4 Eylül 2026

Burak Akbaş

Burak Akbaş

1993 yılında Vezirköprü'de dünyaya geldim. İlkokulu mahallemizde bulunan Fazıl Mustafa Paşa İlkokulunda, liseyi de Vezirköprü Anadolu Lisesinde okudum. Babam sanayide kaporta ustasıdır, annem ise ev hanımı. Bir kız, bir erkek olmak üzere iki tane kardeşim vardır. Liseyi 2011 yılında bitirdikten sonra aynı yıl Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümüne yerleştim. Dört yıllık eğitimimi 2015 yılında tamamladım. 2015 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen 100. Yılda Çanakkale Ecdada Mektup adlı yarışmada kendi kategorimde Bolu ikinciliği elde ettim. Mezuniyetimin ardından 2017 yılında öncelikle Gaziantep-Karkamış Çadır Kent'te yabancılara Türkçe eğiticisi olarak dört ay çalıştım. Daha sonra ilk atama yerim olan Ağrı'nın Diyadin ilçesindeki görevime ağustosun on beşinde başladım. 2019’da dünya evine girdim. Hâli hazırda görevimi müdür yardımcısı olarak sürdürmekteyim. Öykülerim; “Kirpi Edebiyat Dergisi, Sis Edebiyat Dergisi, Edebiyat Defterim, 1Kelam, Bubisanat” gibi çeşitli platformlarda yayımlanmaktadır.

Kulağımdaki Çınlama 500 Bin Lira

Günlerdir hiç şikâyet etmeden yanan soba biriktirdiği kurumu, “Artık yeter!” diyerek Furkan’ın yüzüne boşalttı. Bu yüzden ağzındaki kömür tadıyla uyandı. Yüzünü karartan kurum, on ikisinde uyuyup on üçünde uyandığı bu sabah, sanki hayatının nasıl geçeceğinin ön gösterimi gibiydi. Dün böyle…

Köpeklerin Oturma Eylemi

Geçenlerde sabah erkenden kalktım. Yapacak bir iş güç olmayınca sabahın köründe kalkmak anlamsız gibi görünüyor. Ne yapacağımı hiç düşünmeden doğru lavaboya gittim. Üstümü değiştirdim. Soluğu kapının önünde alabildim. Hafiften bir rüzgâr, kurulamadığım yüzüme sevgilinin şefkatli eli gibi dokunup duruyordu. Kar…

Son Mektup – Beşinci Mektup

Koskaca dört tane mektup okudum. Dört tane kağıt parçası, onların içinde anılar, acılar… Ve en önemlisi de onurlu bir duruşun simgesi annem! Oturduğum yerden barajın sonsuz sularını izlerken bütün mektupları okuma düşüncesine takıldım. Hepsini okuyup her şeyi detaylıca öğrenecektim. Muhakkak…

Ailem – Dördüncü Mektup

Bu mektubu okuyunca yatağıma yavaşça gömüldüm. Yorganımı başıma çekip oluşturduğum o karanlıkta, korkuların en büyüğünü yaşamayı istedim. Ama okuduklarım ve annemin yaşadıkları karşısında bu çabamın beyhude olduğunu biliyordum. Eşimin acıyan gözlerle bana baktığını hissediyordum. Bir elin yavaşça yorganı kaldırdığını, dünyamı…

Caniler – Üçüncü Mektup

İkinci mektubu okuduğum zaman öğrendiklerimden çok öğrenemediklerimin ağırlığıyla ezildiğimi hissettim. Saat de ilerlemişti. Diğer mektubu okuyacak gücü bulamadım kendimde. Zihnimin boğulduğunu, kalbimin sıkıştığını iyiden iyiye hissetmeye başladım. Mektubu bitirince bir sürü cevapsız soru doğmuştu. Mektuplarda yazanlar bir başka, bizim “aile”…

Kardeşim – İkinci Mektup

İlk mektubu okuduktan sonra hemen tekrardan kutuya koydum, iyice kapattım. Bu kutunun çok bilinmeyene gebe olduğunu düşünüyordum. Aslında kutuda pek bir şey yoktu. Ben çocukken alınmış birkaç oyuncak, muhtemelen bebekken giydiğim patiklerim bir de ilkokul karnem vardı. Bunlardan ziyade benim…

Mavi Bisiklet

–Birinci Mektup- Bu mektubu bugün bulduğum için çok üzgünüm. Üzerindeki tarihi görünce bile içim bir tuhaf oldu, yüreğim bayıldı. Dizlerimin bağı çözüldü, olduğum yere yığılmamak için zor zapt ettim kendimi. Kâğıt eskimiş, pul olduğunu düşündüğüm şeyin sadece bir parçası kalmış,…

Çocuk Olmak

Koskoca bir yılı daha devirdik demek. Zamanın hızlı geçtiğini şu yaşımda öğrenmiştim. Yaşım mı, on beş. Bu sene öğreniyordum hayatı, yaşamayı. Bu sene gerçekler daha bir yakın, daha bir tanıdık geliyordu bana. Çünkü artık ayaklarımın üzerinde durmam gereken yaştayım. Evet,…