Ana Sayfa Edebiyat Şiir Kırık Kelâm

Kırık Kelâm

Gökyüzü, tabutudur susan dağların bileceksiniz
Birbirine çarpan mala ve tuğla aynı suyun kederi
Anısına saklandığım duvarlar çok sayfalı yenilgi
Ağıdımda kıvranıyor ölüm fragmanları
Görmek için kırılan aynada masum bir yıldız
Şah damarını kesiyor üç nefeste
Bilmezdim insan sırmış gölgesine

Hayat, kristal bir bardaktır bileceksiniz
Birbirine sürtünen taş ve tahta aynı ateşin soyundan
Morgda teşhis edilen gül yüksek tahrikten muzdarip
Her adımda lacivert bir bulut olmak istiyor
Öpücük izlerinden kalma yüzümdeki kırışıklık
Damarlarıma dokunuyor tel ve mızrap
Bilmezdim insan, kırık bir kelammış aşkta

Aşk, çırpınan bir kalbin adağıdır bileceksiniz
Birbirine tutunan serçe ve saçak aynı aşkın kaçkını
Rıhtımına indiğim yolda çıplak türküler söyleniyor
Yağmurun saçlarını tırmalayan gözlerin pürtelaş
Kaçıyor dağlara doğru anlamını arayan çocuklar
Dünya hesabını tutuyor kopmalar tarihinin
Bilmezdim insan, küskün bir öyküymüş macerasına

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz