Şiir

Gölgeler ve İsimsizler

Dakikalar saliseler gitgide uzarken
körelmiş bir aleve tuttu yüreğini
Geçmişin pusu ve tozu paçalarından aşağı süzülmüş
yine kaçtığı kendisinden kurtulamamıştı.
Güzel bir masala körü körüne inanmış bir çocuğun saflığını taşıyordu düşüncelerin de
Ruhunu bir ip cambazı misali dik tutmalıymış gibi hissetti.
Sesine yabancı olan o kişi sorusunu yineledi
“Kendi hikâyemizin yazarı gerçekten biz miyizdir? Bu benim hikâyemse mutlu bir son yazmak istiyorum.”
Zamanın kırçıllaştırdığı gözlerinin etrafına bir kaç kırışıklık eklenmiş kadının suratın da
Hayalet bir tebessümün izi göründü
İçinde ki dağınıklığı bir düzene oturtmak istese de yapamadı
Ancak içinden bir ses ona şöyle diyordu
Ayağın kaydığında çakıldığı yer belki de hayatının başladığı yerdir kim bilir
Kim bilir belki de seni huzursuz eden sesler asıl sendir
Seni uyutmayan seni ayağa kaldıran sana diz çöktüren
sana gülen
sana ağlayan
sana haykıran sesler belki de asıl sendir
Kim bilir?

Yazar: Aleyna Oğlak

İstanbul doğumlu. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde okuyor. Yazmayı ve okumayı çok seviyor. En büyük istediği yazılarının birilerine dokunması.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir