Ana Sayfa Edebiyat Deneme Mutlak Sevgi Mağduru Kekeler

Mutlak Sevgi Mağduru Kekeler

Aynı dertten muzdarip kekeler; Promethaus, İsa, Melekî tawus, Yezid bin Muaviye

Mektup (I) Uyun-ûl ‘eyan… Feslî hezan…

Ve Rabb olan ilah çamurdan yaratılmış, eşyanın ismine nail Âdem’e ateşten yaratılmış meleğe secde etmesini emretti. “Asla!” diye cevapladı onu melek ve “Senden başka secdeye layık hiçbir şey yoktur” diye devam etti. Ve Rabb olan ilah bir kez daha emretti “Secde et!”  Melek, “Sana secdeye gelmiş bu baş başkası için nasıl eğilsin? Ey Rabbim olan ilah! Senin istemin bile olsa ben sana şirk koşamam diye cevapladı onu mutlak sevenlerin ilhamı olan melek. Ve vaki oldu ki rabb olan ilah meleğe şöyle dedi “Sana sonsuz acılar yaşatacak sonsuz ateşlerde yakacak cehennemden başkasını hak etmiyor bu tavrın” Melek, “Sana şirk koşacağıma sonsuz yanmayı yeğlerim” dedi tebessüm ederek. Ve vaki oldu ki melek kovuldu göklerin dergâhından.

Sina yokuşunda Musa ile karşılaştı melek. Alaya alarak sordu ona Musa “Ey iblis seni secde etmekten alıkoyan duygun neydi? Kibrin mi? Nefsin mi?” gülümseyerek cevapladı onu melek “ Ey Musa! Eğer secde etmiş olsaydım senin gibi sıradan bir seven ve peygamberlerin üstü makamda bir melek olurdum. Ben bembeyaz bir sayfada rabbim olan ilaha hizmet ediyorum artık!” “Nasıl olur?” diye sordu hayretler içinde ki Musa. “Ey inanıp Rabb olan ilaha hizmet eden Musa! Sen bir ‘an’ yanmamak için Tur-i Sina da rabbin olan ilahın veçhine sırtını dönmedin mi az önce? Oysa ben rabbim olan ilaha bir ‘an’ sırtımı dönmemek için sonsuz ateşi göze almamdım mı?” dedi âşıkların en mükemmeli olan melek.

Mektup (II) Qalb-el Meftuh… Feslî  Behar…

Baş ağrıları dayanılmaz bir hal almıştı tüm evrenin hatırına yaratıldığı mahbubun. Her ne kadar babası Ebu Sufyan bin Harb Uhud’ta Hendek’te karşıt orduların en çetin komutanlığını yapmışsa da, peygamber çok sevdi Muaviye Bin Ebu Sufyanı. Hem kâtibi yapmıştı hem de selmanı. Emretti sevilenlerin en büyüğü “Muaviye’ye haber salın” Musa”sını alıp gelsin. Tıraş etsin saçlarımı, belki diner başımın ağrıları.” Huzura tez elden geldi Muaviye. Bir tutam saç aldı eline. Sevgisi kabardı yüreği, irkildi. Yüreği taşıyamadı ellerini, elleri titredi. Ve olan oldu. Musasını kaçırdı elinden. Başından yaraladı peygamberi. En temizinden bir damla kan belirdi yaradan. Uzatıp ağzını kanı diliyle yaladı  Muaviye. Dönüp sordu peygamber “Ne yaptın sen?” diye. “Senin kanın mukaddestir, toprak ise necis. Mukaddesat necasete düşmesin diye yaladım kanını” diye cevapladı onu. Musallada kendini imamına teslim eden ölü gibi kendisini peygamberinin sevgisine teslim eden âşık. “Şüphesiz” dedi peygamber “Fena bir şey yaptın sen. Bunu yapmakla soyunun soyumu kurutacağının önünü açtın” diye devam etti. “Dölümü tutacak bir kadınım bile yokken?” diye sordu Muaviye ve devam etti“ And olsun ki soyum benimle son bulacak. Soyumun devam damarı bende son bulacak, benden nesil çoğalmayacaktır.”

Vücudunda tarife gelmez acılara neden olan yaraların açılmasına sebep olan bir akrep soktu Muaviye’nin yüzünü. Tüm bilgeler, tabipler divan kurup dediler “Sabırlara selamet Eyüp’ün acıları bile Muaviye’nin acıları yanında hafif kalıyor. Şüphesiz ki Muaviye evlenmezse felekler onun acıdan inlemeleriyle titreyecek ve onun ölümü bu şekilde fena olacaktır.” Emir verdi peygamber “Evlensin Muaviye!” Bir Arap erkeği üç şeyiyle övünür; kılıcının keskinliği, erkek çocuğunun sayısı ve atının kıvraklığı. Övünülecek bir kılıcın keskinliğiyle – Ama erkek çocuğunun olmayacağının melankolisiyle- “Asla!” dedi Muaviye. O halde bilgelerden biri “Hafsa’yı Muaviye’ye eş olarak almalı. Nihayetinde Hafsa 86 yaşında dölden kurumuş bir ihtiyar. Bu şekilde hem Muaviye’nin yaprağı hayat ağacında kalır hem de Hafsa’nın rahmi peygamberin soyunu kurutacak soyun dölünü tutmaz ” dedi. Kabul gördü. Ve o gece; gökleri yeryüzünün üstünde sütunsuz tutan Rabb olan ilahın hikmetiyle Hafsa 26’sında bir kadına döndü. Döl yolu yeşerdi ve soyu kurutacak soyun dölünü içinde büyüttü. İşte bir zaman sonra ismi tarihin en melankolik ‘an’ı olarak Kerbela ile anılacak olan Yezid böyle doğdu.

Melek bu denli sevmeseydi Rabb olan ilahı, melek “Melek” olur muydu? Muaviye bu denli sevmeseydi peygamberi yüreği incelir, elleri titrer miydi? Melek “Melek” olmasaydı evren eksik kalmaz mıydı? Yezid, Kerbela’da olmasaydı peygamber yalancı çıkmaz mıydı?

İşte bu nedenledir ki Ezdayîler/ Yezîdîler ya da Fars tarihçilerin dediği gibi “Tanrıdan bile tanrıcılar” Meleği kutsar, Yezide saygı duyarlar. Belki de Rabb olan ilah örgüyü bu şekilde ördüğü için adını Yezid koydular. Ya da Onlar kendilerine Yezdayî dediler. Belki de Musa ile karşılaşmasından dolayı meleğin, Muaviye ‘Musa’ ile yaraladı peygamberi.

NOT: Ezda/ Yezdan: (Kürtçe) Tanrı

Ezdayî/ Yezdanî/Yezîdî (Kürtçe) Tanrıcı.

Mektup (III) Remz-el Ebced; Sîn-Nun…

Sevgili Proto-Hint Avrupalı dostlarım pek kıymetli Duma Meclisi üyeleri ve saygı değer Senatör!

Zagreus’un küllerinden insanı yaratıp Zeus’un gazabını üstüne çeken Prometheus, Olympios’tan yeryüzünü seyreden Zeus’u daha da hiddetlendirecek bir şey yapmıştı; tanrısal bilgiyi yani Hepahaistos’un işliğinden ateşi çalıp insanlara vermişti. Prometheus’u Kafkas dağlarına zincirleyen Zeus, bir Kartalı görevlendirmişti. Kartal her gün Prometheus’un ciğerlerini didikleyerek yiyecek ve geceleri ciğer kendini yenileyecekti. Bu döngü sonsuza kadar devam edecek böylece “Büyük Tanrı’ların gazabıda büyük olur “a, amenna diyecektik. Prometheus, bunca yaptığına karşılık insan denilen vefasız canlı tarafından en az bilinen en az saygı duyulan antik Yunan panteonunun kahramanıdır. Prometheus, Bir keresinde “İnsanları sevdiğini” söylediği için çarmıhlara gerilen Nasralı İsa ile birlikte aynı dertten muzdarip diğer iki kekemiz olarak hatırlanmalıdır. Hatırlayanlara selam olsun.

Ya işte sevgili Dino okuyucuları! Ruhumun kadın yanının eşbaşkanlığıyla yazdığım bu köşeye gördüğünüz üzere dergi yönetimi tarafından kayyum atanmıştır.

Siz kahvenizi alıp orgazmik bir Dino yazısı okumaya heves etmişken karşınıza Mehmet A. Başkurt’vari bir yazıyla kursak olayı yaşadınız.

Mektup (IV ) Matla’a. Feslî Firaqet…

Sizleri selamlıyorum efendim.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz