4 Eylül 2026

Öykü

VARMANIN EŞİĞİ

Başımın döndüğünü hatırlıyorum. İyi gelebileceğinin aklımdan geçtiğini bir de. Sendeleyerek yürüdüm. Elimi sana doğru uzattım. Havayı yakalıyordum. Bir türlü seni değil. Boşluğu tutup durdum. Yılmadım. Orada öylece duran sen, eksiğimi bir an önce gidermeliydin. Düşeceğimi de biliyordum. Zarar görmemek için…

YAŞAMIN DOĞASI

Duvarda asılı, siyah plastikten yapılmış ucuz görünümlü saat öğleden sonra biri gösteriyordu. Kahverengi masa ve sandalyelerle dolu büyük odadaki kadınlı erkekli kalabalığın tümü yarım saattir konuşan; siyah takım elbiseli, uzun yüzlü, koca burunlu adama odaklanmıştı. Toplantı uzun sürecek gibiydi. Her…

Yaşlı Adamın Hikayesi

Aralığın başıydı, dışarıda soğuk bir yağmur yağıyordu. Kışa girildiği doğanın suskunluğundan anlaşılıyordu. Kış, kızgın bir insan misali rüzgârı ve yağmuru yeryüzüne boca ediyordu. Kuşlar, böcekler, ağaçların yaprakları, inekler, tavuklar bile bu kızgınlıktan kaçar gibi saklanmışlardı. Rüzgârın uğultusu ve yağmur sesi…

DEVLET VE ALLAH

“Gel, ben senin gibiyim” dedi Çetin. Zaman geçmiş. Su bitmiş. Sigara sönmüştü. Yarısı karanlık olan odada on altı yaşında olduğu henüz yeni anlaşılan bir erkek çocuğu var. Çocuğun yüzünde korkusunu belli etmek istemeyen bir sarılık hüküm sürmekte. Fakat Ferhan en…

Tetris

 Babam öfkeyle kapıyı çarptı. Ayakkabılarını dolaba fırlattı. Açık olan kapıdan odaya göz ucuyla uzunca baktı. Annemi yanına çağırmasının bakışıydı bu baktığı. Anlamıştık. Koltukta kalan eteğini düzeltip terliğine basan annem ağır ve temkinli adımlarla salondan çıkmak üzereyken yaşanan şeyin ağırlığı altında…

TOKMAK

            Neyim var neyim yoksa kardeşim Hasan’a bırakmak istiyordum. Hasan, çocukluk zamanlarımın en güzel hatıralarında yer almıştı. Birlikte gökyüzüne bakıp hayaller kurardık. Evimiz doğunun güneyinde taştan bir köy evinde tek katlı toprak damlı bir evdi. Hasan ile yazları kasaba sıcağından…

İSMİNİ SEVMEYEN ADAMIN HİKÂYESİ

Sokak lambalarının kaldırıma yansıttığı ağaç gölgelerinden bahsetmek isterdim ben de. Akşam serinliğinin ince ince dokunmaya başlamış olduğundan. Durakta elleri cebinde bekleyen adamın, dümdüz baktığı caddeye doğru bir öne bir arkaya sallanışından. Kulaklık takıp yürüyüşe çıkmış iki kadının arasındaki fiziksel mesafenin…

Toroslar

“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler.” Yaşar Kemal Minibüs, Toroslar’ın zirvesine doğru zikzaklar çizerken hararetlenen motorun gürültüsü hüzünlü bir melodi gibiydi. Akdeniz’in eylül sıcağı adeta yaz sıcağı gibi tepemizdeydi. İkindi vaktinde sıradağların eteklerine doğru uzanan güneş, bodur…

Firuze

“Kaçta geleceksin?” “İşim bitince” “Neymiş işin acaba?” “Of anne, sal beni arkadaşlarım bekliyor görüşürüz, sen ye yemeğini.” Bak edepsize, iyice yoldan çıktı bu çocuk, yüzüme kapattı telefonu. Neyse on dakika geçsin bu sefer mesaj atarım. Geçmiş, başla Firuze. “Kaşkol var…

Annem Gidince

Sabah olmasına olmuştu ama gökyüzünü kaplayan kalın gri bulut tabakasını aşıp odaya yeterli ışık girmiyordu. Üzerimdeki yorgan onun üstündeki battaniyeye rağmen ayaklarımı karnıma çekme ihtiyacı duyacak kadar üşümüştüm. Benim yatağıma paralel yerleştirilmiş diğer yatağa bakınca Bilal’in sırt üstü, ağzı açık…

Üzerime Yazılmıştır

1.Topalın yanındayken böyle düşler kurmazdı normalde. Susmayı ya da söylenene ithafen ucuz bir iki kelime etmeyi daha sık tercih ederdi. Oysa şimdi dünyanın en soğuk Ankara’sında, Topal’ın ablasının evinde oturmuş geceyi düşünüyordu. Ne yapacaktı ne söyleyecekti… Kim bilir belki de…

Lâl ve Gece

Kentin kalabalığından uzak, sarmaşıklar ile bezenmiş, loş ışıklı bir köşe başı kahvehanesidir burası. İşlektir, uğraktır kendini bulanlara, belki de kaybedenlere. “Hüzünle gelen geceyle gider.” diyordu biri. Bir adam gelirdi buraya. Kandillerini yakıp gelirdi, dönüş yolundaki bu mistik kahvehaneye. Üstünde bir…

Resim

“Yerini yol kılabilmiş kişi, yönünü yük olmaktan çıkarmıştır, hafiftir artık…” Oruç Aruoba Geldiğimden beri odamdan çıkmıyorum; bugün bir hafta olacak. Sığınma evindeki diğer kadınlar sanırım bu duruma alışık. Bir iki tanesi dışında kapımı çalan olmadı. “Bekleyeceğiz,” dedi içlerinden biri, duydum.…

Uzaktakiler

Cam parçalarının üzerine düşen çöp poşetlerinin sesi yankılandı duvarlarda. Bu tehditkâr ses dört numaranın bebeğini uyandırınca, annesi Asuman okkalı bir küfür sallayıp, az önce emzirdiği bebeğini tekrar yasladı süt damlayan memesine. Üç numarada oturan Cevdet, siyatikli bacağına iğne yaparken eli…

Kafa

Size biraz geldiğim yeri anlatarak başlamalıyım. Belki o zaman beni yargılamak yerine anlamaya çalışırsınız. Ülkemin adı ‘İki kafa’ anlamına gelen Harmone ve bu ülkede herkesin iki kafası var. Biri hep iyilik düşünür diğeri ise hep kötülük. İşte bu yüzden herkesin…

Eksilen

“Fazilet hazır mısın?” diyor babam, “Şiir haftasında okuyacağın şiiri ezber ettin mi?” Ettim babacığım diye atılıyorum; önüme düşen asi perçemi geri atarak. İstersen şimdi hemen okurum, tek nefeste… “Şimdi olmaz,” diyor babam; bond çantasını eline alıp, kapıdan çıkarken. “Hatırlat! Dinleyeyim…

Kulağımdaki Çınlama 500 Bin Lira

Günlerdir hiç şikâyet etmeden yanan soba biriktirdiği kurumu, “Artık yeter!” diyerek Furkan’ın yüzüne boşalttı. Bu yüzden ağzındaki kömür tadıyla uyandı. Yüzünü karartan kurum, on ikisinde uyuyup on üçünde uyandığı bu sabah, sanki hayatının nasıl geçeceğinin ön gösterimi gibiydi. Dün böyle…

Ayna

İçimde ağlayan biri var dedi Nejat; susmuyor anne… “Madem susmuyor, bırak ağlasın,” dedi annesi. “Nereye kadar ağlayabilir ki?” Bilmiyorum dedi Nejat, sonsuza kadar belki…                                Turuncu muşamba serili masanın güneş vuran kısmında taze fasulye ayıklayan annesine baktı. Saçındaki birkaç boncuğu düşmüş tokasına,…

Küf

Altı yıl, altı ay verdiler bana. O soyu bozuk Yusuf’ u öldürdüm. “Mahallede itibarı vardır, kaç yıllık komşumuz, yapmaz öyle şey!” demiş anneme, Terzi Necibe. Annem de kovmuş evden. Arkasından çok ağlamış, en küçüğümüz Şehriban söyledi. Geçtiğimiz perşembe, görüş gününde……

Naile’nin Çığlığı

Ahretliğim Feride’m, en son mektuplaşmamızın üzerinden bir hayli vakit geçti; sanki ben yazmayı unuttum, sen de beklemeyi. Bu saman kâğıt, bakkaldan kalıp sabun alırken gözüme ilişti; şunu da ekleyiver Hüsrev Efendi dedim, sabunun yanına bir karton yumurtayı koyarken. “Ne yapacaksın…