
O sabah narlar çatlamıştı,
toprağın diliyle dua etmişlerdi gece boyunca.
Annemin gülüşü,
güneşin altındaki en kırmızı şeydi.
Narın rengi değil,
annemin sesi kan gibiydi.
Bahçenin içinden bir yönetmen geçse,
kilisenin kubbesine değil,
bu kadının eteğine dokunurdu.
Elindeki nar;
bir beden, bir kitap, bir ülke gibi açılmıştı.
Her tanesi: susulmuş bir cümle.
Ve ben o an anladım;
Parajanov bizim eve hiç gelmedi ama
biz onun filminin tam ortasında doğduk.
Cevizleri döverken,
biraz hafıza, biraz gövde, biraz çocukluk düşüyordu yere.
Nar tabağındaki kaşıklar,
sevişmeden önceki sessizlik kadar güzeldi.
Ben bu sofraya film değil,
sadece diz çökerek katılabilirim.
Çünkü bu görüntüler yalnızca izlenmez.
Yenir.
Dokunulur.
Ağlanır.
Ve annem izin verirse;
bir tanesi defterime alınır.
Yazar
Bêrîvan Aslan
Bêrîvan Aslan (2001, Midyat), Dicle Üniversitesi Resim Bölümü mezunudur. Resim, video ve yerleştirme alanlarında üretim yapan sanatçı; beden, kadınlık, hafıza, kültürel kimlik, coğrafya ve aidiyet üzerine çalışır. Görsel üretimlerinin yanı sıra günlük, şiir, kısa öykü ve denemeler yazar; kişisel deneyimlerini, rüyalarını ve belleğini farklı anlatı…
Tüm yazıları →Son eklenenler
Edebiyat
Komşum Hasan…
13 Ekim 2026
Edebiyat
Diyarbakır Dikeni
9 Ekim 2026
Deneme
BECKETT’İN DEMANSİF TİYATROSU ve DEDEMİN DEFANSİF BIYIKLARI
7 Ekim 2026
