15 Eylül 2026

Toprağı Toprakla Pişirirler

Şimdi akının yasına durduğum yaştayım. Yasımın yaşımı kemirdiği demde. Gül eskimiş bir fiil olarak uyuyor kundağında. Derler, doğduğun vahaya tükenişin ilk sayıklanışı olduğunu; yürüdüğün yola, başladığın yere döneceğini.

Şimdi sandıklar içine konulmuş sandıkların kilidiyim. İçimden içeriye hapsettiğim yığınların ebeliğini yapmamı istiyorlar. Çığlıklar içinde kıydığımın kendim olmasını. Toprağı toprak içinde tutunca da kıydığı kendi olurmuş insanın.

Şimdi ayazında bir tutam buz kesiyor ellerimi. Suyun öğüdünü unutan sesin öğüttüğü kalbimin yamasına kurşun döküyorum. Kötü ruhlar def, def, def… Oturup ağlıyorum gidişini çağırışıma.

Biraz önce vurdular Hiroşima’yı, bir eşkıya şehirde vurulmuş,  çocuklar öfkenin fotoğrafıyla baharın yükünü çocukça sırtlanmış, anam yalvar yakar ellerindeki nasırları Allah’a gösteriyor, çiçekçiler büsbütün katillermiş; bir gazetenin üçüncü sayfa haberinde, yerde yatan karanfilleri görünce öğrenmiş oldum.

Şimdi boşluğun tufanında teslim oluyorum Musa’ya. Asayla bölünen kalbimi öpüyorum. Kaç Kızıl Deniz yutar bu boşluk bilmem, yetmez matematiğim zaten.

Zaten ben çocukken de üşengeç bir çocuktum, matematik işlemlerini babamın antenli telefonundan hesaplardım. Bu yüzdendir eksileni canım acıyınca fark edişim. Bu yüzdendir hiçe yutuluşum, kendimi boşluğun tufanında buluşum.

Şimdi oturup ağlamak için akımın yasına durduğum yaşı bekleyişimin sebebini bildin mi Asiye? Ya yüreğimde bölündükçe çoğalan kurtçuklara nasıl yenildiğimi?

Ömrümün kederinin, yaşımın yasını defalarca kez dövdüğü bu kavgada yiten de yenilen de bölünen de giden de benmişim.

Yazar

Mert ATAL

Bitlis - Tatvan doğumluyum. Sosyal Bilgiler öğretmeniyim. Göç ve Kelebek Patikasıadında iki kitaba sahibim. On beş yıllık bir şiir yazma çabam var. Bu doğrultuda kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Tüm yazıları (3) →

Mert ATAL’ın diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.