<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sadece şeyma eleştiri &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<atom:link href="https://zamansizdergi.com/tag/sadece-seyma-elestiri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<description>Herkes İçin Edebiyat</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Aug 2019 19:48:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/03/cropped-zamansiz_editor_100x100-1-32x32.jpg</url>
	<title>sadece şeyma eleştiri &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinocu Antropolojik Yaklaşım ve Sadece Şeyma</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/dinocu-antropolojik-yaklasim-ve-sadece-seyma/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/dinocu-antropolojik-yaklasim-ve-sadece-seyma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Alper]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Aug 2019 09:45:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[sadece şeyma edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sadece şeyma eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[sadece şeyma yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7928</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili yaz ortası en çok ilgi isteyen malum organa istinaden jean yerine şort, kapri giyen sahil kenarı sakinleri! Değerli “abi bizde o organ sürekli ilgi ister haliyle yaz kış şalvar kurtarır”cı Amed’li kekelerim! Ve pek kıymetli “Aaa bize ne ayol. Bizde söz konusu malum organ yok ki”ci, fundamentalistler! İnsanın tanımı yapılırken en yakın canlılık akrabası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili yaz ortası en çok ilgi isteyen malum organa
istinaden jean yerine şort, kapri giyen sahil kenarı sakinleri! Değerli “abi
bizde o organ sürekli ilgi ister haliyle yaz kış şalvar kurtarır”cı Amed’li
kekelerim! Ve pek kıymetli “Aaa bize ne ayol. Bizde söz konusu malum organ yok
ki”ci, fundamentalistler! </p><p>İnsanın tanımı yapılırken en yakın canlılık akrabası hayvan
merkez alınır. Misal Homo Sapiens (Pislik yapmayın bakim, o “Homo” sizin
sokakta ya da millet bahçesinde çayınızı kekinizi yedikten sonra çimlerinde
yuvarlanırken kullandığınız “Homo” değildir.)&nbsp;
</p><p>Vücutsal araç bakımından en zayıf canlı türlerinden olan
insanın bir özelliği de “elleri”ni (Serbest üst iki exteremite) büyük beyni
(Serebrum) yardımıyla, kullanarak araç yapabilmesidir. Ayrıca bu özelliği
Akionlu Tomas tarafından “Habet Homo rationem et manum” denilerek kutsanır. Bu
bağlamda insan dışsal araçları kendi bünyesine katmada bir numaradır. (Bu
“katma” yı istediğiniz kadar yanlış anlayabilirsiniz) Bu arada ismini ve
beraberinde vecizesinin Latincesini de unuttuğum değerli bir amcamızın “Eller
insan beyninin dışa açılan kısmıdır” demişliğini hatırlatarak “eller”in
insanlaşma için önemini bir kez daha vurgularım sevgili okur. </p><p>“Bu ne l.n! bu yaştan sonra antropoloji mi okuyacağız”cı
daha önceden tanışmışlığımız olan kekelerim! Sevgili “bu yazıda libidallık
nerede Dino?”cu hemşehrilerim. Ve pek kıymetli her haliyle Dino okuyucuları! </p><p>İşte bu araç yapabilme özelliği insanın tanımlanmasında bir
ufuk açar; “Homo Erectus” tanımlamasını doğurur. (Konunun benden beklenmeyecek
derece de bilimselleştiğinin farkındayım sevgili okur)</p><p>Vücutsal araç bakımından fakir dediysek o kadar da değil sevgili okur. Alın işte son günlerde ülkenin edebi hayatını hallaç pamuğu gibi atan olay! L.n o ne biçin vücutsal araçtır ki bir-iki kullanımı ile bir “hiç”ten ilk basımı 40.000 (KırkBin) satan ve ikinci baskısına bir hafta içerisinde hazırlanan koskoca(!) bir &#8220;Yazar” yaratabiliyor?  </p><p>“Bunun adı lam-i cimsiz; konmadır (Açın TDK sözlüğü yanı
sıra Sevanyan sözlüğü). Bu emperyal tecavüz ve üretmeden tüketme kültürünün bir
orta doğu ülkesine, popüler kültür üzerinden “sokma”, yaygınlaştırma
eylemselliğidir ”ve benzeri alengirli laflar bizi kesinlikle ilgilendirmez.
Bizi ilgilendiren tek şey; vücutsal bir aracın Türk Edebiyatının “önünü” bu
denli açabiliyor”un hayret ve dumurunda olmamızdır. Oysaki Dino çevresi olarak
mevzu bahis organın yarım gövde kadar yukarısında duran başka bir organı
kutsamıştık. İnsan yanıldıkça yaşamın ustası oluyor’u hatırlataraktan
“yanılmanın” verdiği yaşam ustalığının hazzına sigara içimindeyim sevgili okur.
Bir de mevzu bahis vücutsal organın kullanılabilmesi için gerekli olan karşıt
organın erkekte ve erekte olması determinantını “yanılmadan” aldığım hazza,
erkekte-erekte-erektus troykasını katarak katladıkça katlıyorum (bir Memur
kafası mı sarsam ne?)&nbsp; </p><p>İnsan sanat üretebilen hayvandır. (Zoon-gramafi- Latince
olmasını umarım. Ki terimi mabâdımdan uydurdum) diyerekten benim “yanılmanın”
kazandırdığı “yaşamsal ustalığı” ıskalayan Aristo emicemizi anmadan
edemiyeceğim. Zira bizim ülkede Homo Sapiensler değil Homo Sevişkenuslar ve
Homo Verişkenuslar edebiyat yapmaktalar. Bu denli uzun bir giriş ve gelişme
bölümünden sonra, Dinocu insan tanımını sunarak sunuca gitme gerekliliği
duyuyorum sevgili okur. Bu arada “soğanı ağlatacağımız günler yakındır“ </p><p>&#8211; İnsan Sevişebilen hayvandır. (Homo Sevişkenus) umut ederim
ki bu tanım bilim çevrelerince kabul görür (Belli mi olur leyn! bakarsınız
Sience kapaktan vermiş yazıyı)&nbsp; </p><p>“Hawking amcamızın yengemizi, sekreteriyle olan ve tarihin
kaydetmesi gereken aldatmasından “ete dayanmak”ta övgüyle söz ederken Acun
abimizin Sadece Şeyma ile olan girme- çıkma eylemsellğini çok mu gördün”cü
kekelerim! (Bkz. Dino Yazıları; Ete Dayanmak) Unutmayın ki Hawking fizikçi Acun
ise medyacıdır. Hem Hawking’in sekreterinin vücutsal organını kullanımı
sonrası, sekreterinin Sience de ya da herhangi bir bilim akademisinde söz
sahibi olmuşluğuna kim tanıklık edebilir ki? Hawking sekreterini fizikçi mi
yaptı leyn alla alla? Neyse konunun uzamışlığının farkında olaraktan bitiriyor
sizleri selamlıyorum.&nbsp; </p><p>Walla yukarıdaki paragrafı bitirmek istedikçe aklıma bir
şeyler gelip duruyor alın işte bir tane daha “Adını hatırlayamadığım bir yunanlı
filozof Gerusia Meclisinden alınacak bir karar ile tüm eşeklerin at ilan
edilmesini talep etmişti “hadi l.n eşekten at olur mu?” yanıtı karşısında adını
hala hatırlayamadığım yunanlı amcamız şöyle buyurmuştu “Gerusia meclisi
sakinleri oylarını kullanarak nasıl ki eşekleri senatör yapabiliyorlarsa pekâlâ
oylarını kullanarak eşekleri at ilan edebilirler” (Bkz Dino Yazıları; Haybeden)
üleyn adamlara bak. Oylarını kullanarak eşşekten at yapabiliyorlar. O da bir
şey mi leyn bizim ki şeyini kullanarak sadece Şeyma’dan edebiyatçı(!) yapıyor.
Öpmek lazım o şeyi. </p><p>Konu bu denli ero-bilimsel iken Einstein amcadan söz etmemek
mümkün mü sevgili okur? “Einstein, kütle ile enerji arasında ki ilişkiye
Dino’nun Acun ile “Sadece Şeyma“arasındaki ilişkiye burnunu soktuğu kadar sokmamış
olsaydı dünyada ne Hiroşima ne de Nagazaki yaşanırdı” diyen kekelerim, bir
uçağın tam 10.000 metreden yere çakılmasından Newton’u sorumlu tutabilirler
mi.? Ya da mevzu bahis kitap yazarının vücutsal organını kullanmasından Freud’u
sorumlu tutabilirler mi?” çelişkileri üzerinden konuyu Fenerbahçe spor kulübüne
getirmeye niyetliydim ama bir yerlerde bir kopukluk olmasından kaynaklı olacak
ya da bir bağlantının olmamasından mütevellid (Bülent Ersoy’u neden
hatırladım?) var olan bağlantıyı kuramadım sevgili okur! Neyse “tüm fikirler Tanrıdan
gelir. Ve bir bilim adamının amacı tanrının aklını okumaktır” diyerekten bu
paragrafı da bitiriyorum sevgili okur! </p><p>“Lan dino sana ne? Sen milletin şeyinin kahyası mısın”cı,
“dokunmayan yılan”cı yeni yetme Dino okuyucularına! “Leyn Dino tüm İskandinav
kızları sana kurban olsun”cu can-ciğer kekelerime! “Lan Dinodaki şu havalara
bak sanki ejderhası var”cı magazinperest uzak akrabalarıma, “Abi 4.52 dakikadır
okuyorum, konu bir organla alakalı ama hangi organ olduğunu çıkaramadım”cı ilk
kez dino okuyucularına armağanımdır. Sizleri selamlıyorum. </p><p>* İnsanın elleri ve beyni vardır.</p><p>Son not: herkesi mutlu edemezsin çünkü sen risotto soslu
geyik sırtı fileto değilsin. (Şad olsun Anthony Bourdain’in cennet mekanlık
ruhu)</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/dinocu-antropolojik-yaklasim-ve-sadece-seyma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
