
Sen kova burcunun, asi çocuğu!
Zemherir umutların muğlak yolcusu
Yalnızlıkların eşiğinden sesleniyorum sana
Kulak ver bana! Şubat’ın sancılı, bitmek bilmeyen yolculuğu
Emine’nin düğümlenen dudaklarının acısında
Saatlerin tik tak raksının en soluksuz anında
Kulak ver bana! Şubat’ın asi çocuğu
Sana koşuyorum mahmuzlanmış bir anımla
Seni arıyorum mor salkımların, mor dalında
Bir meczubun vuslat hevesinin, durağan ürpertisinde
Sen kova burcunun asi çocuğu izbe caddelerin, uyuklayan bekçisi
Ellerinde ikindi sonrası şebboyların hülyalı esintisi
Ölü dalgaların hışırtısı, poyrazların soluksuz anında
Üşüyen yosunların yeşil umudunda…
Bir güvertede sanma, her rıhtımda ararım seni
Her balığa sorar, her haliktan isterim seni
Şehlalı gözlerle, dirayet eder cümle ekrana
Yola serilir, bineklerden beklerim seni
Ne olursun tarihleri sıralayarak ezme bizi
Bizi biz yapan şimdidir ve ileri
Atilla Jozsef’in katili vagonlardan sorarım
Kara makinalar teslim alırken beni
Kırmızı tehditler sıralanır yine seni anarım
Düşlerim gömülür türlü hicrana
Son toprak dolu küreği
Yüreğimi deler de atarım
Ey Şubat’ın kara feleği
Neredesin şimdi?
Ruhumun deniz feneri.
Yazar
Fırat Agece
1997 Muş- Merkez 2016 Lisans macerası, Konya Selçuk Üniversitesi- Siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümü İnsan neydi ki? Bu kadar değil mi? "İnsan" tanım dışı bir varlıktı benim için Hem her kalıba sığanın bir tanımı olmalı miydi? Mesela yurtsuzun bir adı yoktu bende, ne de…
Tüm yazıları (9) →Fırat Agece’nin diğer yazıları
Şiir
Leylaca
8 Mayıs 2022
Deneme
Sevginin Eşleniği
22 Ekim 2021
Şiir
Kahverengi Yalnızlıklar
22 Ağustos 2021
Son eklenenler
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
