Şiir

Sensizlik Hapsi

Bugün…
Günlerden o gün,
Biliyorum.

Bugün, güneşi batıdan doğuracağım.
Bu kadar dayanılmaz bir aşk içerisinde
Olan bir ben varken,
Ne hakkı var güneşin evinden, doğudan
doğmasına?

Denizlerin anlatacakları var gibi,
Parça parça bir aşk tutturmuşlar,
Dalgalarının arasına.
Ne hakkı var denizlerin
Benim aşkıma ortak olmalarına?

Sarhoş bir adam geçiyordu
Tam yanımdan.
Elinde bir içki şişesi
İçtiği şiir gibi duruyordu.

Şişeyi bana uzattı,
Şiirler bir anda sen oldu.

Tuttum, öldürdüm adamı.
Ne hakkı vardı içinde senin adının geçtiği
Şiirleri içmesine, ne hakkı vardı?

Ben bu adamı öldürdüm!
Şimdi hapis yatacağım.
Yattığım hapsin adı
“Sensizlik hapsi” olmalı.

Ben bu adamı öldürdüm!
Benim dışında kimse seni içmemeli.
Benim dışımda kimse,
“Sensizlik hapsi”ne girmemeli.

Bugün tüm şehirleri yakmam lazım.
Boğazı ateşe verip,
Ateşe kendimi atmam lazım.
“Sensizlik hapsi”ne ancak böyle girebilirim.

Aramızda adı geçen şehirler var.
Ne hakkı var o şehirlerin aramızda olmasına?
Ben tutsam şimdi tüm şehirleri senin adın yapsam,
Herkes senin şehrinde mi yaşardı?

Yok hayır bu böyle olmamalı…
Seni bir tek ben yaşamalıyım.

Senin şehrinin adı benim şehrim olmalı.

Yazar: Eflah Nur ÖZKURTARAN

İstanbul'un Fatih ilçesinde dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi yine İstanbul'da sürdürdüm. Şu anda Yeditepe Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans düzeyi eğitimimi sürdürmekteyim. Uzun yıllardır süregelen okur kimliğimin yanı sıra son zamanlarda hikâye, şiir ve deneme türlerinde eserler kaleme almaktayım. Bir hikâyem Aralık Fanzinde kabul gördü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir