Ana Sayfa Edebiyat Şiir SÎN Şehri

SÎN Şehri

Eşyanın sonsuzluğu ve güneşin beyazlığı onun olsun istedim.

Bir sabah uyandım, bütün iyi kuşlara yalvardım

‘Senden korkmuyorum artık !’dedim

Sin şehri surlarından

Tanrı’ya bağırdım.

Ben, hakkı olan payından yoksun bırakılmış, kutsal hayatın akışından tanrı eli ile çekilip sonsuz çukura bırakılmış Pars. Bir dağ gölünde sonsuzluğa geçemem. Kanınızı yenemem. Pek az kimse kendi yazgısını tanır. Ben, yüzyılların ve imparatorlukların ardında, katliam melodilerinde kendi rüyasını kırıp pençelerini içine çeken…

Ölümün acı dudaklarına dokunduğumu ne zaman unuttum?

Osiris’in bedenindeki buğdayın gürültüsünde yakılan tarlalar kadar köksüzüm. Sabah güneşinde altın postunu koruyan kaplanı ve cennetten çalınmış dokuz pınarı hiç görmedim-Belki de babam olmadığından-

Uzaklarda bir kuzgun ötüp kapanıyor kendine

Sonrasını diyemiyorum

Başıboş bir küreğin üzerime örttüğü toprak

Ah üzgün yüreğim

Onlarla doluyum ben

Bekleyiş, kalabalık, çakırdiken ve mağluplar…

 

Önceki İçerikPatika
Sonraki İçerikMatbaa Günlüğü
Sema Güler
6 Şubat 1971’de Ankara’da doğdu. Aslen Dersimli. İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdi. Şiir yazı ve söyleşileri başlıca Esmer, Yasakmeyve, Mühür, Diri Ozanlar Derneği, Şiirden gibi dergilerde yayımlandı. Almanya, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Hollanda, Irak, Suriye ve Gürcistan’da festival, söyleşi ve okuma atölyelerine katıldı. Şiirleri; Almanca, Arnavutça, İngilizce, Kürtçe, İspanyolca, Arapça dillerine çevrilerek antolojilerde yer aldı. Hel yayınları bünyesinde Arkeoloji, Sanat ve Tarih editörlüğü yapmaktadır. Makedonya’da 2017 ''Qiriu i Naimit'' (Naimit'in Mumu)Şiir ödülünü aldı.

1 Yorum

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz