bu politik yanı olduğunu düşünüyorum. Hem söylem olarak alan açıcı ve özgürleştirici, hem de yoksayılmış ve kenara itilmiş olanı merkeze almasıyla dikkate değer bir yaratım. Ermeni şair Garbis Cancikyan’ın bu noktadaki sözlerini çok beğenirim:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şairlerin büyük çoğunluğu, özellikle de bizde, kendi içlerine dönük bir tutum benimsemişlerdir. Kişisel acılarını, ıstıraplarını, ve izlenimlerini terennüm edip durmuşlardır. Bu, şiirin en hafif ve yaygın biçimidir. Sadece ve sadece çok azının şiirleri evrensel hüzünle ve ıstırapla hemhal olur (“Şiire Dair” <em>Şu Ömrümün Şubat’ı, 100</em>).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şair olarak, gittikçe ben merkezli olan dünyamızda böyle bir şiir yazmak bir yana, bu acıyı duyabilmek bile ayrı bir sağduyu gerektiriyor. Benim şiirim zenginden alıp fakire veriyor, erkekten alıp kadına veriyor, insandan alıp hayvana veriyor. Nerede acı çeken varsa, onunla akraba oluyor. Şiirin büyülü değil büyü olduğunu ve insanları diriltme özelliği olduğunu bilenlerdenim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kitaptaki poetikama gelecek olursak, ilk kez düzyazı şiirle çıktım okurun karşısına. Düzyazı şiir, bilinç akışını izlemek için gayet uygun bir tür. İnsanın kendisinin bile bilmediği bir yanı var. Bu beyaz kâğıdın önüne oturduğunuzda, tanıştığınız yeni bir kişi. Akan bilinçte yakaladıklarınız ve kenara koyduklarınız -bir anlamda kendinizi okumanız- daima yeni bir şey söyler. <em>Öteki Bilinç: Gerçeküstücülük ve İkinci Yeni</em> adlı kitabım genç şairin bu anlamda el kitabı olmalı. Şiirsel yaratıcılığı kışkırtan bir kitap ve gerçekten kanonik bir çalışma. Bizim toplum kadının kendisini ön plana çıkarmasını değil erkeğin arkasında destekçi ve vefakâr olmasını salık verir. Ben öyle payanda bir profil olarak yetiştirilmedim ve bunu istemedim de. O yüzden tüm kadınlara da ilk önce kendilerine değer vermelerini salık veriyorum. Cinsel devrim, ilk önce kadının hak ettiği değeri toplumda tekrar geri kazanması olacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="656" height="1024" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-656x1024.jpg" alt="" class="wp-image-11011" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-656x1024.jpg 656w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-300x468.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-600x937.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-192x300.jpg 192w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak-768x1199.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/Muesser-Yeniay-Guller-Yukseliyor-Dumanlar-Gibion-Kapak.jpg 830w" sizes="(max-width: 656px) 100vw, 656px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İki bölümden oluşan kitabınıza bir bütün olarak bakıldığında son derece cesur imgelerin yer aldığı okunabilir.&nbsp; Ayrıca sözcükler şöleni adeta… Bilgi, birikiminin yanısıra Müesser Yeniay genel olarak şiirlerine dahil midir?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu güzel sözlere çok teşekkür ederim. Yazdığım şiir, üstüme başıma benzese de şunu söylemem gerek: Şiir, şairin hayatından daha fazlasıdır. Ben, kitaplarımın benim daha ilerimde olduklarını düşünürüm çünkü o esnada dikkat, bilgi ve yaratıcılık had safhadadır. Şuur hiç olmadığı kadar açıktır ve tanrısal bir gözle her şeyi görür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bana bakanlar sadece ve belki güzel bir kız görebilirler. Kadınlar bir vitrin nesnesi gibi muamele edilmeye alıştırılmışlardır. Sırf doğurma yeteneğine sahip diye diğer yetenekleri engellenmiş ve köreltilmiştir. Bu bir cinse yapılabilecek en büyük kötülüktür. Evleri kadınlara, sokakları erkeklere ayırmak ne derece eşit bir paylaşım olmuş, sorgulamak gerekir. Şunu demek istiyorum, görünenin ve bende görülmek istenilenin üstünkörülüğünde kaybolmamak için yazıyorum. Ben katman katmanım, çokum, derin ve enginim. Bir kadın olarak büyük bir devinimim ve zapt edilemez bir şeyim. Ruhumu yabancı bir nesne gibi tanımak, benim de zamanımı alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmgelerimin cesareti konusunda ise şunu söylemek isterim. Yarın için, zihniyetin gelişimi için, kız çocuklarının iyi hâli için, bir taş da biz eklemiyorsak, neden yaşıyoruz ki? Zaman, geçmişi değil yaşanılmamışı ve yeni olanı tecrübe etmek ister. buna karşın içinde yaşayan insanlar da, zamanı kendi düşüncelerine, içsel zamanlarına, saplantılarına benzetmek isterler. Ülkemiz şu an koca bir taşra ve geçmişin ağır kokusu altında. Ne yeniyi tecrübe edebiliyor, ne de eski o bilinen ve özlenen eski.&nbsp; Diploması olmayan liyakatsız bir kitlenin elinde dönen para, ne kendine ne de halka yarıyor. Ekonomik olarak yoğun şiddet gördüğümüz bir dönemdeyiz. Yoksulluk, şiddetin biçimlerinden biri. Bunu kabul etmek, insanca değil. Şunu da söylemeliyim: Cesaret, bilgiden gelir. Bilmek, insana bir tavır ve his kazandırır. Biz kadınlar olarak, annelerimiz tarafından sonsuz bir özgüvenle büyütülmedik. Bu özdeğer içimizden ve direncimizden geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şiir yolculuğunuz nasıl başlamıştı? İlk şiirlerinizle ilgili -basılı olsun ya da olmasın- şu an ne düşünüyorsunuz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben çekirdek ailede büyümedim. Dedem ve babaannemle geçen bir çocukluğum oldu. Dolayısıyla bu onların hikmet söylemleriyle, bilgelikleriyle, anlatılarıyla ve tecrübe ettikleri acıları dinlemekle geçen bir zaman dilimi oldu. Sadece bu yetmedi, içine doğduğum topluluk da şiir ve saz temelli (Tahtacı Alevi) bir kültür olduğu için anlam yönünden çocukluktan itibaren beslendim. Örneğin çocukken köyde bir komşumuz hastalandığını şöyle anlatmış ve beni afallatmıştı: “Ölüyordum, kalıverecekti dünya” Bunun gibi sözel kültürün gelişmiş olduğu bir ortamda büyümek, sizin o tarafınızın sivrilmesine ve gelişmesine olanak sağlıyor. Bir anlamda şiirsel bakış kazandırıyor, tabii kollektif bilincin bende uyandığını da düşünüyorum. Geçmişte ataların yaşadığı her şey bugünü son derece keskin etkiliyor, şuurda ya da şuuraltında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk şiirlerimle ilgili, ben kendimin iyi bir okuyucusuyum. Bir yazar, kendininin ilk ve en iyi okuru değilse zaten iyi bir yazar olamaz. Ben kendi metinlerimden bir okur olarak zevk alıyorum. Onlarda bir çocuk masumiyeti olsa da muntazam bir kararlılık da var. İmgeye taptığım, başlangıcın verdiği acemiliği taşıdığım o dönem benim için bir başkalık da taşıyor.&nbsp; Hayata karşı, erke karşı, tüm engellemelere ve mobbinglere karşı hâlâ yazıyor olmak, en güzel kazanç. Sadece yazmanın bile bir mücadele istiyor oluşu, değişimin şart ve acil olduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” okurlarınız tarafından nasıl karşılandı? Geri dönüşleri hakkında neler söylemek istersiniz?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şu an piyasada ilk baskı tükendi. Bazı okurlar, üçer üçer, ikişer ikişer aldılar hem arkadaşlarıyla paylaşmak için hem de beni tanıtmak adına. Onlara bu inceliklerinden ötürü çok teşekkür ederim. Geri dönüşler gerçekten güzel. Bazı okurlar -aralarında benim de olduğum gibi- iyi şiirin peşinde ve bulduklarında tat almayı biliyorlar. Bazı yorumları buraya alayım, onlar ne düşündüklerini ilk ağızdan söylesinler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Beş yıl sonra yeni kitaba kavuşma sevincini okuma keyfiyle katlıyor &#8220;güller yükseliyor dumanlar gibi&#8221;. İki bölümden oluşuyor. İlk bölümde kadın bedenini şiirleştirerek dans ettirmiş. ikinci bölümdeki düzşiirler nefis&#8230; Uzun bir vals gibi. Hep yazsın yeniay, hep okuyalım&#8230;” (Serkan Murat Kırıkcı)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Müesser Yeniay, <em>Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi</em> adlı beşinci şiir kitabında sözün büyüsüyle kendiliğini kazmaya devam ediyor&#8230; Acı, şiirselinin en temel itkisi&#8230; Yolu açık olsun&#8230;” (Engin Fırat)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Müesser Yeniay&#8217;ın yeni kitabı &#8220;Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi&#8221; çıktı. Cesur şiirlerinin yanında düzşiirleri, okuru için yeni ve akıcı bir deneyim” (Mehmet Ali Pektaş)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Tebrik ederim Müesser Yeniay. Hassas ruhunu, duyarlı kalbini yansıtan kolaylıkla akıp giden yalın dizelerle derin söyleyişini özlemişim. Çok hoşuma giden dizelerden birini paylaşmazsam olmaz: “Nezaketten haz almayı öğrendim” (Meriç Kurtuluş)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müesser Yeniay’ın “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi”si hayatla hayal arasında sürüp giden çatışmayı ve ikisinde birden tam bir gidip gelmeyle yaşamayı aşk izleği üstünden göstermesi açısından dikkate değer bir kitaptır. (Halim Şafak)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Müesser Yeniay&#8217;ın <em>Güller Yükseliyor Dumanlar gibi</em> yayımlandı. Artık şiirine adını ve soyadını koymasa bile herkesin tanıyacağı bir şiire sahip olan Müesser Yeniay&#8217;ın beşinci kitabı. İlk dört kitabıyla edindiği ustalık bu şiirlerde hemen belli oluyor, gerek söyleyiş ve gerekse şiirde kullandığı teknikler açısından. Ama en çok da bütün bunların oluşturduğu şaire özgü biçem ön plana çıkıyor. İkinci bölümdeki şiirlere gelince&#8230; Şair adeta her şeye karşı bir şiir yazıyor. Yerleşmiş şiire, hatta kendi geliştirmiş olduğu şiire bile” (Metin Cengiz)</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full"><img decoding="async" width="500" height="750" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/dirk-skiba-3.jpg" alt="" class="wp-image-11010" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/dirk-skiba-3.jpg 500w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/dirk-skiba-3-300x450.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/dirk-skiba-3-416x624.jpg 416w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2022/12/dirk-skiba-3-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">Müesser Yeniay Fotoğraf Çekimleri: Dirk Skiba </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yazarlarimizdan-rabia-celik-cadircinin-muesser-yeniayla-roportaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>inandım aç açına</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/inandim-ac-acina/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/inandim-ac-acina/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2022 06:42:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10352</guid>

					<description><![CDATA[saçlarımdan vurdular beni o güzelim aydınlıktave uykumdanvurdular beni sualsizo kör karanlıkta beni soğuk suyla yundular o ayazdaçulsuzdumyalağuzdum inandım aç açına o vakitbeni tanrının doyurduğunarüyalarımdademir ranzamın altına saklanan bir muzla]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">saçlarımdan vurdular beni o güzelim aydınlıkta<br>ve uykumdan<br>vurdular beni sualsiz<br>o kör karanlıkta</p>



<p class="wp-block-paragraph">beni soğuk suyla yundular o ayazda<br>çulsuzdum<br>yalağuzdum</p>



<p class="wp-block-paragraph">inandım aç açına o vakit<br>beni tanrının doyurduğuna<br>rüyalarımda<br>demir ranzamın altına saklanan bir muzla</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/inandim-ac-acina/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçi Çocuk</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/isci-cocuk/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/isci-cocuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 10:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=10129</guid>

					<description><![CDATA[ellerimde kış ihanetisoğuğun yara iziçocuktumbir başınapiç gibi koca göbekli şehirlerde yüzümde yaz lekesiyersizdi güneşin ölçüsüz öfkesigöçme mevsimi artıkçirkinlerinçocuktum, işçiydim bir pikabın kasasındaçocuktum, işçiydim, aç bir ölüydüm]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ellerimde kış ihaneti<br>soğuğun yara izi<br>çocuktum<br>bir başına<br>piç gibi koca göbekli şehirlerde</p>



<p class="wp-block-paragraph">yüzümde yaz lekesi<br>yersizdi güneşin ölçüsüz öfkesi<br>göçme mevsimi artık<br>çirkinlerin<br>çocuktum, işçiydim bir pikabın kasasında<br>çocuktum, işçiydim, aç bir ölüydüm</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/isci-cocuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>yıldız yağardı gökten o vakitler</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yildiz-yagardi-gokten-o-vakitler/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yildiz-yagardi-gokten-o-vakitler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 10:17:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9906</guid>

					<description><![CDATA[yıldız yağardı gökten o vakitleryıldız yağardı gökten o vakitlersiniverirdi aşıkların gözünden göğsünedamlarda çıralar, demirden tahtlarruhlara sarınan rüzgarın şarkılarıyarasanın dişleri belirdi bir gece ansızınbirçok yarasaydı, karanlıktı, karalardıbütün sükûnetini yırttılar geceninve sıyırdı bir kadının çığlığı kulakların zarınıbir baba düşünce yereçocukların payına düşen de ağıttı sadeceuçup gittiler ardı sıra/dişlerin izi sonsuzcasabaha evrildi zaman kan kokusuylazihinlerde artık unutulan bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">yıldız yağardı gökten o vakitler<br>yıldız yağardı gökten o vakitler<br>siniverirdi aşıkların gözünden göğsüne<br>damlarda çıralar, demirden tahtlar<br>ruhlara sarınan rüzgarın şarkıları<br>yarasanın dişleri belirdi bir gece ansızın<br>birçok yarasaydı, karanlıktı, karalardı<br>bütün sükûnetini yırttılar gecenin<br>ve sıyırdı bir kadının çığlığı kulakların zarını<br>bir baba düşünce yere<br>çocukların payına düşen de ağıttı sadece<br>uçup gittiler ardı sıra/dişlerin izi sonsuzca<br>sabaha evrildi zaman kan kokusuyla<br>zihinlerde artık unutulan bir dil vardı<br>bir miras<br>dehşetin ertesi<br>donuk gözler<br>ve parçalanan parmaklarını topladılar yerden asinin<br>kapı açmaya uzanan mor parmaklarını</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yildiz-yagardi-gokten-o-vakitler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>başımdaki yeni us’a merhaba</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/basimdaki-yeni-usa-merhaba/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/basimdaki-yeni-usa-merhaba/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2021 07:51:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9880</guid>

					<description><![CDATA[yeni koltuk takımlarının canı cehennemeporselen tabaklar, suplalargümüş kaplama bıçaklarhayatımızı nasıl da kesiyorlar canı cehenneme o sıkıcı botlarınstilettoların ağırlığı bedenimdene demeli yığın halinde buluzlarave elbiselerin askıda eskiyen yüzüne merhaba yeni dünyamdaki özgür tin’ebaşımdaki yeni us’a merhaba]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">yeni koltuk takımlarının canı cehenneme<br>porselen tabaklar, suplalar<br>gümüş kaplama bıçaklar<br>hayatımızı nasıl da kesiyorlar</p>



<p class="wp-block-paragraph">canı cehenneme o sıkıcı botların<br>stilettoların ağırlığı bedenimde<br>ne demeli yığın halinde buluzlara<br>ve elbiselerin askıda eskiyen yüzüne</p>



<p class="wp-block-paragraph">merhaba yeni dünyamdaki özgür tin’e<br>başımdaki yeni us’a merhaba</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/basimdaki-yeni-usa-merhaba/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler &#8211; Celal Soycan</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-celal-soycan/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-celal-soycan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2021 05:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9817</guid>

					<description><![CDATA[Bugünki konuğum Celal Soycanİlgili çalışmama farklı yaklaşımıyla ayırdığı kıymetli zaman ve yanıtı için teşekkür ederim. Değerli kardeşim, Mersin &#8216;den merhaba. Soruşturmaya ilişkin nazik iletinizi almıştım. Sorularınıza içkin temel bir meselede farklı düşündüğüm için yazamadım.Sorun şu: Sanatta, şiirde GENÇ olanın kategorize edilmesini uygun bulmuyorum.Bunun zihinsel kabulünde, Aydınlanma düşüncesinin dolayısıyla Kapitalizmin ve Protestan etiğinin KRONOLOJİK ZAMAN anlayışı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugünki konuğum Celal Soycan<br>İlgili çalışmama farklı yaklaşımıyla ayırdığı kıymetli zaman ve yanıtı için teşekkür ederim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değerli kardeşim, Mersin &#8216;den merhaba. Soruşturmaya ilişkin nazik iletinizi almıştım. Sorularınıza içkin temel bir meselede farklı düşündüğüm için yazamadım.Sorun şu: Sanatta, şiirde GENÇ olanın kategorize edilmesini uygun bulmuyorum.Bunun zihinsel kabulünde, Aydınlanma düşüncesinin dolayısıyla Kapitalizmin ve Protestan etiğinin KRONOLOJİK ZAMAN anlayışı yatar. Bu kabul, geleceği kutsar ve genç olan için kategorik bir önem içerir.Ben sanatta, özellikle şiirde, dolayısıyla şiir eleştirisinde GENÇ ŞIIR / ŞAIR diye bir kategorik inşayı doğru bulmuyorum. Epistemik, ontolojik, estetik ve poetik gelişimin her yaş icin süreğen bir değerler düzeni taşıdığını düşünürüm. Bu nedenle, GENÇ şair için özel bir başlık bana uygun gelmez. Bunun ıdeolojik kökenini yukarda not ettim.Ama çabanız, emeğiniz saygındır, dileyenin katkısını da değerli bulurum; ama benim maruzatım da not edilmelidir.Dilerseniz bu kısa iletimi, dosyanız bağlamında okurla paylaşabilirsiniz.<br>Size başarılar dilerim. Güzel adınızla huzur içinde yaşayın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HADDE dosyasından</p>



<pre class="wp-block-code"><code> “Anlamın hiçliğine dair bilinç!”
                                  Beckett </code></pre>



<p class="wp-block-paragraph">III a.<br>sapkın saklambaç yayılıyor: yas evlerinde<br>bakışımlı sırnaşık aynalar… &#8211; küller başıma!<br>figan fırdönüyor düğün evlerinde…</p>



<p class="wp-block-paragraph">lain mürşidin ayakları değil yollarda yorulan;<br>bakışları… duası israftır ve süresi dolu_</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben’le bir kendim olan arasında zonklayan<br>Araf-boşluktan başka yazıma mekan yok;<br>O lal boşluğu sağır dinleyerek künhüne vardım<br>sırrın: sonrayı Sözle başlatan kitabtan<br>eskidir sessizlik! Saldırgan sesle başladı<br>kaos ve Babilin laneti dile sürtündükçe sürdü<br>kanama: susmam gerek! susmak için bana<br>kelimelerden fazlası gerek..- seni duymamı<br>istiyorsan konuşmayı bırak! diye yalvaran<br>ikizim Blanchot’tan el aldım ve inşa eden<br>ve bildiren sessizliği emdim.. Dil’imin<br>kefaretidir şiir ve boşluğu kirleten mekanın<br>hükmüne kaldım: yazıda kıvranır yazgım_</p>



<p class="wp-block-paragraph">eklenecek hiç-bir şeyin kalmadığı uçta<br>yitime yakarıştır şiirim; ölüm vezninde<br>örülü bir Aşk’ın alıcısız imlası_</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben’deki boşluğa değil; hayy! bir boşluk<br>olan Ben’e delildir ve yargıdan kovulmuştur_</p>



<p class="wp-block-paragraph">Celal Soycan<br>Şiirden Dergisi 61. Sayı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Celâl SOYCAN: Şair ve yazar. 1948 Gaziantep doğumlu. Gaziantep Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi mezunu. Üniversite yıllarında başlayan yazı yaşamı, sonrasında edebiyat ve resim alanında yoğunlaştı.<br>Şiirlerinde insanın yeryüzü serüvenine ilişkin olguları sorunlaştırır. Dil özeni ve disiplinler arası düşünüşüyle, farklı , özgün bir şiir kurar. Yazılarıyla da bu arayışın kuramsal dayanaklarını açığa çıkarmaya çalışır. Son dönem Türk şiiri üzerine düşünen, yazan bir şairdir.<br>Çağdaş resim üzerine de farklı metinleriyle ve eleştirileriyle dikkat çeker. Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli katalog çalışmalarına katılmıştır. Almanya, Fransa, ABD, Japonya, Litvanya, İspanya ve İsrail’de yazıları ve şiirleri yayımlanmıştır. Makale, inceleme, sanat ve eleştiri yazılarıyla çok sayıda ortak kitaba katılmıştır.<br>Şiir üzerine yazılarıyla ve şiirleriyle ülkenin önde gelen dergilerinde gözüken Soycan, birçok şiir dergisinin yayımında görev almıştır. ISLIK şiir dergisini yedi yıl yayımlamıştır. Halen Şiirden Dergisi’nin çıkışına katılmaktadır. Mersin’de yaşıyor.<br>Yayımlanmış yapıtları: Öyle Kal (şiir), Cemresiz Günlerde ( şiir), Saptım Burçlar Bilgisinden ( şiir), Adın Olsam( şiir), Ölüler İçin Oda Müziği( şiir ), Âzâde (şiir ) , Kün (şiir), Kırım Günlerinde Aşk ( şiir ), Hünsa ( şiir ), Beyhûde ( şiir ), Kötülüğü Gördüm (şiir), Şiir İçin Notlar, (poetik yazılar),Sokak Yazıları ( Metin Cengiz’le poetik mektuplaşmalar), Şiirin Zamanı/ Zamanın Şiiri( poetik yazılar), Şiir- Pençe ( poetik yazılar) Mevsimsiz Bir Şair- Özdemir İnce ( inceleme), Doğan Akça/ Retrospektif (resim), Anlatmaktan Anlamaya: Ahmet Yeşil (resim ), Tuvalde Oda Müziği (resim ), Sonsuza Kıvrılmak ( resim),Varlığımın Garip Şarkısı: Nevhiz Tanyeli ( resim )</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-celal-soycan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler &#8211; Şükrü Erbaş</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-sukru-erbas/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-sukru-erbas/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 07:57:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9805</guid>

					<description><![CDATA[Bugün ki konuğum Şükrü Erbaş İlgili çalışmama yönelik maruzatını belirterek ayırdığı kıymetli zaman ve görüşleri için teşekkür ederim.&#160; Sevgili Rabia Çelik Çadırcı, üzülerek, tüm bu sorulara uzun uzun yanıt verecek zamanım olmadığını söyleyerek başlayayım. Şiir odaklı değilse de yolculuklarım var, yetiştirmem gereken birkaç yazı var. Ve şu günlerde bitirmem gereken kitaplar var. Eğer izin verirseniz, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugün ki konuğum Şükrü Erbaş</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili çalışmama yönelik maruzatını belirterek ayırdığı kıymetli zaman ve görüşleri için teşekkür ederim.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sevgili Rabia Çelik Çadırcı, üzülerek, tüm bu sorulara uzun uzun yanıt verecek zamanım olmadığını söyleyerek başlayayım. Şiir odaklı değilse de yolculuklarım var, yetiştirmem gereken birkaç yazı var. Ve şu günlerde bitirmem gereken kitaplar var. Eğer izin verirseniz, şiirle ilgili kimi düşüncelerimi kısa kısa paylaşayım. Olur ya, bir-iki arkadaşıma küçücük bir katkısı olur. Olmazsa da beni bağışlamanızı dileyeceğim:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiir, insanın yalnızlığına tutunma çırpınışının öteki adıdır. Bir itiraz, bir mutsuzluk bilinci halinde yaşadığı dünyaya, sözcüklerle, katlanma gerekçeleri yaratmasıdır. Dünyayı yaşanır kılma eylemidir. Varlığına ilişkin, başkalarının yaptığı tanımları reddedip, insanın kendi anlamını oluşturmasıdır. Sığındığı her şeyin, mezarı olduğunu görmüştür. Çok özel bir ürperme hali olan aşk bile, ikinci gün, bütün ağızlarda aynı cümleyi kurmaktadır. Bu incinmeye teslim olmamak için, insanın kendi kalbinin bile dışına çıkma girişimidir şiir. Zamanın kuşatmasına karşı, bir özgürlük tasarımı oluşturma güzelliğidir. Kendi uzaklığı için, insanın insanlara sunduğu bir özürdür. Kalabalığa gönderilen bir yalnızlık elçisidir. Tamamlanmış her şeye karşı geliştirilen bir yetinmezlik bilincidir. (&#8230;) Şiir, harflerden taşan ikinci hayattır. Gelecek hayatlardan pay isteme doyumsuzluğudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiir de diğer bilgi türleri gibi, insanın kendini ve hayatı tanıma yollarından birisidir. Diğer sanat yapıtları gibi bizi başkalarının yaşantı deneyimlerine, ruhsal derinliklerine götürür. Çok kısa, yetersiz hayatımıza, başka hayatları katar. Tek kişilik hayatımız, insanlığın sonsuz halleri ve hayatlarıyla olağanüstü biçimde büyür, çeşitlenir. Hayal gücümüze olağanüstü bir işlerlik kazandırır. Biz, bir can sıkıntısı halinde yaşadığımız bir cümlelik sınırlarımızı hayal gücümüzle aşabiliriz. Başka dünyalara, başka hayatlara hayal gücümüzle girebiliriz. Bu, bize başkalarının yerine kendimizi koyma erdemini kazandırır. Biz ancak böylece bir başkasını sevebiliriz. Aynı şekilde, başkaları da bizi ancak böyle bir empatiyle sevebilir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">*</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlangıçta bilmesek de yazmak, insanın anlam arayışı, anlama çırpınışıdır. Donmuş bir aklı, donmuş bir kalbi sözcük sözcük çözme çabasıdır. Başta şairin kendisi olmak üzere, insanı bilinenin hapishanesinden kurtarma, onu geleceğin gizine ve özgürlüğüne kavuşturma serüvenidir. Bir duygu yaratma işidir yazmak. Ya da boğazımıza düğümlenmiş duyguya yepyeni bir karşılık yaratma işi. Biz, kendimizi bilme de dâhil, bu dünyaya ilişkin her şeyi, derinlikli olarak yazarak bilebiliriz. Öteki bilgiler hayatı kolaylaştırmak içindir ama yazarak anladıklarımız, hayatı zorlaştırma pahasına da olsa, insanın var oluş bilgisidir: Kalbin bilgisidir; zamanın bilgisidir; aşkın bilgisidir; ölümün bilgisidir; dilin bilgisidir; mutsuzluğun bilgisidir; ama hiçbir zaman pişmanlığın değil… Ancak böylece hayatımıza, başkalarının dayattıkları dışında, kendi anlamımızı ve değerimizi katarız. Ancak böylece insanlarla eşit ve özgür bir ilişki kurabiliriz. Dünyaya kendi sözlerimizle katılırız. Doğanın bütün varlıklarından can alan bir varoluş bilgisi, bir ölüm bilincidir şiir. İnsan şiirle dile dönüşür, dille insana dönüşür. (&#8230;)</p>



<p class="wp-block-paragraph">*</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiir bize anlamayı öğretir; sevmeyi öğretir; itirazı öğretir; sessizliği öğretir; geleceği öğretir; soru sormayı öğretir; kendi varlığımızın büyüsünü öğretir; sınırların saçmalığını öğretir; alın çizgisinin derinliğini öğretir; kuşkunun verimliliğini öğretir; yetinmemenin zenginliğini öğretir; zorbalığın zavallılığını öğretir; zamanın ürpertisini öğretir; inceliğin gücünü öğretir; suskunluğun dilini öğretir; gecenin ışığını öğretir&#8230; Kısaca insanın ve doğanın tükenmez hazinelerini katar ruhumuza. İnsan ömrünü insanlığın yaşıyla eşit hale getirir. Bundan ötürü de yaptığı iş ne olursa olsun, şiir okuyan insanı okumayandan çok daha başarılı ve üstün kılar; elbette aynı zamanda daha duyarlı, acılı ve mutsuz&#8230; Ama bu acı, bu mutsuzluk insan hayatının güzelleştirilmesi ve geliştirilmesi anlamında kesinlikle verimli bir acıdır, mutsuzluktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İncinme değil bu<br>Öfke değil<br>Ah! değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ötesi… çok ötesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam bir yürek çöküntüsü<br>Ruhun taşa dönmesi<br>Aklın büyük yalnızlığı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsana olan inancını yitirme!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şükrü Erbaş</p>



<p class="wp-block-paragraph">“otların uğultusu altında” kitabından</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şükrü Erbaş</strong>, 1953’te Yozgat’ta doğdu. (Nüfus 01.01.1954) İlk ve ortaöğrenimini bu kentte yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümünü bitirdi. İlk şiiri 1978 yılında Varlık dergisinde yayımlandı. 1972-1998 yılları arasında TMO Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. Ceyhun Atuf Kansu (1987), Orhon Murat Arıburnu (1996), Ahmed Arif (2002), Ömer Asım Aksoy (2005), 17. Altınportakal (2013), F. H. Dağlarca (2015) ve&nbsp; Behçet Necatigil (2018) Şiir Ödülleri ile Homeros Emek Ödülü (2004), Halkevleri Halkın Hakları Sanat Ödülü (2016), Terakki Vakfı Okulları Öğrencileri Onur Ödülü (2019) sahibi. 1985-1988 yılları arasında Yarın dergisinin yazı kurulunda, 1993-1999 yılları arasında Edebiyatçılar Derneği’nin yönetiminde görev yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Şiir</u></strong><strong>: </strong>Küçük Acılar (1984), Aykırı Yaşamak (1985), Yolculuk (1986), Kimliksiz Değişim (1992), Bütün Mevsimler Güz (1994), Dicle Üstü Ay Bulanık (1995), Kül Uzun Sürer (1996), Derin Kesik (1999), Üç Nokta Beş Harf (2001), Yalnızlık Heceleri (2003), Gölge Masalı (2005), Unutma Defteri (2007), Bağbozumu Şarkıları (2012), Pervane (2015), Yaşıyoruz Sessizce (2016), Kuş Uçar Kanat Ağlar (2018), Otların Uğultusu Altında (2019).</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Deneme</u></strong><strong>:</strong> İnsanın Acısını İnsan Alır (1995), Gülün Sesi Gül Kokar (1998), Bir Gün Ölümden Önce (1999), Sarkacın Kalbi (2002), Çekilme Suları (2009), Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya (2020).&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Söyleşi</u></strong>: Eşik Burcu (2010).</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-sukru-erbas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler &#8211; Yavuz Özdem</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-yavuz-ozdem/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-yavuz-ozdem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 07:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9795</guid>

					<description><![CDATA[Bugün ki konuğum Yavuz Özdem “Bu bir şiirdir” dediğiniz şiiri nasıl tanımlarsınız? Zor&#160; bir karardır; ‘ bu bir şiirdir’ kararı.&#160; Değişkendir de; yıla, yıllara, mevsime, gününe&#160; göre farklılık&#160; gösterir, gösterebilir. Ancak&#160; bu konuda bahse konu şiirin şairini tanımam ve de&#160; başka&#160; şiirlerini tanıyor olmam&#160; önemlidir benim için; çünkü şiirde sürekliliğe inanan biriyim. Biraz da geride [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugün ki konuğum Yavuz Özdem</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Bu bir şiirdir” dediğiniz şiiri nasıl tanımlarsınız?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zor&nbsp; bir karardır; ‘ bu bir şiirdir’ kararı.&nbsp; Değişkendir de; yıla, yıllara, mevsime, gününe&nbsp; göre farklılık&nbsp; gösterir, gösterebilir. Ancak&nbsp; bu konuda bahse konu şiirin şairini tanımam ve de&nbsp; başka&nbsp; şiirlerini tanıyor olmam&nbsp; önemlidir benim için; çünkü şiirde sürekliliğe inanan biriyim. Biraz da geride bıraktığım yılları dikkate alarak, &nbsp;beceri kazanmak, yetilerin gelişmesi, geliştirilmesi…anlamlarına gelen ‘meleke kesbetmek’ deyimini kullanabilirim. Yıllar süren&nbsp; muavinlikten sonra minübüsü kullanan kişiler gibi; hani onlar düşünmeden direksiyon&nbsp; çevirip, arkaya para üstü verirken&nbsp; pencereden dışarıya ‘önüne bak diye bağırırlar ya, öyle…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şiir yazan herkes şair midir? Sizce şair kimdir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yalınkat (tek katlı, katmanlı) bir cevap olarak, şiir yazan veya söyleyen kişiye şair denir. Şüphesiz siz bunu sorgulamıyorsunuz, sizinki ‘bir ölçü yok mudur bu meselede’ anlamında bir soru. Bir ölçü veyahut ölçüler var elbette. En azından irili ufaklı edebiyat ve şiir dergilerinde &nbsp;&nbsp;yer almak, bulmak bir ölçü olarak düşünülmeli; ancak süreklilik kaydıyla. Yayımladığı kitap-kitaplar, hakkında yazılanlar, şart değil; ama aldığı ödül&nbsp; veya ödüller de vb. bu işin içine katılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Genç şairler için neler söylemek istersiniz? Şiir de nasıl bir yol izlemeliler sizce?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle genç şairler diye bir kategori yoktur, diyebilirim veya olmamalıdır. Yarattığı metin veya metinler için bir özellik arz ediyorsa ‘gençlik’ vurgusu yapılabilir, o ayrı. Bu biraz da (siyasal veya yazınsal) iktidarları, iktidalara yakınlığı, uzaklığı, &nbsp;kişisel ilişkileri, beğenileri vb. kapsayan bir adlandırmadır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Şiir için veya şiire&nbsp; özel bir yol, yoktur bence; mesele ‘bir bütün’ olarak dikkate alınmalıdır. Kitap okumak, film izlemek, tiyatroya gitmek, içki içmek, tartışmak, özür dilemek, sevmek, dostlarla, sevgililerle buluşmak…yani bu yolda liste hepimiz için kabarık…ve yazmak…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Genç şairlerle bir araya geliyor musunuz? (Pandemi sonrası için, sosyal medya aracılığıyla görüşüyor musunuz?) Onlara yönelik herhangi bir çalışma yürütüyor musunuz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüz koşullarının &nbsp;&nbsp;izin verdiği &nbsp;&nbsp;kadar diyelim. Sosyal medya aracılığıyla daha bir ‘haberli’ oluyorum, oluyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorunuzun ikinci bölümü için&nbsp; önce şunu söylemeliyim, söyleyebilirim; &nbsp;her şair kendi şiirinin peşindedir ve &nbsp;ben de öyle yapıyorum. Ancak ben, şair kardeşim Metin Cengiz’le çıkardığımız şiir dergisinin (Şiirden)- ki on yılı devirdik ve &nbsp;şiir sorumluluğunu taşıyorum derginin- her sayısında &nbsp;sekiz-on ‘genç şaire’ yer veriyoruz. Ayrıca &nbsp;Şiirden Dergisi olarak koyduğumuz ödüle otuz yaş altı sınırı getirdik ve kitaplarını yayımladık. Takip ettiyseniz bilirsiniz, Tekrar olacak; ama&nbsp; bu bağlamda &nbsp;Şiirden İlk&nbsp; kitap ödülünü alan &nbsp;‘genç’ arkadaşlarımız oldu ve aynı &nbsp;ilk yapıtlarıyla&nbsp; başka ödüller &nbsp;de &nbsp;alarak yollarına devam ediyorlar. ( Selenay Kübra Koçer, Attila İlhan İlk Kitap şiir ödülü ,Tuğçe Tekhanlı da Kıbrıs İki Toplumlu Genç Şairler Yarışması Birincilik Ödülü)&nbsp; Kaldı ki&nbsp; gençlere yönelik bir çalışma yürütmek&nbsp; şairin-şairlerin değil de ; &nbsp;kültür bakanlığının, sendikaların yazar, şair örgütlenmelerinin işi olsa gerektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Genç şairleri geleneğe bağlı buluyor musunuz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün şairler yazılmış ve yazılan şiirin içindedirler; bu bağlamda bağlılık her&nbsp; şairde az-çok vardır, bulunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şiir üzerine yazılan “aydınlatıcı, ufuk açıcı” diyebileceğiniz birkaç kitap önerisi alabilir miyiz sizden?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde kitapları tanımak (tanımak isteyenlere kuşkusuz)&nbsp; bir hayli kolaylaştı; ve fakat sorduğunuz için birkaç yapıt adını anabilirim.. Terry&nbsp; Eagleton’dan &nbsp;başlayabilirim, özellikle &nbsp;Şiir Nasıl Okunur; &nbsp;sonra Gaston Bachelard ve Mekanın Poetikası, sonra Harold Bloom’dan Etkilenme Endişesi…<strong>&nbsp;&nbsp; <em>&nbsp;</em></strong><em>Bizden Özdemir İnce<strong>’</strong>nin &nbsp;<strong>&nbsp;</strong>Şiir ve Gerçeklik ve&nbsp; Yazınsal Söylem Üzerine,Metin Cengiz’den<strong> &nbsp;</strong></em>Şiir, Dil, Şiir Dili, Şiirsel Anlam ve &nbsp;İmge Nedir; Celal Soycan’dan&nbsp; &nbsp;<em>Şiir İçin Notlar; Şiirin Zamanı/ Zamanın Şiiri , Yücel Kayıran’dan&nbsp;&nbsp; </em>Kritiğin Toprağında…hemen aklıma gelenler… <em>&nbsp;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Şiir okunmuyor” deniliyor sürekli. Bu söylem sizce ne kadar doğru? Şiire yönelik bir itibarsızlaştırma eylemi olabilir mi aynı zamanda?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğru şiir okunmuyor. Ancak nitelikli film de izleyici bulamıyor. Öykü, roman da öyle, yani işin içine edebiyat, sanat girince pek ‘alıcı’bulunamıyor. Üzülerek söylüyorum…Edebiyatsızlaştırılan bir toplum olduk…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şiir okurlarına herhangi bir okuma öneriniz var mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarih, mitoloji, sosyoloji, felsefe başta olmak üzere doğru dürüst okumalar yapılmazsa eğer, şiir okuru olmak&nbsp; da zordur bence…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kıymetli zamanını ayırarak şiir üzerine görüşlerini bizimle paylaştığı için Yavuz Özdem’e teşekkür ediyorum.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben de teşekkür ederim…</p>



<p class="wp-block-paragraph">YAŞLI KİTAP</p>



<p class="wp-block-paragraph">Babam 13 Temmuz 1977’de vefat etti.<br>1<br>Bugün 13 Temmuz 2010 Salı. Sabah.<br>Babamdan kalan kitapları karıştırıyorum,<br>küçük bir tahta dolapta. Kitap-yazar adları<br>baskı tarihleri, elle yapılmış karton kapakta<br>küçük harflerle Dostoyevski, iri harflerle<br>EZİLENLER. Ne kadar yaşlı bir kitap diyorum.<br>Araya çok şehir, çok sürgün<br>girecek kadar yaşlı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Korkuyorum bir an kitabı açmaya, açarsam<br>koyu gölgeler sinecek sanki ellerime.<br>Varlığını<br>yalnız benim belleğimde sürdüren bir an bu.<br>Bencil, yüksek derecede yıkıcı.<br>Bir iz, bir gölge, bir pencere’yle bir an.<br>Ezgisi<br>uzakla yakının uyumundan doğan<br>2<br>Bugün 13 Temmuz 2010 Salı. Akşam<br>Sana teşekkür ederim yaşlı kitap<br>Bir söyleme çağırdın beni<br>İçine kelimeler çöreklenen</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kaç kahvaltı ağacı<br>Yaz küpeleri takmış bir gelin<br>Ve birkaç dut<br>Tekrara çağırdın</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sana teşekkür ederim yaşlı kitap<br>Zihnime bir doğa kazandırdın<br>3<br>Bugün 14 Temmuz 2010 Çarşamba.<br>Dün kitap için yaşlı dedim<br>ama gece rüyamda<br>o tahta dolabı kerpiç bir duvara gömdüm.<br>Bunun üzerine anladım ki yaşlı olan kitap değil<br>tahta kokusu zamanın.<br>Yavuz Özdem<br>Yaşlı Kitap-2014</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yavuz Özdem</strong> 1956’da Elazığ’da doğdu. Yüksek Öğrenimini tamamla- dıktan sonra kısa bir süre devlet okullarında; sonra da özel okullarda öğretmenlik yaptı. Şair halen İstanbul’da yaşamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk şiirleri Yazarlar Kooperatifinin çıkardığı, <em>Yazko Ede- biyat </em>ve Attila İlhan’ın çıkardığı <em>Sanat Olayı</em>’nda yayın- landı. Daha sonra ise <em>Varlık,&nbsp; </em><em>Hürriyet </em><em>Gösteri, </em><em>E&nbsp; Dergisi, Yasakmeyve, Kitaplık, Edebiyat Eleştiri, Ötekisiz, &nbsp;&nbsp;Şiirlik, Atika Şiir, Şiir Ülkesi, Şiir Oku, Islık, Yaratım, Patika, Esmer, Papirüs, Şiirden</em>&#8230; gibi der gilerde şiirleri ile yer aldı. Şiirleri İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Arapça, İbranice, Azerice Rumen- ce ve Kürtçe’ye çevrildi. Katıldığı festival kitaplarında, dergi ve antolojilerde yayımlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şiirlerinin yanı sıra, şiirin sözcüklerle ne yapıp ettiğine baktığı, tekniğin ve biçimin içeriğini araştırdığı dile ve şiire ilişkin yazılarını <em>Hürriyet Gösteri, Cumhuriyet Ki- tap, Virgül </em>ve <em>Şiirden </em>başta olmak üzere pek çok dergide yayımladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca, ustalardan ve genç şairlerden seçtiği&nbsp; örnekler- den yola çıkıp dil-biçim-biçem-imge gibi konuları ele al- dığı değinileri “Rüzgar Odası” başlığıyla <em>Hürriyet Gösteri </em>dergisinde 2009’dan bu yana yayımlanmakta.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Atika Şiir </em>(1992) ve <em>ŞİİRDEN </em>dergisi (2010) yönetiminde görev aldı. Digraf Yayıncılık’ın (2005) kurucuları ara- sında bulundu ve bu yayınevinin <em>ŞİİRDEN </em>dizisi editörlüğünü bir süre üstlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Yazarlar Derneği üye-sidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yayımlanmış şiir kitapları:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;<em>Göl </em>(1991), <em>Bir Yüzle </em><em>Yürüme- </em><em>nin</em><em> </em><em>Kitabı</em><em> </em>(1994), <em>Adınız</em><em> </em><em>Kime</em><em> </em>(1997), <em>İstanbul</em><em> </em><em>Yolcusu</em><em> </em><em>Kal- </em><em>masın</em><em> </em>(1999), <em>Yer Gece Dinlenir </em>(2005), <em>GümüşTen Fotoğraf </em>(2007), <em>Benim </em><em>Yapamadığımı </em><em>Yap </em>(Seçme Şiirler, 2009), <em>Meydanda </em><em>Kalalım </em>(2010), <em>Yaşlı Kitap </em>(2014), <em>Yalancı Kesinlik </em>(Seçme Şiirler-2018), Unutmama İmgesi (2019)</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnceleme- Eleştiri: <em>Şiir ve Dil </em>(2005), <em>Şiirin Sözü </em>(2011)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-yavuz-ozdem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler &#8211; Rahmi Emeç</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2021 07:24:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9759</guid>

					<description><![CDATA[“Şiirin tanımı nedir, nasıl yazılır, bir şiiri okurken nelere dikkat etmeliyiz?” gibi aklımızda sürekli devinen birden çok soruyu kimi usta şairlere sordum. Böylece şiir okurken yahut yazarken bize rehber olabilecek yanıtları bir arada bulabilecek ve şiire hak ettiği liyakati üzerinde ciddiyetle durarak teslim etmiş olacağız. Bugün ki konuğum Rahmi Emeç 1) “Bu bir şiirdir” dediğiniz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">“Şiirin tanımı nedir, nasıl yazılır, bir şiiri okurken nelere dikkat etmeliyiz?” gibi aklımızda sürekli devinen birden çok soruyu kimi usta şairlere sordum. Böylece şiir okurken yahut yazarken bize rehber olabilecek yanıtları bir arada bulabilecek ve şiire hak ettiği liyakati üzerinde ciddiyetle durarak teslim etmiş olacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün ki konuğum Rahmi Emeç</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1) “Bu bir şiirdir” dediğiniz şiiri nasıl tanımlarsınız?</strong><br>Şiirin yazanından çıktıktan sonra okuyanında “yeniden üretilen bir şey” olduğunu düşünürüm. Yirmi yıl önce okuduğum bir şiiri bugün okuduğumda da onda yeni şeyler; yeni tatlar, yeni çağrışımlar bulur ve yeni şeyler üretebilirim. Oysa şiir aynıdır; fakat ben yirmi yıl önceki ben değilim. Mutlaka değiştim, dönüştüm. Bana eklenen, benden eksilen şeyler olmuştur. Okuduğumda beni alıp götüren, yolculuklara çıkaran; yeni çağrışımlarla, imgelerle yeni hesaplaşmalara, yeni buluşmalara uğratandır o. “Bulaşıcıdır” bir bakıma.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2) Şiir yazan herkes şair midir? Sizce şair kimdir?</strong><br>Yazdığı şiirse şairdir tabii. Ama sonuçta yazdıklarımızın bir karşılığı varsa, yazılan okurda yeniden bir ömür sürüyorsa, oradan başka insanlara geçiyorsa yazılan şey “yaşayandır” ve kalıcı bir yer edinmiştir artık. Sözcüklerle günlük dilin o hemen tüketiliveren hâlinden çıkıp, okuru da “anlama gayretine” davet eden bir dili kurabilmek, öyle bir şiiri inşa edebilmek…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3) Genç şairler için neler söylemek istersiniz? Şiirde nasıl bir yol izlemeliler sizce?</strong><br>Çok okumak önemli. Farklı şairleri okumak. Nesnelerin tarihine yolculuk edebilmek. Sözcüklerle, onların uyumlu buluşmalarına çaba harcamak. Ben hep sözlük çalıştım yıllarca. Sözlük okudum. Faydasını gördüm. Nasıl bir yol izlemenin mutlak bir reçetesi yok. Yapı taşlarımız belli. Sözcükler çoğaltmalı. Onlarla didişmeli. Onlarla uyuyup kalkmalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>4) Genç şairlerle bir araya geliyor musunuz? (Pandemi sonrası için, sosyal medya aracılığıyla görüşüyor musunuz?) Onlara yönelik herhangi bir çalışma yürütüyor musunuz?</strong><br>Elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Şiire çok ciddi eğilen, orada güzel yolculuklara çıktığını düşündüğüm gençler var. Ben hep umudun gençlerde olduğuna inandım. Bu inancım sürüyor. Yürüttüğüm bir çalışma yok. Dergiler daha çok onların ürünlerine yer versin istiyorum. Etkinliklerde onlar olsun istiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>5) Genç şairleri geleneğe bağlı buluyor musunuz?</strong><br>Beslenenler var. Beslenilmeli de. Şiir başka başka dallar edindi kendine. Gövdeye yeni şeyler eklendi. Daha deneysel, daha başka bir sesle ve bize gözümüzle de okumamızı isteyen şiirler var. 80’li yıllarda yazdığım şiirleri bir başkasını okur gibi okuyorum. Ben de o dünkü ben değilim. Yarın da değişmiş olacağım. Yeni kuşak kendi “yenileriyle” gelecek elbette. Onları anlamaya, kavramaya, onlara yaklaşmaya gayret ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>6) Şiir üzerine yazılan “aydınlatıcı, ufuk açıcı” diyebileceğiniz birkaç kitap önerisi alabilir miyiz sizden?</strong><br>Şiir yazarken bir taraftan da kuramsal boyutta katkı sunanlar var. Örneğin Özdemir İnce’nin “Şiir ve Gerçeklik” kitabı var. 80’lerde Varlık dergisinde bölümler halinde yayınlamıştı. O yıllarda teksir kâğıdına el yazısıyla yazmıştım onları. Ve başka şairlerin şiir üzerine yazdıklarını. Yazarak çok daha iyi kavrıyordum. O yazılar hala duruyor bende. Hangi “inatla”, hangi “gayretle” yazmışım, o eski kendim şaşırıyorum. Nasıl yazmışım? O sayfalardan fotoğraf gönderebilirim.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-6 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2319-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2319-300x229.jpg" alt="" data-id="9774" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2319-scaled.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2319/" class="wp-image-9774"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2318.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2318-166x300.jpg" alt="" data-id="9773" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2318.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2318/" class="wp-image-9773"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317.jpg"><img decoding="async" width="300" height="230" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317-300x230.jpg" alt="" data-id="9772" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2317/" class="wp-image-9772" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317-300x230.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317-600x459.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317-768x588.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2317.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2314-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2314-300x209.jpg" alt="" data-id="9770" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2314-scaled.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2314/" class="wp-image-9770"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="203" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315-300x203.jpg" alt="" data-id="9771" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2315/" class="wp-image-9771" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315-300x203.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315-600x406.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2315.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318-1.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318-1-186x300.jpg" alt="" data-id="9765" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318-1.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/0_dsc_2318-1/" class="wp-image-9765"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="224" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309-300x224.jpg" alt="" data-id="9766" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2309/" class="wp-image-9766" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309-300x224.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309-600x448.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309-768x573.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2309.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2310-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2310-158x300.jpg" alt="" data-id="9767" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2310-scaled.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2310/" class="wp-image-9767"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="203" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312-300x203.jpg" alt="" data-id="9768" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2312/" class="wp-image-9768" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312-300x203.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312-600x407.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2312.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2313-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2313-300x209.jpg" alt="" data-id="9769" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/DSC_2313-scaled.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/dsc_2313/" class="wp-image-9769"/></a></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><a href="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318.jpg"><img decoding="async" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318-186x300.jpg" alt="" data-id="9763" data-full-url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/03/0_DSC_2318.jpg" data-link="https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/0_dsc_2318/" class="wp-image-9763"/></a></figure></li></ul></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>7) “Şiir okunmuyor” deniliyor sürekli. Bu söylem sizce ne kadar doğru? Şiire yönelik bir itibarsızlaştırma eylemi olabilir mi aynı zamanda?</strong><br>Ciddi bir “kolaycı” okur kitlesi var. Şiire “yaklaşmada” kimi sorunlar… Şiirin “anlatmadığını”, böyle bir görevi olmadığını bilmek gerekiyor. Geçmişte de fazlaca “görev” yükleyenler vardı. Şiir okunuyor yine de. İtibarsızlaştırma demeyelim. Okura da iş düşer her zaman, şiirden söz ediyorsak. Okurun da şiire yaklaşmak için bir çaba içinde olması gerekiyor. Bazen tekrar tekrar okuru “okumaya davet eden” şiirler vardır. İyi şiir okuru bunu yerine getirir. O zaman onun tadına varabilir, onun çağrıştırdıklarıyla çok derinlikli bir yolculuğa çıkar…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>8) Şiir okurlarına herhangi bir okuma öneriniz var mı?</strong><br>Evet, okuma önerim: Daha çok şiir okumaları. Ne kadar çok şiir okurlar, o kadar çok şiire yaklaşmaları mümkün olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıymetli zamanını ayırarak şiir üzerine görüşlerini bizimle paylaştığı için Rahmi Emeç’e teşekkür ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KONUŞUNCA BOYNUNDAN KONUŞUR</p>



<p class="wp-block-paragraph">konuşunca boynundan konuşur hayatın kapalı avlularında<br>gecede aynaya durup gözlerini yitirsin diye iz sürücüleri<br>yatıya kalır, dindirir özlemini<br>bir sevgilinin saçlarını yıkayan bulut ıslaklığında<br>kavuşmalar için iliştirip, bir ömrün yüreğine bu kan lekesini<br>sözlerini çiçekler kadar açar, yüzünü uzaklara verip<br>ölümü ağlatır, güler ayrılıklara koşarak<br>hasta çocuklar ölüme yorumlar yeniden doğuşunu</p>



<p class="wp-block-paragraph">konuşunca boynundan konuşur, hayatın kapalı avlularında<br>geçtiği kentlerden rengini bulmuş bir isimle<br>yazılıdır cezacıların defterine, buluşmasını bekler<br>yeni yollar çizerek, kollarını açacak bir sevinci ısıtsınlar diye,<br>çekildiği sorgulardan akranlarına anılar süsler<br>görüşmelere yıldızlar düşürecek sevgilisi de unutunca<br>ah söyleyin kim anlar, ah söyleyin<br>bir yolcunun yalnızlığına yüreğinden kanadığını</p>



<p class="wp-block-paragraph">yorgunluğu buluşmada ona beyaz giysiler giydirip,<br>yüzüne acılardan süzülmüş durgun sular bıraktığında<br>herkes aranan eski bir kaçak sanır bakıp kesilmiş saçlarına<br>bilen bilir onun içindeki dilsiz kalabalığı<br>konuşunca boynundan konuşur, hayatın kapalı avlularında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rahmi Emeç</p>



<p class="wp-block-paragraph">(80’lerden, ilk kitap Sevgiyi Dağlara Salacağım’dan.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rahmi Emeç (6 Kasım 1959, Eskişehir) Yerel gazetelerde, Milliyet Haber Ajansı, Hürriyet Haber Ajansı ve bazı dergilerde muhabir, haber müdürü, genel yayın yönetmeni gibi çeşitli görevlerde bulundu. 80’den bu yana pek çok kültür sanat dergisinde şiirleri, öyküleri, şiir üzerine deneme yazıları yayınlandı. Eskişehir’de TYS adına çeşitli kültür sanat etkinlikleri düzenledi. Dokuz yıldır aralıksız Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmalarının düzenleme kurulunda yer alıyor. Yazılıkaya Şiir Yaprağı’nı 7 yıl süreyle yayınladı. TYS ve PEN üyesi. Kitapları:<br>*Sevgiyi Dağlara Salacağım (Ozan yay. kasım 1991- şiir),<br>*Ertelenmiş Düşler Kitabı (ATM yay. eylül 2005- şiir),<br>*Kırık Zihinler Sahafı (Alter yay. ocak 2011- şiir),<br>*Bakışsız Gece (Yasakmeyve, Komşu yay. mayıs 2013- şiir),<br>*Masallar Mektuplar ve Kuşlar, (Noktürn, şubat 2014- öykü),<br>*Uzak İnsanın İçindedir (Öteki yay. Nisan 2016, denemeler),<br>*Hasarlı Tarih Notları (Öteki yay. kasım 2016- şiir)<br>*Çekirdek zaman durakları (Klaros, eylül 2020- denemeler)</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/usta-sairlerden-siir-uzerine-gorusler-rahmi-emec/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>yaşamak</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yasamak/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yasamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 07:28:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9679</guid>

					<description><![CDATA[yalnızca hayatta kalmak mı?yaşamak! tüm ölü ve diri hücrelerimizleyaşamak, payımızı alarak muhannetin elindenola ki devlerin aklından cüceleri ezmek geçerola ki afili yakalılar ötekini perişan etmeyi düşlerve düşleri bir kibrit harında son dünya kirini nakşederçulsuzların peşinden eksilmeyen o arabesk fitilayaklı virüsün bed kalbini ateşler!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">yalnızca hayatta kalmak mı?<br>yaşamak! tüm ölü ve diri hücrelerimizle<br>yaşamak, payımızı alarak muhannetin elinden<br>ola ki devlerin aklından cüceleri ezmek geçer<br>ola ki afili yakalılar ötekini perişan etmeyi düşler<br>ve düşleri bir kibrit harında son dünya kirini nakşeder<br>çulsuzların peşinden eksilmeyen o arabesk fitil<br>ayaklı virüsün bed kalbini ateşler!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yasamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bunaltı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/bunalti/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/bunalti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2020 06:31:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9049</guid>

					<description><![CDATA[yaşamı soluyan her seferindegüleç suskun belki mağrursövüp duruyorum işte boşluğunatüm zamanlarınhiçten başka neymişim kiortasında şarkıların yarım kalanboğazında düğüm sözcüklerinkederin bir onuru varkederin teraziyle sorunu var]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">yaşamı soluyan her seferinde<br>güleç suskun belki mağrur<br>sövüp duruyorum işte boşluğuna<br>tüm zamanların<br>hiçten başka neymişim ki<br>ortasında şarkıların yarım kalan<br>boğazında düğüm sözcüklerin<br>kederin bir onuru var<br>kederin teraziyle sorunu var</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/bunalti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzide Falcı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/guzide-falci/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/guzide-falci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 07:39:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=8332</guid>

					<description><![CDATA[ey güzide falcı!ah, nasıl da emin bir duruşeteğimden döküleni yılan pulu sanan divanede ki bileyim kerametini niçindir kabusu uykularının? işte bak, bileyiverdin öfkeyibir hortlak gibi hissiz yüz sen ki bir zamanların lordu!incisi hep bu kıyılarınbastonu yüreğinde görüyorum artıkiki büklüm, düşkün!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ey güzide falcı!<br>ah, nasıl da emin bir duruş<br>eteğimden döküleni yılan pulu sanan divane<br>de ki bileyim kerametini</p>



<p class="wp-block-paragraph">niçindir kabusu uykularının? </p>



<p class="wp-block-paragraph">işte bak, bileyiverdin öfkeyi<br>bir hortlak gibi hissiz yüz</p>



<p class="wp-block-paragraph">sen ki bir zamanların lordu!<br>incisi hep bu kıyıların<br>bastonu yüreğinde görüyorum artık<br>iki büklüm, düşkün!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/guzide-falci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hrisi’den Gelen Utanç</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/hrisiden-gelen-utanc/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/hrisiden-gelen-utanc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Aug 2019 08:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anlatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=8093</guid>

