<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber Sanat &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<atom:link href="https://zamansizdergi.com/zamansiz-o-an/haber-sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<description>Herkes İçin Edebiyat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 11:03:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/cropped-Untitled-design-32x32.jpg</url>
	<title>Haber Sanat &#8211; Zamansız Dergi</title>
	<link>https://zamansizdergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YAYOI KUSAMA: Sonsuzluğun İçinde Kalan Bir İz</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yayoi-kusama-sonsuzlugun-icinde-kalan-bir-iz/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yayoi-kusama-sonsuzlugun-icinde-kalan-bir-iz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zamansız Editör Kolektifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12612</guid>

					<description><![CDATA[Yayoi Kusama’nın ölümü, yalnızca uzun bir sanat hayatının sona ermesi değil, çağdaş sanatın en tanınabilir figürlerinden birinin ardında bıraktığı büyük mirasa yeniden bakmak için de bir fırsat. Noktalar, aynalar, ağlar ve kabaklar bugün dünyanın her yerinde tanınıyor. Ancak Kusama’yı yalnızca bu imgeler üzerinden hatırlamak, sanatının asıl meselesini gözden kaçırmak olur. Çünkü onun pratiğinin merkezinde yalnızca [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yayoi Kusama’nın ölümü, yalnızca uzun bir sanat hayatının sona ermesi değil, çağdaş sanatın en tanınabilir figürlerinden birinin ardında bıraktığı büyük mirasa yeniden bakmak için de bir fırsat. Noktalar, aynalar, ağlar ve kabaklar bugün dünyanın her yerinde tanınıyor. Ancak Kusama’yı yalnızca bu imgeler üzerinden hatırlamak, sanatının asıl meselesini gözden kaçırmak olur. Çünkü onun pratiğinin merkezinde yalnızca görsel olarak çarpıcı işler değil; benlik, beden, tekrar, sonsuzluk ve insanın kendisini çevresindeki dünyadan ayıran sınırlar vardı.</p>
<p>1929’da Japonya’nın Matsumoto kentinde doğan Kusama’nın sanatla ilişkisi çocukluk yıllarında başladı. Ailesinin sanatçı olma isteğine destek vermediği bir ortamda büyümesine rağmen resim yapmayı sürdürdü. Çocukluk döneminde yaşadığı yoğun görsel deneyimler, ilerleyen yıllarda sanatının temelini oluşturacak tekrar ve çoğalma fikrinin önemli kaynaklarından biri oldu. Nesnelerin, çiçeklerin ve yüzeylerin çoğaldığını deneyimlemesi, daha sonra onun sanatında noktalar, ağlar ve tekrar eden formlar olarak karşılık buldu.</p>
<p>Fakat Kusama’nın sanatını yalnızca ruhsal deneyimleriyle açıklamak yeterli değildir. Onun yaptığı, yaşadığı deneyimleri olduğu gibi aktarmak değil, onları bir sanat diline dönüştürmekti. Korku, takıntı, tekrar ve benliğin çözülmesi gibi kişisel meseleler, zamanla biçimsel ve kavramsal bir araştırmanın parçası hâline geldi. Bu nedenle Kusama’nın noktaları yalnızca dekoratif bir unsur, ağları ise yalnızca tekrar edilen bir desen değildir. Her tekrar, bireysel olanın sınırlarını aşarak daha büyük bir bütünün içine karışma fikrini taşır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12629" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015.jpg" alt="" width="1672" height="941" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015.jpg 1672w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015-300x169.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015-1024x576.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015-768x432.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0015-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1672px) 100vw, 1672px" /></p>
<p>1957’de Amerika’ya gidişiyle Kusama’nın sanat hayatında yeni bir dönem başladı. New York’a yerleştiğinde karşısında kendisini kolayca kabul eden bir sanat dünyası bulmadı. Maddi sıkıntılar yaşadı ve erkek sanatçıların ağırlıkta olduğu bir çevrede kendisine yer açmaya çalıştı. Buna rağmen üretiminden vazgeçmedi. Resimle sınırlı kalmayarak heykel, performans ve yerleştirmeye yöneldi; sanatın yalnızca tuval üzerinde gerçekleşmesi gerektiği fikrini sorguladı.</p>
<p>Kusama’nın burada verdiği mücadele, yalnızca bir sanatçı olarak tanınma mücadelesi değildi. Aynı zamanda erkek egemen bir sanat ortamında bir kadın sanatçı olarak kendi sesini duyurma çabasıydı. 1960’ların sanat dünyasında kadın sanatçıların görünürlüğü bugünkü ölçülerde değildi. Kusama ise kendisine sunulan sınırlı alanı kabul etmek yerine sanatın sınırlarını genişletmeye çalıştı. Bedenini kullandı, kamusal alana çıktı, sanat piyasasını eleştirdi ve izleyiciyi eserin pasif karşısında duran kişisi olmaktan çıkardı.</p>
<p>1960’larda gerçekleştirdiği performanslar bu açıdan önemlidir. Bedenleri puantiyelerle kapladığı çalışmalarında çıplaklık, cinsellik, savaş ve toplumsal normlarla karşı karşıya geldi. Noktalar bedeni bir yandan görünür kılarken diğer yandan onun bireysel sınırlarını belirsizleştiriyordu. Kusama için beden yalnızca temsil edilen bir nesne değildi; doğrudan sanatın malzemesiydi.</p>
<p>Bu yaklaşım, onun avangart sanat içindeki konumunu anlamak açısından da önem taşır. Avangart sanat, yalnızca alışılmadık veya sıra dışı işler üretmek anlamına gelmez. Sanatın ne olduğu, nerede gerçekleştiği, hangi malzemelerle üretilebileceği ve izleyicinin sanat eseriyle nasıl ilişki kuracağına dair yerleşmiş kabulleri sorgulamakla ilgilidir. Kusama’nın pratiğinde bu sorgulama belirgindir. Tuvalden nesneye, bedene ve mekâna yönelmesi; performansı ve yerleştirmeyi üretiminin parçası hâline getirmesi; sanat ile gündelik yaşam arasındaki sınırları zorlaması, onu dönemin deneysel sanat ortamının önemli figürlerinden biri yaptı.</p>
<p>Ancak Kusama’nın sanat dünyasıyla mücadelesinin başka bir boyutu daha vardı. Kendi fikirlerinin yeterince tanınmadığını ve bazı erkek sanatçıların benzer fikirlerle daha fazla görünürlük kazandığını dile getirdi. Bu nedenle New York yıllarına yalnızca başarılı bir sanatçının yükselişi olarak bakmak eksik kalır. Bu dönem, aynı zamanda bir kadın sanatçının kendi fikirlerinin ve üretiminin sahibi olarak kabul edilme mücadelesidir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12627" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013.jpg" alt="" width="1692" height="930" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013.jpg 1692w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013-300x165.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013-1024x563.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013-768x422.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0013-1536x844.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1692px) 100vw, 1692px" /></p>
<p>1966 tarihli Narcissus Garden bu mücadelenin sanat piyasasıyla kurduğu ilişkinin dikkat çekici örneklerinden biridir. Parlak kürelerden oluşan çalışma, izleyiciyi kendi yansımasıyla karşılaştırırken sanat eserinin ekonomik değerini de tartışmaya açtı. Kürelerin satışa sunulması, sanat piyasasının eseri estetik bir nesneden ticari bir ürüne dönüştürme biçimine yönelik ironik bir müdahaleydi. Kusama burada yalnızca bir eser üretmiyor, içinde bulunduğu sanat sistemini de sanatının konusu hâline getiriyordu.</p>
<p>Aynı dönemde geliştirdiği Infinity Nets resimleri ise Kusama’nın tekrar fikrini nasıl sistematik bir sanat diline dönüştürdüğünü gösterir. Küçük ve sürekli tekrarlanan ağlarla kaplanan yüzeylerde belirgin bir merkez yoktur. Göz, başlangıç ve bitiş noktası bulmakta zorlanır. Tek bir biçimin sürekli çoğalması, tekil olanın önemini azaltarak bütün yüzeyi tek bir sisteme dönüştürür.</p>
<p>Kusama sonsuzluğu yalnızca temsil etmiyordu; onu üretim yönteminin kendisine dönüştürüyordu.</p>
<p>Bu düşünce daha sonra aynalı odalarda mekâna taşınacaktı. Infinity Mirror Rooms ile izleyici artık eserin karşısında duran bir göz değil, eserin içine giren bir beden hâline geldi. Aynalar, ışıklar ve tekrar eden formlar aracılığıyla mekânın sınırları belirsizleşti. İzleyici kendi görüntüsünü sonsuz kez çoğalmış hâlde görürken, kendi bedeninin nerede başlayıp nerede bittiğini de sorgulamaya başladı.</p>
<p>Bu çalışmalar Kusama’nın erken dönem üretimlerinden kopuk değildir. Infinity Nets resimlerinde yüzeyin sınırlarını belirsizleştiren tekrar, aynalı odalarda mekânın sınırlarını belirsizleştirir. Birinde sonsuzluk yüzey üzerinde kurulur, diğerinde izleyicinin fiziksel deneyimine dönüşür.</p>
<p>Kabaklar da bu görsel dünyanın önemli parçalarından biridir. Kusama’nın çocukluğundan itibaren ilgisini çeken kabak formu, yıllar içinde farklı boyutlarda heykel ve yerleştirmelere dönüştü. Sarı yüzey üzerindeki siyah noktalar zamanla sanatçının en tanınan imgelerinden biri hâline geldi. Fakat kabakların önemi yalnızca popüler olmalarından kaynaklanmaz. Kişisel hafızadan gelen bir nesnenin tekrar ve çoğaltma yoluyla sanatçının genel görsel sistemine dahil edilmesi, Kusama’nın kişisel olanı evrensel bir görsel dile dönüştürme biçimini gösterir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12628" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014.jpg" alt="" width="1672" height="941" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014.jpg 1672w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014-300x169.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014-1024x576.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014-768x432.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0014-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1672px) 100vw, 1672px" /></p>
<p>1973’te Japonya’ya döndükten sonra Kusama’nın hayatı başka bir döneme girdi. Ruhsal sorunları nedeniyle Tokyo’daki bir psikiyatri hastanesinde yaşamaya başladı. Ancak bu dönem onun sanat hayatının sona erdiği bir dönem olmadı. Hastanede yaşamaya devam ederken yakınındaki stüdyosunda çalışmayı sürdürdü; resim yaptı, yazdı ve üretmeye devam etti.</p>
<p>Kusama’nın hayatının bu bölümünü yalnızca bir hastalık hikâyesi olarak anlatmak doğru değildir. Ruhsal deneyimleri elbette sanatının oluşumunda önemli bir yere sahiptir; ancak sanatını yalnızca bunların sonucu olarak görmek, sanatçının kendi üretimindeki iradesini ve düşünsel emeğini görmezden gelmek olur. Kusama, yaşadığı deneyimleri doğrudan sanat eserine dönüştürmek yerine onları yıllar boyunca tekrar, çoğalma, beden ve sonsuzluk üzerinden yeniden kurdu.</p>
<p>Belki de sanatının en güçlü tarafı burada ortaya çıkar: Kişisel olanı yalnızca kendisine ait bırakmaması.</p>
<p>Kusama’nın geç gelen uluslararası tanınırlığı da bu nedenle önemlidir. Bir dönem sanat dünyasının merkezinde yeterince görünür olmayan sanatçı, ilerleyen yıllarda çağdaş sanatın en bilinen isimlerinden birine dönüştü. Özellikle aynalı odaları milyonlarca insanın deneyimlediği küresel sanat etkinliklerine ve müze sergilerine taşındı. Bir zamanlar deneysel ve marjinal görülebilecek bazı üretim biçimleri, bugün çağdaş sanatın en geniş kitlelere ulaşan örnekleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Bu dönüşüm, Kusama’nın sanatını yalnızca popülerlik üzerinden değerlendirmemek gerektiğini de gösteriyor. Onun başarısı, tanınabilir imgeler yaratmasından çok, kendi sanat dilini yıllar boyunca sürdürmesinde yatıyor. Noktalar, ağlar, aynalar ve kabaklar birbirinden kopuk semboller değil; aynı düşünsel dünyanın farklı dönemlerdeki karşılıklarıdır.</p>
<p>Yayoi Kusama’nın 2026 yılında 97 yaşında hayatını kaybetmesiyle uzun bir sanat hayatı sona erdi. Ardında yalnızca noktalar, aynalar ve kabaklardan oluşan tanınabilir bir görsel dünya değil; resim, heykel, performans ve yerleştirmeyi bir araya getiren özgün bir sanat dili bıraktı. Kişisel deneyimlerini tekrar, beden, benlik ve sonsuzluk üzerinden dönüştüren Kusama, erkek egemen bir sanat dünyasında kendi yerini açmayı da başardı. Onun mirası, yalnızca geride bıraktığı ikonik imgelerde değil; kişisel deneyimlerini evrensel bir sanat diline dönüştürme ve kendi sanatını, kendi koşullarıyla var etme ısrarında yaşamaya devam ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12631" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0017.jpg" alt="" width="1536" height="1024" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0017.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0017-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0017-1024x683.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG-20260828-WA0017-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yayoi-kusama-sonsuzlugun-icinde-kalan-bir-iz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRÜNÜRÜN ÖTESİNDEKİ İZ</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/gorunurun-otesindeki-iz/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/gorunurun-otesindeki-iz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zamansız Editör Kolektifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12184</guid>

					<description><![CDATA[Gunes Kaplan’ın Fotoğrafında Bellek, Mekân ve İnsan Fotoğrafın Ötesinde: Bir Bakış Biçimi Bazı fotoğraflar yalnızca bir mekânı göstermez; orada bir zamanlar yaşanmış olanı hissettirir. Bir duvarın yüzeyinde, bir taşın dokusunda, kıyıda bekleyen bir figürde ya da boş bir alanda bırakılmış bir nesnede, görüntünün ötesine geçen bir şey vardır. Burada fotoğraf yalnızca görünür olanı kaydetmez; görünmeden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><em>Gunes Kaplan’ın Fotoğrafında Bellek, Mekân ve İnsan</em></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-text-align-center has-small-font-size wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"></p>



<h1 class="wp-block-heading">Fotoğrafın Ötesinde: Bir Bakış Biçimi</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı fotoğraflar yalnızca bir mekânı göstermez; orada bir zamanlar yaşanmış olanı hissettirir. Bir duvarın yüzeyinde, bir taşın dokusunda, kıyıda bekleyen bir figürde ya da boş bir alanda bırakılmış bir nesnede, görüntünün ötesine geçen bir şey vardır. Burada fotoğraf yalnızca görünür olanı kaydetmez; görünmeden geriye kalanın izini sürer.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gunes Kaplan’ın fotoğraf pratiği tam da bu eşikte konumlanır. İlk bakışta işleri mekânın, insanların ve gündelik hayatın gözlemi gibi görünebilir. Ancak daha yakından bakıldığında, pratiğinin merkezindeki meselenin temsil etmekten çok iz sürmek olduğu görülür. Kaplan; bellek, yaşantı, aidiyet ve zamanı doğrudan açıklamak yerine, bu deneyimlerin mekânlar ve bedenler üzerinde bıraktığı izleri fotoğrafik bir dile dönüştürür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden aldığı lisans eğitimi, bu bakış biçimi açısından önemlidir. Ancak pratiğini yalnızca sosyolojik bir fotoğraf yaklaşımı içinde değerlendirmek sınırlayıcı olur. Çalışmalarında belgesel gözlem, şiirsel ve sezgisel bir görsel dille birleşir. İnsan, toplum ve mekân arasındaki ilişkiler açıklanmaz; görüntünün içinde sezdirilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, Kaplan’ın kendi sanatçı metninde fotoğrafı peyzaj, mimari ve gündelik çevrelerin içindeki duygusal, toplumsal ve psikolojik katmanları araştırmanın bir yolu olarak tanımlamasıyla da örtüşür. Pratiği gözlem ile yorum arasında hareket eder; sabit anlamlar yerine belirsizliğe ve çoklu okumalara alan açar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Kaplan’ın fotoğraflarına bakarken sorulması gereken ilk soru belki de “Bu fotoğraf neyi gösteriyor?” değil, “Bu fotoğraf hangi izi taşıyor?” sorusudur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="641" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-1024x641.jpg" alt="" class="wp-image-12185" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-1024x641.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-300x188.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-768x481.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-1536x962.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_hands_blending_into_blue-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Hands Blending into Blue, 2011 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Mekânın Belleği</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın pratiğinin en belirgin özelliklerinden biri, mekânı pasif bir arka plandan deneyimin aktif taşıyıcısına dönüştürmesidir. Peyzaj, mimari ve gündelik çevreler yaşanmışlığın taşıyıcılarına dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım özellikle Taş Hatırlar I ve Taş Hatırlar II çalışmalarında görünür hâle gelir. Taş ve mimari yüzeyler yalnızca fiziksel gerçekliğin parçaları değildir. Zaman tarafından işaretlenmiş, insanlar tarafından dokunulmuş ve geçmişin izlerini taşıyan yüzeylerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Taş hatırlayabilir mi?” ilk bakışta şiirsel bir soru gibi görünebilir; ancak Kaplan’ın pratiğinde bundan daha fazlasını taşır. Bellek artık yalnızca insan zihnine ait olarak anlaşılmaz. Yaşanmış deneyimlerin mekânlarda bıraktığı izler, mekânların zaman içindeki dönüşümü ve insanların geride bıraktıkları, kolektif belleğin parçalarına dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada Kaplan’ın fotoğrafı bir tür bellek arkeolojisi olarak okunabilir. Sanatçı geçmişi yeniden kurmaz; geçmişten bugüne kalan izleri arar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de Kaplan’ın fotoğrafının temel meselesi burada ortaya çıkar: Geçmişi göstermenin yollarını bulmak değil, geçmişin şimdi üzerinde bıraktığı izi görünür kılmanın yollarını bulmak.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="617" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-1024x617.jpg" alt="" class="wp-image-12188" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-1024x617.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-300x181.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-768x463.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-1536x926.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-2048x1235.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_tasin_hatirladiklari-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>The Stone Remember I, 2013 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">İnsan Nerede Başlar, Mekân Nerede Biter?</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın insan figürüne yaklaşımı, mekâna ilişkin bu anlayıştan ayrı düşünülemez. Fotoğraflarında insan figürü nadiren yalıtılmış bir özne olarak karşımıza çıkar. Beden, çevresiyle birlikte okunur. Bazen bir yükün altında, bazen beklerken, bazen de daha büyük bir çevrenin içinde küçük bir figür olarak görünür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taş Hatırlar I bu ilişkiyi özellikle görünür kılar. Oturan figür neredeyse mimarinin içine çekilmiş gibidir. İnsan baskın özne olmak yerine ölçeği, malzemesi ve tarihi bireyi aşan bir yapının içinde tutulur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükün İzleri bu açıdan başka bir gerilimi öne çıkarır. “Yük” yalnızca taşınan fiziksel bir nesne değildir. Bedenin taşıdığı ağırlık ile yaşanmış deneyimin beden üzerine yüklediği ağırlık arasında bir gerilim oluşur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bekleyiş I ise farklı bir zamansal durum yaratır. Beklemek yalnızca bir olaydan önceki kısa süre değildir; kendi başına bir varoluş hâline gelir. İzleyici figürün neyi beklediğini bilmez. Geçmişi, geleceği ya da hikâyesi tamamlanmış olarak verilmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu eksiklik önemlidir. Kaplan, figürün biyografisini geri çekerek izleyicinin kendi deneyimini görüntünün içine yerleştirebileceği bir alan yaratır. Figürün hikâyesi tamamlanmadığında, izleyicinin hikâyesi başlayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak burada eleştirel bir gerilim de ortaya çıkar: Bağlamın geri çekilmesi fotoğrafa evrensel bir açıklık kazandırırken, aynı zamanda görüntünün ortaya çıktığı özgül toplumsal ve coğrafi gerçekliğin belirsizleşmesi riskini taşır. Kaplan’ın şiirsel dili güçlüdür; ancak asıl sınavı, şiirselliğin bağlamın yerini almasına izin vermeden varlığını sürdürebilmesidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="721" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-1024x721.jpg" alt="" class="wp-image-12189" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-1024x721.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-300x211.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-768x541.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-1536x1082.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-2048x1442.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/gunes_kaplan_shutter-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Shutter, 2018 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Gündeliğin İçindeki İnsan</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Shutter, Kaplan’ın insan figürüyle kurduğu ilişkinin farklı bir düzlemini sunar. İki çocuk, gündelik bir kentsel ortamın dokusundan koparılmış semboller olarak değil, sıradan hayatın içinde gösterilir. Fotoğrafın doğrudanlığı, Kaplan’ın daha düşünsel ve dingin görüntüleriyle üretken bir karşıtlık oluşturur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karşıtlık önemlidir; çünkü pratiğin yalnızca tek bir sessizlik estetiğine indirgenmesini engeller. Kaplan’ın insan varlığına yönelik dikkati, hareketsizlik ve mesafeden jest, karşılaşma ve gündelik etkinliğe doğru hareket edebilirken, insanların içinde bulundukları mekânlar tarafından nasıl şekillendirildiğine ilişkin ilgisini korur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="574" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-1024x574.jpg" alt="" class="wp-image-12190" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-1024x574.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-300x168.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-768x430.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-1536x860.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-2048x1147.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/Traces_of_Burden_Yukun_Izleri-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Traces of Burden, 2018 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Sessizliğin Estetiği</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın önemli sayıdaki fotoğrafı yüksek sesli görüntüler değildir. Dramatik olaylar yerine sessizlik, bekleyiş, mesafe ve boşluk duygusu taşırlar. Bu, fotoğraf yaklaşımının temel özelliklerinden biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan görüntüyü açıklamaktan çok izleyiciyi onunla kalmaya davet eder. Anlam ilk bakışta tamamlanmaz. Bir yapı, yalnızca bir yapı olmaktan çıkar; terk edilmişliği, zamanı ya da kaybı çağrıştırabilir. Bir beden, yalnızca beden olmaktan çıkar; bekleyişi, yalnızlığı ya da geçişi taşıyabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın fotoğraflarındaki boşluklar özellikle önemlidir. Boşluk, kompozisyon içinde kullanılmayan bir alan değildir. İzleyicinin kendi düşüncelerini yerleştirebileceği bir alana dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla sessizlik, Kaplan’ın fotoğraflarında bir yokluk değil, bir anlatım yöntemidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada başka bir soru ortaya çıkar: “Bir görüntü daha az söylediğinde daha fazlasını mı söyler?” Kaplan’ın pratiği bu soruya kesin bir cevap sunmaz. Bazı işlerde belirsizlik görüntünün şiirsel gücünü artırırken, bazı işlerde daha güçlü bir bağlamsal zeminin okumayı derinleştirebileceği hissedilir. Pratiği etkileyici kılan unsurlardan biri de bu gerilimdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="641" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-1024x641.jpg" alt="" class="wp-image-12191" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-1024x641.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-300x188.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-768x481.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-1536x962.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-2048x1283.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_who_wait_at_the_threshold-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Untitled (2022), 2022 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Mimari, Toplumsal Alan ve Varlığın İzi</h1>



<p class="wp-block-paragraph">2022 tarihli Untitled çalışması, Kaplan’ın mekân araştırmasını daha belirgin biçimde mimari bir alana taşır. Yıpranmış cephe, parmaklıklı pencereler ve küçük insan figürü; içerisi ile dışarısı, görünürlük ile ayrışma arasında katmanlı bir ilişki kurar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada mimari yalnızca bir dekor değildir. Yıpranmış yüzeyleri ve açıklıkları birikmiş zamanı düşündürürken, figürün konumu yapının hem yaşanmış hem de mesafeli hissedilmesini sağlar. Fotoğraf böylece toplumsal deneyimin maddi mekâna nasıl yerleştiğine ilişkin bir araştırma olarak okunabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışma boşluk fikrini de karmaşıklaştırır. Cephe pencereler, parmaklıklar, çatlaklar, yüzeyler ve izlerle doludur; yine de sahne psikolojik olarak sessizliğini korur. Görünür olan kadar yokluk da önem kazanır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="663" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-1024x663.jpg" alt="" class="wp-image-12194" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-1024x663.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-300x194.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-768x497.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-1536x994.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-2048x1326.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/8-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Echoes of the Shore  I, 2023 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Kıyı Bir Peyzaj Değil, Bir Eşiktir</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyının Yankıları I ve Kıyının Yankıları II ile kıyı, Kaplan’ın pratiği içinde önemli bir görsel ve kavramsal alana dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı iki şeyin arasında bulunur: kara ve su, kalmak ve gitmek, tanıdık ve bilinmeyen, geçmiş ve gelecek. Bu nedenle Kaplan’ın kıyı görüntüleri yalnızca peyzaj fotoğrafçılığı olarak anlaşılmaz. Ufuk, su ve insan figürü arasındaki ilişki, görüntüyü psikolojik bir alana dönüştürür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan figürü çevreye hâkim olan bir özne olarak sunulmaz. Figür, çevrenin içinde küçük bir varlık olarak konumlandırılır. Ölçek arasındaki bu fark, birey ile dünya arasındaki ilişkiyi görünür kılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla kıyı, Kaplan’ın pratiğindeki temel kavramlardan birini taşır: eşik fikrini. Bekleyiş, geçiş ve belirsizlik duyguları burada tek bir mekânsal görüntünün içinde birleşir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-1024x680.jpg" alt="" class="wp-image-12187" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-1024x680.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-300x199.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-768x510.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-1536x1020.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-2048x1359.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/the_waiting_bekleyis_1-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>The Waiting I, 2024 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Bir Varoluş Hâli Olarak Beklemek</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Bekleyiş I, eşiği bedenin içine taşır. Oturan figür güçlü bir karanlık alanın karşısında izole edilirken çevredeki peyzaj yalnızca kısmen okunabilir kalır. Görüntü anlatısal kesinliği reddeder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önemli olan figürün neyi beklediği değil, beklemenin zaman deneyimini nasıl değiştirdiğidir. Beden, sürenin bir göstergesine dönüşür. İzleyiciden, başlangıcı ve sonu bilinçli olarak geri çekilmiş bir anın içinde kalması istenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu anlamda Kaplan’ın sessizlik kullanımı yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda zamansaldır. Fotoğraf yalnızca bir bekleme mekânını göstermez; beklemenin kendisini konuya dönüştürür.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-12192" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-1024x683.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-768x512.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-1536x1024.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-2048x1365.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-1640x1093.jpg 1640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/3-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Untitled (2025), 2025 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">2011’den 2025’e: Aynı Soruların Dönüşümü</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın portfolyosunun kronolojik olarak okunması, pratiğinin tek bir konuya bağlı olmadığını; ancak belirli soruların yıllar içinde farklı biçimlerde geri döndüğünü gösterir. 2011 tarihli Maviye Karışan Eller ve Kadim İzler ile başlayan seçki; Taş Hatırlar I–II, Shutter, Yükün İzleri, 2022 tarihli Untitled, Kıyının Yankıları I, Bekleyiş I ve 2025 tarihli işlere doğru ilerler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışmalar biçimsel olarak farklı olsalar da belirgin bir kavramsal süreklilik vardır. İnsan nerede durur? Bir mekân ne kadar geçmiş taşıyabilir? Bir beden çevresinden ne kadar bağımsız olabilir? Bir görüntü geçmişi koruyabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">2025 tarihli Untitled, bu gelişimi anlamak açısından özellikle önemlidir. Bitmemiş bir yapının üzerinde hareket eden küçük figürler, insan emeğini geniş ve neredeyse boş bir alanla karşı karşıya getirir. Görüntü, bellek sorusunu inşa, değişim ve mekânın geçici niteliğine doğru genişletir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyının Yankıları II ile birlikte düşünüldüğünde, yine 2025 tarihli bu çalışma Kaplan’ın geçişe yönelik ilgisinin tek bir peyzaja ya da tek bir anlatıya bağlı olmadığını düşündürür. Geçiş, suyun kıyısında olduğu kadar inşa hâlindeki bir mimaride de ortaya çıkabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın pratiğinin değeri kısmen kesin cevaplar vermeyi reddetmesinde yatar. Aynı sorulara zamanın farklı noktalarından geri döner. Bu nedenle gelişimini yalnızca teknik bir ilerleme olarak değil, bakışının derinleşmesi olarak anlamak daha anlamlıdır..</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="696" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-1024x696.jpg" alt="" class="wp-image-12193" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-1024x696.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-300x204.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-768x522.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-1536x1044.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Echoes of the Shore II, 2025 — Photography</em></p>



<h1 class="wp-block-heading">Kaplan’ın Fotoğraf İçindeki Konumu</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın pratiğini yalnızca “şiirsel fotoğraf” olarak tanımlamak, onun medyumla kurduğu ilişkinin önemli bir bölümünü dışarıda bırakır. Mesele yalnızca estetik açıdan etkileyici görüntüler üretmek değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan, fotoğrafın belgesel niteliği ile kişisel yorum arasındaki sınırda çalışır. Gerçek bir mekândan, gerçek bir karşılaşmadan ya da gerçek bir bedenden yola çıkar; ancak görüntüyü olduğu hâliyle bırakmak yerine onu duygu ve çağrışım alanına taşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım bizi fotoğrafın temel sorularından birine geri götürür: “Fotoğraf gerçekliği kaydeder mi, yoksa onu yeniden mi kurar?” Kaplan’ın çalışmaları ikinci ihtimale daha fazla yaklaşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir fotoğraf gerçek bir anı kaydedebilir; ancak sanatçının kadrajı, mesafesi, seçimi ve boşluğu kullanma biçimi bu gerçekliği yeniden düzenler. Fotoğraf Kaplan için bu nedenle yalnızca gerçekliği dondurmanın bir aracı değil, onun içindeki görünmez ilişkileri araştırmanın bir aracıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-06-11-at-20.22.57-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-12204" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-06-11-at-20.22.57-768x1024.jpeg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-06-11-at-20.22.57-225x300.jpeg 225w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-06-11-at-20.22.57-1152x1536.jpeg 1152w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-06-11-at-20.22.57-scaled.jpeg 1440w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<h1 class="wp-block-heading">Yeni Bir Eşik: Uluslararası Bağlam ve Londra</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın son dönem sergi faaliyetleri, pratiğinin giderek genişleyen uluslararası boyutuna işaret eder. Çalışmaları ulusal sergi bağlamlarının ötesine geçerek çeşitli uluslararası grup sergilerinde farklı izleyicilerle ve farklı sanatsal bağlamlarla karşılaşmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2026 yılında sergi faaliyetleri arasında Londra’daki Espacio Gallery’de Parallel Traces ve The Holy Art Gallery’de Into the Fold ile Tokyo’daki Design Festa Gallery’de Eye of the Universe yer almaktadır. Ayrıca VIII IAAF Bodrum Art Fair, Antalya Contemporary Art Fair ve III. İzmir Art Fair gibi önemli Türkiye sanat fuarı bağlamlarında da yer almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu gelişim yalnızca sergilerin sayısı açısından değil, Kaplan’ın uzun soluklu fotoğrafik araştırmasının özgün coğrafi bağlamının dışında karşılaşılmaya başlaması açısından önemlidir. Böylece mekân, bellek ve aidiyet soruları yeni bir boyut kazanır: Belirli mekânlara dayanan bir görsel dil kültürler arasında nasıl hareket eder?</p>



<p class="wp-block-paragraph">14–17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Londra’daki Espacio Gallery’de gerçekleşecek Now &amp; Beyond uluslararası grup sergisi bu sürecin güncel noktalarından birini oluşturur. Ancak gerçekleşmiş sergiler ile Kaplan’ın henüz gerçekleşmemiş sergilerini ayırmak önemlidir: Bu sergi, metnin yazıldığı sırada gelecekteki bir etkinliktir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun hemen ardından başka bir eşik gelir. Kaplan’ın Londra’daki ilk kişisel sergisi, 25 Eylül–1 Ekim 2026 tarihleri arasında Gallery Marquess’te gerçekleşecektir. Bu geçiş yalnızca yeni bir sergi mekânına geçiş değildir. Farklı dönemlerde üretilmiş işlerin daha bütünlüklü bir bağlam içinde yeniden değerlendirilmesi anlamına gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grup sergilerinde tek tek karşılaşılan çalışmalar, kişisel sergide başka bir soruyla karşılaşacaktır: “Bu fotoğraflar yan yana geldiklerinde nasıl bir bütün oluşturuyor?” Bu soru Kaplan’ın pratiği için özellikle önemlidir. Çalışmalarında tekrar eden bellek, mekân, beden, bekleyiş, iz ve geçiş kavramları, kişisel sergi bağlamında daha açık biçimde ifade edilen bir görsel araştırmaya dönüşebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka bir deyişle Londra’daki kişisel sergi, Kaplan’ın bugüne kadarki pratiğinin yeniden okunabileceği yeni bir eşik oluşturur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1009" height="1024" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-1009x1024.jpg" alt="" class="wp-image-12210" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-1009x1024.jpg 1009w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-296x300.jpg 296w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-768x780.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-1513x1536.jpg 1513w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-2017x2048.jpg 2017w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/1dc58aaa-19a3-4c68-b907-a983286e38dd-1-scaled.jpg 1891w" sizes="auto, (max-width: 1009px) 100vw, 1009px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="576" height="1024" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-576x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-12206" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-576x1024.jpeg 576w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-169x300.jpeg 169w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-768x1365.jpeg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-864x1536.jpeg 864w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-1152x2048.jpeg 1152w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/IMG_2268-scaled.jpeg 1080w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure>



<h1 class="wp-block-heading">Görüntüden Sonra Geriye Ne Kalır?</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Gunes Kaplan’ın fotoğraf pratiğini “bellek”, “mekân” ya da “insan” gibi kavramlarla tanımlamak kolaydır. Ancak işlerinin asıl gücü bu kavramların tek tek kendisinden değil, aralarındaki ilişkilerden ortaya çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taş geçmişi taşır. Beden yaşanmış deneyimi taşır. Mekân insanın izini taşır. Kıyı geçişi taşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın fotoğraflarında görünür ile görünmez arasındaki sınır hiçbir zaman tamamen kapanmaz. Sanatçı izleyicinin görüntüyü tamamlamasına izin verir. Belki de bu nedenle fotoğrafına bir belge olarak değil, bir iz olarak yaklaşmak daha doğrudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fotoğraf bir anı dondurur; ancak Kaplan aynı zamanda o anın çevresindeki zamanı görünür kılmaya çalışır. Görüntülerin giderek daha hızlı tüketildiği bir dünyada bu yaklaşım özellikle anlamlıdır. Bir fotoğrafın değeri yalnızca ne kadar çarpıcı olduğunda değil, izleyicinin zihninde ne kadar süre kalabildiğinde de yatar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın çalışmaları bu hıza direnir. Bakışı yavaşlatır. Bizi bir taşın yüzeyine, bir bedenin taşıdığı ağırlığa, boş bir alana, yarım kalmış bir yapıya ya da uzak bir kıyıya yeniden bakmaya çağırır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve sonunda bizi fotoğrafın ötesine geçirerek kendimize geri döndürür. Çünkü Kaplan’ın fotoğraflarında temel soru yalnızca görüntünün içinde neyin var olduğu değil, görüntüden sonra neyin kaldığıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de Kaplan’ın Londra’daki ilk kişisel sergisi bu nedenle yalnızca yeni bir sergi değildir. 2011’den bu yana gelişen görsel bir araştırmanın bir araya getirildiği, bellek ile mekân arasındaki ilişkinin yeniden düşünüldüğü ve tek tek görüntülerin daha büyük bir anlatıya dönüşme ihtimalinin sınandığı yeni bir aşamayı temsil eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan’ın fotoğrafı bizden yalnızca bir mekâna bakmamızı istemez. O mekânda bıraktığımız izi düşünmemizi ister.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle onun fotoğraflarındaki sessizlik boşluk değildir. Hatırlamanın başladığı yerdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="681" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-1024x681.jpg" alt="" class="wp-image-12209" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-1024x681.jpg 1024w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-300x199.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-768x511.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-1536x1021.jpg 1536w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-2048x1362.jpg 2048w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-1640x1093.jpg 1640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2026/08/The_Stone_Remember_2-1-scaled.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph"><em>The Stone Remember II , 2014 Photography</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph"><em>Yazan: Gamze Kartal</em></p>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph"><em>Eser görselleri: Güneş Kaplan’ın sanatçı portfolyosu</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/gorunurun-otesindeki-iz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Telli&#8217;yi Okumak</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ahmet-telliyi-okumak/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ahmet-telliyi-okumak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zamansız Editör Kolektifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=12013</guid>

					<description><![CDATA[“Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider.” Bazı dizeler, yazıldıkları dönemi aşarak ortak hafızanın bir parçasına dönüşür. Ahmet Telli&#8217;nin “Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider.” dizesi de yalnızca bir ayrılığı değil; bir kentin ruhunu, belleğin kırılganlığını ve geride kalan sessizliği anlatır. Telli&#8217;nin şiiri, bireysel acıyı toplumsal hafızayla buluşturur; aşkı, kaybı, umudu ve direnci aynı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider.”</strong></p>
<p>Bazı dizeler, yazıldıkları dönemi aşarak ortak hafızanın bir parçasına dönüşür. Ahmet Telli&#8217;nin “Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider.” dizesi de yalnızca bir ayrılığı değil; bir kentin ruhunu, belleğin kırılganlığını ve geride kalan sessizliği anlatır. Telli&#8217;nin şiiri, bireysel acıyı toplumsal hafızayla buluşturur; aşkı, kaybı, umudu ve direnci aynı şiir evreninde bir araya getirir. Bu nedenle Ahmet Telli&#8217;yi okumak, yalnızca bir şairi değil, insanın kendisiyle ve yaşadığı çağla kurduğu ilişkiyi de okumaktır.</p>
<p>2 Aralık 1946&#8217;da Çankırı&#8217;nın Eskipazar ilçesinde doğan Ahmet Telli, öğretmenlikten yayıncılığa uzanan yaşamı boyunca yazmayı hiç bırakmadı. İlk şiiri genç yaşlarda yayımlandı; 1979&#8217;da yayımlanan ilk kitabıyla birlikte çağdaş Türk şiirinin özgün seslerinden biri olarak öne çıktı. Ardından gelen Hüznün İsyan Olur, Su Çürüdü, Belki Yine Gelirim, Çocuksun Sen ve Nidâ gibi eserleriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı.</p>
<p>Ahmet Telli&#8217;nin şiirini belirleyen en önemli özelliklerden biri, bireysel olan ile toplumsal olan arasında kurduğu güçlü dengedir. Şiirlerinde aşk, yalnızlık, kent, bellek, ayrılık ve umut birbirinden kopuk temalar değildir; aynı yaşamın farklı yüzleri olarak yan yana durur. Sözcükleri yüksek sesle değil, derin bir iç sesle konuşur. Bu nedenle şiiri, ilk okumada değil; zaman içinde okurun belleğinde büyüyen, her dönüşte yeni anlamlar kazanan bir etki bırakır.</p>
<p>Hüznün İsyan Olur, yalnızca bir kitap adı değil, Ahmet Telli&#8217;nin şiir anlayışını özetleyen güçlü bir ifadedir. Onun dizelerinde hüzün edilgen bir duygu değildir; insanı hayata, hafızaya ve umuda bağlayan bir direnme biçimine dönüşür. Büyük söylemlere ihtiyaç duymadan güçlü olabilen şiirin en etkileyici örneklerinden birini sunar.</p>
<p>Şiirlerinin bestelenmesi, farklı kuşaklar tarafından yeniden okunması ve dizelerinin yıllar boyunca dilden dile dolaşması, Ahmet Telli&#8217;nin yalnızca kendi dönemine değil, sonraki kuşaklara da seslenebildiğini gösterir. Onun şiiri, zamana direnen metinlerin taşıdığı o sessiz ama kalıcı güce sahiptir.</p>
<p>10 Temmuz 2026&#8217;da yaşamını yitiren Ahmet Telli, ardında yalnızca kitaplar bırakmadı; okurunu düşünmeye, hatırlamaya ve yeniden hissetmeye çağıran güçlü bir şiir dili bıraktı. Belki de bir şair için en kalıcı miras budur: Dizelerinin yıllar sonra bile yeni okurlarda aynı yankıyı uyandırabilmesi. Ahmet Telli&#8217;yi okumak, bugün hâlâ bu yankının peşinden gitmektir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ahmet-telliyi-okumak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;SUYA YAZILMIŞ ZAMAN” sinema filmi yolda.</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/suya-yazilmis-zaman-sinema-filmi-yolda/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/suya-yazilmis-zaman-sinema-filmi-yolda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 06:38:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=9550</guid>

					<description><![CDATA[‘Suya Yazılmış Zaman’ sinema filmi projesinin alt yapı çalışmaları başladı. Dersim’in Divane Delileri romanından esinlenerek hazırlanan filmin senaryosunu aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstlenen Mustafa Diyar Demirsoy yazdı. Yapımcılığını Dersim’in Divane Delileri kitabının yazarı Nurettin Aslan’ın üstlendiği filmin proje danışmanlığını ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Aslan yapmaktadır. Film projesinin koordinatörlüğü de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">‘Suya Yazılmış Zaman’ sinema filmi projesinin alt yapı çalışmaları başladı. <em>Dersim’in Divane Delileri</em> romanından esinlenerek hazırlanan filmin senaryosunu aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstlenen Mustafa Diyar Demirsoy yazdı. Yapımcılığını <em>Dersim’in Divane Delileri</em> kitabının yazarı Nurettin Aslan’ın üstlendiği filmin proje danışmanlığını ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Aslan yapmaktadır. Film projesinin koordinatörlüğü de Ali Çiftçi’ye teslim edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekimlerine 2021 yaz aylarında başlanacak olan ‘<em>Suya Yazılmış Zaman’</em> filmi, geleneksel ve modern kültürde ‘delilik’ kategorisinin, Dersim gibi özgün bir toplumsal coğrafyada var olma biçimini, sinema sanatı içinde üretmeye odaklanmaktadır. Dünyanın neredeyse her yerinde aynı şekilde kodlanmış ‘deliliğin’, Dersim’in kadim kültürü ve inanç geleneği içinde anlam bulan ayrıksı yeri filmin temel hareket noktasıdır. Bir aşk hikayesi etrafında olup bitenler anlatılacaktır. Amaç, sinemanın hali, dili, tekniği, yöntemi ve bakışıyla bu sosyal olguyu izleyiciyle buluşturmaktır.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="751" height="528" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/01/suya-yazilimis-zaman1.jpg" alt="" class="wp-image-9554" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/01/suya-yazilimis-zaman1.jpg 751w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/01/suya-yazilimis-zaman1-300x211.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2021/01/suya-yazilimis-zaman1-600x422.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 751px) 100vw, 751px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Almanya’da Berlin ve Stuttgart’ta; Türkiye’de ise İstanbul ve Dersim’de çekimleri yapılacak <em>Suya Yazılmış Zaman</em> sinema filminde, aralarında sürpriz isimlerin de bulunduğu geniş bir oyuncu kadrosu yer alacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye ve Avrupa başta olmak üzere başka ülkelerde de gösterilmesi planlanan film, özgün toplumsal ve kültürel bağlamı, güçlü senaryosu, çekim coğrafyaları, oyuncu nitelikleri ve bir bütün olarak titiz bir çalışmanın ürünü olarak çok geniş sosyal kesimlerin ilgi ve dikkatlerini çekecektir. Film proje ekibi olarak bunun işaretlerini daha şimdiden görebilmekteyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senarist ve Yönetmen Mustafa&nbsp; Diyar Demirsoy&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapımcı Nurettin Aslan</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/suya-yazilmis-zaman-sinema-filmi-yolda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zamansız Kitap Sitesi Açıldı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/zamansiz-kitap-sitesi-acildi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/zamansiz-kitap-sitesi-acildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zamansız Editör Kolektifi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 08:28:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=8978</guid>

					<description><![CDATA[Online kitap satışı olarak faaliyet gösterecek olan zamansizkitap.com sitesi açıldı. Açılışa özel 75 TL ve üzeri alışverişlerinizde ücretsiz kargo, defter hediyesi ve MNG Kargo kapıda ödeme seçeneği ile istediğiniz kitaba sahip olabilirsiniz. Sitedeki bütün kitaplara MNG Kargo kapıda ödeme seçeneği ile sahip olabilirsiniz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Online kitap satışı olarak faaliyet gösterecek olan <a href="http://zamansizkitap.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener" title="zamansizkitap.com">zamansizkitap.com</a> sitesi açıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açılışa özel 75 TL ve üzeri alışverişlerinizde ücretsiz kargo, defter hediyesi ve MNG Kargo kapıda ödeme seçeneği ile istediğiniz kitaba sahip olabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sitedeki bütün kitaplara MNG Kargo kapıda ödeme seçeneği ile sahip olabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="880" height="440" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2020/06/ucretsiz-defter-kargo-880x440-1.jpg" alt="" class="wp-image-8980" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2020/06/ucretsiz-defter-kargo-880x440-1.jpg 880w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2020/06/ucretsiz-defter-kargo-880x440-1-300x150.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2020/06/ucretsiz-defter-kargo-880x440-1-600x300.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 880px) 100vw, 880px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/zamansiz-kitap-sitesi-acildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü Emily Ruskovich’in</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/uluslararasi-dublin-edebiyat-odulu-emily-ruskovichin/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/uluslararasi-dublin-edebiyat-odulu-emily-ruskovichin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jun 2019 13:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7500</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü bu yıl ABD&#8217;li yazar Emily Ruskovich’e verildi. Ruskovich’in Şubat 2019’da Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan romanı&#160;Idaho, 100.000 avroluk para ödülünün sahibi oldu. Dünyanın en önemli edebiyat ödüllerinden&#160;olan&#160;Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü, 1996 yılından beri her yıl İrlanda&#8217;nın başkenti Dublin&#8217;de veriliyor.&#160;Dublin Şehir Kütüphaneleri ve Dublin Kent Konseyi&#160;işbirliğiyle düzenlenen ödülü&#160;kazanan yazar aynı zamanda 100 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü bu yıl
ABD&#8217;li yazar Emily Ruskovich’e verildi. Ruskovich’in Şubat 2019’da Yapı Kredi
Yayınları tarafından yayımlanan romanı&nbsp;</em>Idaho<em>, 100.000 avroluk para ödülünün sahibi oldu.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın en önemli edebiyat ödüllerinden&nbsp;olan&nbsp;Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü, 1996 yılından beri
her yıl İrlanda&#8217;nın başkenti Dublin&#8217;de veriliyor.&nbsp;Dublin Şehir
Kütüphaneleri ve Dublin Kent Konseyi&nbsp;işbirliğiyle düzenlenen ödülü&nbsp;kazanan yazar aynı zamanda 100 bin avroluk bir ödüle
de sahip oluyor.<strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yılki ödüle&nbsp;<em>Idaho</em>&nbsp;adlı
romanı ile layık görülen&nbsp;ABD&#8217;li yazar Emily Ruskovich,
duygularını&nbsp;<em>“Kazandığım ödül o kadar büyük bir para ki! Tek bir romana
bu kadar büyük bir ödül verildiğine inanamıyorum. Bu parayla ne yapacağımı tam
olarak bilmiyorum ama artık, eninde sonunda yazarlığım için kazançlı olacak
seçimler yapabileceğimi düşünüyorum”&nbsp;</em>sözleriyle dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ödülün bu yılki seçici
kurulu ise yaptığı açıklamada&nbsp;<em>Idaho</em>’nun<em>&nbsp;“müzik, şiir,
edebiyat ve sanatın kurtarıcı ve iyileştirici potansiyeline dair bir başyapıt” </em>olduğunu
belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2015
yılına kadar Impac Dublin Edebiyat Ödülü adıyla verilen ödülü 2003 yılında<strong>&nbsp;&nbsp;<em>Benim Adım Kırmızı</em>&nbsp;&nbsp;</strong>ile Orhan Pamuk kazanmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Idaho</strong> </p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Roman, yazar Ruskovich’in de büyüdüğü Idaho’da geçiyor.</em> <em>Ann ile Wade’in, Idaho’nun çetin ve güzel doğasında sürdüğü sakin yaşam, Wade’in kaybolan hafızası ve saldırgan davranışlarıyla bozulmaya başlar. Wade’in ilk eşi Jenny ve kızlarıyla yaşadığı eski mutlu hayatın nasıl ve neden altüst olduğunu öğrenmeye çalışan Ann’in zamanı, kocasının aksayan hafızası yüzünden giderek azalmaktadır. Farklı kişilerin bakış açılarından aktarılan ve çeşitli zaman ve mekânlar arasında mekik dokuyan anlatıyla, karakterlerden bazılarını birbirinden koparan, bazılarınıysa bir araya getiren trajedi yavaş yavaş gün ışığına çıkacaktır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Roman, yazar Ruskovich’in de büyüdüğü Idaho’da geçiyor.</em> <em>Ann ile Wade’in, Idaho’nun çetin ve güzel doğasında sürdüğü sakin yaşam, Wade’in kaybolan hafızası ve saldırgan davranışlarıyla bozulmaya başlar. Wade’in ilk eşi Jenny ve kızlarıyla yaşadığı eski mutlu hayatın nasıl ve neden altüst olduğunu öğrenmeye çalışan Ann’in zamanı, kocasının aksayan hafızası yüzünden giderek azalmaktadır. Farklı kişilerin bakış açılarından aktarılan ve çeşitli zaman ve mekânlar arasında mekik dokuyan anlatıyla, karakterlerden bazılarını birbirinden koparan, bazılarınıysa bir araya getiren trajedi yavaş yavaş gün ışığına çıkacaktır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/uluslararasi-dublin-edebiyat-odulu-emily-ruskovichin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKKS’dan Erken Modern Dönemde Varlıklı Osmanlı Kadınlarının Maddi Dünyası</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/ykksdan-erken-modern-donemde-varlikli-osmanli-kadinlarinin-maddi-dunyasi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/ykksdan-erken-modern-donemde-varlikli-osmanli-kadinlarinin-maddi-dunyasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jun 2019 08:47:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7466</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlar konusunda uzun zamandır süregelen olumsuz imgelerden biri de, onların soyut düşünceye yatkın olmayan, tamamen maddi dünyaya ait olan varlıklar olduklarıdır. Evrensel olan bu önyargının doğru olup olmadığını test etmenin önkoşulu, kadınların içinde bulunduğu dünyayı daha yakından tanıma çabası içinde olmaktır. Bilim Akademisi tarafından Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde düzenlenen Bilim Akademisi &#160;Konferansları’nın Haziran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kadınlar konusunda uzun zamandır
süregelen olumsuz imgelerden biri de, onların soyut düşünceye yatkın olmayan,
tamamen maddi dünyaya ait olan varlıklar olduklarıdır. Evrensel olan bu
önyargının doğru olup olmadığını test etmenin önkoşulu,
kadınların içinde bulunduğu dünyayı daha yakından tanıma çabası içinde
olmaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim Akademisi tarafından Yapı
Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde düzenlenen Bilim<strong><em> </em></strong>Akademisi &nbsp;Konferansları’nın
Haziran ayındaki konuğu <strong>Prof. Dr. Suraiya Faroqhi</strong>, bu çabayı
gösterenlerin ilgisini çekecek bir konuşma yapacak. Osmanlı Tarihi
üzerine araştırmalarıyla tanınan Faroqhi, 18. yüzyılda Bursa ve İstanbul’da
yaşamış varlıklı Osmanlı kadınlarının yaşamlarını ele alacak. Kadınların
kullandıkları ziynet eşyaları, kıyafetleri ve ev mobilyaları gibi eşyalarından
yola çıkarak, Osmanlı’nın kentsoylu kadınların
yaşamlarına ve yaşadıkları döneme ışık tutacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Erken Modern Dönemde Varlıklı Osmanlı Kadınlarının Maddi Dünyası” </strong>konferansı <strong>19 Haziran Çarşamba</strong> günü <strong>saat: 18:30</strong>’da Loca’da.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="293" height="470" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_01.jpg" alt="" class="wp-image-7468"/><figcaption>Osmanlı Dönemi 18. yy Kadın Kıyafeti, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu&#8217;ndan.</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="884" height="547" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02.jpg" alt="" class="wp-image-7469" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02.jpg 884w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-300x186.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-600x371.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-768x475.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-679x420.jpg 679w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-640x396.jpg 640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/06/01_yazi_ici_resim_02-681x421.jpg 681w" sizes="auto, (max-width: 884px) 100vw, 884px" /><figcaption>Çatma Yastık Yüzü, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu&#8217;ndan.</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suraiya Faroqhi Hakkında:<br></strong><em>1941 yılında Berlin’de doğan Suraiya Faroqhi Hamburg, İstanbul ve Bloomington/Indiana üniversitelerinde okudu. 1971-87 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde hocalık yaptıktan sonra 1988-2007 yıllarında Münih’teki Ludwig-Maximilians Universitaet’te Ortadoğu Tarihi ve Kültürü ve Türk Araştırmaları Enstitüsü’nde profesör olarak görev yaptı. 2007-2017 yıllarında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde görev yapmış ve ‘emerita’ ünvanını almıştır. Halen İbn Haldun Üniversitesi Tarih Bölümü’nde ders vermektedir.</em> </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/ykksdan-erken-modern-donemde-varlikli-osmanli-kadinlarinin-maddi-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıvanç Sezer’in “Küçük Şeyler” Filmine Karlovy Vary’den Müjdeli Haber</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/kivanc-sezerin-kucuk-seyler-filmine-karlovy-varyden-mujdeli-haber/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/kivanc-sezerin-kucuk-seyler-filmine-karlovy-varyden-mujdeli-haber/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jun 2019 09:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7382</guid>

					<description><![CDATA[İlk filmi&#160;“Babamın Kanatları” ile festivallerde adını başarıyla duyuran Kıvanç Sezer’in Nisan 2019’da çekimlerini tamamladığı ikinci filmi&#160;“Küçük Şeyler”, 54. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışmaya hak kazandı! Yapımcılığını Tolga Karaçelik, Kıvanç Sezer ve Kanat Doğramacı’nın üstlendiği&#160;“Küçük Şeyler”, kısa bir kurgu sürecinin ardından Karlovy Vary’den gelen müjdeli haberle festival yolculuğuna hızlı bir başlangıç yapmış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlk filmi&nbsp;</strong><strong><em>“Babamın Kanatları”</em></strong><strong> ile festivallerde adını başarıyla duyuran Kıvanç Sezer’in Nisan 2019’da çekimlerini tamamladığı ikinci filmi&nbsp;</strong><strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong><strong>, 54. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışmaya hak kazandı! Yapımcılığını Tolga Karaçelik, Kıvanç Sezer ve Kanat Doğramacı’nın üstlendiği&nbsp;</strong><strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong><strong>, kısa bir kurgu sürecinin ardından Karlovy Vary’den gelen müjdeli haberle festival yolculuğuna hızlı bir başlangıç yapmış oldu.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Babamın Kanatları”&nbsp;</em>filmiyle 23. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yedi ödüle, 53. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde beş ödüle layık görülen yönetmen&nbsp;<strong>Kıvanç Sezer</strong>, kendisinin yazıp yönettiği yeni filmi&nbsp;<strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong>in çekimlerini nisan ayında tamamladı. Başrollerini&nbsp;<strong>Alican Yücesoy</strong> ve&nbsp;<strong>Başak Özcan</strong>’ın paylaştığı film, kısa bir kurgu döneminin ardından dünyanın en eski film festivallerinden biri olan&nbsp;<strong>Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali 2019</strong>’un&nbsp;<strong>Ana Yarışma</strong> bölümünde yarışmaya hak kazanarak ilk başarısını elde etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekimleri 1,5 ay aralıklarla toplamda üç haftada tamamlanan ve üç ayrı kısa film gibi çekilen&nbsp;<strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong>, mizah unsurunun eksik olmadığı, trajikomik anlatım diliyle dikkatleri çekiyor. Film, İstanbul’un uzak bir semtindeki lüks sitelerinde oturan Onur ve Bahar çiftinin, Onur’un işten atılmasıyla yaşadıkları zor zamanları anlatıyor.&nbsp;<strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong>, modern Türkiye’nin yeni orta sınıf, beyaz yaka yaşantılarını; hayatlarında yeni bir noktanın eşiğine gelen Onur ve Bahar çifti üzerinden kaçınılmaz kavgalarla, kabuslarla, absürt durumlarla, bedensel ve ruhsal değişimlerle beyaz perdeye taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başrollerini&nbsp;<strong>Alican Yücesoy</strong> ve&nbsp;<strong>Başak Özcan</strong>’ın<strong>&nbsp;</strong>paylaştığı&nbsp;<strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong>de;&nbsp;<strong>Bülent Emrah Parlak, Seda Türk</strong><strong>men, Müfit Kayacan, Tuğçe Altuğ, Nihal Koldaş, Ece Dizdar, Zeynep Dinsel, Kubilay Tuncer, Nezaket Erden, Jaki Baruh, Barış Gönenen, Kürşat Karaman, Serhan Süsler</strong> ve&nbsp;<strong>Nihan Aypolat</strong> rol alıyor. Görüntü yönetmenliğini&nbsp;<strong>Hatip Karabudak</strong>’ın, sanat yönetmenliğini&nbsp;<strong>Alceste Wegner</strong> ve&nbsp;<strong>Reyhan Acar</strong>’ın yaptığı filmin uygulayıcı yapımcılığını&nbsp;<strong>Selim Güntürkün</strong>, yardımcı yönetmenliğini ise&nbsp;<strong>Emin Akpınar</strong> üstleniyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Asteros Film</strong>,<strong> Karaçelik Film&nbsp;</strong>ve<strong> Zebra Productions</strong> yapımı olan<strong>&nbsp;</strong><strong><em>“Küçük Şeyler”</em></strong>, tüm dünyadaki festival yolculuğuna devam edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilgi için:&nbsp;</strong><a href="http://www.asterosfilm.com/">asterosfilm.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">	<a href="https://www.facebook.com/asterosfilm">facebook.com/asterosfilm</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“KÜÇÜK ŞEYLER”</em></strong><strong><em> FİLMİNİN KÜNYESİ:</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>OYUNCULAR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Alican Yücesoy<br>Başak Özcan<br>Bülent Emrah Parlak<br>Seda Türkmen<br>Müfit Kayacan<br>Tuğçe Altuğ<br>Nihal Koldaş<br>Ece Dizdar<br>Zeynep Dinsel<br>Kubilay Tuncer<br>Nezaket Erden<br>Jaki Baruh<br>Barış Gönenen<br>Kürşat Karaman<br>Serhan Süsler<br>Nihan Aypolat</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazar ve Yönetmen&nbsp;		:&nbsp;	<strong>Kıvanç Sezer</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapımcılar			:	<strong>Tolga Karaçelik, Kanat Doğramacı, Kıvanç Sezer</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapım				:	<strong>Asteros Film, Karaçelik Film, Zebra Productions</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortak Yapım			:	<strong>Işık Sanat, Bando Post Production House</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüntü Yönetmeni		:	<strong>Hatip Karabudak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanat				:	<strong>Alceste Wegner, Reyhan Acar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Uygulayıcı Yapımcı		:	<strong>Selim Güntürkün</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yardımcı Yönetmen		:	<strong>Emin Akpınar</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/kivanc-sezerin-kucuk-seyler-filmine-karlovy-varyden-mujdeli-haber/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haldun Dormen Liderliğinde Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/haldun-dormen-liderliginde-muzikal-oyunculuk-yaz-okulu/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/haldun-dormen-liderliginde-muzikal-oyunculuk-yaz-okulu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jun 2019 08:58:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7379</guid>

					<description><![CDATA[Beykoz Kundura’da yer alan sanat ve oyunculuk akademisi Famelog Academy tarafından, usta sanatçı Haldun Dormen’in liderliği ve danışmanlığında düzenlenen&#160;Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu için kayıtlar başladı! 13-17 yaş ile 18 yaş ve üstü iki ayrı gruba yönelik olmak üzere, dörder haftalık iki kur halinde düzenlenen yaz okulunda eğitimler; yönetmen ve oyuncu Korel Cezayirli, dansçı, koreograf ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Beykoz Kundura’da yer alan sanat ve oyunculuk akademisi Famelog Academy tarafından, usta sanatçı Haldun Dormen’in liderliği ve danışmanlığında düzenlenen&nbsp;Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu için kayıtlar başladı! 13-17 yaş ile 18 yaş ve üstü iki ayrı gruba yönelik olmak üzere, dörder haftalık iki kur halinde düzenlenen yaz okulunda eğitimler; yönetmen ve oyuncu Korel Cezayirli, dansçı, koreograf ve sanat yönetmeni Nur Doğan ile opera sanatçısı Deniz Karausta tarafından verilecek. İki aylık Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu sonunda Haldun Dormen süpervizörlüğünde yapılacak değerlendirmeyi başarıyla geçenler, Famelog Academy’de eylül ayında başlayacak tam zamanlı Müzikal Okulu’na katılmaya hak kazanacaklar.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Verdiği eğitimlerle kültür sanat dünyasına donanımlı üyeler kazandırmayı hedefleyen Famelog Academy’nin düzenlediği Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu’nda; iki ayrı yaş grubu için iki ayrı sınıf açılacak ve eğitimler dörder haftalık iki kur halinde gerçekleşecek. Usta sanatçı Haldun Dormen, her kurda iki kez sınıflara eşlik edecek ve öğrencileri değerlendirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu’nda Korel Cezayirli diksiyon, ses tekniği, müzikal oyunculuk kuramı, doğaçlama, metin analizi gibi oyunculuk derslerini; Nur Doğantemel bale, vücut koordinasyon, dans tiyatrosu, koreografi gibi dans derslerini; Deniz Karaustaise şan, nefes eğitimi, solfej gibi müzik eğitimlerini verecek. İkinci kurun son iki haftasındaki dersler ise Müzikal Uygulama olacak. Öğrencilerin, eğitimin tamamında öğrendiklerini tecrübe edip pekiştirmeleri için müzikal bir oyunun bir parçası ya da tamamı, eğitmenlerin yönetmenliğinde sahnelenecek. Haldun Dormen&nbsp;süpervizörlüğünde&nbsp;eğitmenler tarafından öğrencilerin bu performansları değerlendirilecek ve başarılı görülen öğrenciler, eylül ayında başlayacak tam zamanlı Müzikal Okulu’na katılmaya hak kazanacaklar. Bu uzun dönemli okulda ise, Dormen’in yöneteceği müzikal oyunlarda yer alabilecek kapasitede öğrenciler yetiştirmeye yönelik bir eğitim verilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">13-17 yaş ile 18 yaş ve üstü olmak üzere iki yaş grubu için iki ayrı sınıfın açılacağı Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu’nda ilk kur, her iki yaş grubu için de 1 Temmuz 2019 Pazartesi günü; ikinci kur ise 29 Temmuz 2019 Pazartesi günü başlayacak.  Dersler pazartesi, çarşamba ve cuma olmak üzere haftada 3 gün 10.30-18.30 saatleri arasında gerçekleşecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CV’lerini&nbsp;<a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a> adresine göndererek&nbsp;ön başvuru yapan öğrenciler, eğitmenlerle yapılan mülakat sonucunda sınıfa kabul edilecekler. İlk kuru başarı ile tamamlayan öğrenciler ise doğrudan ikinci kura devam etme hakkı kazanacaklar. Famelog Academy, ihtiyaç duyan Müzikal Oyunculuk Yaz Okulu katılımcıları için Beykoz Kundura içinde konaklama alternatifleri de sunacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FAMELOG ACADEMY HAKKINDA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Usta yönetmen&nbsp;Ömer Faruk Sorak’ın&nbsp;mentörlük ettiği Famelog Academy, oyunculuktan yönetmenliğe, senaryo yazarlığından sanat yönetmenliğine birçok alanda uzun süreli eğitimler ve atölye&nbsp;çalışmaları düzenliyor. Öğrencilere benzersiz bir ortamda eğitim alma fırsatı sunan akademi, gerek Türkiye’de gerekse global düzeyde medya, eğlence ve sanat alanlarında standartları yükseltmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adres:&nbsp;	Famelog Academy&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">	Beykoz Kundura&nbsp;– Yalıköy Mah.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">	Süreyya İlmen Cad. No:1 Beykoz/İstanbul</p>



<p class="wp-block-paragraph">Detaylı bilgi ve kayıt için:&nbsp;0542 301 32 63</p>



<p class="wp-block-paragraph">	<a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">	<a href="https://www.instagram.com/famelogacademy/">instagram.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">	<a href="https://twitter.com/famelogacademy">twitter.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">	<a href="https://www.facebook.com/famelogacademy/">facebook.com/famelogacademy</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/haldun-dormen-liderliginde-muzikal-oyunculuk-yaz-okulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30. Haldun Taner Öykü Ödülü Sahibi Kâmil Erdem Oldu</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/30-haldun-taner-oyku-odulu-sahibi-kamil-erdem-oldu/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/30-haldun-taner-oyku-odulu-sahibi-kamil-erdem-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 15:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7321</guid>

					<description><![CDATA[2016 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı Şu Yağmur Bir Yağsa ile okur ve eleştirmenlerin beğenisini kazanan Kâmil Erdem, ikinci kitabı Kırık Bir Segâh ile 2019 yılı Haldun Taner Öykü Ödülü’nün sahibi oldu. Haldun Taner’in adını yaşatmak adına, 1987’den bu yana Milliyet tarafından verilen ödülün bu yılki jürisi Demet Taner, Doğan Hızlan, Metin Celal, Prof. Dr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">2016 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı <em>Şu
Yağmur Bir Yağsa</em> ile okur ve eleştirmenlerin beğenisini kazanan Kâmil
Erdem, ikinci kitabı <em>Kırık Bir Segâh</em>
ile 2019 yılı Haldun Taner Öykü Ödülü’nün sahibi oldu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Haldun Taner’in adını
yaşatmak adına, 1987’den bu yana Milliyet tarafından verilen ödülün bu yılki
jürisi Demet Taner, Doğan Hızlan, Metin Celal, Prof. Dr. Handan İnci, Nursel
Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Ömür İklim Demir’den oluşuyordu. Seçici Kurul,
bu yıl 30.’su düzenlenen ödüle toplumsal bilinçle insanın bireysel dünyasının
çatışmasını incelikle yansıtması, dile hâkimiyeti ve derin duyarlılığı
nedeniyle Kâmil Erdem’i layık gördü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30. Haldun Taner Öykü Ödülüdüzenlenecek
törenle Kâmil Erdem’e verilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Arka kapak: <br>
</strong>İlk kitabı <em>Şu Yağmur Bir Yağsa</em>
ile hem okurun hem de edebiyat çevrelerinin beğenisini kazanan Kâmil Erdem, <em>Bir Kırık Segâh</em>’ta da iz bırakan
anların, gün yüzüne çıkmamış ruh hallerinin üstündeki perdeyi ustalıkla
kaldırıyor. Nesneleri yalayan karanlığı, kalpten dudaklara bir türlü ulaşamayan
sırları, hafızanın bastırılamayan seslerini betimlerken, sükûnetine gömülerek
sıkıntılarını bir duvar misali ören insanları kendine has o derinlikli
üslubuyla aktarırken belleklerde yer ediniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gündelik hayatın nobranlığına karşı nahif ama güçlü bir başkaldırıya kulak
kabartıyoruz bir kez daha. Her şeye rağmen gülümsemeyi elden bırakmayan bir
umutla…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/30-haldun-taner-oyku-odulu-sahibi-kamil-erdem-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Yayıncılar Birliği, Gazeteci ve Yazarlara Yönelik Saldırıları Kınadı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/turkiye-yayincilar-birligi-gazeteci-ve-yazarlara-yonelik-saldirilari-kinadi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/turkiye-yayincilar-birligi-gazeteci-ve-yazarlara-yonelik-saldirilari-kinadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 19:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7314</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Yayıncılar Birliği, gazetecilere, yazarlara ve ifade özgürlüğüne yönelik art arda gerçekleştirilen saldırılara karşı seyirci kalınmamasını bildiren ve saldırıları kınayan bir basın bildirisi yayınladı. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yayınladığı bildiri şöyle: “Türkiye Yayıncılar Birliği olarak gazeteci ve yazarlara karşı artarak devam eden saldırıların ülkemizdeki ifade özgürlüğünü tehdit etmeye başlamasından dolayı kaygı duyuyoruz. “25 Mayıs Cumartesi günü, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Yayıncılar Birliği, gazetecilere, yazarlara ve ifade özgürlüğüne
yönelik art arda gerçekleştirilen saldırılara karşı seyirci kalınmamasını
bildiren ve saldırıları kınayan bir basın bildirisi yayınladı. Türkiye
Yayıncılar Birliği’nin yayınladığı bildiri şöyle:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Türkiye Yayıncılar Birliği olarak gazeteci ve yazarlara karşı artarak
devam eden saldırıların ülkemizdeki ifade özgürlüğünü tehdit etmeye
başlamasından dolayı kaygı duyuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“25 Mayıs Cumartesi günü, gazeteci ve yazar Sabahattin Önkibar’ın
Ankara’daki evinin yakınlarında saldırıya uğramasıyla beraber mayıs ayında
yaşanan gazeteci ve yazar saldırılarına bir yenisi daha eklenmiş oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sabahattin Önkibar bir yazar olarak geçmişte de saldırıya maruz kalmış
ancak saldırganlar ceza almamıştır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">“Yine geçtiğimiz günlerde gazeteci yazar Yavuz Selim Demirağ ve gazeteciler
İdris Özyol, Ergin Çelik ve Hakan Denizli’ye karşı da saldırılar
gerçekleştirilmiş, saldırganlar cezasız kalmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“İfade özgürlüğü ayrımsız bir şekilde herkes için vazgeçilmez ve korunması
gereken bir haktır. Bu hakka yönelik yapılan her türlü müdahale ve bu
müdahalelere cesaret veren cezasızlık hali, yeni şiddet olaylarını doğurmakta
ve cesaret vermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Saldırıları kınıyor; gazetecilere ve yazarlara ve ifade özgürlüğüne
yönelik art arda yaşanan saldırılara seyirci kalınmamasını ve gereken cezaların
verilmesini talep ediyoruz. Türkiye Yayıncılar Birliği olarak saldırıya uğrayan
gazeteci ve yazarlara, yazarların yayınevlerine ve gazetelerine geçmiş olsun
dileklerimizi sunuyoruz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saygılarımızla,<br>
<strong>Türkiye Yayıncılar Birliği</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/turkiye-yayincilar-birligi-gazeteci-ve-yazarlara-yonelik-saldirilari-kinadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OKUYAY Platformu Kadıköy Çevre Festivali’nde</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/okuyay-platformu-kadikoy-cevre-festivalinde/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/okuyay-platformu-kadikoy-cevre-festivalinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 12:24:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7276</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Yayıncılar Birliği’nin, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan OKUYAY Platformu (Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu), Kadıköy Çevre Festivali’ne katılıyor. 24-26 Mayıs 2019 tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında “Çevre Bilinci Oluşturmada Kitapların Katkısı” başlıklı bir panel ve çocuklara yönelik “Elma, Elma&#8230; Söyle Bana!” etkinliği gerçekleştirecek olan OKUYAY [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye Yayıncılar
Birliği’nin, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın Ortaklıklar
ve Ağlar Hibe Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan OKUYAY Platformu
(Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu),</strong> <strong>Kadıköy Çevre Festivali’ne katılıyor. 24-26 Mayıs 2019
tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında “Çevre Bilinci Oluşturmada
Kitapların Katkısı” başlıklı bir panel ve çocuklara yönelik “Elma, Elma&#8230;
Söyle Bana!” etkinliği gerçekleştirecek olan OKUYAY Platformu; ayrıca festival
süresince B12 numaralı stantta ziyaretçilerini ağırlayacak.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>T.C. Dışişleri Bakanlığı
Avrupa Birliği Başkanlığı</strong> tarafından yürütülmekte olan <strong>Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı </strong>kapsamında
hibe almaya hak kazanan <strong>Türkiye
Yayıncılar Birliği</strong>’nin <strong>OKUYAY
Platformu</strong>, okuma kültürünü desteklemeye çalışan STK’lere, aktivistlere ve
gönüllülere destek vererek Türkiye ve Avrupa’daki iyi örnekleri Türkiye
geneline yaymayı hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düzenlediği etkinliklerle de okuma kültürünün gelişimine destek
olmayı amaçlayan <strong>OKUYAY Platformu</strong>;
proje ortaklarından <strong>Kadıköy Belediyesi</strong>’nin
<strong>Selamiçeşme Özgürlük Parkı</strong>’nda bu
yıl <em>“Beton Değil Toprak!”</em> sloganıyla
üçüncüsünü düzenlediği <strong>Kadıköy Çevre Festivali</strong>’nde stant açacak.Festivale,
çevre bilincini oluşturmada kitapların katkısını ve önemini anlatmak amacıyla
katılan <strong>OKUYAY Platformu</strong>; ilki
İzmir’de yapılan <strong>OKUYAY Konuşmaları</strong>’nın
ikincisini festival kapsamında gerçekleştirecek. <strong>Aytaç Timur </strong>ve<strong> Gürkan
Akgüneş</strong>’in,<strong> Sevengül Sönmez </strong>moderatörlüğündegerçekleştireceği <strong>“Çevre Bilinci Oluşturmada Kitapların Katkısı” </strong>başlıklı panel, <strong>24 Mayıs Cuma </strong>günü <strong>16.10-17.00 </strong>saatleri arasında <strong>A
Sahnesi</strong>’nde düzenlenecek. Panelde, <em>“Çevreyle
ilgili kitaplar ülkemizde nasıl bir ilgi görüyor, çevreyle ilgili kitapların ve
süreli yayınların hazırlanma süreçleri nasıl ilerliyor?”</em> gibi sorulara
yanıt aranırken çevre haberciliği, bilgi teknolojilerinin değişimi, dijital
çağın çevre bilincine etkisi konuları da tartışılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kadıköy Çevre Festivali</strong>
kapsamında ayrıca, <strong>OKUYAY Buluşmaları</strong>’nın
da ilki çocuklarla gerçekleştirilecek. <strong>Tülin
Kozikoğlu</strong>’nun <strong>25 Mayıs Cumartesi </strong>günü<strong> 13.00 – 14.00 </strong>saatleri arasında <strong>Yeşil Etkinlik </strong>alanında gerçekleşecek <strong>“Elma, Elma&#8230; Söyle Bana!”</strong> başlıklı
etkinliğinde; doğanın gücü üzerinden kendi içimizdeki gücü keşfetmenin öyküsü
olan <em>Pes Etmek Yok!</em> kitabının
interaktif okumasından sonra “Elma, Elma&#8230; Söyle Bana!” isimli elişi çalışması
yapılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>OKUYAY Platformu</strong>,<strong> Selamiçeşme Özgürlük Parkı</strong>’nda 3 gün
boyunca <strong>11.00-20.00</strong> saatleri
arasında açık olan <strong>B12</strong> numaralı
standında; okuma kültürünün yaygınlaştırılmasıyla ilgilenen, konuya katkı
sağlamak isteyen ve bu alanda çalışmalar yapan ziyaretçilerini ağırlayacak.
Projeye dair dokümanların temin edilebileceği stantta, okuma kültürü ölçümüne
katkı sağlayacak bir anket de doldurulabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>OKUYAY PLATFORMU HAKKINDA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışmalarını,
<strong>Türk Kütüphanecileri Derneği</strong> (TKD), <strong>Anne Çocuk Eğitim Vakfı</strong> (AÇEV), <strong>Kadıköy Belediyesi </strong>ve <strong>Kingston Üniversitesi </strong>(Birleşik Krallık)
ortaklığıyla gerçekleştirecek olan <strong>OKUYAY
Platformu</strong>; okuma kültürünü yaygınlaştırmak için Türkiye’nin seçilecek 4
bölgesinde çocukları, ebeveynleri, öğretmenleri, kamu kuruluşlarını,
kütüphaneleri ve sivil toplumu, yayıncılık paydaşlarıyla bir araya getirerek
pilot uygulamalar yapacak. Proje sonunda hazırlanacak olan “Okuma Kültürünü
Geliştirmeye Yardımcı Kılavuz”un ise bu alanda önemli bir başvuru kaynağı
olması ön görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>OKUYAY Platformu</strong>,
İstanbul Taksim’deki çalışma ofisinde düzenleyeceği toplantılar ve
etkinliklerle, okuma kültürünü geliştirmeye destek olabilecek STK, aktivist ve
gönüllüleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda platform bünyesinde
kurulacak “Okuma Kültürü” konulu kitaplık ise araştırmacıların kullanımına açık
olacak. 2 yıl sürecek projenin tamamlanmasının ardından <strong>OKUYAY Platformu</strong>’nun <strong>Türkiye
Yayıncılar Birliği</strong> tarafından sürdürülmesi hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye Yayıncılar Birliği</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Uluslararası Yayıncılar
Birliği’nin (International PublishersAssociation–IPA) Türkiye’yi temsil eden
üyesi Türkiye Yayıncılar Birliği; yayıncılık mesleğini geliştirmek, sektörel
sorunları çözmek, korsanla mücadeleye destek sağlamak, telif hakları ile
yayınlama özgürlüğünü korumak, okuma kültürünün gelişimine katkıda bulunmak ve
Türkiye’yi uluslararası boyutta bir yayıncılık merkezi haline getirmek için
çalışıyor. 1985 yılında kurulan Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Yönetim Kurulu
Başkanlığı ise Kenan Kocatürk tarafından yürütülüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/okuyay-platformu-kadikoy-cevre-festivalinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Famelog Academy’de Pazar Sohbetleri</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/famelog-academyde-pazar-sohbetleri/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/famelog-academyde-pazar-sohbetleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2019 22:21:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7253</guid>

					<description><![CDATA[Son dönemde gündemde olan “Avlu” dizisinin ödüllü başrol oyuncularından Nursel Köse ile dizinin yönetmeni Yüksel Aksu, 26 Mayıs Pazar günü 12.00’de Beykoz Kundura’da yer alan Famelog Academy’nin ücretsiz olarak düzenlediği Pazar Sohbetleri’ne konuk oluyor. Ekrandaki başarısının yanı sıra “Yaşamın Kıyısında” filmindeki rolüyle birçok ödüle de layık görülen Nursel Köse ve “İftarlık Gazoz”, “Dondurmam Gaymak”, “Entelköy [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Son dönemde gündemde
olan <em>“Avlu” </em>dizisinin ödüllü başrol oyuncularından Nursel Köse ile
dizinin yönetmeni Yüksel Aksu, 26 Mayıs Pazar günü </strong><strong>12.00’de Beykoz Kundura’da yer alan Famelog
Academy’nin ücretsiz olarak düzenlediği Pazar Sohbetleri’ne konuk oluyor.
Ekrandaki başarısının yanı sıra <em>“Yaşamın
Kıyısında” </em>filmindeki rolüyle birçok ödüle de layık görülen Nursel Köse ve <em>“İftarlık Gazoz”, “Dondurmam
Gaymak”, “Entelköy Efeköy’e Karşı”</em> gibi milyonların izlediği filmlerin
ödüllü yönetmeni ve senaristi Yüksel Aksu, hem <em>“Avlu” </em>dizisinin
serüvenini konuşacaklar hem de sektörle ilgili tecrübelerini paylaşacaklar.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanat
ve oyunculuk akademisi <strong>Famelog Academy</strong>,
öğrencilerini birçok farklı alanda profesyonel hayata hazırlayan eğitimlerin
yanı sıra kültür sanat dünyasının önemli isimleriyle <strong>Pazar Sohbetleri</strong> başlıklı bir söyleşi serisi
düzenliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her
ay düzenlenen <strong>Famelog Academy Pazar
Sohbetleri</strong>’nin mayıs ayındaki konukları; son dönemde <strong><em>“Avlu” </em></strong>dizisiyle gündemde
olan oyuncu <strong>Nursel Köse</strong> ve yönetmen <strong>Yüksel</strong> <strong>Aksu</strong> olacak.
İkilinin söyleşisi <strong>26 Mayıs 2019 Pazar</strong> günü <strong>12.00</strong>&#8211;<strong>14.00</strong> saatleri arasında Türkiye’nin en
önemli, tarihi ve artistik platosu olan <strong>Beykoz Kundura</strong>’da yer alan <strong>Famelog
Academy</strong>’de gerçekleşecek. Dizinin serüveni ve başarısının anahtarları
üzerine konuşacak olan ikili aynı zamanda; sinema ve televizyon dünyasına dair
deneyimlerini de katılımcılarla
paylaşacaklar. İmza attıkları farklı projelerle festivallerde çeşitli
ödüllere layık görülen <strong>Köse</strong> ve <strong>Aksu</strong>; oyunculuk, yönetmenlik,
senaristlik rolleri, sette oyuncu-yönetmen ilişkisi gibi konulara da
değinecekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Nursel Köse</strong> ve <strong>Yüksel
Aksu</strong>’nun <strong>“<em>Avlu</em> Dizisinin Serüveni” </strong>anabaşlıklı söyleşisine ücretsiz olarak
katılmak için <a href="mailto:academy@famelog.com"><strong>academy@famelog.com</strong></a> adresine mail atılması ya da <strong>0542 301 32 63</strong> numaralı telefondan
rezervasyon yapılması yeterli.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adres: </strong>&nbsp;&nbsp; Famelog
Academy </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beykoz Kundura – Yalıköy Mah. </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Süreyya İlmen Cad. No:1</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beykoz/İstanbul</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Detaylı
bilgi ve kayıt için:  </strong>0542 301 32 63 </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.instagram.com/famelogacademy/">instagram.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://twitter.com/famelogacademy">twitter.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/famelogacademy/">facebook.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FAMELOG ACADEMY HAKKINDA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Usta
yönetmen <strong>Ömer Faruk Sorak</strong>’ın
mentörlük ettiği <strong>Famelog Academy</strong>,
oyunculuktan yönetmenliğe, senaryo yazarlığından sanat yönetmenliğine birçok
alanda uzun süreli eğitimler ve atölye çalışmaları düzenliyor. Öğrencilere
benzersiz bir ortamda eğitim alma fırsatı sunan akademi, gerek Türkiye’de
gerekse global düzeyde medya, eğlence ve sanat alanlarında standartları
yükseltmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin
en önemli, tarihi ve artistik platosu olan <strong>Beykoz
Kundura</strong>’da yer alan sanat ve oyunculuk akademisi <strong>Famelog Academy</strong>, öğrencilere benzersiz bir ortamda eğitim alma
fırsatı sunuyor. Pek çok dizi ve filmin set ortamına da tanıklık edebilen
öğrenciler, her biri alanında uzman ve öncü isimler tarafından edindikleri
teorik bilgileri pratiğe dökme şansı elde ederken profesyonel hayata da
hazırlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/famelog-academyde-pazar-sohbetleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Chubbuck Metot’un Kamera Önü Oyunculuğunda İşleyişi” Atölyesi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/chubbuck-metotun-kamera-onu-oyunculugunda-isleyisi-atolyesi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/chubbuck-metotun-kamera-onu-oyunculugunda-isleyisi-atolyesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 21:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7240</guid>

					<description><![CDATA[Beykoz Kundura’da yer alan sanat ve oyunculuk akademisi Famelog Academy, Chubbuck Metot’un kamera önündeki işleyişine hakim olmak isteyenler için 3 günlük bir workshop çalışması düzenliyor. Oyuncu Barış Kışlak’ın, bir matematik sistemi üzerine kurulmuş olan oyunculuk tekniği Chubbuck Metot’a giriş eğitimini vereceği ve sahne çalışmalarını yapacağı workshop çalışmasında; öğrenciler daha sonra yönetmen Burcu Akbaş’ın yorum ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beykoz
Kundura’da yer alan sanat ve oyunculuk akademisi Famelog Academy, Chubbuck
Metot’un kamera </strong><strong>ö</strong><strong>nündeki işleyişine hakim olmak
isteyenler i</strong><strong>ç</strong><strong>in 3 günlü</strong><strong>k bir workshop </strong><strong>ç</strong><strong>alışması
düzenliyor. Oyuncu Barış Kışlak’ın, bir matematik sistemi üzerine kurulmuş olan
oyunculuk tekniğ</strong><strong>i Chubbuck Metot</strong><strong>’a giriş
eğitimini vereceği ve sahne </strong><strong>ç</strong><strong>alışmalarını
yapacağı </strong><strong>workshop </strong><strong>ç</strong><strong>alışmasında; öğrenciler daha sonra y</strong><strong>ö</strong><strong>netmen
Burcu Akbaş’ın yorum ve y</strong><strong>ö</strong><strong>nlendirmeleriyle bu tekniğin kamera </strong><strong>ö</strong><strong>nündeki
işleyişini de deneyimleyecekler.</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Famelog
Academy</strong> tarafından düzenlenen <strong>Chubbuck Metot</strong><strong>’</strong><strong>un Kamera </strong><strong>Önü Oyunculuğunda İşleyişi </strong>başlıklı
workshop; Los Angeles’ta
Ivana Chubbuck Studio’da uzun süre eğitim almış oyuncu ve eğitmen <strong>Barış
Kışlak</strong> ile Emmy ödüllü dizi
<em>“Kara Sevda”</em>nın yönetmenlerinden
<strong>Burcu Akbaş </strong>tarafından gerçekleştirilecek. Katılımın kontenjanla sınırlı
olduğu workshop çalışmasına
adaylar, <a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a>
adresine CV ve headshot göndererek ön başvuru
yapabiliyorlar. Ön başvurunun ardından mülakata davet edilecek öğrenciler
arasından seçim
yapılarak kayıtları tamamlanacak.<strong> 18 Mayıs, 25 Mayıs</strong> ve <strong>1 Haziran Cumartesi</strong>
günleri olmak üzere üç gün, <strong>13.00 &#8211; 17.00</strong> saatleri arasında gerçekleşecek workshop çalışması
17 yaş ve üstü katılımcılara açık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç günlük
yoğunlaştırılmış çalışmada eğitmenler, öğrencilerin kendi
kabuğundan çıkması için reflekslerine ve zaaflarına dokunacak,
ezberlerini bozacak ve bir matematik sistemi üzerine kurulmuş olan <strong>Chubbuck </strong><strong>Metot</strong>’un
kamera önündeki
işleyişine de, bir yönetmenin yorumuyla hakim olmalarını
sağlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrenciler
bu çalışmada,
kendi hayatlarının gerçeklerini kullandıkları <strong>Chubbuck </strong><strong>Metot</strong>
aracılığıyla; “<em>Bir oyuncunun kamera </em><em>ö</em><em>nünde
farkı</em><em>ndal</em><em>ığı nasıl artar, duygusal potansiyeline tam anlamıyla nasıl
ulaşır, kendisine verilen rolü nası</em><em>l ger</em><em>ç</em><em>ek kılar, sahnenin hi</em><em>ç</em><em>bir anını
boş bırakmadan nasıl anda kalır ve bu “anda olma” halinde nasıl izlenesi bir
sahne ortaya koyar?”</em> gibi önemli soruların cevaplarını
bulacaklar. Katılımcılar, eğitimde bir yönetmenin de olması sayesinde ayrıca;
set ortamında direktiflere, değişen şartlara ve gereksinimlere karşı esneklik,
bir sahneyi başarıyla sergilemek icin kazanılması ya da bırakılması gereken
alışkanlıklar gibi konularda da tecrübe sahibi olacaklar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Chubbuck Metot</strong><strong>’</strong><strong>un Kamera </strong><strong>Önü
Oyunculuğunda İşleyişi </strong>başlıklı workshop programı,
geri bildirimlerle zenginleşen sahnelerin son kez yönetmen önünde sergilenmesi
ve el kamerasıyla kayıt altına alınması ile sona erecek.&nbsp; Kaydedilen görüntüler de çalışma sonrası katılımcılar ile paylaşılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CHUBBUCK METOT
HAKKINDA</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de sadece
<strong>Famelog Academy</strong>’de verilen <strong>Chubbuck Metot</strong> eğitimlerinin tamamının mentörlüğünü, ülkemizde bu tekniğin eğitimini
vermeye yetkili tek isim olan, ödüllü cast direktörü <strong>Harika Uygur </strong>üstleniyor. Pek çok Hollywood oyuncusunun koçluğunu üstlenen Ivana Chubbuck’ın geliştirdiği
<strong>Chubbuck Metot</strong>, insan
davranışlarının kaynağına inerek gerçekçi ve kesin doğruluğu olan sonuçlar ortaya çıkarmayı hedefliyor. Bir matematik
sistemi üzerine kurulmuş olan <strong>Chubbuck Metot</strong>,
oyuncuyu derinlerde kendisiyle yüzleştiriyor ve oyuncuya sürekli kendisini
geliştirebileceği bir alan sağlıyor. Stanislavski, Meisner, Adler, Hagen gibi
birçok metodun geliştirilmiş ve oyuncuyu
bütünüyle tamamlayacak şekle getirilmiş hali olan bu tekniği çok sayıda dünyaca
ünlü yıldız da kullanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FAMELOG ACADEMY
HAKKINDA</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Usta yönetmen <strong>Ömer Faruk Sorak</strong>’ın ve ödüllü cast direktörü
<strong>HarikaUygur</strong>’un mentörlük
ettiği <strong>Famelog Academy</strong>, oyunculuktan yönetmenliğe,
senaryo yazarlığından sanat yönetmenliğine
birçok alanda uzun süreli eğitimler ve atölye çalışmaları
düzenliyor. Öğrencilere benzersiz bir ortamda eğitim alma fırsatı sunan akademi,
gerek Türkiye’de gerekse global düzeyde medya, eğlence ve sanat alanlarında
standartları yükseltmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adres: </strong>&nbsp;&nbsp; Famelog Academy </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beykoz
Kundura – Yalıköy Mah. </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Süreyya İlmen Cad. No:1 Beykoz/İstanbul</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Detaylı bilgi ve
kayıt i</strong><strong>ç</strong><strong>in: </strong>0542 301 32 63</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.instagram.com/famelogacademy/">instagram.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://twitter.com/famelogacademy">twitter.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/famelogacademy/">facebook.com/famelogacademy</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/chubbuck-metotun-kamera-onu-oyunculugunda-isleyisi-atolyesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serenad Bağcan, İlk Solo Albümü “Serenad”ı Salon IKSV’de Seslendirdi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/serenad-bagcan-ilk-solo-albumu-serenadi-salon-iksvde-seslendirdi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/serenad-bagcan-ilk-solo-albumu-serenadi-salon-iksvde-seslendirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 21:48:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7236</guid>

					<description><![CDATA[Serenad Bağcan, Majör Müzik etiketiyle piyasaya çıkan ilk solo albümü “Serenad”ı ilk kez yakın dostları ve basın mensupları için sahnede seslendirdi. 7 Mayıs Salı akşamı Salon İKSV’de gerçekleşen özel konserde Bağcan, albümünde yer alan Fazıl Say, Serter Bağcan ve Savaş Bağcan imzalı besteleri seslendirirken barkovizyondaki görüntüler eşliğinde müzik hayatının yolculuğunu konuklarla paylaştı. Serenad Bağcan’ı, başta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Serenad Bağcan,
Majör Müzik etiketiyle piyasaya çıkan</strong><strong> ilk solo albümü <em>“Serenad”</em>ı ilk kez </strong><strong>yakın
dostları ve basın mensupları için sahnede seslendirdi. 7 Mayıs Salı akşamı
Salon İKSV’de gerçekleşen özel konserde Bağcan, albümünde yer alan </strong><strong>Fazıl Say, Serter
Bağcan ve Savaş Bağcan imzalı besteleri seslendirirken barkovizyondaki
görüntüler eşliğinde müzik hayatının yolculuğunu konuklarla paylaştı.</strong><strong> Serenad Bağcan’ı, başta babası Savaş Bağcan
ve annesi Süheyla Bağcan olmak üzere halası Selda Bağcan, amcaları Serter
Bağcan ile Sezer Bağcan, kız kardeşi Sonat Bağcan, kızı Beybin Başerdem ve
Halil Ergün, İpek Açar, Barbaros Şansal, Erkan Özerman, Serap Aksoy, İpek
Erdem, Mehmet Bayramoğlu gibi ünlü isimler de bu özel gecede yalnız bırakmadı. </strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bağcan ailesinin sevilen ve yaptığı çalışmalarla müzikseverlerin
kalbine yerleşen sesi <strong>Serenad Bağcan</strong>,yeni albümünde yer alan parçaları <strong>Salon İKSV</strong>’de gerçekleşen tanıtım
konserinde ilk kez canlı olarak sahnede söyledi. Yedi şarkıdan oluşan ilk
albümü <strong><em>“Serenad”</em></strong>da kendi hayatından, acı-tatlı, birebir yaşadığı ya da
şahit olduğu zamanlara ait şarkılara yer veren <strong>Bağcan</strong>, albümünde yer alan şarkılarının hayatlara ve yüreklere
dokunmasını dilediğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Serenad”</em></strong> albümünde, <strong>Fazıl Say</strong>’ın <em>“Hasreti Uykularda” </em>ve<em> “Burgazadayım Ben”</em> adlı iki bestesi yer alıyor. Albümün çıkış şarkısı <em>“Pamuk İpliği”</em>, <strong>Serenad Bağcan</strong>’ın amcası <strong>Serter
Bağcan</strong>’ın imzasını taşırken; <em>“Bülbül”,
“Annem”</em> ve <em>“Al Yüreğim Sende Kalsın” </em>adlı
eserler ise sanatçının babası <strong>Savaş
Bağcan</strong>’a ait. <em>“Mağusa Türküsü” </em>ise<strong>Serenad
Bağcan</strong>’a gelen yoğun istekler üzerine albümdeki yerini buluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selda Bağcan</strong>’aait<strong> Majör Müzik</strong> etiketiyle yayımlanan <strong><em>“Serenad”</em></strong>
albümü müzik marketlerde ve tüm dijital kanallarda yerini aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilgi için: </strong><a href="http://serenadbagcan.com/">serenadbagcan.com</a><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><a href="https://www.instagram.com/serenadbagcan/">instagram.com/serenadbagcan</a><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong><a href="https://twitter.com/serenadbagcan">twitter.com/serenadbagcan</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.youtube.com/channel/UC2W1GJ0tRtKqeX2c1m-dQ5A/channels">youtube.com/serenadbagcan</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/bagcanserenad">facebook.com/bagcanserenad</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SERENAD BAĞCAN H</strong><strong>AKKINDA</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzikle harmanlanmış bir geçmişe sahip olan Serenad Bağcan, köklü bir müzisyen ailenin ferdidir. Çok küçük yaşlarda topluluklar ile şarkı söylemenin büyüsüne kapılan Bağcan; önce çocuk, sonra gençlik korolarında ve nihayetinde profesyonel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu’nda yer alarak bu tutkusunu hayata geçirdi. Uzun yıllar Klasik Batı Müziği tarzında eğitim alan Serenad Bağcan, ailesinin geniş perspektifli bir müzik altyapısına sahip olması nedeniyle Türk Halk Müziği eserlerini de başarıyla yorumlamaktadır. Söz konusu iki müzik türünü sentezlemesiyle kendine özgü bir stil yaratan Bağcan, profesyonel müzik yaşantısı boyunca yurt içi ve yurt dışında sayısız konserler verdi. Serenad Bağcan, yolu Fazıl Say ile kesiştikten sonra ise Say’ın; <em>“İlk Şarkılar”</em>, <em>“Yeni Şarkılar”</em>, <em>“Nazım Hikmet Orotoryosu”</em>, <em>“Sait Faik Sahne Eseri”</em>, <em>“Hermiyas”</em> gibi eserlerine de yorumcu olarak imza attı.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Serenad Bağcan, &quot;Serenad&quot;ın Tanıtım Konserinde Ailesini Anlatıyor!" width="1290" height="726" src="https://www.youtube.com/embed/SZ85knUoKjI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“SERENAD”</em></strong><strong> ALBÜMÜ HAKKINDA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Düzenlemelerini Ekin Eti’nin yaptığı <em>“Serenad”</em> albümünde Bağcan’a birbirinden yetenekli müzisyenler eşlik ediyor. Kemanda Çağlar Haznedaroğlu ve Kerem Berkalp’in, viyolada Öykü Koçoğlu’nun, çelloda Erman İmayhan’ın, klasik gitarda Serkan Ölçer’in, perküsyonda Türker Çolak’ın, meyde Gürkan Çakmak’ın, buzukide Altuğ Öncü, çağlamada Salih Korkut Peker’in yer aldığı albümde akordeonda Ece Torun Ölçer, flemenko gitar ve gitarlarda ise Murat Usanmaz bulunuyor. Borusan Yaylı Sazlar Dörtlüsü üyeleri; Esen Kıvrak, Olgu Kızılay, Efdal Altun ve Çağ Erçağ’ın yanı sıra keyboard’da Ekin Eti’nin, kanunda Hakan Güngör’ün, kemençede Derya Türkan’ın bulunduğu albümün keman düzenlemeleri ise Çağlar Haznedaroğlu’na ait.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Serenad Bağcan - &quot;Serenad&quot; Tanıtım Konseri &quot;Bülbül&quot; Şarkısı" width="1290" height="726" src="https://www.youtube.com/embed/1nQ00nTmrOc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/serenad-bagcan-ilk-solo-albumu-serenadi-salon-iksvde-seslendirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’tan İki Önemli Sergi</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanat-yayinciliktan-iki-onemli-sergi/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanat-yayinciliktan-iki-onemli-sergi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2019 09:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7222</guid>

					<description><![CDATA[Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 17 Mayıs’ta iki önemli sergi açıyor: Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’daki günlerini ziyaretçilerle buluşturan “Hoş Geldin Gazi &#8211; Atatürk’ün İstanbul Günleri (1927 – 1938)” Sergisi ve Türk karikatür sanatının modernleşme dönemi öncülerinden Turhan Selçuk’un yapıtlarını geçmişten günümüze bütün dönemleriyle anlatan “Turhan Selçuk Retrospektifi” Sergisi. Hoş Geldin Gazi &#8211; Atatürk’ün İstanbul Günleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 17
Mayıs’ta iki önemli sergi açıyor: </em></strong><strong><em>Mustafa
Kemal Atatürk’ün İstanbul’daki günlerini ziyaretçilerle buluşturan “Hoş Geldin
Gazi &#8211; Atatürk’ün İstanbul Günleri (1927 – 1938)” Sergisi ve </em></strong><strong><em>Türk
karikatür sanatının modernleşme dönemi öncülerinden Turhan Selçuk’un
yapıtlarını geçmişten günümüze bütün dönemleriyle anlatan “Turhan Selçuk
Retrospektifi” Sergisi.</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hoş Geldin Gazi &#8211; Atatürk’ün
İstanbul Günleri (1927–1938) Sergisi<br>
</strong><strong><em>Hoş Geldin Gazi &#8211; Atatürk’ün İstanbul
Günleri (1927 – 1938) </em></strong>Sergisi, Mustafa
Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilk kez İstanbul’a geldiği 1 Temmuz
1927 yılından Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybettiği 10 Kasım 1938’e kadar
İstanbul’da geçirdiği günlerin fotoğrafları ve hikâyelerini kronolojik bir
bütünlük içinde ziyaretçileriyle buluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Küratörlüğünü <strong>Cengiz Kahraman</strong>’ın yaptığı sergide yer alan fotoğrafların tamamı <strong>Yapı Kredi Tarihi Arşivi Selahattin Giz
Koleksiyonu</strong>’ndaki negatif ve fotoğraflar arasından seçildi. Dönemin foto
muhabirleri, Cumhuriyet Gazetesi’nden
Namık Görgüç ve Selahattin Giz, Son
Posta Gazetesi’nden Cemal Göral, Akşam
Gazetesi’nden Faik Şenol, Tan Gazetesi’nden
Hilmi Şahenk‘in çektiği bu tarihi fotoğraflar gazetelerden günü gününe derlenen
hikâyeleriyle birlikte ilk kez sunuluyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyoğlu’ndaki
<strong>Yapı Kredi Kültür Sanat </strong>bünyesinde
bulunan<strong> Yapı Kredi Müzesi</strong>’nde
düzenlenen sergi, <strong>17 Mayıs – 10 Kasım 2019</strong>
tarihleri arasında ziyaret edilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Turhan Selçuk RetrospektifiSergisi<br> 17 Mayıs &#8211; 9 Ağustos </strong>tarihleri arasında <strong>Yapı Kredi Kültür Sanat</strong>’ın Galeri katında ziyaret edilebilecek olan <strong><em>Turhan Selçuk Retrospektifi </em></strong>Sergisi, 1940’larda başlayıp 2000’li yıllara dek Selçuk’un yetmiş yıllık sanat yaşamının bütün dönemlerinden en seçkin çizgileri bir araya getiriyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="345" height="700" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/30_yky_sergi_01.jpg" alt="" class="wp-image-7225" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/30_yky_sergi_01.jpg 345w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/30_yky_sergi_01-300x609.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 345px) 100vw, 345px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Odağında Turhan Selçuk’un “<em>Halkını seven her dürüst ve namuslu kişide az çok Abdülcanbaz’lık vardır” diye tanımladığı ünlü tiplemesi </em>Abdülcanbaz’ın yer aldığı sergide ayrıca 400 civarında orijinal eser, karikatür ve mizah dergileri, <em>Abdülcanbaz</em> kitapları ve afişleri, kendi yaptığı satranç takımı ve Nasrettin Hoca hatıra parası, posta pulu, Abdülcanbaz resimli sigara tabakası, kapak resimlerini çizdiği kitaplar, çeşitli portre fotoğrafları ve gazete kupürleri gibi birbirinden ilginç koleksiyon parçaları yer alıyor.<br> <br>Kardeşi İlhan Selçuk’un <em>“Turhan’da zaman korkusu kalmadı&#8230; Zaman, artık Turhan’a çalışıyor” </em>dediği Turhan Selçuk, çizgiyi sadeleştiren, mizahı derinleştiren, siyasal-toplumsal eleştiriyi evrensel-bilimsel bir düşünceyle birleştiren “Türkiye’nin ruhu”na nüfuz etmiş büyük bir sanatçıydı. Yaşar Kemal’in <em>“Turhan Selçuk yüzyılımızın olağanüstü bir macerasıdır”</em> sözünü göz önüne çıkaran, yaşadığımız günleri tarihle yüzleştiren bir sergi <strong><em>Turhan Selçuk Retrospektifi</em></strong>. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanat-yayinciliktan-iki-onemli-sergi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koca Yürekli Bir Kadının Öyküsü: “AşkÖlsün”!</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/koca-yurekli-bir-kadinin-oykusu-askolsun/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/koca-yurekli-bir-kadinin-oykusu-askolsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2019 09:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7212</guid>

					<description><![CDATA[Kepçe kadar yüreğiyle, kaşık kadar haline bakmadan mütevazı bir mutluluk bulmak için hayat denen bu kazanın altını üstüne getiren bir kadın Songül ve onun trajikomik hayat hikâyesi: “AşkÖlsün”! Günay Karacaoğlu’nun hem güldüren hem duygulandıran hem de sorular sorduran ödüllü performansı ile “AşkÖlsün” 12 Mayıs Pazar günü 16.00’da Baba Sahne’de. Büyük ilgi gören “AşkÖlsün”; sevmek ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kepçe
kadar yüreğiyle, kaşık kadar haline bakmadan mütevazı bir mutluluk bulmak için
hayat denen bu kazanın altını üstüne getiren bir kadın Songül ve onun
trajikomik hayat hikâyesi: <em>“AşkÖlsün”</em>!
Günay Karacaoğlu’nun hem güldüren hem duygulandıran hem de sorular sorduran
ödüllü performansı ile <em>“AşkÖlsün”</em> 12
Mayıs Pazar günü 16.00’da Baba Sahne’de.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük ilgi gören <strong><em>“AşkÖlsün”</em></strong>; sevmek ve
sevilmek üzerine kurgulanmış trajikomik bir hayat hikâyesi. Yaptığımız seçimler
bize mi aittir yoksa bize dayatılanlar mıdır? Yağan yağmurun sevmekle, sahile
vuran dalgaların aşkla, rüzgârda dalgalanan başak tarlalarının sevilmekle
alakası var mıdır? Durup hatırlamak ya da hatırlayamamak nasıl karşılık bulur? </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“AşkÖlsün”</em></strong>de,
başından geçen tüm talihsiz olaylara rağmen mutluluğu aramaktan hiç vazgeçmeyen
Songül karakterini canlandıran <strong>Günay
Karacaoğlu</strong>, tek kişilik bu muhteşem performansıyla <strong>42. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri</strong>’nde <strong>En İyi Kadın Oyuncu Ödülü</strong>’ne layık görüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Murat İpek</strong>’in kaleme aldığı, <strong>Barış Dinçel</strong>’in yönettiği <strong><em>“AşkÖlsün” </em></strong>oyunun sahne ve kostüm tasarımı da <strong>Dinçel</strong>’in imzasını taşıyor. Müziklerini <strong>Çiğdem Erken</strong>’in hazırladığı oyunun ışık tasarımı <strong>Yakup Çartık</strong>’a ait.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Aşk Ölsün - Baba Sahne" width="1290" height="726" src="https://www.youtube.com/embed/Ct_86xo1HOA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12 Mayıs 2019 Pazar </strong>günü saat <strong>16.00</strong>’da <strong>Baba Sahne Savaş Dinçel Salonu</strong>’nda tiyatroseverlerle buluşacak olan iki perdelik <strong><em>“AşkÖlsün”</em></strong> oyununun biletleri, babasahne.com’dan ve gişeden temin edilebilir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="490" height="700" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_01.jpg" alt="" class="wp-image-7213" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_01.jpg 490w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_01-300x429.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 490px) 100vw, 490px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="533" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_02.jpg" alt="" class="wp-image-7214" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_02.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_02-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_02-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="533" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_03.jpg" alt="" class="wp-image-7215" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_03.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_03-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_03-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="533" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_04.jpg" alt="" class="wp-image-7216" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_04.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_04-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_04-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="533" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_05.jpg" alt="" class="wp-image-7217" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_05.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_05-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_05-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_06.jpg" alt="" class="wp-image-7218" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_06.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_06-300x169.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/29_gunay_karacaoglu_06-600x338.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adres:</strong>  Caferağa Mah., Bahariye Cad., Sakızgülü Sok.,
No: 31/37 Kadıköy-İstanbul</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gişe:</strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp; 0 (216) 700 11 11</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilgi için:</strong><a href="http://www.biletix.com/anasayfa/TURKIYE/tr">biletix.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/babasahne/?ref=br_rs">facebook.com/babasahne</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="http://www.babasahne.com/">babasahne.com</a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://twitter.com/babasahne">twitter.com/babasahne</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.instagram.com/baba.sahne/">instagram.com/baba.sahne</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/koca-yurekli-bir-kadinin-oykusu-askolsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ömer Faruk Sorak ve Fabrika Yapım, Famelog Academy’de Yetenek Keşfine Çıktı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/omer-faruk-sorak-ve-fabrika-yapim-famelog-academyde-yetenek-kesfine-cikti/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/omer-faruk-sorak-ve-fabrika-yapim-famelog-academyde-yetenek-kesfine-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2019 08:58:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7208</guid>

					<description><![CDATA[Usta yönetmen Ömer Faruk Sorak ile “4N1K” dizi ve filmlerinin yapım şirketi Fabrika Yapım’ın yetkilileri Öner Arslanel ve Ali Leskay, sanat ve oyunculuk akademisi Famelog Academy’de yetenek keşfine çıktı! Famelog Academy’de gerçekleşen oyunculuk atölyelerinin derslerine katılan Sorak, hazırlıkları devam eden “Aşk Tesadüfleri Sever 2” için oyuncu değerlendirmesi yaparken; Arslanel ve Leskay da öğrencilerle tanıştılar ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Usta
yönetmen Ömer Faruk Sorak ile <em>“4N1K”</em> dizi ve filmlerinin yapım şirketi
Fabrika Yapım’ın yetkilileri Öner Arslanel ve Ali Leskay, sanat ve oyunculuk
akademisi Famelog Academy’de yetenek keşfine çıktı! Famelog Academy’de
gerçekleşen oyunculuk atölyelerinin derslerine katılan Sorak, hazırlıkları
devam eden <em>“Aşk Tesadüfleri Sever 2”</em> için oyuncu değerlendirmesi
yaparken; Arslanel ve Leskay da öğrencilerle tanıştılar ve sahnelerini
izlediler.</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sinema ve
televizyon sektörünün kalbinin attığı platoda, <strong>Beykoz Kundura</strong>’da bulunan<strong>
Famelog Academy</strong>, öğrencilere yalnızca eğitim vermekle kalmıyor, kariyer
yolunda adım atmaları için de destek veriyor. Kendilerini göstermeleri için
öğrencilerine farklı fırsatlar da yaratan <strong>Famelog Academy</strong>, onları
sektörün başarılı isimleriyle buluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekimleri yakında başlayacak olan yeni filmi <strong><em>“Aşk Tesadüfleri Sever 2”</em></strong>nin hazırlıklarına devam eden <strong>Ömer Faruk Sorak</strong>; <strong>Harika Uygur</strong>’un gerçekleştirdiği <strong>İleri Seviye Chubbuck Metot Eğitimi</strong>’ne ve <strong>Chubbuck Metot Workshop</strong>’a katıldı.<strong><em> “Aşk Tesadüfleri Sever 2”</em></strong>nin oyuncu kadrosu için öğrencileri değerlendiren <strong>Sorak</strong>; öğrencilerin oynadıkları sahneler hakkında yorumlarda bulundu ve bir yönetmen gözüyle oyunculuklarıyla ilgili yönlendirmeler yaptı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="567" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01.jpg" alt="" class="wp-image-7209" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-300x213.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-600x425.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-768x544.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-593x420.jpg 593w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-640x454.jpg 640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/28_yeni_yetenekler_01-681x483.jpg 681w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“4N1K” </em></strong>dizi
ve filmlerinin yapım şirketi<strong> Fabrika Yapım</strong>’ın kurucusu <strong>Öner Arslanel</strong>
ve Genel Koordinatörü <strong>Ali Leskay </strong>ise, <strong>Barış Kışlak</strong>’ın
eğitmenliğini üstlendiği <strong>Chubbuck Metot’a Giriş </strong>eğitimlerinin derslerine
katıldılar. Yaz döneminde yeni projelerle ekranda olmayı planlayan <strong>Arslanel</strong>
ve <strong>Leskay</strong>, <strong>Famelog Academy</strong> öğrencileriyle tanıştılar, oynadıkları
sahneleri yapımcı gözünden değerlendirdiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FAMELOG ACADEMY
HAKKINDA</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Usta yönetmen <strong>Ömer
Faruk Sorak</strong>’ın ve ödüllü cast direktörü <strong>Harika Uygur</strong>’un mentörlük
ettiği <strong>Famelog Academy</strong>, oyunculuktan yönetmenliğe, senaryo yazarlığından
sanat yönetmenliğine birçok alanda uzun süreli eğitimler ve atölye çalışmaları
düzenliyor. Öğrencilere benzersiz bir ortamda eğitim alma fırsatı sunan
akademi, gerek Türkiye’de gerekse global düzeyde medya, eğlence ve sanat
alanlarında standartları yükseltmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Detaylı bilgi ve
kayıt için: </strong>0542 301 32 63</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="mailto:academy@famelog.com">academy@famelog.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.instagram.com/famelogacademy/">instagram.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://twitter.com/famelogacademy">twitter.com/famelogacademy</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/famelogacademy/">facebook.com/famelogacademy</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/omer-faruk-sorak-ve-fabrika-yapim-famelog-academyde-yetenek-kesfine-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversiteli Yönetmenler Hayallerine Bir Adım Daha Yaklaştı</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/universiteli-yonetmenler-hayallerine-bir-adim-daha-yaklasti/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/universiteli-yonetmenler-hayallerine-bir-adim-daha-yaklasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2019 08:04:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7191</guid>

					<description><![CDATA[Fikri olup filmi olmayan öğrencilerin hayallerini gerçekleştirmek amacıyla Short by Short kısa film izleme platformu ile Okan Üniversitesi Sinema TV Bölümü’nün ortaklaşa düzenlediği FilmYAP! sona erdi. Bir film atölyesinin her şeyden önce film üretimini hedeflemesi gerektiğini belirten FilmYAP!’ın düzenlediği yarışmanın kazananları özel bir ödül töreni ile açıklandı. Türkiye genelinde 100’e yakın üniversitelinin katıldığı yarışmada; Zafer [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fikri olup filmi
olmayan öğrencilerin hayallerini gerçekleştirmek amacıyla Short by Short kısa
film izleme platformu ile Okan Üniversitesi Sinema TV Bölümü’nün ortaklaşa
düzenlediği FilmYAP! sona erdi. Bir film atölyesinin her şeyden önce film
üretimini hedeflemesi gerektiğini belirten FilmYAP!’ın düzenlediği yarışmanın
kazananları özel bir ödül töreni ile açıklandı. Türkiye genelinde 100’e yakın
üniversitelinin katıldığı yarışmada; Zafer Geyikçi<em> Abis</em> projesiyle, Hilal Şahin</strong> <strong>ise <em>Dilemma</em>
projesiyle yapım desteği alarak hayallerine bir adım daha yaklaştı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısa film dünyasını desteklemek ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla <strong>Bulut Reyhanoğlu</strong> tarafından kurulan kısa film izleme platformu<strong> Short by Short</strong>’un <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Kısa Film Festivali</strong> kapsamında gerçekleştirdiği <strong>FilmYAP! </strong>sona erdi. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 100’e yakın projenin yer aldığı atölye kapsamında düzenlenen yarışmada, ön elemelerin ardından 10 proje finale seçildi. Proje sahipleri öncelikle <strong>Bulut Reyhanoğlu</strong> ile sunumlarına hazırlandılar, ardından <strong>Öğr. Üyesi Dr. Murat Tırpan</strong> ve <strong>Bulut Reyhanoğlu</strong> eşliğinde sunumlarını gerçekleştirdiler. Yarışmanın sonunda <strong>Bekir Okan Kültür Sanat ve Kongre Merkezi</strong>’nde gerçekleşen ödül töreninde; <strong><em>Abis</em></strong> projesiyle <strong>Zafer Geyikçi</strong>, <strong><em>Dilemma</em></strong> projesiyle ise <strong>Hilal Şahin</strong> yapım desteğine hak kazandılar.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01.jpg" alt="" class="wp-image-7192" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-300x169.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-600x338.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-768x432.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-747x420.jpg 747w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-640x360.jpg 640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/27_film_yap_01-681x383.jpg 681w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yapım desteği kazanan iki filme<strong> FilmYAP! </strong>tarafından; profesyonel isimler ve kurumlarla işbirliği
ile senaryo danışmanlığı, teknik ekipman, prodüksiyon tasarımı, casting ve post
prodüksiyon desteği sağlanacak. Ödülü kazanan yönetmenler aynı zamanda, profesyonel isimlerle çalışma, sektörle ilişki kurma
şansına da sahip olacak, bir sonraki projeleri için deneyim kazanacak ve
profesyonel ilişkiler kurabilecekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de kısa film üretiminin nitelikli olarak artmasını ve
sinema dünyasına yeni yönetmenler kazandırmayı amaçlayan <strong>FilmYAP!</strong>, film üretim süreci boyunca kısa filmcilerin yanında
olmayı amaçlıyor. <strong>FilmYAP!</strong> aynı
zamanda, üniversite öğrencilerinin kısa film yapmalarını desteklemeyi amaç
edinen tek oluşum olma özelliği de taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bilgi için:</strong>                             </p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="http://www.shortbyshort.com/">shortbyshort.com</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">instagram.com/shortbyshort</p>



<p class="wp-block-paragraph">instagram.com/okansinematv</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/universiteli-yonetmenler-hayallerine-bir-adim-daha-yaklasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapı Kredi Kültür Sanat’ta Mayıs Ayı Etkinlikleri</title>
		<link>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanatta-mayis-ayi-etkinlikleri/</link>
					<comments>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanatta-mayis-ayi-etkinlikleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2019 09:43:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zamansizdergi.com/?p=7165</guid>

					<description><![CDATA[Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık (YKKSY)’ın sinemadan tiyatroya, plastik sanatlardan grafik sanatlara, fotoğraftan arkeolojiye kadar her alandaki söyleşi/konuşmalar dizisinin Mayıs ayı programında herkes için birşey var. İMZA/SÖYLEŞİSara Şahinkanat ve Ayşe İnan Alican’ın YKY’den çıkan yeni kitabı Babamın Battaniyesi’nde minik okurlar bu defa babalarının müthiş hayal gücüyle canlanan bir battaniye ile birbirinden eğlenceli hikâyelere yelken açıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık (YKKSY)’ın
</em></strong><strong><em>sinemadan
tiyatroya, plastik sanatlardan grafik sanatlara, fotoğraftan arkeolojiye kadar
her alandaki söyleşi/konuşmalar dizisinin Mayıs ayı programında herkes için
birşey var.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İMZA/SÖYLEŞİ<br>Sara Şahinkanat</strong> ve <strong>Ayşe İnan Alican</strong>’ın YKY’den çıkan yeni kitabı <strong><em>Babamın Battaniyesi</em></strong>’nde minik okurlar bu defa babalarının müthiş hayal gücüyle canlanan bir battaniye ile birbirinden eğlenceli hikâyelere yelken açıyor. Şahinkanat ve Alican, <em>Babamın Battaniyesi </em>kitabı ile babaları da çocuklarıyla kitap okumaya davet ediyor ve “çocuklarla hep anneler ilgilenecek değil ya? Babayla yaşanan maceralar bir harika” diyor. Sara Şahinkanat ve Ayşe İnan Alican,<strong>4 Mayıs Cumartesi</strong> günü <strong>saat: 14:00 – 16:00</strong> saatleri arasında YKY Beyoğlu Kitabevi’nde düzenlenecek söyleşide, her yaştan okurlarıyla bir araya gelecek ve kitaplarını imzalayacak.        </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="600" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_04_mayis.jpg" alt="" class="wp-image-7166" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_04_mayis.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_04_mayis-300x225.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_04_mayis-600x450.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">                                          </p>



<p class="wp-block-paragraph">YKY Beyoğlu Kitabevi’ndeki Oda, bu kez ilk öykü kitabı <em>Muhtelif Evhamlar Kitabı</em> YKY’den yayımlanan <strong>Ömür İklim Demir</strong>’i konuk ediyor. <strong>10 Mayıs Cuma</strong> günü <strong>saat: 17:00</strong>’da gerçekleştirilecek olan etkinlikte yazar, okurlarıyla sohbet edecek, onların sorularını yanıtlayacak, öykülerinden bölümler okuyacak ve dileyenlere kitabını imzalayacak. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="533" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis.jpg" alt="" class="wp-image-7167" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis.jpg 800w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-300x200.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-600x400.jpg 600w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-768x512.jpg 768w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-630x420.jpg 630w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-640x426.jpg 640w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_10_mayis-681x454.jpg 681w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SEMPOZYUM</strong><br>Dede Korkut (Korkut Ata) Kitabı, 2018’in Kasım ayında <strong>UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi&#8217;ne </strong>oy birliğiyle kabul edildi. Yayınlarıyla Dede Korkut mirasının yaşatılmasına katkıda bulunan Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, bu vesileyle, <strong>4 Mayıs 2019 Cumartesi</strong> günü <strong>“Dede Korkut Sempozyumu”</strong> düzenliyor. <strong>10:00 – 13:00 </strong>saatleri arasında Loca’da yapılacak olan sempozyumun konuşmacıları Prof. Dr. Salahaddin Bekki, Prof. Dr. Mustafa S. Kaçalin, Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Doç. Dr. Evrim Ölçer Özgünel, Süleyman Şenel ve Ergün Veren. Sempozyumun başkanlığını ise M. Sabri Koz yapıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SÖYLEŞİ</strong><br>Çocuk ve ergen psikanalizinin temel konularının ele alındığı <strong>“Psikanalistlerle Çocuk ve Ergen Söyleşileri”</strong>nin bu ayki toplantısında, “Psikanaliz Defterleri &#8211; Çocuk ve Ergen Çalışmaları” dizisinin YKY’den çıkan ikinci kitabı olan <em>Çocuk, Ergen ve Ailesi</em>’nde yer alan konular tartışılacak. <strong>5 Mayıs Pazar </strong>günü<strong> saat: 18:00</strong>’da <strong>Loca</strong>’da gerçekleştirilecek olan <strong>“Defterleri Temize Çekiyoruz”</strong> başlıklı toplantıda çocuklar, ergenler ve onların aileleriyle yapılan psikanalitik çalışmalar üzerinde durulacak. Etkinliğin konuşmacıları dizinin yayın kurulu üyeleri; Tijen Demirörs, Sezai Halifeoğlu, Talat Parman, Şeyda Postacı, Alper Şahin ve Neslihan Zabcı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanat
tarihimizin çok önemli bir döneminde varlık göstermiş olmasına rağmen, yaşam
öyküsü neredeyse hiç dillendirilmeyen <strong>İvi
Stangali</strong>, Bedri Rahmi Eyüboğlu&#8217;nun öğrencilerinden ve Onlar Grubu’nun
kurucularındandı. Hayatı boyunca kendini Rum ya da Türk olarak değil, sadece
bir ressam olarak tanımladı. İstanbullu Rumların kültürel mirası üzerine
çalışmalarıyla tanınan <strong>Sula Bozis </strong>ve
sanat tarihçisi <strong>Doç. Dr. Seza Sinanlar
Uslu</strong>’nun imzasını taşıyan <em>İvi
Stangali &#8211; Ressamı Hatırlamak</em> kitabı YKY tarafından yayımlandı. Bozis ve
Uslu’nun katılımıyla <strong>8 Mayıs Çarşamba</strong>
günü <strong>saat: 18:30</strong>’da Loca’da
gerçekleşecek olan <strong>“Ressamı Hatırlamak”</strong>
söyleşisinde tiyatro sanatçısı Meral Çetinkaya ise kitaptan bölümler okuyacak
ve İlhan Berk’in İvi Stangali için yazdığı şiirleri seslendirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın en
önemli bilim tarihçilerinden David Wootton’ın<em> Bilimin İcadı – Bilim Devrimi’nin Yeni Bir Tarihi</em> kitabı kısa bir
süre önce YKY tarafından yayımlandı. Bu çalışmasında Wootton; çağdaş bilimin,
göklerde değişimin mümkün olduğunun görüldüğü 1572 yılı ile renklerin
kaynağının ışıkta olduğunun anlaşıldığı 1704 yılları arasında icat edilerek
evrildiği tezini ortaya atıyor. Bu sürecin, dönemin dillerine de yansıdığını
savunuyor.<strong>9 Mayıs Perşembe</strong>
günü <strong>saat: 17:00</strong>’da Loca’da
gerçekleştirilecek olan <strong>“Çığır Açıcı Bir
Dönüşümün Hikâyesi”</strong>söyleşisinde Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa
Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihan Saçlıoğlu ve Koç Üniversitesi
Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Dereli, Wootton’ın bu çalışmasından
yola çıkarak modern bilimin doğuşunu ele alacaklar, Wootton’ın bakış açısını ve
tezini değerlendirecekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KONSER<br></strong>Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1905 yılından başlayarak notlarını yazdığı pek çok defter mevcuttur. Bu defterlerin büyük bölümü askeri konuları içermektedir ama Atatük zaman zaman yapacağı konuşmaları, siyasal düşüncelerini de kayda geçirmiştir. Kişisel notlarında şiirler yazdığı gibi sevdiği, dinlediği şarkıların sözlerini de not etmiştir. <strong>“Harf’ten ve Nota’dan”</strong> dizisinin bu sezondaki son dinletisinde, Atatürk’ün not defterlerindeki şarkılar var. Yapı Kredi Müzesi’nde Mayıs ayında açılacak olan “Hoş Geldin Gazi / Atatürk’ün İstanbul Günleri (1927 – 1938)” sergisine paralel olarak gerçekleşecek olan bu programda, bugüne kadar duymaya alışık olduklarımızdan çok farklı bir “Atatürk’ün sevdiği şarkılar” konseri izleyeceğiz.<strong>18 Mayıs Cumartesi</strong> günü <strong>saat: 17:00</strong>’da Loca’da yapılacak olan konserin biletleri Biletix’te.<br> <strong><br>GÖSTERİ<br></strong>Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın <strong><em>Sen balık değilsin ki</em></strong> adlı gösterisi Loca’da bu sezon son defa izleyicilerle buluşuyor. Bütün eserleri YKY’den yayımlanan Oktay Rifat’ın “Ahmet” şiirinin temelini oluşturduğu <em>Sen balık değilsin ki</em>, 2010’da Peniche Anaco (Fransa) ve İstanbul Dans Platform&#8217;un desteğiyle, Çıplak Ayaklar Stüdyosu’nda üretildi. Bugüne kadar 40’a yakın şehirde sokaklarda, parklarda, evlerde, kafelerde, derneklerde ve sahnelerde 200’den fazla kere sahnelendi. Her türlü mekâna ve duruma uyarlanabilen gösteri, her izlenişte farklı bir deneyim yaşatıyor.<strong>25 Mayıs Cumartesi</strong> günü <strong>saat: 20:00</strong>’da Loca’da yapılacak olan gösterinin biletleri Biletix’te. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="565" height="800" src="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_afis.jpg" alt="" class="wp-image-7168" srcset="https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_afis.jpg 565w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_afis-300x425.jpg 300w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_afis-212x300.jpg 212w, https://zamansizdergi.com/wp-content/uploads/2019/05/026_afis-297x420.jpg 297w" sizes="auto, (max-width: 565px) 100vw, 565px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zamansizdergi.com/yapi-kredi-kultur-sanatta-mayis-ayi-etkinlikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
