4 Eylül 2026

Haydar Alper Eser

Haydar Alper Eser

‘’yazıyorum, kelimeyi kurtarmak için kontrol mahkemelerinden…’’

PETER û FRİEDRİCH û HAYDAR

Galiba galip olan yok. O halde galiba diye değil de ‘’mağluba’’ diye başlasın cümle. Bildiğim tüm diller kendimi açık etmek bir yana dursun; yorumlanmaya yatkın. Söylediğim şey dışındaki şeyleri söylemek istediğimi de düşünenler var. Şu geçen yıllarda ne Turrini kadar…

LİVOR AMA MORTİS DEĞİL

Pışşş pışşş pışşş, pışşş…Bir daha uyanmayacak olanlara, uykusu bölünenlere, yerinden edilenlere, son parasıyla seyyardan incir çözmeye çalışan bir dayı gördüm dün, büyüklere, son adımını karşıdan karşıya geçerken ölüme atan bir çocuk vardı önceki gün, küçüklere, kazılmadık mezardan umut kesilmez demişlerdi,…

GODOT GELSE DE İSTİFA ETSEM!

Geceden uykunun gelmesini bekle. Uykunun kaçması için biraz daha ön loba yüklen. Ben bugünden alacaklıyım. Ben dünden de alacaklıydım. Ben bu ömürden alacaklıyım ömürden! Sağa dön, sağın uyuşana kadar dönük kal. Sonra sola yüklen. Solu hafif uyuşturduğun gibi hemen geri…

OXWEŞ OLDU SÜLEYMAN EFENDİ’YE

Kendimizi var etmeye çalışırken yok ettik. Var olduğumuzu düşündüğümüz an… Kurulmaya çalışılanlar bugün Ayrılığın üzerine birliktelik Oxweş oldu Süleyman Efendi’ye… Tüfeğini deppoya koymaya yeltendikleri vakit Barut koktu ve devlet el koydu. Kahve ocağına haciz geldi. Bu ülkede usulsüz eğlendiğimize dair…

DEPERSONA

Kimin rivayet ettiği bilinmemekle Bilinse de önem arz etmemekle beraber Yetmişli yıllarda bu ülkenin denizleri Tuzlu değillermiş bu denli Yetmişli yıllardan bu yani Mitolojide bilinmeyen bir kadın Ağlaya ağlaya tuz katmış onlara Gözlerinden denizlere Gözünün rengi akmış tuz etkisiyle Travmalar…

Habib-i Neccar’ın Methettiği Efkâr

Kumbaramdaki bozuklukları tümletmeye gideceğim.Bundan ötürü büyüdüğümü düşündüm.Olgunlaştım, dertsiz başıma sinüzit aldım.Konfor alanında kalmama son bir hafta! Konfor alanım işgal edileli yirmi üç yıl! Elimi kumbaraya attığımda…İçinde bozukluk çıkması varlıktı.Evde kumbara bulunması varlıktı.Kumbara bulundurma fikri hatta.Bir şekilde para artar da…Harcanmaz diye…

Gidişinin Üzerinden Otuz Dokuz Gün Geçti

İsmiyle aynı adla başlayan eserlerden…Çocukluğumdan beri pek haz etmem.Düzene bağlanamıyorum, kurala inanmıyorum.Kovulmuş insanın şerrinden kendime sığınıyorum! Gidişinin üzerinden otuz dokuz gün geçti.‘’Gidiş’’ yönelimi belirsiz bir kelime.Aşağı mı, yukarı mı, bu gitme ne zaman biter?Bizim buralarda aşağı giden, yukarı gider.Bizim buralarda…

Atos Portos Thanatos

Eros öldü. Aramis hapiste çürüyecek. Yapıcılık, yaratıcılık ve sevgi… 98’den beri işlenmiyor. Gökten dört elma düştü, birini yedim. Üç olması kanun hükmüne geçmiyor. Bazen birilerinin ölümü ardından Girilen hapislerin Cinayet temelli olmadığı vakalar görülebiliyor. Aramis, düşündüğü için girmiş içeri. İki…

Arka Fonda Zbigniew Preisner Çalıyor

Bu çağda her şey ağızdan çıktığı an anakronikleşir.Bu çağda Onurlar ”Ah” çekmezler.Bu çağda Ahmedler AVM katlarında konuşulur.Bu çağda ”bu çağda” diye başlayan insanlar okunmamalıdır. Kendilerini toplumdan soyutlamaya çalışanlarYeni bir toplum modeli yaratırlar.Sahneye çıkan seksizmi kınar.Sahneden inen seksizme sarar.Bir sincap, ağzına…

Döngüsel Töz

Âdem, tahtadan mı gelmiştir?Topraktan mı?Peki, nereye yönelir?Desteklememe müsaade verin savımı:Dünyayı iki insan yönetir. Ne gizli örgütler…Ne büyük ülkeler…Yalandır üç defa yazılan altı.Dünyayı iki kardeş yönetir.Oylama yapamazsın bunlara.Kırmızı ve maviyi seçemezsin.Üç yüz lira ile gelirsin dünyaya.Yüz ellisini biri alır.Yüz elli, diğerine…

Cici Olmayan Bebe

CİCİ OLMAYAN BEBE Özür diliyorum.Özür dilemek erdemdenmiş.Cahillikten sanıyordum.Cahillikten sandığım için de özür diliyorum.Son dilediğim özürde ‘erdem kaygısı’ güttüm.Böylelikle kibrimi arttırdığım için de özür diliyorum. Şiir alanında gizlilik ilkesi var mıdır?Marka isminde kelime başı ceza alır mıyım?Para mı, cezası mı?Bir şairin…

Hatarat

Mahmut Aksoy’a… Tepemde uçuşan sinekler dikkatimi dağıtıyor.Odadaki huzuru bozan minik kanatların vızıltıları…Yakalamaya çalışmak, öldürmeye uğraşmak ve dahası…Aksatıyor yaşamaya dair ne varsa, kalan birkaç çirkin anı.Tepemdeki savaş uçaklarının ne farkı var peki sineklerden?Rahatsız edici, mide bulandırıcı ve benciller değiller mi onlar…

Eşhedü Dünya

U’yandım. Türk tiyatrosunun son sahnesi gibi değil.Açtım işte gözümü saat çalmadan.Ne yüzümü yıkadım ne dişimi fırçaladım.Ne kahvaltıya oturdum ne çay yuvarladım. Mont aldım vestiyerden, eşofman üstü çakması.Ayakkabı buldum tek harf farkı ile üç yüzlük eksik.Maske asılıydı geçirdim suratımdakinin üzerine.Çift maske…

Poşet Savrulmaları

Balkonda, arkadaşlarının yanından düşmüş…Ya da itilmiş…Yerde duran ve esen rüzgârın yönüne göre…Kendi alanından ayrılmadan savrulan… ‘Bir market poşeti gibi hayatlar gördüm!’ Fırtına ile beraber tam özgürlüklerine de kavuşamıyorlardı.Ve ait oldukları yere de dönemiyorlardı.Birkaç adım mesafesine sağa…Sola!Öne…Geriye!Ve en çok sonuncusu galip…

İKİSİ ufak B’İRİCE

İnsan, çocukluk kahramanlarından bile…Doğrultmaya yakın belini…Tiksiniyor! Bir insanın domateslerden nefret etme sebebi tadı veya kokusu dışında bir kavram da olabilir.Yani bilmiyorum belki de ona dokunan eldir.Ona yüklediği manadır.Aç kalasınız metafor yönetmenleri! Ya da yemeği…Tatmadan tuz bocalayan bir kızın…Bakteri hasreti? Annem…Gece…