
“Evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar.”
— Sigmund Freud’a atfedilen bir söz
İnsan, hayatı boyunca dışarıdaki dünyayı anlamaya çalışır. Gökyüzüne bakar, yıldızların uzaklığını ölçer; okyanusların derinliğini araştırır, atomun içine kadar inmeye uğraşır. Dağların yüksekliğini, şehirlerin nüfusunu, zamanın hızını, evrenin yaşını hesaplar.
Fakat bütün bu keşiflerin arasında tuhaf bir paradoks vardır:
İnsan, kendisini keşfetmeye çoğu zaman en son başlar.
Çünkü dışarıdaki dünyayı gözlemlemek kolaydır. Bir ağaca bakarsın ve ağacın orada olduğunu bilirsin. Bir yıldızı teleskopla incelersin. Bir şehri haritaya yerleştirirsin. Fakat insanın kendi zihnine dönmesi, aynı anda hem gözlemci hem de gözlemlenen olması demektir.
Ve işte asıl gösteri burada başlar.
Çünkü insan kendi zihninin kapısını açtığında yalnızca düşüncelerini değil; korkularını, arzularını, çelişkilerini, bastırdığı öfkelerini, çocukluğundan taşıdığı izleri, başkalarının kendisine biçtiği rolleri ve yıllardır “ben” zannettiği şeylerin aslında ne kadarının kendisine ait olmadığını görmeye başlar.
Kendini tanımak, kendin hakkında güzel şeyler öğrenmek değildir. Kendini tanımak, kendin hakkında hoşuna gitmeyen gerçeklere de bakabilecek kadar dürüstleşmektir.
Zamansız Dergi uygulaması

Yazar
Hakan Kılıç
İstanbul’da sade bir hayat süren muhasebeci ve aile babasıyım. Geçmişten gelen yazma tutkumla edebiyatın farklı alanlarında üretmeyi sürdürüyorum. Şiir, deneme ve eleştirel yazılar başta olmak üzere, kendimi tek bir konu ya da temayla sınırlandırmadan yazmayı seviyorum. Saygılar.
Tüm yazıları (2) →Hakan Kılıç’ın diğer yazıları
Edebiyat
Zamanın Tozu
19 Ekim 2026
Son eklenenler
Edebiyat
Yıldızlı Yeraltı
16 Ekim 2026
Edebiyat
Komşum Hasan…
13 Ekim 2026
Edebiyat
Nar Bahçesinde Annem
12 Ekim 2026
