<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şiir &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<atom:link href="https://zamansizdergi.com/edebiyat/siir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<description>Herkes İçin Edebiyat</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 14:18:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/cropped-Untitled-design-32x32.jpg</url>
	<title>Şiir &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BELKİLER</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/belkiler/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/belkiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semra Çiçek]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 14:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12323</guid>

					<description><![CDATA[Nerelerdedir eski düş bahçelerinin mihenkleri Sizleri ben bilirim, ben görürüm Ben getirdim, ben emzirdim, ben büyüttüm. Şimdi bilinmez belki gidiyorsun Belki hiç gelmedin Belki de hiç menzil değiştirmedin. Çok belki, hiç belki, belki belki.. Sanrılar, korna sesleri, yetişmekte ve büyümeye görsün otlar.. Herkes bilir, tanır seni.. Çünkü hepsi benim gibi emzirdiler seni.. Alacasına büyük, hayatları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nerelerdedir eski düş bahçelerinin mihenkleri</p>
<p>Sizleri ben bilirim, ben görürüm</p>
<p>Ben getirdim, ben emzirdim, ben büyüttüm.</p>
<p>Şimdi bilinmez belki gidiyorsun</p>
<p>Belki hiç gelmedin</p>
<p>Belki de hiç menzil değiştirmedin.</p>
<p>Çok belki, hiç belki, belki belki..</p>
<p>Sanrılar, korna sesleri, yetişmekte ve büyümeye görsün otlar..</p>
<p>Herkes bilir, tanır seni..</p>
<p>Çünkü hepsi benim gibi emzirdiler seni..</p>
<p>Alacasına büyük, hayatları evin</p>
<p>Küçük pencerelerinde yaşamaya uğraşan karıncalar gibi..</p>
<p>Yabancısın belki.</p>
<p>Belki yitirdin çocukluğunda ki romantik bekleyişleri</p>
<p>Belki artık su götürmez bir gerçeklik seninkisi..</p>
<p>Neymiş ?</p>
<p>Karıncalar gibi.</p>
<p>Neymiş ?</p>
<p>Herkes bilirmiş seni.</p>
<p>Neymiş ?</p>
<p>Çocukluğundaki romantik bekleyişleri..</p>
<p>Yeni eller ve yeni ayaklar yamadım vücuduna.</p>
<p>Hiç duyulmamış lirik sözcükler doladım diline</p>
<p>Henüz hayat bulmamış tüm bakir düşünceleri</p>
<p>Henüz keşfedilmemiş tüm o tanrılardan kalan,</p>
<p>Kıtaları, manzaraları ve cennetleri sundum sana.</p>
<p>Çalgılarla gezdim tüm sokaklarını</p>
<p>Ardımdan akan bir kabileyle..</p>
<p>İnançları bedenlerinde yetişmiş tüm o münzevi yabancılar</p>
<p>Ne isterlerdi hiç sormadım onlara</p>
<p>Sen gökyüzünün karamsar kelebeği</p>
<p>Belki de suyun keşfedilmediği zamanlarda</p>
<p>Tanımıştın onları..</p>
<p>Belkide yeni hayatlar vermiştin onlara</p>
<p>Belkide bilirdin, duyardın, önemserdin bir nebzede olsa..</p>
<p>Sen tutsak kentlerin yabancısı</p>
<p>Sen uzak diyarların romancısı</p>
<p>Yeniden yarattım seni çöpsüz damların kirli sokaklarında..</p>
<p>Yaratımlar, sanrılar, belkiler..</p>
<p>Daha kaç eksik sözcük yollayacağım diyarına..</p>
<p>Dilersen beraber anadan üryan,</p>
<p>Çıkabiliriz 22. Yüzyıla..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/belkiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HIŞIRDARKEN SENİN SESİNLE</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Galip Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:59:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru Biri senin adına diğeri yine senin adına Kavuşturamam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>


<p>Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire</p>
<p>Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle</p>
<p>Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu</p>
<p>Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından</p>
<p>Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında</p>
<p>Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz</p>
<p>Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru</p>
<p>Biri senin adına diğeri yine senin adına</p>
<p>Kavuşturamam bir orta noktada</p>
<p>Ağustosun deli kışında</p>
<p>Beden üşür ten sızlar</p>
<p>Yürek alev alev</p>
<p>Patlar bir yerlerde volkan misali</p>
<p>Sızar çatlaklardan isyanı</p>
<p>Bülbülle baykuş dost olur o an</p>
<p>Kurulur çilingir masası</p>
<p>Ağaç yaprakları hışırdarken senin sesinle</p>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/hisirdarken-senin-sesinle/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKIŞKANLAR DİNAMİĞİNDE BİR TAŞIN ANATOMİSİ</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/akiskanlar-dinamiginde-bir-tasin-anatomisi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/akiskanlar-dinamiginde-bir-tasin-anatomisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dılovan Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12053</guid>

					<description><![CDATA[Duydun mu¿ Bir su sesi.. Bir taş düştü az önce seke seke geldi bu noktaya.. Üç veya dört kere kadar sekti ve daldı bu noktadan.. İndi soluksuz ve yelkensiz, küreksiz, İndi solungaçsız ve dipsiz bir huy ile Yüzgeçsiz bir taş parçası Maviden siyaha davetkar ve pembesi ile cüretkar bir renkti.. Tonunda lila, tonunda kahvenin bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duydun mu¿<br />
Bir su sesi..<br />
Bir taş düştü az önce seke seke geldi bu noktaya..<br />
Üç veya dört kere kadar sekti ve daldı bu noktadan..<br />
İndi soluksuz ve yelkensiz, küreksiz,<br />
İndi solungaçsız ve dipsiz bir huy ile<br />
Yüzgeçsiz bir taş parçası<br />
Maviden siyaha davetkar ve pembesi ile cüretkar bir renkti..<br />
Tonunda lila, tonunda kahvenin bir açık rengi tonunda kestane kokusu esiyordu<br />
Sirensiz, birden ve kimsesiz<br />
Bak, duydun mu bir taş daha düştü..¿<br />
Yitirirken bulduk kendini, inci beyazına üç karış kalmış bademe çalar teni<br />
Ürkek bir yeşil soyulmuş cildinde, morlanmış benekleri aşeriyor puantiyeleri, dalmaçyalıları<br />
Bir akıntıya kapılıyorsun, gidiyorsun tonlu katı cisimlerle, palyaço balıkları gibi yakışıyorsunuz<br />
Düştüğün, daldığın yerden dalgalarla serin sular karşılaştığında, inci bir siyah kolye boynunda<br />
Emekliyorsun çıplak ayaklarınla, sörf ediyorsun çiğ bir okyanus bataklığında<br />
Balıklar, camgöz, dikilitaş.. şişman, zayıf, köpek, duygusal balıklar, soluklu balıklar<br />
Enteresan bir rüzgar esiyor çığlıkları sayıklarken henüz, düştüğünde katı bir cisim akışkanlar dinamiğinin büyük resmine<br />
Duymamak için edemezdim, sonsuz baharın gelişi şerefine kabartılan leylek ezgileri,<br />
Leylek yuvalarını görmezden asla gelmezdim ben..<br />
Göz devirirdim ertesi günün akşam vaktine belki bir ay çıkmaza düşer diye<br />
Belki ama.. duymazdan gelemezdim bir katı cismin akışkanlar dinamiğine rastladığı vakti<br />
Duyarsan eğer,<br />
Bir taş düşer denizlerine, bir dalga oluşur sularında, serin sularında bir halka dönüşür,<br />
İntihar eyleminin sular dibine, itmiştir bir taş, parmağını insanın<br />
Duyarsan eğer, bir taş suları kazanmak istemiştir bünyesinde<br />
Evrenini, ekolojisini desteklemiştir böylece<br />
Sular altının işgalince balıklarla, yosunlarla, mercanlarla dostluğu bir taş merak etmiştir ve itmiştir insanın elini kendinde<br />
Bir taşın anatomisinde huydur dalıp gitmek, boğulmamak ve yeni bir sayfaya yelken açmak.<br />
Duyarsan eğer obsidiyenler bir çeşit aynadır, neşterden katçadır.<br />
Duyarsan eğer sular altında çakıllar şimdi yosunlarla kaplıdır<br />
Duyarsan hermitlerle yoldaş, kumlarla kardeş çevresini değiştirmeye ve adaptasyona çok yatkın olandır.<br />
Duyarsan eğer bir taşın kahrını, eline aldığın gibi özgürleştirmeye can atarsın.<br />
Sesler,<br />
Suyun sesi, taşın son feryadı veya avazı çıktığı kadar ki o dalgıçsal mutluluk aşı<br />
Katı bir cismin akışkanlar dinamiğiyle buluşması üzere oluşan o tinsel ölçü ve diğerlerin anlık ürpertileri<br />
Bir ninni gibi kesilir sesi yankının ve kaçışır küçük bir hava boşluğunda oksijeni yeryüzünün<br />
Boşluk yayılır, dalarken uykusuna katı bir cisim,<br />
Akışkanlar dinamiğinde resmin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/akiskanlar-dinamiginde-bir-tasin-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASPERGER’İN ALKOLSÜZ SAYIKLAMALARI</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/aspergerin-alkolsuz-sayiklamalari/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/aspergerin-alkolsuz-sayiklamalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Kemal ERSÖZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 20:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12042</guid>

					<description><![CDATA[Sabah Fakhri’ye ve Kemal Tahir’e Dünya’nın ta ucundaki kaldırımın başında oturuyordum. Ezan sesi geliyordu uzaklardan, fecrin uyandığını gördüm, kuşların velvelesini duydum. Oradan öyle upuzun gölgem, ince gövdem, simsiyah saçlarımla Kün deyip doğruldum. Bal köpüğü bir gündüz düşünün peşinden yürüdüm. O sabah işte aynada kendi yüzümü ilk kez gördüm. Gözlerimi, Dudaklarımı, burnumu, boynumu, omuzlarımı ve daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sabah Fakhri’ye ve Kemal Tahir’e</em></p>
<p>Dünya’nın ta ucundaki kaldırımın başında oturuyordum.</p>
<p>Ezan sesi geliyordu uzaklardan, fecrin uyandığını gördüm, kuşların velvelesini duydum.</p>
<p>Oradan öyle upuzun gölgem, ince gövdem, simsiyah saçlarımla</p>
<p>Kün deyip doğruldum.</p>
<p>Bal köpüğü bir gündüz düşünün peşinden yürüdüm.</p>
<p>O sabah işte aynada kendi yüzümü ilk kez gördüm.</p>
<p>Gözlerimi, Dudaklarımı, burnumu, boynumu, omuzlarımı ve daha başkaca yerlerimi</p>
<p>Sahabiden bir şey vardı bende</p>
<p>İhsandan nasip düşmüş cömert bir şeyler…</p>
<p>Diyebilirim ki; hüznümde papatya buğusu vardı.</p>
<p>Dikkatli, solgun, sanki biraz da çekingen</p>
<p>Belli ki bir yılan otu büyütmüştü beni ya da belki bir kasımpatı</p>
<p>Bunu öylesine söylemiyorum.</p>
<p>Geç kalan ama tekrar sonra tekraren dirilen bir şey vardı bende!</p>
<p>Kendime uyanmıştım…</p>
<p>Kendimi ayırmıştım da</p>
<p>Yağmurlu korular içinde bir zambağı ayırır gibi</p>
<p>Herkesten bir parıltıyla ayrıldım.</p>
<p>İyi ki ben bunu böyle yaptım.</p>
<p>Er yahut geç böyle yaptım!</p>
<p>Çünkü o sabaha değin kendime hep Cemile’nin arkası köreltilmemiş cep aynasından bakmıştım.</p>
<p>Bakmamıştım bile</p>
<p>O ne söylese inanmıştım</p>
<p>Ondan ne duyduysam yüzüm bilmiştim.</p>
<p>İşte nihayet kendimi görmüştüm.</p>
<p>Ve her şey böyle dönüştü.</p>
<p>Kıpkırmızı bir sonraki güne</p>
<p>Artık şakirt değildim ne de mürit!</p>
<p>Yüzümü gördüm! Sadece yüzümü de değil…</p>
<p>Sesimi duydum. Kendi sesimi, Musab’ın sesi!</p>
<p>Biraz hırıltılı</p>
<p>Bir şarkı söylüyordu;</p>
<p>Bir şarkı:</p>
<p>‘<em>’Ya sabah al ward val yasmyn</em></p>
<p><em> Al shams tanawir al ghurfa</em></p>
<p><em>Suhiyyat min al alnawm 3ala sawt ala 3assafir’’</em></p>
<p>Sonra</p>
<p>Dünya’nın en ucundaki fenerin ayakların dibinde</p>
<p>Sanki biraz öfkeyle uyandım.</p>
<p>Ağzımda başı ezilmiş onlarca isyanın tadı</p>
<p>Dilimin ucunda mayhoş tutun kırığı</p>
<p>Öylece gelip-geçen</p>
<p>Tüm o akşam güneşlerinin ardından</p>
<p>Hırkamı hâkî bir cepkenle değiştirdim.</p>
<p>Bilinsindi gayrı gözlerim yalnızca kara değildi! Gözlerim benimle dolup taşıyordu.</p>
<p>Kendimle dolup taşıyordum!</p>
<p>Şami Otel’in bahçesinde oturup üzerine biraz düşünsek</p>
<p>Bir demlik çaydan sonra peş peşe içtiğim onlarca sigaradan sonra</p>
<p>Belki buna kin diyebilirdik…</p>
<p>Siz buna böyle demeseniz bile ben bunu böyle anlayabilirdim!</p>
<p>Çünkü gözleriniz endişe, sevgi ve müstakbel nefret arasında öylece vadiye bakıyor.</p>
<p>Ama Ubeyd bin Halef de biliyor!</p>
<p>Ben daha önceden söylemediğim hiçbir şeyi yapmadım!</p>
<p>Bunu gizlemedim zaten gizleyemezdim de!</p>
<p>Yaşasın ki bir mızrağım var!</p>
<p>Kafirin hırsını mürtetten çıkarıyor!</p>
<p>Zülkarni, sigara içemiyor.</p>
<p>Maraş otu çiğniyor.</p>
<p>Nereden duymuşsa sürekli Ali menkıbeleri anlatıyor.</p>
<p>Hıdır’a inanıyor her şeyi batınla açıklıyor.</p>
<p>İki göz dolabının yamacında gül fidesi büyütüyor.</p>
<p>Bu dünyadan hala bir hissesi olabileceğini umuyor.</p>
<p>Herkesi tanıyor ve herkes de onu tanıyor.</p>
<p>Ve ben de onu her yerden tanıyorum.</p>
<p>Bir zamanlar aciliyeti olan yitik hergelelerden</p>
<p>Hırsından ve ümitsiz umudundan başka her şeyini kaybetmiş müflis tüccarlardan</p>
<p>Hababam üç koyup beş almaya olta atan öğretmenlerden</p>
<p>Tırcı yancılarından, ucuz viskicilerden, tinicilerden, Zaho’dan gelen sigara paketlerinden, sararmış bıyıklardan, gecikmiş tıraşlardan, yakası solgun gömleklerden daha bir sürü dayıdan ve amcadan…</p>
<p>Döver’den, Dükkân Abutlar’dan, Armutlu’dan ve Aknehir’den tanıyorum.</p>
<p>Her sabah ren geyiğimin boynuzunu bileyliyor.</p>
<p>Şimdi nereden mi çıktı ki Zülkarni,</p>
<p>Çünkü onu hiç olmadık saatlerde</p>
<p>Sağ avcumdaki tırnak izinden anımsıyorum</p>
<p>Sol dizimdeki geçmeyen ağrından hatırlıyorum.</p>
<p>Çünkü Yusuf’la kuyu arasında İşkoryat’la Yuhanna arasında</p>
<p>Hatta Usame ile Salebe arasında duruyorum.</p>
<p>Çünkü bu kılıçla boyun arasındaki konuşma!</p>
<p>Tahtaboşta unutulmuş bir iskemlede</p>
<p>Fail, kurban, sanık ve tanık olarak oturuyorum.</p>
<p>Her ne düşünülürse düşünülsün benim hakkımda ya da ne söylenirse söylensin</p>
<p>Ben tüm fiilleri üç harften türetiyorum.</p>
<p>Birileri meşrebince, benden her ne anladıysa</p>
<p>Filhakika ben ne söylemediysem</p>
<p>Oradan buradan bir şeyler ekliyor önüne ardına</p>
<p>Birisi eşantiyondan bir ıslak mendil</p>
<p>Kimi pembe panter, öteki Batum’a hiç kesilmemiş bir bilet</p>
<p>Diğeri düşüşten bir replik</p>
<p>Ve bir şarkı daha:</p>
<p><em>‘’Soltaneh ghalbam! To hasti</em></p>
<p><em>Darvazehaye  delam ra shekasti</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Peymane yari be ghalbam to basti’’</em></p>
<p>Fettah ya rezzak işe giden insanların yorgunluğu var gözlerimde</p>
<p>Elbette ben bu kadar değildim.</p>
<p>Vakti zamanında o ruşen ilk yaz günü</p>
<p>Lacivert gömleğim, har, umut ve cemreden kavrulmuş esmer yüzüm, havari sakallarım,</p>
<p>Upuzun bacaklarım tarihin eşiğinde durmuştum.</p>
<p>Her Allahın günü saat 6:45’lerde ve 7:15’lerde yanlarından öylece geçip gittiğim</p>
<p>Milyarca çift kulaklık, milyarca çift göz</p>
<p>Bankalardan öte dünyanın olduğuna dair bir ayet bekler gibiydiler.</p>
<p>Upuzun bacaklarım üzerinden bir azimle yükselsem</p>
<p>İlamsız takiplerin, temerrütlerin, ihbarların, ihtarların, tedbirlerin üzerinden süzülüp uçsam</p>
<p>Bu toprakta tohumların arasında, başakların sarısında kalacak gibiydi adım!</p>
<p>Eğer soluğum, düğüm, çözülmeseydi</p>
<p>Dizlerim çözülmeseydi ve bir neden bilmeseydim</p>
<p>Bilmeseydim</p>
<p>Ne kadar korkunç olabileceğimi kanıtlamak için kendime</p>
<p>Bir intikam almak için kendimden</p>
<p>Hiçbir kedi hiçbir daha kör sabahın kimselerin ayağında gerinmesin diye</p>
<p>Özgül ve ağırlıksız</p>
<p>Bütün kedileri vurun! emrini ben vermeseydim</p>
<p>Hiç kimse Mayıs’ın bir ad olabileceğini akıl etmesin diye bir daha</p>
<p>Mayıs’ları ateşe vermeseydim.</p>
<p>Kendi ağzımla kışı kendim çağırmasaydım</p>
<p>Dokunaklı halk türküleriyle gömülecek</p>
<p>Gömütümün üzerine ölümsüzlüğümün nişanesi abidem dikilecek gibiydi.</p>
<p>Tabii daha sabahında çocuklar işemese kaidesine ve kuşlar uymasa çocukların işine</p>
<p>Yani müsaade etse çocuklar ve kuşlar</p>
<p>Gülünçlüğüme</p>
<p>Yıkımı zafer sayan her ahmak gibi gülünçlüğüme</p>
<p>Saygıyla geçilip abidemin önüne haykırılacak gibiydi</p>
<p><em>“İşte iradenin zaferi “</em></p>
<p>Demem o ki:</p>
<p>Ele geçmez bir yaz Marcel Khalife, Antakya’ya gelmişti</p>
<p>Ne yana baksam Ümit Burnu nereye dönsem San Salvador</p>
<p>Değmiyordu ayaklarım dünyaya</p>
<p>Her yere koşar adım gidiyordum.</p>
<p>Aynası çukurdu ben de biraz astigmat</p>
<p>Her şeyde bir miktar efsun her şeyde bir yenilik hükmü</p>
<p><em>‘’Qadduk-l-mayyas ya’omri ya ghusene-l-ban kal-yusri’’</em></p>
<p>Ben Mustafa, bu dünyadan olamayacağıma dair tereddütleri gıdıklıyordum.</p>
<p>Ta ki ayna Girne Kapı’daki esnaf lokantasında kırılana değin</p>
<p>Ve işte her şey böyle dönüştü</p>
<p>Musab’ın kıpkızıl doğum gününe</p>
<p>Oysa Maksim-Sümerler-BP durağında sözüne itimat edilir bir falcı</p>
<p>Söylemişti bana: Annemin çiçeği geç açarmış.</p>
<p>Ben olsam Arap atı derdim!</p>
<p>Anlımda yarım akıtma yularımda bir nakış:</p>
<p><em>“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/aspergerin-alkolsuz-sayiklamalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞK VE GURUR</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ask-ve-gurur/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ask-ve-gurur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Roj Ar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:50:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12034</guid>

					<description><![CDATA[sana yazmadığım günlerin kefaretini ödemeye geldim.olur ya aklımdan çıkmışsan falanbir gün olsun ismini sayıklamadıysamuykularıma düşmediysen şayetsen hepsine say&#8230; günlerden bir gün aşk mı gurur mu? diye sormuştunbunun üzerine çok düşündüm.heyhat! çok zaman geçtiaklıma gelmişken söyleyeyimkalktım kamburumun ismini gurur koydum.sen yoktun ama kamburum milim ayrılmadı bendengittikçe büyüdü yıllar yılıne sen geldin, ne kamburum gitti. yıllardan çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>sana yazmadığım günlerin kefaretini ödemeye geldim.<br />olur ya aklımdan çıkmışsan falan<br />bir gün olsun ismini sayıklamadıysam<br />uykularıma düşmediysen şayet<br />sen hepsine say&#8230;</p>
<p>günlerden bir gün aşk mı gurur mu? diye sormuştun<br />bunun üzerine çok düşündüm.<br />heyhat! çok zaman geçti<br />aklıma gelmişken söyleyeyim<br />kalktım kamburumun ismini gurur koydum.<br />sen yoktun ama kamburum milim ayrılmadı benden<br />gittikçe büyüdü yıllar yılı<br />ne sen geldin, ne kamburum gitti.</p>
<p>yıllardan çok sıcak<br />mevsimlerden ayrılık<br />ayın on beşinden yazıyorum sana<br />ben suskunca susup hala sancılarını çekmekle meşgulken<br />senin giydirdiğin tüm bezbebekler evlenip <br />çocuk sahibi oldular Ronya.</p>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ask-ve-gurur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buruşuk Bir Kağıt</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/burusuk-bir-kagit/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/burusuk-bir-kagit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[H. Şefik Kaplan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 16:41:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12028</guid>

					<description><![CDATA[Buruşuk bir kağıt Kırık bir hayalin hazin sonu Yasaklı sokakların Yasaklı çocukları Yalama yapmış aşkların Belki de sarhoş bir rüzgarın son mektubu Buruşuk bir kağıt Yorgun kelimelerin son yolculuğu Kanlı yolların Kanlı duaları Belki de fahişe bir şehrin intihar mektubu Buruşuk bir kağıt]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buruşuk bir kağıt</p>
<p>Kırık bir hayalin hazin sonu</p>
<p>Yasaklı sokakların</p>
<p>Yasaklı çocukları</p>
<p>Yalama yapmış aşkların</p>
<p>Belki de sarhoş bir rüzgarın son mektubu</p>
<p>Buruşuk bir kağıt</p>
<p>Yorgun kelimelerin son yolculuğu</p>
<p>Kanlı yolların</p>
<p>Kanlı duaları</p>
<p>Belki de fahişe bir şehrin intihar mektubu</p>
<p>Buruşuk bir kağıt</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/burusuk-bir-kagit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASİLZADE GÖRÜLERDİR</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/asilzade-gorulerdir/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/asilzade-gorulerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dılovan Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:13:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11993</guid>

					<description><![CDATA[bin dokuz yüz seksen dörtten bu yana, hiçbir şey değişmemiş gibi, bir ömür boyunca yaşanıyor sokaklarda hala kargaşa   bir çift, sokaklarda yaşlanıyor gözler, dolu gözleri kör gibi beş karış havada, suda dilleri ucuzluk pahasına akıtıyor canını dişinden damıtıp   uçlarda, ufuklarında ötesinde kalıyor şimdi, zamandan tasarruf ettiğimiz yaşamlar bir bir yere serinebiliyor inciler tanesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>bin dokuz yüz seksen dörtten bu yana,</p>
<p>hiçbir şey değişmemiş gibi,</p>
<p>bir ömür boyunca yaşanıyor</p>
<p>sokaklarda hala kargaşa</p>
<p> </p>
<p>bir çift, sokaklarda yaşlanıyor gözler, dolu</p>
<p>gözleri kör gibi beş karış havada,</p>
<p>suda dilleri ucuzluk pahasına akıtıyor canını</p>
<p>dişinden damıtıp</p>
<p> </p>
<p>uçlarda, ufuklarında ötesinde kalıyor şimdi,</p>
<p>zamandan tasarruf ettiğimiz yaşamlar</p>
<p>bir bir yere serinebiliyor</p>
<p>inciler tanesi ateşten diye</p>
<p>giyilen gömlekler</p>
<p> </p>
<p>ve bir ipek yolunda yürür gibi</p>
<p>krallardan daha aşağı da kalmıyor, kral çıplak ya,</p>
<p>bir mevsim yeşillikleri yolunda gibi adım adım</p>
<p>gürz tutan eller,</p>
<p>şimdi maskara olmuş da</p>
<p>parlatıyor sazını</p>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/asilzade-gorulerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞİRİN’İN DERYASI</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/sirinin-deryasi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/sirinin-deryasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirin Maktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11950</guid>

					<description><![CDATA[Ben, kalemi tutarken ellerimde,Bir dünyayı kendi gözlerimle karalarken,Renkler düşer düşlerime…Her ton, yalnızlığın hikâyesini anlatır bana.Her vuruşta yalnızlığın derinliğinde kaybolur,Kendi içsel yolculuğumun yansımasıdır.Birbirine dokunur, birleşir, harmanlanır;Hikâyemizi bir &#8220;biz&#8221; yaratırız.Küçük benlikler, büyük bir bütün içinde erir.Ben ve biz arasındaki köprüde,Kişisel bir dünyadan kolektif bir yüreğe…Bizi anlatan şiirler yazılmadı henüz,Çünkü biz, dünyanın oyununda,Hayatın acımasızlığında,Ve sevdiklerimizin baygın bakışlarında unutulduk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ben, kalemi tutarken ellerimde,<br>Bir dünyayı kendi gözlerimle karalarken,<br>Renkler düşer düşlerime…<br>Her ton, yalnızlığın hikâyesini anlatır bana.<br>Her vuruşta yalnızlığın derinliğinde kaybolur,<br>Kendi içsel yolculuğumun yansımasıdır.<br>Birbirine dokunur, birleşir, harmanlanır;<br>Hikâyemizi bir &#8220;biz&#8221; yaratırız.<br>Küçük benlikler, büyük bir bütün içinde erir.<br>Ben ve biz arasındaki köprüde,<br>Kişisel bir dünyadan kolektif bir yüreğe…<br>Bizi anlatan şiirler yazılmadı henüz,<br>Çünkü biz, dünyanın oyununda,<br>Hayatın acımasızlığında,<br>Ve sevdiklerimizin baygın bakışlarında unutulduk.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/sirinin-deryasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>III.IV. Mektup</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/iii-iv-mektup/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/iii-iv-mektup/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet A. Başkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 15:57:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11932</guid>

					<description><![CDATA[4 Kapı Gümüş aynanın çocukları; ölü yılların definesidir. Gömüsü güneş kehanetinin büyüsündedir. Dicle’ye okuduğum ilahi, rüyasını görmeye gelen yeşil gözlü kadınların örgüsü. Sonsuzluğun içindeki ilk eksik bilgiye teyr û baz. Fırat’ın gölgesinde dinlenen kızıl saçlı tanrı; adaleti değil anlamı sever. Her şeyi bilen zaman gibi varlığın sisli izi. Vatanım, cennet kapısındaki insanın darüşşifası; hâl ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>4 Kapı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gümüş aynanın çocukları; ölü yılların definesidir. Gömüsü güneş kehanetinin büyüsündedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dicle’ye okuduğum ilahi, rüyasını görmeye gelen yeşil gözlü kadınların örgüsü. Sonsuzluğun içindeki ilk eksik bilgiye teyr û baz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fırat’ın gölgesinde dinlenen kızıl saçlı tanrı; adaleti değil anlamı sever. Her şeyi bilen zaman gibi varlığın sisli izi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatanım, cennet kapısındaki insanın darüşşifası; hâl ve bilgi arasında kalan hat. Çünkü toprak kokusu çiçeğin ruhuna şem.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört kapı, birbirine seslenen harflerin çamuru. Bu ses, eski anlamın yasını tutar. Söyledikçe har û ar olur makama.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört kapı, tek lisanın kalbi. Şarkı söyleyen çocukların; selama, kelama ve halaya açılan neşesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört kapı derki; susmak, dünyanın en garip hapishanesi. Bu küçük şeyler, insanın cahil bir gaddarla şiddetli geçimsizliği.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>1 Makam</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen, Arap gıdısına düşmüş şehvet cümbüşü. Ve mağaranın karanlık kabuğundaki kîl û kâl vaizi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen, dağılmış kökün kurdu. Fitnesi büyük gövdenin nemi, küfü ve hastalığı. Acem ve Rum’un eli, dili ve hizmetkarı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen, taht sandığın plastik taburedeki makam sahibi. Duvara sırtını dayamış lafazan. Macellan’ın Gökalp’a döndüğü Rota Virüsü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sevgili Zin! Kokusu Zagros Dağları’nın çiçeği. O, gürültülü boş bir kap. Sevgili Zin! Saçları Mezopotamya Ovası’nın başağı. O, sözü bol boş bir lakırdı. <br><br>Çünkü; insanla yaşayan toprağımız, Med şiirinin derinliği, kalbi ve aklı. Hazır olmamızı bekleyen perde. Kendi varlığını hatırlayacak sır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sesin ördüğü hikâyeyi ruhumuz giyindiğinde; herkes halkının dünya misafirdir. Belki bir yolcu, belki bir anıt, belki de bir köpek.</p>



<details class="wp-block-details is-layout-flow wp-block-details-is-layout-flow"><summary>Görsel: Mehmet A. Başkurt</summary>
<p class="wp-block-paragraph">Biz, nabzını satanları, sessiz yaşlı uşakları ve kan satan deyuzların ihanetini gördük. Sözün son zuhuru; güzel insanlar gittikçe sular da çekildi. </p>
</details>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/iii-iv-mektup/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAL</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/bal/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/bal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sevda Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 12:18:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11916</guid>

					<description><![CDATA[Renginde şarkılar bıraktığım teninde hasretim. Gözlerinin limanında demirlediğim busem.Yumuşaklığında arardım hislerini.Bu kadar renk kokusu güzelliği nasıl topladın ahenginde sevgili. Dilim lal olur, yetinemez kelimelere seni anlatmaya.Işığım yoksun, aydınlıksızım sensizliğimde.Özlemin tadını,Beklemeyi çocuk heyecanında yaşamayı sevdim.seninle bitmeyen her cümlem eksikliğimdi.Bütünlüğünde arardım huzuru.Sonra…Huzurumdan yoksun bıraktın sesini.Gözlerimin değdiği yerde güneşimi batırdın.Karanlıkta kaldı ruhum.Gökyüzüne uzandığımda, boşluğuna değdirdin ellerimi.Kastın düşmanlığım mıydı, sevgisizliğin mi?Anladım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Renginde şarkılar bıraktığım teninde hasretim. <br>Gözlerinin limanında demirlediğim busem.<br>Yumuşaklığında arardım hislerini.<br>Bu kadar renk kokusu güzelliği nasıl topladın ahenginde sevgili. <br>Dilim lal olur, yetinemez kelimelere seni anlatmaya.<br>Işığım yoksun, aydınlıksızım sensizliğimde.<br>Özlemin tadını,<br>Beklemeyi çocuk heyecanında yaşamayı sevdim.<br>seninle bitmeyen her cümlem eksikliğimdi.<br>Bütünlüğünde arardım huzuru.<br>Sonra…<br>Huzurumdan yoksun bıraktın sesini.<br>Gözlerimin değdiği yerde güneşimi batırdın.<br>Karanlıkta kaldı ruhum.<br>Gökyüzüne uzandığımda, boşluğuna değdirdin ellerimi.<br>Kastın düşmanlığım mıydı, sevgisizliğin mi?<br>Anladım beni bilmezliğini,<br>Ulaşılmazdı gökyüzün, huzurun başkasına saklıydı.<br>Karanlığın başka gözlerde aydınlıktı.<br>Sesin sevgiydi yabancı kulaklarda,<br>Anladım yakınınla olan savaşını.<br>Ben ise uzağındaki barışınla sevgiliydim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/bal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEZOPOTAMYA VE SIFIR MERİDYENİ</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/mezopotamya-ve-sifir-meridyeni/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/mezopotamya-ve-sifir-meridyeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dılovan Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:56:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11903</guid>

					<description><![CDATA[Şimdi sarmaşıklar dolanıyor, Kadehleri kırık, yelkensiz, uçsuz… Güneş gözleri kor ediyor, Bucaksız… Atımın yeleleri taranmış, Nalına bakam; şans getirir. Ufukta bir kıvılcım çakar, Anızlı yangınları Mezopotamya’nın. Tenimi tahrik eder rüzgâr, Saçımla oynar. Parmaklarım saçımla oynar, İhtiyatla. Mevsimler hızla geçerken anılarımla, pozlarımda Ortasındayım şimdi Sıfır Meridyen’in.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Şimdi sarmaşıklar dolanıyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadehleri kırık, yelkensiz, uçsuz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneş gözleri kor ediyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bucaksız…</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Atımın yeleleri taranmış,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nalına bakam; şans getirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ufukta bir kıvılcım çakar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anızlı yangınları Mezopotamya’nın.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tenimi tahrik eder rüzgâr,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saçımla oynar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parmaklarım saçımla oynar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">İhtiyatla.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevsimler hızla geçerken anılarımla, pozlarımda</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortasındayım şimdi Sıfır Meridyen’in.</p>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/04/AUD-20260415-WA0017-online-audio-converter.com_.mp3"></audio></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/mezopotamya-ve-sifir-meridyeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/04/AUD-20260415-WA0017-online-audio-converter.com_.mp3" length="1046321" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Yoksunluk ve Nezaket</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yoksunluk-ve-nezaket/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yoksunluk-ve-nezaket/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dılovan Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 13:27:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11877</guid>

					<description><![CDATA[Gözleri ard arda dolan tanımsızlar.. Ellerinde kendilerini koruma altına alabileceklerini düşündükleri, savunma refleksi barındıran bir dizi atom füzyonu rekabetçisi, Olta takımları, kesici bir alet olan orak benzeri ve yırtıcı bir kuş pençesi Satır aralarından taşan ne idüğü belirsiz sıfatlar ve pasajlar caddesinden çıkmış bir kitapçının, yürek hoplatan hikayesi var bu su damlası kabartıların kağıt üzerinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gözleri ard arda dolan tanımsızlar.. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ellerinde kendilerini koruma altına alabileceklerini düşündükleri, savunma refleksi barındıran bir dizi atom füzyonu rekabetçisi, </p>



<p class="wp-block-paragraph">Olta takımları, kesici bir alet olan orak benzeri ve yırtıcı bir kuş pençesi</p>



<p class="wp-block-paragraph">Satır aralarından taşan ne idüğü belirsiz sıfatlar ve pasajlar caddesinden çıkmış bir kitapçının, yürek hoplatan hikayesi var bu su damlası kabartıların kağıt üzerinde bıraktığı ıslak halkalarda</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz gelimi şatolar kadar iç açıcı hiçbir sütun veya dikilitaş ihtişamını muhafaza edememiştir mağaralardan yana</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mağaralardaki el izleri kadar beni hiçbir şey o kadar hayran da bırakmamıştır sesleniş denilen şeye</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uğruna ne feda edilirdi ise sevginin, feda etmiş isek, karşılığını sorgulayan taraf olmak ile, haklı bir direnişle de verdik ayrıca</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kim onlar diye soranlara karşı, insan suretinden olan, alemlerin yaratıcısı ve tanrı tanıyanlar olarak da ilave ettik ayrıca</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve kaza ve bela üzerine durulan bir nokta da yaşam iken bu, ki yaşam bir kazadan ibarettir</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve bela bir nefesten ibarettir, kim bilebilirdi mahşer gününün herkesin uyurken katılacağı kolektif bir rüya olacağını</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ölüm bir mukaddestir derken mukaddese giden yolda reverans olan yaşam, ki yaşam ölüme yapılan bir reveranstı.. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Düşünebilirmiydik ki infilak eden beyinlerin tehlikeyi ön göremezlikle buluşturduğunu ve umarın cilvesinin yazgıyla sarmaş dolaş seviştiğini </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kader denilen şeyden hoşnut olmak için ona inanmak denilen taşın yerinde ağarması lazım. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yerinde ağar olmak için bu ne demek diye sormak lazım¿</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yoksunluk-ve-nezaket/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toprak	ve	Güneş</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/toprakvegunes/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/toprakvegunes/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sevda Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 10:22:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11868</guid>

					<description><![CDATA[Köklerimin filizlendiği toprağım kuru. Gözlerimin gördüğü güneşimin ısıtamadığı dallarım soğudu çölümde. Oysa ne çok isterdim güneşimin toprağıma gülümsediği anı görmeyi. Belki bilirdim yeşil olmayı. Bilirdim Anadolu’nun rahminde filizlendiğimi, Bundandır rüzgarım tenime sarılamadı hiçbir zaman.Yağmurun yumuşaklığını hissedemedi ruhu revanım, öylesine cılız öylesine kurumuş kaldı dallarım. Çiçek açmanın bilgeliğine erişemedim henüz. Yüzünde solgun tebessümü ile yorgun yaş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Köklerimin	filizlendiği toprağım kuru.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözlerimin	gördüğü	güneşimin	ısıtamadığı	dallarım	soğudu çölümde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa	ne	çok	isterdim	güneşimin	toprağıma	gülümsediği	anı	görmeyi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki	bilirdim	yeşil	olmayı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilirdim	Anadolu’nun	rahminde	filizlendiğimi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundandır	rüzgarım	tenime	sarılamadı	hiçbir	zaman.Yağmurun	yumuşaklığını	hissedemedi ruhu	revanım,	öylesine	cılız	öylesine	kurumuş	kaldı	dallarım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çiçek	açmanın bilgeliğine	erişemedim	henüz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzünde	solgun	tebessümü	ile	yorgun	yaş	ağacım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa	ne çok	renk	vardı	evrenimde, ben	kendi	rengimi	hiç	bilemedim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kimse	de	bilemedi	gökkuşağımdaki	renklerimi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hasretmde	kaldı	güneşimin	sıcaklığı,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hasret	bildim	toprağımın	soğukluğunu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">	Yine	de	yaşam	sevinçlerim	var	yeşil	yeşil,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprağımı	ıslatır	sevinç	yağmurum,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneş	ile	gülüşmelerim	ısıtır	tenimi,	</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben	yine	yaşam	kokarım	çiçeksiz	dallarımda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben	yine	sevgi	telaşı	ile	büyürüm	gökyüzüne	doğru,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben	yine	özgürlük	çiçeği	benzerim,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben	yine	yaşam	tohumu	ekerim	toprağıma</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/toprakvegunes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyrut Limanı 2020 </title>
		<link>https://zamansizdergi.com/beyrut-limani-2020/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/beyrut-limani-2020/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Senem Gökel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 06:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11860</guid>

					<description><![CDATA[Ne kolay kabul ettik omuzları düşük mutluluğu İnanmıştık, çenesi kahkahayla kalkan        çaresizliğe Zamanımız kısıtlıydı Salı akşamüzeri, Beyrut’u camlarla mıhlayarak yükselen   turunç dumanın sesi Mesarya’nın görünmez duvarlarına hızla çarptı,   yıktı gitti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ne kolay kabul ettik</p>



<p class="wp-block-paragraph">omuzları düşük mutluluğu</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnanmıştık, çenesi kahkahayla kalkan        </p>



<p class="wp-block-paragraph">                                            çaresizliğe</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zamanımız kısıtlıydı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Salı akşamüzeri,</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Beyrut’u camlarla mıhlayarak yükselen   </p>



<p class="wp-block-paragraph">                           turunç dumanın sesi </p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesarya’nın </p>



<p class="wp-block-paragraph">görünmez duvarlarına </p>



<p class="wp-block-paragraph">hızla çarptı,  </p>



<p class="wp-block-paragraph">yıktı gitti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/beyrut-limani-2020/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>33. Yüzyıl Duası</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/33-yuzyil-duasi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/33-yuzyil-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 21:13:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11836</guid>

					<description><![CDATA[Tanrım, ruhumu alçıya al.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Tanrım, </p>



<p class="wp-block-paragraph">ruhumu</p>



<p class="wp-block-paragraph"> alçıya</p>



<p class="wp-block-paragraph"> al. </p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/33-yuzyil-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 November 8:37 PM Ya Da Ant</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ya-da-ant/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ya-da-ant/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dılovan Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 20:24:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11825</guid>

					<description><![CDATA[Asırlar geçti.Ben asırların ne demek olduğunu bilirimİçsel bir dürtü bu, asırlar geçmiş olduğuna dair bir kanıksamaÖyle bir histir ki rüzgar uzun mu uzun zamanlardır böyle sert esmemişti yüzüme doğruve ben üfürülmenin ne demek olduğunu bile unutmuştum.Üfürülmek çok uzaklara, doğrular ve düşünceler ile birlikte ki ama bu kime ait bir doğru,kimin, kimlerin düşünceleri bunlar, kim izah [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Asırlar geçti.<br>Ben asırların ne demek olduğunu bilirim<br>İçsel bir dürtü bu, asırlar geçmiş olduğuna dair bir kanıksama<br>Öyle bir histir ki rüzgar uzun mu uzun zamanlardır böyle sert esmemişti yüzüme doğru<br>ve ben üfürülmenin ne demek olduğunu bile unutmuştum.<br>Üfürülmek çok uzaklara, doğrular ve düşünceler ile birlikte ki ama bu kime ait bir doğru,<br>kimin, kimlerin düşünceleri bunlar, kim izah edebilir bana bunu ki,<br>ben asırlardır bu gizi taşıyorumdu.<br>Asırlardır gizem altında, prefabrik düşünceler<br>,<br>Prefabrik düşünceler ve yakut, zambak doğrular<br>Fermantasyon geçiren fikirler, ülkerli, atlaslı yukarılara bakan atlar ve sürücüleri jokeyler<br>Hey jokeyler, matadorlar, İskandinav Mitolojileri journal&#8217;ından La Fonten&#8217;e uzanan<br>masallar ve beyaz tavşan kokan sinematografya<br>Güzide bir inim inim inlerim.. çoğalır, inim inim diye ninniler söyler Camuslu sancılarının<br>şaklabanları<br>Katrilyon kereye bulanan ve sarı rengin, ya da beyaz rengin ya da köyü, kahverengiye<br>bulanan bir çizmeli kedi sevicisinin<br>Ellerinden geldiği kadar diyet taşımaları ve o diyetleri ödemeleri, giyotin sevdalılarının<br>medeniyetin beşiğinde olması kadar paha biçilmez bir ekmek belası, pasta belası veya,<br>Veya.. veya.. and içine olsun ki bu yolculuk kadar kaba saba hiçbir inanç ve saha ve<br>nefes ve kargış hiç olmadığımız kadar sevdalı ve hiç olmadığımız kadar derin yaraya<br>bulalı ve hiç olmadığımız kadar kişneş yapamazdı bizi ..<br>Yahut.. yahut.. şu sözler çok acıklı olabilirdi halbuki tek başına,<br>&#8220;Asırlardır nefes alıyorum ve.. asırlardır nefes alıyorum ve göğsüme kan sıçrıyor.&#8221;<br>Yanaklarıma kan sıçrıyor asırlardır, çizgime kan sıçrıyor, ellerime kan sıçramakta,<br>gözlerimin içine kan bulanmakta, her yanım, bacaklarım, tüylerime kan dolaşmakta, saç<br>diplerime kadar ulaşmakta kan asırlardır,<br>Asırlardır bacaklarım kan dolaşımından dolayıdır sızlamakta, uykuma kan sıçrar,<br>kalbimden kan sıçrar, dalağıma kadar, kan sıçrar böbreklerime kadar süzülür asırlardır<br>kırmızı katı bir rüzgar.<br>Asırlardır ayak altlarım kan toplar, asırlardır görmezden gelirim beni olduğum gibi<br>görmekten, kayıp uğrarım, kaybuğrarım.<br>Asırlardır ki o asırlardır ağaçlara hiç çıkmadım, hiç güneş görmedim gibi sanki, hiç ama<br>hiç su içmedim ve<br>gördüğüm her şey bir serap benim.<br>Dönüştüm).<br>Bir dönüşüm geçirdiğimi iddia ediyorum olsa bu hayatta öncelikle baktığım yerden<br>düşüncelerime dalar oradan buraya kadar ne varsa bir süzgeç tutardım saplandığı yere<br>hançerin<br>Gizliden gizliye hançer saplarım yüreklerime, çok yürekliyim, incinebilirim.<br>Çok yürekliyim hançerler kadar çok batar gözüme kuşanılmış aşk, sevgi, şefkat ve af<br>Gözüm olabildiğince kördür, bu uğruna feda edilen ömre tutuklu kalmış bir prensipte<br>geçirirken zamanı<br>İşte asırlardır ben dolanırım tek başıma, dünyam da sarhoş kimse kalmadı, dolanırım<br>asırlardır boşlukta sesim yankılanmadı,<br>Bir uçurum kıyısında durarak firar etmek var bu yaşamı asırlardan beri fermantasyon<br>geçirir bir fikir yatağında<br>Prefabrik düşünceler..<br>Eylemini aşan düşünceler çok çılgın gelir kulağına duyunca beynin, afallamadığına şahit<br>olmak da ister olur<br>Henüz neye saçmalayacağım bilmiyorum ancak delilik halini özledim, bu halde<br>özgürleşme bir koşul haline geldi ve kendimi ahlaki bulmadım özgür olmayışı üzerine.<br>…<br>Özgür Olmayışı Üzerine<br>Bir ornitorenk düşün ve bunu bir kuş gibi yargıla<br>Ben bir kuş değilim<br>Bir ornitorenk düşün ve bunu bir yılan gibi yargıla<br>Ben bir yılan değilim<br>Bir ornitorenk düşün ve bunu bir ornitorenk gibi yargıla<br>Ben bir ornitorenk değilim.<br>Şimdi sonuç nedir, sonuç ben niye bir ornitorenk düşünüyorum<br>kim bunu bana söyleyen ve neden kabul ediyorum,<br>niçin yargılıyorum<br>niçin buna itaat ediyorum ve<br>niçin olmak zorunda hissi bir anda damgalanıyor -çok anlamsız<br>Ben bir kuş değilim<br>Ben bir yılan değilim<br>Ben bir ornitorenk değilim..<br>Absürt buydu.<br>Absürttü.<br>İlkeler doğrultusunda kabul edilen ve edilmeyenlerin yaşama elverişli olunduğu takdirde<br>kendini gerçekleştirmesi hâli.<br>Fevriydi.<br>ve bu halin kendine özgü bir tavrının bulunması durumunu yaratan ifadenin biçimlenmiş<br>versiyonuna denilen şeydi,<br>ki özgür oluş buydu.<br>Bunun iç ve dış yükümlülükleri kabulune ilişkin alt yazıya zemin hazırlamak<br>küstahlıktan beterdi.<br>işte bu denli büyük bir figürün insansında bir kullanım görevi olur,<br>Bu radikaldi.<br>Bir oyuk açılır masmavi ve serinkanlı bir girdaptan akışa ve olay ufkuna karışır izafiyetin<br>resmi<br>epik bir sahne üzerinde perdesini çekmeye hazır bekler bir tragedya<br>Özgür oluş bir gün son bulmanın manevi çığırtkanına seslendiğinde, gök boyanır bir inci<br>gibi ateş hatlarıyla<br>Son dördündü bu, ola!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ya-da-ant/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Külünden Yaratılan Anadolu’ya</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/kulunden-yaratilan-anadoluya/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/kulunden-yaratilan-anadoluya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Damar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 21:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11820</guid>

					<description><![CDATA[Gökten geliyorlar parça parça, Severadım değil, Umutadım. Yormuyorlar annelerini Ve yormayacaklar annelerini. Çünkü yıldızlar parlıyor Ve üşümüş bir dağı örtüyor parlamaları. Ah benim üşümüş dağ ve derelerim, Kaldırmasını bilirim kara çarşafı üstünüzden, Kaldırmasını bilirim — Allah’ın işine karışmak gibi olmasın. Bilirim yalnızlık kutsalını da, Susarım. Çiğniyor insanlar bu kuralı, İnançsızlar bile çiğniyor&#8230; Ey insanlar, Avcılık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gökten geliyorlar parça parça,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Severadım değil,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Umutadım.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yormuyorlar annelerini</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve yormayacaklar annelerini.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü yıldızlar parlıyor</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve üşümüş bir dağı örtüyor parlamaları.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ah benim üşümüş dağ ve derelerim,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaldırmasını bilirim kara çarşafı üstünüzden,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaldırmasını bilirim —</p>



<p class="wp-block-paragraph">Allah’ın işine karışmak gibi olmasın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilirim yalnızlık kutsalını da,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Susarım.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çiğniyor insanlar bu kuralı,</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnançsızlar bile çiğniyor&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey insanlar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avcılık kadar orman sevgisi diliyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey insanlar diyorum,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gece birden uzun bir uluma, dağın öteki yüzünde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurt şavkı diye beklerken,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir uçak geceyi ardında bırakarak gidiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne tuhaf,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir uçak şimdi öteki yüzüm.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ah sevgilim,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne yazık ki Sevgi Duvarı’ndaki gibi</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bir kırmızı bir uçak” diyemeyeceğim,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uçaklar gölgeleşti de ondan&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yenilir yutulur cinsten bir çağ değil bu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çağın en büyük sorunu: ikinci el, Amerika!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kendimiz olmayı beceremedik,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ham Anadolu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu beka, şimdilerde</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taşı yontanların başımıza açtığı bir bela.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aldılar o taşı bilinçsizce attılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tütün tarlaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buğday tarlaları — hak getire.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz ha kırıldık, ha kırılacağız sevgilim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bak, tütün de kırılıyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buğday da,</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan da.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir düşümün geride bıraktığı kalabalık</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gökten inecek yaratıcı arıyor hâlâ.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(Yerdekilerle yetinmediler.)</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Olacakken&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve daha kimler, neler neler</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalmanın ortasına konuyor sevgilim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir hürmet adına bir meslek,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malzemesi katıksız renkler rönesansta kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyi huylu bir vida yok diye esnektir çatılarımız.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çatılarımız uçtu uçacak rüzgârdan,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uçacak rüzgârına Amerika’nın.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürüdüğün yolda Anadolu’nun ayak izi;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kirli ruhlardan arınmış bir teselli duası,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzaklarda olanın!</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçecek katılık,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçecek edilgen yol.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Akşam serinliği, ikinci el piyasa,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mecbur bırakılışlar, rüzgâr zamanı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve sevmek zamanı&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için yeniden,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için yeniden filizlenecek kardeşlerim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/kulunden-yaratilan-anadoluya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>sek içilen fikirler 10</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/sek-icilen-fikirler-10/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/sek-icilen-fikirler-10/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Ethem Yardım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 18:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11803</guid>

					<description><![CDATA[Kimsenin olması gerekmiyor, ortalık hep aynı ortalık, kişiler, zamanlar, mekanlar değişebiliyor hatta bağzen fikirler bile değişiyor, babasını sattığımın dünyasında&#8230; İşte bunca nitelikli kursağımızda düğüm tutan mevzuların varlığıyla birlikte yürüyüp gidiyoruz yaşam çizgisinden, hani bağzen böyle neden diye sorduğumuzda kendimize bir şey olmuyor, değişmiyor hiç bir şey, değişmesini çok istiyorsun bağzı şeylerin ama değişmiyor işte, hep [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kimsenin olması gerekmiyor, ortalık hep aynı ortalık,</p>



<p class="wp-block-paragraph">kişiler, zamanlar, mekanlar değişebiliyor</p>



<p class="wp-block-paragraph">hatta bağzen fikirler bile değişiyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">babasını sattığımın dünyasında&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bunca nitelikli kursağımızda düğüm tutan mevzuların varlığıyla birlikte yürüyüp gidiyoruz yaşam çizgisinden,</p>



<p class="wp-block-paragraph">hani bağzen böyle neden diye sorduğumuzda kendimize bir şey olmuyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">değişmiyor hiç bir şey,</p>



<p class="wp-block-paragraph">değişmesini çok istiyorsun bağzı şeylerin ama değişmiyor işte,</p>



<p class="wp-block-paragraph">hep aynı tad kalıyor ağzında&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanki bir enkaz var üstünde,</p>



<p class="wp-block-paragraph">deprem diyorsun buna</p>



<p class="wp-block-paragraph">olduğunu da görmüyorsun;</p>



<p class="wp-block-paragraph">anlatamıyorum ki ben böyle nasıl bir şey olduğunu size&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hiç bir şey değişmeyi hak etmiyor bence,</p>



<p class="wp-block-paragraph">bırakıp küf tutmasını beklemek en iyisi sanırım,</p>



<p class="wp-block-paragraph">kendine iyi bak deyip el sallayacaksın hafif bir tebessümle&#8230;____|İEY / sek içilen fikirler 10</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/sek-icilen-fikirler-10/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özlemek</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ozlemek/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ozlemek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sevda Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 06:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11799</guid>

					<description><![CDATA[Gecenin karanlığı çöktü yine, Işığımın, uzaklığından mıdır bu kadar karanlık oluşu. Yoksa yokluğunu duyan yıldızların ışığını söndürmesi miydi karanlık? Gökyüzü bulanık, içimde duman karası bir bulut. Sanki varlığının uzaklarda olduğundan haberdar gibi hüzün kaplı ruhum. Gözlerin, gözlerimde buluşuyor düşlerimde. Sarı ile yeşilin renginde buluşmuş gözlerin, alabildiğine güneş parlaklığı ile sen nasıl bu kadar mey içmiş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Gecenin karanlığı çöktü yine, </p>



<p class="wp-block-paragraph">Işığımın, uzaklığından mıdır bu kadar karanlık oluşu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksa yokluğunu duyan  yıldızların ışığını söndürmesi miydi karanlık?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gökyüzü bulanık, içimde duman karası bir bulut. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanki varlığının uzaklarda olduğundan haberdar gibi hüzün kaplı ruhum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözlerin, gözlerimde buluşuyor düşlerimde.  Sarı ile yeşilin renginde buluşmuş  gözlerin,  alabildiğine güneş parlaklığı ile sen nasıl bu kadar mey içmiş halimdesin. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ruhunun sıcaklığı ile dolanmış  uykudaki tenim uyanır derin uykusundan.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir sonbahar serinliği gibi gülüşünü almış notalarına, en güzel beste olmuş sevgili. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen nasıl  bu kadar yollar  uzaklığımdayken  şuh nefes yakınlığında gerçekliğimsin. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sessizlikte sesinle dans ediyor gökyüzü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgarına bulaştırdığı kokunla sarhoş olmuş aklım yitiriyor gerçekliğini.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yokluğun mu gerçek olan yoksa sensizlikte bu kadar var oluşum mu? Bilmiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lakin bir gerçekliğim var ki sevgili, ben baştan sona sen olmuşum. Sen konuşmuş, sen yaşamış, gerçekliğimde seninle var olmuşum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki ya ben,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben nedir ki sevgili?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen var iken, ben yok olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen, ben var olmamış mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şairin kelimeleri  yetersiz kalır seni anlatmaya, kalemi bükülür, düşleri sınırsız sen karşısında. Oysa ben nasıl anlatabilirim ki beni sana, </p>



<p class="wp-block-paragraph">Özlemek ile delilik arasında kalmış beni, seninle bütünleşmiş gözlerinin yamacında.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ozlemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limon Ağacı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/limon-agaci/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/limon-agaci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Nur Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 16:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=11787</guid>

					<description><![CDATA[Kulağından limon ağacı kokladım dün gece Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı Sabah tarçın çayı akşam sigara sonrası Nakarat: Maviye uzanıyor saçlarım ellerinden Yollarda düş sürüyor güneş taşlarından Savaş mızraklarımız kapı önünden Barikatın ardı sır, mezar çiçeklerimiz taze Kulağından limon ağacı kokladım dün gece Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kulağından limon ağacı kokladım dün gece </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sabah tarçın çayı akşam sigara sonrası</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nakarat:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maviye uzanıyor saçlarım ellerinden</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yollarda düş sürüyor güneş taşlarından </p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaş mızraklarımız kapı önünden </p>



<p class="wp-block-paragraph">Barikatın ardı sır, mezar çiçeklerimiz taze </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kulağından limon ağacı kokladım dün gece </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/limon-agaci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
