15 Eylül 2026

A. Rahim Kılıç

A. Rahim Kılıç

1974’te Kızıltepe’de doğdu. Dicle Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği ve Mersin Üniversitesi İletişim Fakülteleri mezunu. Adıyaman’da Katılım gazetesi, Diyarbakır’da Objektif gazetesini yayımladı. Birçok televizyon kanalında ve gazetede çalıştı. Türkçe ve Kürtçe birçok makalesi, şiiri çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Cebimdeki Çakıl Taşları şiir kitabıyla 2008 Homeros şiiri birincilik ödülünü aldı. Şimdilerde şiir yazıyor, belgesel ve klip çekimleri yapıyor.

İncelen Yerden

Ruhum diyorum, ruhum! Dehlizlerinde gezindiğim kalbimin tüm kıvrımlarında sancısını duyumsadığım ve kan kırmızı akşamlarda sancı sancı damıttığım Ruhum diyorum, ruhum! Zamana kırık bir ezgiyle sunduğum sabahlarımın hırçın beklentisi ve suya inerken kanamaklı türküleri çocukluğumun Ruhum diyorum, ruhum! Şimdi olan ve…

Kırık Kelâm

Gökyüzü, tabutudur susan dağların bileceksinizBirbirine çarpan mala ve tuğla aynı suyun kederiAnısına saklandığım duvarlar çok sayfalı yenilgiAğıdımda kıvranıyor ölüm fragmanlarıGörmek için kırılan aynada masum bir yıldızŞah damarını kesiyor üç nefesteBilmezdim insan sırmış gölgesine Hayat, kristal bir bardaktır bileceksinizBirbirine sürtünen taş…

Arsız Münkir’e

Münkir’in kışkırttığıdır, dedim ve başladım: Kulaklarımda çınlayan zaman desenleri Nedense buğulu bir sahrada avutuyor sesimi Ateşin yanaklarından anlık bir öpücük alıyorum Kıpırdıyor içimde arsız şelaleler Kalbim devletimdir değiştirsin kimliğimi   Anılarımın suratında seraptır her tanıdığım Kurbanım kimse inanmıyor ilhak olduğuma Hızla dönüyor dünya çık içimden ey peygamber Epeydir ömrüm ne sinema ne yasemin Korkarım taşlarını ağlayarak yutacak ebabiller   Bulutlarda gezdirdiğim bıçak ışıltısı Vahim bir yanlışa gebe sıyrığında kan dalgınlığı Öpmeden sevilmiyor bir kadının eli, budur isyana davetim İşlek caddelerinde şehrin hesabım açık buyurun: Bana mülk olan keder en büyük maharetim   Ağırlığım birkaç kilo, gerisi gölge ve gül Yakışmak için yeryüzüne çırpınıyorum Görmüyorsunuz makamlarınızı ve tanrılarınızı küçülttüğümü Kapalı yollarda aralıksız kar gibi ayetler döktürüyorum Yasaktır bu aşktan çıkmak, duyun artık öldüğümü  

Biraz Daha Gel

Biraz daha gel, sular nerden bilsin sana kanadığımı Daha gel, iskelesinden kopmuş bir ip gibi sarhoşluğuma Gel, aşk biraz yoksul, epey lacivert bilirsin Kilitleri kıracak azametim var   Biraz daha gül, gamzeni öpen rüzgarla buluşayım Daha gül, kelebekler şahit kalbimin yakıldığına Gül, arzuların öldüğü bir dergahtır bedenim Ateşle yıkanacak cesaretim var   Biraz daha sev, her cümlenin yakışanı benim Daha sev, bir yabancıyım indikçe kuyularına Sev, gözlerindeki bütün günahkâr geçitler aşkına Sözleri uçuracak kudretim var