Ana Sayfa Edebiyat Deneme Eftalya

Eftalya

İri ve uzun kirpiklerinin içine hapsolmuş irisi, iki güzel tezatlığa bürünmüştü. Amber rengi gitgide savaş meydanından çekilir gibi meydanı zümrüt yeşiline bırakmıştı. Bu dağılma esnasında irisler güneşin etkisiyle cayır cayır yanıyordu. Kahverengi uysallığın ve sükûnetin gücünü gösterse de ahenkli görseliyle yeşil, asiliğin ve başkaldırının sembolüydü. Ve kız bu iki güçlü rengi iri gözlerin de taşıyordu. Saçlarının kızıllığı güneş vurunca rengini daha da güzelleştirmişti.

Usulca kafasını gökyüzüne çevirdi. Kendisini oraya ait hissediyordu. Keşke diye mırıldandı, “Keşke bir bulut olabilseydim. Her an gökyüzünde asılı olmak ne hoş olurdu kim bilir.” Yanında ki kısa saçlı küçük kız hafifçe kıpırdandı. O sadece hafif hafif esen rüzgârı hissediyordu. Kısa saçlı ufak kız yüzüne sabitlediği gülümsemeyle kafasını Maral’ın olduğu tarafa hafifçe çevirdi. Naif sesiyle öyle can alıcı cümle kurdu ki Maral’ın yüreği büyük bir yankıyla alev aldı. “Ben göremiyorum Maral, ama hissedebiliyorum.” ikisi de bir süre konuşmadılar. Bir an için dedi, sadece bir an için göremeseydim şu hayranlıkla baktığım gökyüzünü; ne yapardım?

Gerçekten bir ömür göremeyip hissetseydim… Vücudu korku ve acıyla kasıldı. Küçük kıza baktığında hala gülümsüyordu. “İstersen senin gözlerin olabilirim? Sana anlatabilirim.” Hafif utanarak söylemişti bunu. Küçük kızın tepkisinden çekiniyordu. Kız geldiğinden beri yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle marala baktı, “İyide ben bulutları görmek istemiyorum ki benim aklım bulutların ardındakinde. Orayı sende göremezken nasıl benim gözlerim olabilirsin?” Genç kız hafif bir şaşkınlıkla küçük kıza bakmıştı. Küçük Eftalya konuşunca tekrardan ona döndü, “Seni kırmadım değil mi? Ama ben gerçekten merak etmiyorum göğü.

Rüzgârı hissediyorsan gökyüzü avucundadır. Suyun ilhamına bulanmışsan da bir denizkızısındır. Yağmuru hissediyorsan eğer, buluta dokunmuşsundur. Hissediyorsan eğer zaten görüyorsundur. Bana üzülme gerçekten; gözleri olup ta göremeyenlere, yaşarken hissedemeyen insanlara üzül. Onlar bu hayatın esiri ama dedim ya benim aklım bulutların ardında Maral, eğer gören ama hissetmekten yoksun biri olsaydım çok daha kör bir insan olurdum. Görüneni görüyor gözler ama Görünmeyenden hepimiz yoksunuz.” Maral, dolan gözleriyle gökyüzüne baktı. Hissetmek belki de hepsinden daha önemliydi. Eftalya aslında birçok kişiden daha iyi görebiliyordu hakikati.

Eftalya’ya dönerek gülümsedi. “Haklısın. Herkes gökyüzüne bir nebze tutuk. ama kimse bulutlardan öteye gidemiyor.” O gün iki genç kız güneş batana kadar göğü hissettiler.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz