Zamansız Dergi artık Android uygulamasında.

Google Play’den indir

30 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Taşın İçindeki Çiçek

Bazı insanlar hayata bir bahar sabahı gibi başlar; bazılarıysa daha çocukken kışın dilini öğrenir. Ben, taşın bile susarak anlattığı bir coğrafyada, içimde büyüyen bir kuş diliyle gökyüzü bulmaya çalıştım.

Zaman zaman sustum. Çünkü insanın dili bazen kalbinin gerisinde kalır. Kırıldım, yoruldum, içimde kimsenin duymadığı cümleler biriktirdim. Küllerimin arasından kendime ait bir kıvılcım aradım. Anladım ki insan bir Anka; hiç düşmemesi değil, düştüğü yerde kendini var eden bir inşa cevheri.

Hayatın omuzlarıma döktüğü su değildi; geçim, telaş, gelecek, kaygı… Düşlerim ve gerçeklerim arasındaki ince çizgide; bazen yolumu kaybettim, bazen kendi sesimi bile duyamadım. Bazen sadece izledim. Bütün kapılar kapandığında gözüm ve kalbim küçük bir aralık pencereydi: Umut. Umut, yol idi.

Yürüdüm, çalıştım, öğrendim, düşledim. Kelimelere sığındım. Anladım ki; yol ve yük yan yanaydı.

Çünkü bazı duyguların evi yoktur; onlara insan kendi içinde bir oda kurar. Ben o odayı şiirlerle döşedim, cümlelerle aydınlattım. Yazdıkça kendime biraz daha yaklaştım. Her satır, bir düğümün çözümüydü.

İnsanlara dokunmak sessiz bir iyileştirmeydi. Bazen bir çocuğun gülümsemesinde, bazen yaşlı bir insanın gözlerindeki minnet duygusunda buldum kendimi. O anlarda anladım: Merhamet, insanın dünyaya bırakabileceği en zarif izlerden biridir. Bir tebessüm küçük görünebilir; oysa kimi zaman bir başkasının karanlığına bırakılmış tek mumdur.

Şimdi biliyorum; insanın hayatı yalnızca başına gelenlerden ibaret değildir. Başına gelenlerin içinden neyi büyüttüğü de vardır. Acıyı öfkeye, kırgınlığı duvara dönüştürmek mümkündür. Ben ise bütün yaralarıma rağmen içimde bir bahçe bırakmaya çalışıyorum. Çünkü dikenlerin arasında bile çiçek açabileceğine inanmak, hayata karşı sessiz bir direniştir.

Henüz varmak istediğim yerde değilim. Önümde aşılacak yollar, öğrenilecek kelimeler, kurulacak hayaller var. Kendi ayaklarım üzerinde durmak, emeğimle bir gelecek kurmak ve bir gün geriye baktığımda kendime yabancılaşmamak istiyorum.

Belki geçmişimden silemeyeceğim izler kalacak, yürüdükçe dağ olacak… Belki bazı geceler eski rüzgârlar yeniden esecek. Ama artık biliyorum: Her çatlak, yıkımın habercisi değildir; bazen ışığın içeri girebildiği tek yerdir.

Ben kırıldığım yerden kök salmayı, sustuğum yerden yazmayı, yorulduğum yerden yeniden yürümeyi öğreniyorum.

Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez; insanın kendini yeniden kurmasıyla devam eder.

Ve ben, hikâyemin henüz son cümlesini yazmadım.

 

 

 

Zamansız Dergi uygulaması

Google Play’den indir

Yazar

Şirin Maktay

2004 yılında Mardin'in Nusaybin ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan beri kelimelerin insan ruhuna dokunan gücüne inandım. Hayatın bana öğrettiklerini, içimde biriken duyguları ve insan hikâyelerini şiirle anlatmayı seçtim. Benim için şiir; bazen bir özlemin, bazen bir umudun, bazen de insanın kendisiyle yaptığı sessiz konuşmaların sesidir. Yazdıklarımda samimiyeti…

Tüm yazıları (2) →

Şirin Maktay’ın diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Zamansız Dergi artık Android uygulamasında.

Google Play’den indir