
Genzimde tutuşan bir günde, sırtı çatırdıyor dağların
Kayboluyor yüzümü uyandıran korku
Dilimde kuş tüylerinin yırtıcı serüveni
Ölümsü denklemlerin altında,
Aklım suda eriyen kağıtlarla dağılır.
Evrensel ruhla gelen yaşamım
İdeolojik dünyanın elleriyle bölünür
Kimliğini kazanan bir gölgeyim şimdi
Hümanist tanrıların ve
Üzümperest şarapların var olduğu kadar vardım.
Belki varlığımın esintisiydi, şu uçuşan eski defter yaprakları
Yeşil gözlü sözcükler, kemiklerime sızan şu iri karanlık
Şeytani gülücüklerle buğulanır hüzün.
Çürüyen tenimden yaşamsavar kokular yayılır
Ruhuma üfleyen sözlerin çoğaltıyor kanımdaki soğuğu
Kulak ver unutmanın kahredici hırıltısına
Eli belinde pozlarıyla ağaçlar,
Bulutların flaşıyla aydınlanan yüzler
Bu fotoğrafta silik bir yüz gibi belirsiz varlığım
Yine de üstünü örttüğüm tenlerin,
Kasılan kollarımla ısınan boşlukların
Dudağımdaki hiçliğin alışkanlığıyla,
Bertaraf ettiğim eski zamanlardan
Küçük bir an bu, içimde fokurduyor.
Cehennem taburundan yükselen gazeller
Bir varlık bile değilken de etini canlandıran kan,
Gazap sokaklarından akacak
Dipdiri yok olacağız.
Yazar
Neslihan Ağrı
Ben Neslihan, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde doğup büyüdüm. Yirmi beş yaşındayım. Çocukluğumdan beri edebiyata ilgim var, çocukken de şiir yazardım. Üniversiteden itibaren kendimi bu konuda geliştirmeye adadım. Daha önceden farklı şiirlerim Poetopya Dergisinde yayınlandı. Şimdilerde hem rehber öğretmen olarak görev yapmaktayım hem de yazmaya devam ediyorum.
Tüm yazıları →Son eklenenler
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
Edebiyat
YAŞASIN ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILIYORUM!
10 Eylül 2026
