
Sabaha karşı saat 03.50 artık tanrıyla aramdaki perde kalkmış durumda; Kuş cıvıltılarında onun sesi,
esen rüzgarda onun kokusu,
konuşan insanlar onun kelimeleriyle cümleler kurup vahyiler indiriyor.
İlahi bir tınıyla mırıldanan dudaklarımdan kainata ayetler dökülüyor,
kıvır saçlarından gökyüzüne tırmanıyorum sonra,
Arş-ı alada sancılar içinde doğum yapan bakire bir kadının çocuğuyum ben,
adıma Zakirler kasideler okuyor,
kaybolmuş tanrımdan bir haber yok hala ve bahçesinden ayrılmış nar ağacı ağlamaklı bakıyor son mevsimine.
Saat 03.55 fonda bir kekik kokusu,
tüm çıplaklığıyla selam duruyor ova,
kargı kamışları ney üflüyor başak tanelerini sarartmak için,
erbanesiyle bir dervişin sesi geliyor uzaktan; “duy sesimi ey yeri göğü yaratan” diye Kürtçe bir beyitin ortasından sesleniyor hayata.
Saat 04.00 pervasızlığını sekteye uğratmış benliğin diz çöküşleri rüzgarın amansız uğultusuyla uyandırıyor gün ışığını.
Gözlerini açabilirsin artık,
gün bu, devran bu saattir.
Merhaba perizadem…
Hoş geldin…
Yazar
İbrahim Ethem Yardım
Öğrenci, bir çift göze aşık ve mutlak hazzın peşinde bir ömür çürütmeyi planlıyor…
Tüm yazıları (17) →İbrahim Ethem Yardım’ın diğer yazıları
Şiir
sek içilen fikirler 10
8 Eylül 2025
Şiir
|İEY / Seans Sonrası
1 Ağustos 2025
Şiir
Kuyunun Dibi
17 Ekim 2024
Son eklenenler
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
Edebiyat
YAŞASIN ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILIYORUM!
10 Eylül 2026
