Ana Sayfa Edebiyat Eleştiri Salih Aydemir’in Şiiri ve Araz

Salih Aydemir’in Şiiri ve Araz

Genel geçer yargıları şiirinin aktığı nehir yatağında suyun naifliği ve narinliğinde kabuktan başlayarak soyar ve onların yerine ya da karşısına doğuştan üryan bir varoluşu koyar.

   Anlaşılan o ki söz konusu ettiğim şair, yaşadığı toplumun-genel anlamda dünyanın-sosyolojik kodlarının sert kabuğuna ara ara da olsa duyguda, düşüncede ve yaşamda çarptığı için bunları dert edinip felsefik ve psikanalistik bir çerçeve ile şiirinin alanını genişletir. Bu da şiirlerinin derinlik kazanmasını sağlar.

   Aşkı ve özgürlüğü özerk bir varoluşun merkezine alarak işler. Yalnızlık da bazen farklı versiyon, yorum ve tatlarıyla bu öğelerden birinin yerini alabilmekte.

   Salih Aydemir, bazen şiiri felsefeye, bazen de felsefeyi şiire sıkmadan, acele etmeden en ilginci de fark ettirmeden taşıyan ender şairlerden.

   Öyle görünüyor ki felsefe ve şiir kendisini derinliğine meşgul eden iki akıntı hem de dipsel akıntı…

   Herkeste olduğu gibi bu şairde de kendi yaşam hikâyesi ve bu hikâyede durduğu yer şiirlerinin anlam haritasında okunabilir.

   Araz’a gelince…

   Aşk halleri…

   Ateş, şarap, seher, gece, semah… Aşkın görünür olduğu suretler ve durumlar…

   Aşkın özgürleştirici ve besleyen enerjisini yaşayarak hissettirdiğini görüyoruz.

   Şair bir nevi aşkı bir inanç halinde yaşamsallaştırarak onun bıçağının altına yatacak bir İsmail olarak samimi ve bir o kadar da cesur bir şekilde aşkı selamlar.

   Diğer ifadeyle şair, “Aşkın İsmail’i” olarak karşımıza çıkar dersem abartmış olmam zan edersem.

   Şair, bir aşk havarisidir burada. Öyle ki bazen yekvücut bir varoluşun ülkesinin kıyılarına vuracak bir aşk dalgası özelliğini de -gizli ya da açık- taşır. Şairin Kürt şiirini zirveye taşıyan, Alman şair, yazar ve düşünür olan Goethe’nin de aşkın sırrını kendisinden öğrendiğini belirten “Nîşanî” mahlasıyla anılan Melayê Cizîrî’den esinlediğini görmekteyiz.

   Aşk coğrafyasının arkeologu, gezgini, sakini ve aktivistidir şair Salih Aydemir.

   Aşkı bedene, bedeni de aşka çağıran dizelerden birer kıvılcımdır bu eser. Ancak besleyen, yaratan ve alev alev özgürlüğe gülümseyerek insanın en doğal hali olan bilinçaltını ruha dokunan bir zevkle çiçeklendiren bir eser…  Öyle ki bedeni bazen aşkın mekânı, bazen aşkı da bedenin mekânı kılar. Şair bazen dil üzerinden aşkın kapısını çalarken bazen de aşkın üzerinden dilin kapısını çalar.

   Sessizliği önemser; hatta onu, sesi aşan bir dil katmanı olarak yaşar ve görür. Her şeyde olduğu gibi bedenin de sırrı olabileceğini, olduğunu, bunun dillendirilmesiyle ölebileceğini ve öleceğini hissettirerek söyler bize. Bu sırrın yüzle beraber bedendeki örtünün dudakların tutuşmasıyla kalkabileceğini ifade eder. Belki de duygu coğrafyamızdaki her yangının bir sırrın varlığına işaret ettiğini, onun tutuşmasıyla bu sırrın ifşa edildiğini, yaşamın merkezindeki bu sırrın da aşk olduğunu bize hissettirmeye çalışmaktadır.

   Aşkın özgürlük, samimiyet halleri ve mekânları olduğunu, onsuz bir hayatın közlü bir özden yoksun bir kış kabuğundan ibaret kaldığını…

   Sözden öte doğada önce aşk vardı diyor şair. Aşkı şarapla özdeşleştirerek sürekli bir mayalanma süreci geçirdiğini… Aşkla şarabın bir varlığın iki yüzü gibi olduğunu hissettirerek söyler.

   Şair bazen teni bazen de dili önceler. Aslında her biri biraz diğeri değil midir? Toplumsal dilimiz yaşadığımız coğrafyanın sesi ise, kişisel dilimiz ve onun tınısı beden coğrafyamızın dili değil mi?

   Şairin kendi kalemiyle aşkın coğrafyasında arkeologluk yaptığını ve karşılaştığı bulguları yer yer de ten üzerinden yaşama aktardığını görüyoruz.

   Aşkın hizmetindeki bu kalem,  bizi şimdiki zamanın sahiciliğine, yaşamsallığına ve onun kendisini de delen aşkın hafifleten soluğuna çağırır.

   Kaos Çocuk Parkı Yayınları’nda çıkan son kitabı Araz’la birlikte on şiir kitabıyla okurun karşısına çıkan Şair-Yazar Salih Aydemir, aynı zamanda biri şiirsel olmak üzere iki deneme kitabının da yazarı olup başta İngilizce ve Fransızca olmak üzere Almanca, Çince, Kürtçe, Bulgarca, Rusça ve İtalyanca dillerine de çevrilerek okunmaktadır.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz