Ana Sayfa Edebiyat Şiir Bir Savaş Ezgisi

Bir Savaş Ezgisi

İrin sellerin aktığı
Bir kaç damla kıştı
Kar taneleriyle dönemeçlere yuvarlanan
Bir kaç nasırlı el bekliyordu tarlaların başında
Un vermeye tövbe etmiş buğday tomurcukları kadar dışlanıyordu insanlık
Unutulmuş bir ezgi dokunuyordu titrek gözlere
Gözyaşı değildi akan
Susuz bir okyanusun derinliklerinde
Saklanmış bir kaç acıydı hislere dokunan
Derya terin içinde boğuluyordu emek
Tuzu bir güneşlik kelebeğini öldürecek güçte tehlike arz ediyordu
Bedenindeki acıyı azaltmak için sırtına eşarbını bağlamış bir annenin sırtı güneşe bakıyordu
Aydınlığa küsmüş bir mum ışığı kadar yanabiliyordu ancak gökyüzü
Anlam ve anlamsızlıkla boğuşuyordu bir kaç çocuk
Anlamsızlık hiç bu kadar anlam taşımamıştı anne ve çocuk için
Anlaşılan insan olmak yaramamış yaratılan diğer varlıklara
Kendisine yaradığı ise meçhul
Yılana söz hakkı verilmeden derisi yüzülmüş kızgın güneşin altında
Ancak bir meşale kadar yol gösterebiliyor toprak ananın çatlakları
Su görse adım atacak belki de
Susmamış, susturulmuş cümleler akıyor güneşi yakalayan nasırlı ellerin feryatlarından.
Dökülüyor dualar her biri yorgunluk kokan kadim ruhlardan
Toprakla buluşacak bir yağmur damlası gülümsüyor cennet anneye
Ağlayıp duran bebeği eşliğinde
Sesi kısık bir umut çığlık atıyor
Ancak sönmüş bir kibrit çöpü kadar itibar var elde
Kurtarılmayı beklerken yüreksiz cesaret
Bir kaç ezgili merminin şarkısına maruz kalıyor
Yine bir anneyi sofradan aç kaldıracak
Çocuğunun yemek isteme korkusu
Karnına söz geçirebilir ama yüreğiyle baş edemez
Şah damarı yorgunluk kokulu onlarca iş yapan görüyorum
”Çi” eki ile küçültülmüyor büyük emekler, kan akmıyor
Buruk gülüşleri beyaz moleküllerle damlıyor gönüllerinden.
Arkamı dönüp gidiyorum
Arkamda bıraktıklarımı yüreğimde saklıyorum
Susmuyor, susturuluyorum
Anlıyorum, her nefes bir insan değil ama her emek bir insanmış

2 YORUMLAR

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz