Ana Sayfa Edebiyat Deneme Bırakıyorum… Artık… Mesela…

Bırakıyorum… Artık… Mesela…

3 noktayla biten 3 kelime.

Eline verildi.

Bakıştı onlarla.

Ne yapayım sizinle diye sordu onlara. Bıraksana beni dedi.  Bırakıyorum.  Artık yazsana devamını dedi. Mesela zıpladı kendini göstermek için. Mesela mesela hadi söylesene ne mesela dedi Mesela. Kalakaldım koltukta 3 kelime ve O.

Eline tek yüzü kullanılmış bir kâğıt aldı. Dörde katladı. Sonra düşündü. Tuzluk mu yapsam? Kareler mi kessem? Kayık mı yapsam? Vaz geçti düşündüklerinden bir bütün olarak bıraktı. Boş yüzüne yazdı:

BIRAKIYORUM onu tutmamı istemeyen eli.

ARTIK kendimi çok sevdiğimi biliyorum.

MESELA uçabilsem!

Kâğıdı uçak yaptı ve fırlattı gökyüzüne.

Gitti onun balkonundan içeri süzüldü. Yere düştü. Düşen kâğıttan uçağı görünce şaşırdı O. Bu da neymiş ki dedi. Aldı eline, bozdu uçağı. İki yüzü de yazılı kağıdın bir yüzünü başladı okumaya.

BIRAKIYORUM geride beni yoran anıları, insanları, yılları; ruhumu hafifletiyorum.

ARTIK sadece huzur lazım bana bu yaşta. Ben kendimle mutluyum, huzurumu bozan kimseyi yanımda istemiyorum. Hafif bir meltemin serinleticiliği eşliğinde dalgaların sesini dinlerken hissettiğim gibi bir huzur; bir kitabı okurken, sevdiğim bir şarkıyı avaz avaz söyleyerek içimdeki zehiri boşalttığımdaki huzur…

MESELA bir dost sohbeti, bir kadeh içkiyle beraber; dibine vurulmuş bir geyik sohbeti ama yanında bol kahkaha mezesiyle. Fonda Frank Sinatra, Tony Bennett, Nat King Cole gibi krallardan şarkılara da hafiften eşlik ederek.

Öbür yüzünü çevirdi. Eline bir kalem aldı ve başladı yazmaya.

BIRAKIYORUM telefonumu başka odaya.

ARTIK yazıma daha çok odaklanabilirim.

MESELA telefona mesaj gelmiş midir merak ediyorum.

Katladı onu kayak şeklinde, bıraktı denize.

Yüzdü, onun limanından içeri girdi. Tanımadığı bu gemiye yaklaştı O. Bu da neymiş ki dedi. Aldı eline bozdu gemiyi. İki yüzü de yazılı kâğıdın bir yüzünü başladı okumaya.

BIRAKIYORUM anahtarları masanın üstüne.

ARTIK insanlar neye inanacaklarını bilmiyor.

MESELA şimdi bir kaç kız arkadaş deniz kenarında otursak ne güzel olurdu.

Katladı onu tuzluk şeklinde. Koydu odasına.

Sabah odasında buldu onu. Nereden gelmişti ki, hatırlamadı. Bu da neymiş ki dedi. Aldı eline bozdu tuzluğu. İki yüzü de yazılı kâğıdın bir yüzünü başladı okumaya.

BIRAKIYORUM bana hizmet etmeyen şeyi.

ARTIK daha çok keyif alıyorum her şeyden.

MESELA uzun yürüyüşler yapmak istiyorum.

Bıraktı kâğıdı olduğu yerde. Artık sokağa çıkma zamanıydı. Mesela sahile.

Önceki İçerikEskişehir
Sonraki İçerikMem û Zîn İllüstrasyon
Stella Namet Abulafya
1971 İstanbul’da doğdum. Eğitim hayatım öyle çok şatafatlı değil, İstanbul Üniversitesi Dericilik bölümü mezunuyum ve mesleğimi hiç yapmayanlardanım. İşim gereği çok seyahat etmem insan hallerini gözlemlemeye imkân tanıdı, bu da beni yazmaya teşvik etti. Kanserle tanışıp haşir nesir olmamızın kurgusunu yazdığım “PENCERE" ve yola çıkma cesareti gösteren tüm ruhlar anısına yazdığım “3 NOKTA YOLDAN ÇIKANLAR” adlı basılmış iki kitabım mevcut.

1 Yorum

  1. Birakiyorum: Dolaplarimi düzene soktuktan sonra artik kullanmadiğım kiyafetleri Vitsonun önüne birakiyoruum. Eve gelince elbisz dolabımin kapisini açiyorum. Oh ne güzel dolap ferahladi. Bol bol yer açıldı. Acaba alişverişe çikip baharlik bir şeyler alsam nasil olur. Hani o Ramat Avivde gördüğum yeşili bluzu veya açik leylek rengi pantalonu?

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz