8 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Şiir

AYRILIK

Bir saflığın kıyısında bulmuştum seni; Kendi içimde henüz sönmemiş umudu öpen yanını sevmiştim. Çocuksu düşlerimin saklı bahçesinde adını sır gibi saklamış, hiç düşünmeden ellerimi uzatmıştım sana.   Kapı eşiğindeydik; dışarıda insanların yorgun sesi, içeride birbirimize değmeden ısınan iki gölge Açtık,…

BİR KIZ VARDI

Çok çok uzun yıllar önceydi, Bir kız yaşardı bir deniz kenarında. Saçları buram buram yosun kokan, Gözlerinin içinde pırıl pırıl kum taneleri. Her zaman bir kıyıda, gözleri ise gemilerde, Geleceğin özlemini çekerdi.   Bir gün bu gemiler ile okyanusları geçeceğini…

Müphem Sükût

Önce gözlerimi kanadılar, sonra gözlerimin gözyaşlarıyla beni yıkadılar. Çok tebrikler, bol kahkahalı güller yollanır ardından; savruldu çöl tozu, uçuş uçuş, ferah ferah… Artık yenildim.   Üleştirdiğim her masanın sokağına tekrar tekrar uğradım. Ağrıyan saç tellerindeki bu beyazlık incinir aldanmışlıklara; yarım…

BELKİLER

Nerelerdedir eski düş bahçelerinin mihenkleri Sizleri ben bilirim, ben görürüm Ben getirdim, ben emzirdim, ben büyüttüm. Şimdi bilinmez belki gidiyorsun Belki hiç gelmedin Belki de hiç menzil değiştirmedin. Çok belki, hiç belki, belki belki.. Sanrılar, korna sesleri, yetişmekte ve büyümeye…

HIŞIRDARKEN SENİN SESİNLE

Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz Sakala düşer…

AKIŞKANLAR DİNAMİĞİNDE BİR TAŞIN ANATOMİSİ

Duydun mu¿ Bir su sesi.. Bir taş düştü az önce seke seke geldi bu noktaya.. Üç veya dört kere kadar sekti ve daldı bu noktadan.. İndi soluksuz ve yelkensiz, küreksiz, İndi solungaçsız ve dipsiz bir huy ile Yüzgeçsiz bir taş…

ASPERGER’İN ALKOLSÜZ SAYIKLAMALARI

Sabah Fakhri’ye ve Kemal Tahir’e Dünya’nın ta ucundaki kaldırımın başında oturuyordum. Ezan sesi geliyordu uzaklardan, fecrin uyandığını gördüm, kuşların velvelesini duydum. Oradan öyle upuzun gölgem, ince gövdem, simsiyah saçlarımla Kün deyip doğruldum. Bal köpüğü bir gündüz düşünün peşinden yürüdüm. O…

AŞK VE GURUR

sana yazmadığım günlerin kefaretini ödemeye geldim.olur ya aklımdan çıkmışsan falanbir gün olsun ismini sayıklamadıysamuykularıma düşmediysen şayetsen hepsine say… günlerden bir gün aşk mı gurur mu? diye sormuştunbunun üzerine çok düşündüm.heyhat! çok zaman geçtiaklıma gelmişken söyleyeyimkalktım kamburumun ismini gurur koydum.sen yoktun…

Buruşuk Bir Kağıt

Buruşuk bir kağıt Kırık bir hayalin hazin sonu Yasaklı sokakların Yasaklı çocukları Yalama yapmış aşkların Belki de sarhoş bir rüzgarın son mektubu Buruşuk bir kağıt Yorgun kelimelerin son yolculuğu Kanlı yolların Kanlı duaları Belki de fahişe bir şehrin intihar mektubu…

ASİLZADE GÖRÜLERDİR

bin dokuz yüz seksen dörtten bu yana, hiçbir şey değişmemiş gibi, bir ömür boyunca yaşanıyor sokaklarda hala kargaşa   bir çift, sokaklarda yaşlanıyor gözler, dolu gözleri kör gibi beş karış havada, suda dilleri ucuzluk pahasına akıtıyor canını dişinden damıtıp  …

ŞİRİN’İN DERYASI

Ben, kalemi tutarken ellerimde,Bir dünyayı kendi gözlerimle karalarken,Renkler düşer düşlerime…Her ton, yalnızlığın hikâyesini anlatır bana.Her vuruşta yalnızlığın derinliğinde kaybolur,Kendi içsel yolculuğumun yansımasıdır.Birbirine dokunur, birleşir, harmanlanır;Hikâyemizi bir “biz” yaratırız.Küçük benlikler, büyük bir bütün içinde erir.Ben ve biz arasındaki köprüde,Kişisel bir dünyadan…

III.IV. Mektup

4 Kapı Gümüş aynanın çocukları; ölü yılların definesidir. Gömüsü güneş kehanetinin büyüsündedir. Dicle’ye okuduğum ilahi, rüyasını görmeye gelen yeşil gözlü kadınların örgüsü. Sonsuzluğun içindeki ilk eksik bilgiye teyr û baz. Fırat’ın gölgesinde dinlenen kızıl saçlı tanrı; adaleti değil anlamı sever.…

BAL

Renginde şarkılar bıraktığım teninde hasretim. Gözlerinin limanında demirlediğim busem.Yumuşaklığında arardım hislerini.Bu kadar renk kokusu güzelliği nasıl topladın ahenginde sevgili. Dilim lal olur, yetinemez kelimelere seni anlatmaya.Işığım yoksun, aydınlıksızım sensizliğimde.Özlemin tadını,Beklemeyi çocuk heyecanında yaşamayı sevdim.seninle bitmeyen her cümlem eksikliğimdi.Bütünlüğünde arardım huzuru.Sonra…Huzurumdan yoksun bıraktın…

MEZOPOTAMYA VE SIFIR MERİDYENİ

Şimdi sarmaşıklar dolanıyor, Kadehleri kırık, yelkensiz, uçsuz… Güneş gözleri kor ediyor, Bucaksız… Atımın yeleleri taranmış, Nalına bakam; şans getirir. Ufukta bir kıvılcım çakar, Anızlı yangınları Mezopotamya’nın. Tenimi tahrik eder rüzgâr, Saçımla oynar. Parmaklarım saçımla oynar, İhtiyatla. Mevsimler hızla geçerken anılarımla,…

Yoksunluk ve Nezaket

Gözleri ard arda dolan tanımsızlar.. Ellerinde kendilerini koruma altına alabileceklerini düşündükleri, savunma refleksi barındıran bir dizi atom füzyonu rekabetçisi, Olta takımları, kesici bir alet olan orak benzeri ve yırtıcı bir kuş pençesi Satır aralarından taşan ne idüğü belirsiz sıfatlar ve…

Toprak ve Güneş

Köklerimin filizlendiği toprağım kuru. Gözlerimin gördüğü güneşimin ısıtamadığı dallarım soğudu çölümde. Oysa ne çok isterdim güneşimin toprağıma gülümsediği anı görmeyi. Belki bilirdim yeşil olmayı. Bilirdim Anadolu’nun rahminde filizlendiğimi, Bundandır rüzgarım tenime sarılamadı hiçbir zaman.Yağmurun yumuşaklığını hissedemedi ruhu revanım, öylesine cılız…

Beyrut Limanı 2020 

Ne kolay kabul ettik omuzları düşük mutluluğu İnanmıştık, çenesi kahkahayla kalkan        çaresizliğe Zamanımız kısıtlıydı Salı akşamüzeri, Beyrut’u camlarla mıhlayarak yükselen   turunç dumanın sesi Mesarya’nın görünmez duvarlarına hızla çarptı,   yıktı gitti.

10 November 8:37 PM Ya Da Ant

Asırlar geçti.Ben asırların ne demek olduğunu bilirimİçsel bir dürtü bu, asırlar geçmiş olduğuna dair bir kanıksamaÖyle bir histir ki rüzgar uzun mu uzun zamanlardır böyle sert esmemişti yüzüme doğruve ben üfürülmenin ne demek olduğunu bile unutmuştum.Üfürülmek çok uzaklara, doğrular ve…