Ana Sayfa Zamansız O An Anlatı Tek Demlik Çay

Tek Demlik Çay

Şiir okumayı en çok gece uyumadan önce severim..Yine yalnız gecelerden bir gece. Biri yünlü diğeri elyaf dolu hafif iki yastıklı tek kişilik yatağımdayım. Elimde Cemal Süreya’nın zihinsel sızısı için adeta hem ağrı kesici hem de kas gevşetici ilaç mahiyetindeki şiirleri. Gözümden uyku, yüreğimden o akıyor. Belki rüyamda onu görürüm umuduyla uyumak istediğim bilmem kaçıncı kör gece. Masa lambasının ışığında öldürmeye üşendiğim mi yoksa “Rızkı kanımdandır” düşüncesiyle kıyıp öldüremediğim, onun da sanki şiiri dinliyormuşcasına her mısranın bitişinden sonra ışığın etrafında dans etmeye başlayan sivrisinek…

“İki çay söylemiştik orada, biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni…” diyordu üstad. Birden sivrisinek vızıldamaya, yorgunluğum ve yalnızlığım karabasan misali üstüme gelmeye başladı.

Uykumu daha da kaçırtacağını düşünmeden kalktım sallama çaylara söve söve tek demlikte çay yaptım. Yine de “Sabah uyandığımda hatırlamayacağım rüya için değmezdi” diye düşünmekten kendimi alamadım, çünkü zaten yine rüyama gelmeyecekti. Gelse hatırlarım illaki… Yalnızların çayıdır tek demlikte çay demlemek. Babam öldüğünde gece yarısı annemi tek demlikte çay demlerken görmüştüm. Yolda şoförlerin durup istirahat ederken, elli derecede toprak kokusunun karıştığı su ile toz şeker katıp tarlayı sulayan sulamacıların, köyde genç kızların işlerini bitirdikten sonra ikindi vakti tek başlarına uçsuz bucaksız Mezopotamya’ya bakıp hayali olarak ektikleri ağaçların gölgesinde oturup kaderlerine razı olmaya çalışırken içtikleri şerbettir. Çeyiz sandıklarındaki ak yazmalara damlattıkları lekedir.

Ferhat’ın Şirin için dağları deldiğinde dinlenmek için bir taşa oturup demlediği umuttur.

Tek demlikte çay, sessiz sedasız bir şekilde bir uzaklara odaklanan platonik aşıkların, şizofren insanların çayıdır. Hele bir de peygamber mesleği olan çobanlığın…

Dedikodusuz gıybetsiz küfürsüz içilir. Kabullenişin ya da sonsuz isyanın içeceğidir tek demlik. Kimi zamanda çayın altın oranıdır. Yitip giden aşkların şahididir. Tek vücutta iki kalbin buluşmasıdır. Ne cennette içilen şaraptır, ne de cehennemde içilen irin. Arafta kalanların, korkmadan sırat köprüsündeki sırasını bekleyenlerin altın oranlı içtiğidir tek demlikte çay.

Üç buçuk ince belli bardak su, tepeleme bir tatlı kaşığı çay. Bol miktarda yalnızlık bir çay kaşığının dörtte biri kadar umut, bir çorba kaşığı ukde, pişmanlıklar, ciğerlerden çıktığı kadar ahh!

Demlendikten sekiz dakika sonra içilir.

Doldururken yüksekten döküp köpük çıkartılmaz, içerken asla bacak üstüne bacak atılmaz, kesme şeker katılmaz.

15 YORUMLAR

  1. Çay mıdır kalemleri bu kadar güzelleştiren ya da kalemler midir çayı bize şerbet eyleyen…Bu yazı tam da çayın edebiyatı, çayın sosyolojisi tadında. Okuduktan sonra da bir tek demlik yaptıran güçte… Keyifle okunan bi yazı olmuş. Tebrikler👏🏻

  2. Çay candır..Yazıyı okuduktan sonra daha da bi değerli oldu..keyifle okudum.hemde çayımı içerken.yüreğinize,kaleminize sağlık..değerli arkadaşım vedat kurtay’a çok teşekkür ederim..onun sayesinde sizi tanıma fırsatı bulduk..yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruzz..ANTAKYA’DAN SEVGİLER..

  3. Tek demlik çay satışlarımız pazartesi günü itibariyle sah….co..’da bulabilirsiniz yalnızlığa bire bir sessizliğe kafa dinlemeye bir
    Siz isteyen tek demlikte çay anında kapınızda
    Çeliktir solmaz paslanmaz renk kaybetmez
    Şairler içine şiir de katabilir biraz limon biraz da çay

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz