Ücretsiz Sevkiyat
Hızlı ve Ücretsiz Gönderin
Çevrimiçi destek
Nihai ve 7/24 Destek
3d Güvenli ödeme
Güvenli Çevrimiçi Ödeme
Hepsi Zamansızda
Güvenli alışveriş noktası
Hızlı ve güvenli ödeme
Hızlı ve Ücretsiz Gönderin
Nihai ve 7/24 Destek
Güvenli Çevrimiçi Ödeme
Hızlı ve güvenli ödeme
Dil ve Kelime Faşizmi: Sözcüklerin İktidarı, İfadenin Tahakkümü – 1 –
Dil, yalnızca insanlar arasında iletişimi mümkün kılan bir araç değildir; aynı zamanda düşünmenin, anlamlandırmanın ve dünyayı kavrayış biçimimizin temelidir. Bu nedenle dil üzerinde kurulan her türlü baskı, yalnızca sözcüklerin kullanımını değil, doğrudan düşünce biçimlerini, toplumsal yapıları ve bireysel özgürlükleri hedef alır.
Dil faşizmi ya da daha özel bir kavramla kelime faşizmi, dilin belirli kişi, kurum veya ideolojiler tarafından kontrol edilmesi, daraltılması, yasaklanması, manipüle edilmesi veya tek bir doğrultuya yönlendirilmesi anlamına gelir.
“Dil Faşizmi Nedir?” diye soracak olursak ise şu cevabı verebiliriz:
Dil faşizmi, bireylerin düşünme biçimini, kendini ifade etme kapasitesini ve toplumsal algıyı kontrol etmek amacıyla dil üzerinde baskı kurulmasıdır. Bu baskı; yasaklar, manipülasyonlar, yönlendirilmiş söylemler veya toplumsal norm dayatmalarıyla uygulanır.
Dil faşizminin temel hedefi, bireylerin neyi nasıl söyleyebileceğini belirleyerek düşünce alanını daraltmaktır. Bu olgunun anlaşılabilmesi için süreci oluşturan başlıca mekanizmaları ayrıntılı olarak şöyle ele alabiliriz.
Kelimelerin Yasaklanması
Dilin baskı altına alınmasının en görünür yöntemlerinden biri, belirli kelimelerin yasaklanması, kullanılmasının ceza gerektiren bir eylem hâline getirilmesidir.Örnek verecek olursak, şu başlıklar altında ele alabiliriz:
1. Politik Yasaklamalar
Bazı ülkelerde “diktatör”, “sansür”, “soykırım” gibi kelimeler resmi söylemde yasaklanmış veya kullanılmaları cezalandırılmıştır. Bu kelimelerin yasaklanması, o kavramların, bazı kişilerce toplumsal bilince ulaşmasını engellemek için uygulanır. Toplum mahrum bırakılır.
2. Kutsal veya tabu sayılan kelimeler
Bazı toplumlarda cinsellik, beden, kadınlık ve erkeklikle ilgili kelimeler yasaklanmış veya “ayıp” ilan edilmiştir. Bu yasaklar, insanların temel biyolojik ve sosyal gerçeklikleri tartışmasını bile zorlaştırır.
3. Tarihsel yasaklamalar
En basit ve yirminci yüzyıl örneğini verecek olacaksak, Sovyetler Birliği’nin var olduğu dönemide “Tanrı”, “kilise”, “rahip” gibi kelimeler yoğun baskı altındaydı. Sovyetler Birliği’nin “Sovyet” olarak tanımladığı özerk bölgeler ve cumhuriyetlerde uygulanarak, devlet politikasının sürdürülmesine ve geçmişin politikaların karşısına çıkmaması için uygulanmıştır.
Diğer yandan, Dünya’nın başına gelmiş en büyük zulümlerin merkezinde olan Nazi Almanyası’nda “pasifizm”, “demokrasi” gibi kelimeler düşman ilan edilmiştir. Bu da aslında Sovyetler Birliği’nde verdiğimiz örnek belki de daha ötesi olarak sadece bir devlet politikası değil toplumu yönlendirip, ideolojiye göre şekillendirme eyleminin de temelinde olan kelimeler olmuştur.
Çünkü bir kelime yasaklanınca o kelimenin temsil ettiği düşünce de kamusal alandan silinir.