					<description><![CDATA[&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;Hrisi’den Gelen Utanç Daha büyük şehirlere ve şehirlerin türlü gürültülerine alışkındım. Neden gelmiştim bu köye bilmiyorum. Belki de dinlenmek… Dinlemek zihnimin müziğine iyi gelecekti. Burası gördüğüm bütün köylerden çok daha güzeldi. Yan yana sıralanmış müstakil evler, evlerin çoğunun geniş terasları ve teraslarında Amanos Dağlarını izleyen geniş ferforje salıncakları vardı. İnsan saatlerini hatta tüm ömrünü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hrisi’den Gelen Utanç </strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha büyük şehirlere ve şehirlerin türlü gürültülerine alışkındım. Neden gelmiştim bu köye bilmiyorum. Belki de dinlenmek… Dinlemek zihnimin müziğine iyi gelecekti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Burası gördüğüm bütün köylerden çok daha güzeldi. Yan yana sıralanmış müstakil evler, evlerin çoğunun geniş terasları ve teraslarında Amanos Dağlarını izleyen geniş ferforje salıncakları vardı. İnsan saatlerini hatta tüm ömrünü huzurla geçirebilirdi burada. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kiraladığım evin alt katında ev sahiplerim yaşıyordu; orta yaşlı bir çift ve epeyce yaşlı anneleri. Neredeyse bir asırdır yaşamın rengine gözleri ve yüreği aşinaydı annenin. Yaşamın bunca şahitliğine ve bu şahitliğin yüzünde bıraktığı yaşam çizgilerine sonsuza kadar saygı duyabileceğimi hissediyordum. İnsan saygı duymayı bilmeliydi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne demekti ki saygı? </p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Başkalarını rahatsız etmeme inceliği&#8230;&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nicedir anlamını yitirmiş sözcükleri düşünüyordum; “Saygı”
da bunlardan biriydi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">O gün, alt katta bir temaşa vardı. Bahçede iki büyük tandır yakılmış ve koca kazanlarda bir şeyler pişiriliyordu. Ev sahiplerimin kızları, oğulları, torunları avluyu doldurmuş, neşeli sesleri yankılanıyordu. Onları izlediğim fark edilince sesler bir an da kesilmişti. Gözlerim yaşlı anneyi aradı, eğer onu görürsem ne yapmam gerektiğine kolayca karar verebileceğimi düşünüyordum. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu köyde yabancılara hep tereddütle yaklaşıyorlardı. Sebeplerini tahmin etmek elbette benim için zor olmayacaktı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kimi şeyleri Tahmin etmekten nefret ediyorum. İnsana hüznü önceden aşılayan bir hissiyat bu! Bilebilmenin çoğu zaman acıdan başka getirisi yok. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonunda gözlerim yaşlı anneyle buluşmuştu. Gülümsedik birbirimize. Kendimi, ne yapmam gerektiğine karar verememe tutsaklığından kurtulmuş hissettim. Ardından bir güvercin hafifliğinde salıncağıma kondum. İşte Amanoslar! Gözümün hapsinde nasılda ihtişamla salınıyorlar.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Az sonra kapım çaldı. Yaşlı anneydi gelen. Merdivenleri güçlükle çıkıyordu. Yine de yardım etme teklifimi kabul etmedi. Evime ilk kez çıkıyordu. Gerçi taşınalı çok uzun zaman da olmamıştı. Terasa geçip yumuşak minderli somyanın üzerine oturdu. Yüzü anneanneme ne de çok benziyor diye geçirdim içimden. İstediği bir bardak suyu içerken de babamın halası Hatice&#8217;ydi sanki. Gülümsedi yine ve ellerimi avuçlarının arasına alarak konuşmaya başladı: </p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Biz insanız&#8230; Biz de insanız. Bak ellerim seninkiler gibi sıcak. Allah da hepimizin Allah&#8217;ı. Seni de beni de o yarattı. Bugün bizim bir kutlama yemeğimiz var, adı da Hrisi. Eğer kabul edersen, yemeğimizi yersen sana da getirmek istiyorum. Bugün yemek yapmazsın, işine gücüne bakarsın hem. Tadı güzel, tertemiz yapıyoruz. Yemiyor bazı komşular, sen yemeğimizi yer misin? Getireyim mi?&#8221;  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun zamandır kendimi böylesi ayrımların bahsinden dahi uzak tutmuştum. Birden bire karşıma çıkışı, bana tüm aidiyetlerimi yeniden sorgulatmış, onların Alevi, Alevilerin yemeğinin yenmediği kalp karalığı başımı döndürmüştü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Utandım. Tanrı insana böylesi bir utanma yaşatmasın demeyeceğim. Ancak böylesi bir utanma hissi bize insan onurunu sorgulatabilir ve insan olabilmeyi anımsatabilir. Başkalarını böylesi çekirdek kabuğunu doldurmayan, bu çağa sonsuza kadar ait olamayacak vasat inanç bahaneleriyle incitmemeyi, iki büklüm eylememeyi üstünlüklerimiz karşısında öğretebilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Saygı… İçi doldurulamayan her sözcüğe aşk olsun!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada yemek güzeldi. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/hrisiden-gelen-utanc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Puşi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/pusi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/pusi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 09:04:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7783</guid>

					<description><![CDATA[köle ağıdı efendi dilindeakmaz tek damla yaş fikri muannitkoltukaltımda bir neşteraksa ya irin koynumuzdan aşağıher yok oluş, yokuş mutluluğunmuştusu zerre kalmayacağısaymayanın insan ne geldiyse başımıza dedi babamtopla eteğinden kimsesizliğinipörsümüş suratlıların nazarındanpuşimiz yüzünden geldi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">köle ağıdı efendi dilinde<br>akmaz tek damla yaş <br>fikri muannit<br>koltukaltımda bir neşter<br>aksa ya irin koynumuzdan aşağı<br>her yok oluş, yokuş mutluluğun<br>muştusu zerre kalmayacağı<br>saymayanın insan <br>ne geldiyse başımıza dedi babam<br>topla eteğinden kimsesizliğini<br>pörsümüş suratlıların nazarından<br>puşimiz yüzünden geldi </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/pusi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>çöl yüreğimin şelalesi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/col-yuregimin-selalesi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/col-yuregimin-selalesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jun 2019 10:02:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7369</guid>

					<description><![CDATA[ey çöl yüreğimin şelalesi! ey anlamı sözcüklere gömentanrı!lütfu biçare nefesimin ve de en güzel mavimşahin kanadına tutunan serçe parmağı kesme!kesme şah damarını kalbiminilişsin usulca sedasızgöğünün güzelliğine meczuphiç etme süslenen tek heceyihiç etme süslenen her geceyi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ey çöl yüreğimin şelalesi!  <br>ey anlamı sözcüklere gömen<br>tanrı!<br>lütfu biçare nefesimin <br>ve de en güzel mavim<br>şahin kanadına tutunan <br>serçe parmağı kesme!<br>kesme şah damarını kalbimin<br>ilişsin usulca sedasız<br>göğünün güzelliğine meczup<br>hiç etme süslenen tek heceyi<br>hiç etme süslenen her geceyi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/col-yuregimin-selalesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>eyle beni ey sevgili gül</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/eyle-beni-ey-sevgili-gul/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/eyle-beni-ey-sevgili-gul/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Apr 2019 18:28:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7018</guid>

					<description><![CDATA[eyle beni ey sevgili külsavrulsun bedenimden arta kalan ayazakalmaz ahım ateş olmadıkça yanan uğrunayaşat ve yarat her yeni gün doğumunda eyle beni ey sevgili gülsakın yaprağımdan neşrolan saf kırmızılarıyakınmam doyurdukça tutkun toprağımı sev ve esirge her gün batımında]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">eyle beni ey sevgili kül<br>savrulsun bedenimden arta kalan ayaza<br>kalmaz ahım ateş olmadıkça yanan uğruna<br>yaşat ve yarat her yeni gün doğumunda</p>



<p class="wp-block-paragraph">eyle beni ey sevgili gül<br>sakın yaprağımdan neşrolan saf kırmızıları<br>yakınmam doyurdukça tutkun toprağımı <br>sev ve esirge her gün batımında</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/eyle-beni-ey-sevgili-gul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çıplak Düş</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ciplak-dus/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ciplak-dus/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çelik Çadırcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2019 20:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=6452</guid>

					<description><![CDATA[kan kuşalıydı tenimiz / bebe kadının arınıp çırılçıplak kalmalıydık ki, bedenimiz derisinden kopsun! berikiel keyifsiz kalsın sonsuz tülden kapıların manası kilitsizlik ürktün mü ey melik! destursuz hazların kısır düşünden işte bundandır soyunmalı lanetli elmanın kabuğundan]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
				
<p class="wp-block-paragraph">kan kuşalıydı tenimiz / bebe kadının</p>



<p class="wp-block-paragraph">arınıp çırılçıplak kalmalıydık </p>



<p class="wp-block-paragraph">ki, bedenimiz derisinden kopsun!</p>



<p class="wp-block-paragraph">berikiel keyifsiz kalsın sonsuz</p>



<p class="wp-block-paragraph">tülden kapıların manası kilitsizlik</p>



<p class="wp-block-paragraph">ürktün mü ey melik!</p>



<p class="wp-block-paragraph">destursuz hazların kısır düşünden</p>



<p class="wp-block-paragraph">işte bundandır soyunmalı</p>



<p class="wp-block-paragraph">lanetli elmanın kabuğundan</p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ciplak-dus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
