Ücretsiz Sevkiyat
Hızlı ve Ücretsiz Gönderin
Çevrimiçi destek
Nihai ve 7/24 Destek
3d Güvenli ödeme
Güvenli Çevrimiçi Ödeme
Hepsi Zamansızda
Güvenli alışveriş noktası
Hızlı ve güvenli ödeme
Hızlı ve Ücretsiz Gönderin
Nihai ve 7/24 Destek
Güvenli Çevrimiçi Ödeme
Hızlı ve güvenli ödeme
Kürtçe Pop Müziğinin Kraliçesi Ecem Ra İle Yaptığımız Röportaj:
Sanatınızı ve kendinizi bize biraz anlatabilir misiniz?
1998 Diyarbakır doğumluyum. 6 yaşındayken piyano eğitimi aldım. Kısa bir süre sonra liseyi Denizli’de okurken belediye konservatuvarında devam ettim piyano eğitimine. Şarkı dinlemeyi de çok büyük bir tutku ile yapıyordum ve günün bir kısmını müzik dinleyip söylemeye ayırırdım. Yaptığım müzikte aslında çok dinlediğim şarkıların etkisi ve bunların sonucunda da yaptığım müzik ile insanlara dokunmak benim amacım.
Bir ses sanatçısı olarak size en çok ilham veren şey nedir?
Beni inanılmaz etkileyen her şey bende melankolik bir şekilde kâğıda dökülür. Gözyaşı ile beraber. Sonra piyano başında bunu melodileştiriyorum çoğu zaman. Hal böyleyken mutlu şarkılar yazmak için ilham gelmesini beklemiyorum çünkü gelmiyor hiçbir zaman. Kendimi yazmaya zorluyorum. Böyle başardığım majör şarkılarımda var. Hatta yakın zamanda bir tanesini paylaşacağız.
Sanata başlamaya nasıl karar verdiniz? Doğuştan gelen bir zorlama mıydı?
Doğuştandı evet. Yani şarkı sözleri yazan arkadaşlarımla dans ederdim ve onları hep yönlendirirdim. Ayna karşısında şarkı söylemek bir yana dursun nasıl daha güzel ağlayabilirim diye farklı farklı sesler çıkarır mimikler yapardım. Sonra o sıralar abimin yetenek sınavlarına hazırlandığı kursa beni de yazdırdılar çok iyi duyuyormuşum hocaların dediklerine göre. Böylece daha sağlam bir zeminde devam etti müzik hayatımda.
Bir eserinizi üretirken en çok hangi aşamada zorlanıyorsunuz?
Genelde iyi bir nakarat bulma konusunda. Sürekli nakarat değiştiriyorum. Daha akılda kalıcı ve basit olsun istediğim için. E tabii bu değişiklik bir noktadan sonra sözleri de etkiliyor. Melodi ve sözleri uyumlu yapmak zahmetli bir hale geliyor. Bu çok yorucu olduğu için genelde bir kerede yapıp bitirmek istiyorum. Ama pek mümkün olmuyor. Bu noktada Prodüktörüm Olcay olduğu için ona danışmak ve bazen beraber değişiklik yapmamız gerektiği durumlar oluyor.
Bir eseri tamamladığınızı nasıl anlıyorsunuz?
Öncelikle tamamen içime sinmişse bitmiş oluyor benim için ve tabii teknik olarak eserin verse, pre-chorus, chorus, Bridge gibi formları tamamsa bitmiş sayabiliriz.
Dinlemeyi sevdiğiniz sanatçılar kimler?
Adele’in büyük hayranıydım bir dönem. Şimdi üretim yapmadığı için küstüm. Çalışkan sanatçılar dinliyorum Taylor swift, The Weekend gibi çocukkende şebnem ferah ve hepsi dinlerdim. Evde ise annemi dinlerden Dengbejlik yapardı babamla beraber.
Xeyro Abbas ve Ciwan Haco parçalarını tekrar yorumladınız? Bu sanatçıların sizdeki yeri nedir?
Kürtçe müziğin öncüleri iyi ki varlar. Küçükken hatırlıyorum evde çaldığını. Civan Haco Kürtçe müzikte pop girişiminde bulunmuş kıymetli bir sanatçımız.
Kürt müziği için üretim aşamasına geçmek için Planlarınız var mı?
Elbette, başladık. İlk olarak benim daha önce bestelediğim eğlenceli olduğunu düşündüğüm funk, reggi tarzında bir bestemi çıkaracağız. Daha sonra aklımızda olan ve yapmak istediğimiz Kürt şairlerin yazdığı şiirleri melodileştirip bestelemek.
Kürt müziğinde Yeni teknikler deniyorsunuz? Bunun öncülüğünü devam ettirecek kadar yaptıklarınıza inanıyor musunuz?
Çok yeniyiz bu işte. Aslında bu işin mimarı Olcay B. İle geçen sene bu zamanlarda tanıştık. Ve hızlı bir şekilde işe başladık. Proje Olcay’ın yıllardır kafasına olan bir şeymiş meğer benimle hayat buldu. Çok büyük bir öncülük yapıyoruz gerçekten çünkü Her ulusun kendi müziğinin birçok türü vardır. İngilizce pop, Türkçe pop gibi, ama Kürtçe çok bakir bu konu da yani pop müziği yoktu. Bizde bu işin öncüsü olmak için adımımızı attık. 2024 yılının haziran ayında ilk Cover şarkımızı yayınladık ve gerçekten güzel bir başarı yakaladığını düşünüyoruz. İnsanların dikkatini çekiyoruz. Konserlerimizde dans etmek yerine durup dinliyorlar bu bize tuhaf geliyor ama sanırım onlara da yepyeni ve yapılmamış bir şey olduğu için durup dinlemek istiyorlar.
Devam ettireceğim tabii ki. Çünkü ben pop müzik dinleyerek büyüdüm. Ve bu müzik türünü İngilizce yapardım. Fakat Kürtçe ile yapmak beni İngilizce yapmaktan bir farkını olmadığını gösterdi. Hatta daha güzel çünkü kendi dilim ve daha hakimim. Ve Kürtçenin dil fonetiğinin pop müziğe ne kadar müsait olduğu keşfettiğimizi söyleyebilirim.
Sanatın toplum üzerindeki etkisine inanıyor musunuz?
Kesinlikle. Bir kitap okumuştum oradaki bir cümle bana çok tehlikeli bir iş yaptığımı düşündürdü. Cümle aynen şöyle: Müzisyenler din adamlarının siyasetçilerin ve ebeveynlerin ulaşamayacağı kitlelere ulaşma gücüne sahiptir. Düşününce kesinlikle öyle. Üniversite de Müzik literatürü dersimizi Aytaç Hoca verirdi. Biz müzisyenleri büyücülere benzetirdi o da çok haklı. Bence de büyücüyüz. İnsanları etkileyebiliyoruz çok derinden.
Sanatınızı politik ya da sosyal mesajlar vermek için kullanıyor musunuz?
Politika pek beni içine çekmiyor. Merak ettiğim bir konudan ziyade çok karmaşık ve gerçek gelmiyor. Ben sadece müzik yapıyorum.
En gurur duyduğunuz eseriniz hangisi?
Diyarbekir. Yaptığım ilk Kürtçe şarkım. Çünkü ilk defa kendi dilimde şarkı yaptım bu çok kıymetli benim için. İnsanların beğenisine sunduğumda çok güzel yorumlar geldi ve devamı böylelikle gelmiş oldu.
Kariyeriniz boyunca sizi en çok etkileyen olay ne oldu?
Bu kariyeri inşa ettiğim çok farkında değildim. Ama ne zaman ki Diyarbakır’da kahve içmek için gittiğim bir mekânda tanımadığım insanların gelip benimle tanışması çok şaşırtmış ve gerçekten yaptığımız işlerin çalıştığını, karşılığını bulmaya başladığını görmek beni çok etkiliyor.
Gelecekte hangi projeler üzerinde çalışmayı düşünüyorsunuz?
Zaman gösterecek. Bu yolda ilerliyorum ve karşıma çıkan her şeyi en güzel şekilde değerlendirip yapabildiğim en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Bonus soru: Sizi bir gün Diyarbakır Newroz alanında görmek isteriz. Siz böyle bir şeyi ister misiniz?
Elbette, küçükken gittiğim anısı hiçbir zaman aklımdan silinmeyen, hayran kaldığım bir şeydi Newroz. Yüzyıllardır süre gelen kültürümü, derinden hissedeceğim ve geleneklerimi yansıtabileceğim böyle bir etkinlikte yer almayı asla kaçırmak istemem