
Kadın olmak, kadınlık neydi?
Boğazına tasma takılmış bir varlık mıydı?
Yoksa varlık denecek kadar büyük bir lükse sahip olmayan bir mal, bir eşya parçası mıydı?
Hâlbuki biz bir mal kadar olamadık şu dünyada.
Öldürülen, yakılan, işkence edilen, parçalara ayrılan kadın; bir mal bile değildi
Eşyaların kölesi olmuş biz insanların, eşya kadar değeri olmayan kadınlarıydık!
Hayallerimiz var bizim, hayallerimiz vardı…
Ne kadar da uçsuz bucaksız hayaller kurardık… Şimdi tek hayalimiz nefes alabilmek, tek hayalimiz yaşayabilmek.
Biz kadınların normal insanlar gibi ölmeye hakkımız yok muydu? Belki trafik kazası, belki çaresi olmayan bir hastalık… İnsan olmak kolaydı da, insanoğlu olmak çok mu zordu?
Bizim canımızı acıtan insanlar en yakınlarımızdı hep. Sevdiklerimizdi, gözümüzden sakındıklarımızdı. Belki eşimiz belki babamız belki abimiz belki oğlumuzdu.
Ne söylersek söyleyelim, ne yazarsak yazalım hiçbir şey değişmiyor! Değişen tek şey isimlerimiz…
Yazar
Melahat ERSOY
Şeyh Edebali Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. İstanbul'da yaşıyorum. Haber editörlüğü ve muhabirlik yapmaktayım. Aynı zamanda doğa fotoğrafçısıyım. Seyahat etmeyi ve yazılar yazmayı seviyorum. Okuma-Yazma öğrendiğim yaştan itibaren yaşadıklarımı, hislerimi ve düşüncelerimi kâğıda döküyorum.
Tüm yazıları (9) →Melahat ERSOY’un diğer yazıları
Şiir
Yolumu Kaybettim
19 Mart 2022
Deneme
Misafir Geldik Misafir Gideceğiz
25 Şubat 2022
Şiir
Fedakârlık Gerek
8 Şubat 2022
Son eklenenler
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
