
Kendimizi var etmeye çalışırken yok ettik.
Var olduğumuzu düşündüğümüz an…
Kurulmaya çalışılanlar bugün
Ayrılığın üzerine birliktelik
Oxweş oldu Süleyman Efendi’ye…
Tüfeğini deppoya koymaya yeltendikleri vakit
Barut koktu ve devlet el koydu.
Kahve ocağına haciz geldi.
Bu ülkede usulsüz eğlendiğimize dair
Hepimize ceza kesildi.
Meğer izin verdikleri kadarıyla eğlenmek
Hudut dâhilinde yaşamak gerekirmiş.
Hudut dâhilinde hayata sövmek!
Ölüm ile ayrılığı tarttıklarında
Şaşırdı ölüm bu işe.
Kızdı, kalkıverdi teraziden.
Tam kalktığı sırada ölçtü bir aklı evvel.
Elli dirhem fazla gelen ayrılık dahi
Bilirdi ölümün ağırlığını.
İtiraz edemedi bu popülariteye.
Ayrılığın asıl suçu ahlakı çiğnemekti.
Ahlakı çiğnemek kanuniydi.
Ölüm şimdi hem ağır hem de küskün.
Hakkı yenilmiş, garip.
Kötüye çıkmış adı.
Ayrılıklar, gidenler…
Ardından konuşulabilir bir kavram şimdi.
Şiir yazılan, türkü yakılan
Kefenin galibi sayılan…
Peki, mağlubu duyan var mı?
Geri gelmeyecek bir ayrılış bu.
Ölümün ardından diyecek var mı?
Yazar
Haydar Alper Eser
‘’yazıyorum, kelimeyi kurtarmak için kontrol mahkemelerinden…’’
Tüm yazıları (15) →Haydar Alper Eser’in diğer yazıları
Deneme
PETER û FRİEDRİCH û HAYDAR
10 Aralık 2025
Deneme
LİVOR AMA MORTİS DEĞİL
19 Eylül 2025
Deneme
GODOT GELSE DE İSTİFA ETSEM!
23 Temmuz 2025
Son eklenenler
Edebiyat
YAŞANMAMIŞ BİR HAYAT
22 Eylül 2026
Edebiyat
KIRILMANIN İÇİNDEN: ÖMER EKEN İLE SÖYLEŞi
19 Eylül 2026
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
