16 Eylül 2026

Ayşe Nur Demir

Ayşe Nur Demir

“Kelimelerin ve kuşların peşinde bir hayal gölgesi..."

Limon Ağacı

Kulağından limon ağacı kokladım dün gece Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı Sabah tarçın çayı akşam sigara sonrası Nakarat: Maviye uzanıyor saçlarım ellerinden Yollarda düş sürüyor güneş taşlarından Savaş mızraklarımız kapı önünden Barikatın ardı sır, mezar çiçeklerimiz taze Kulağından…

Revan

Bir ay dede hikayesi geçse istasyondan Saçları dökülmüş bir kadın ürkütse seni durakta Dilek koşul kipleri çufçuflasa rayları Ne vakittir sesinde sızasım var Ne vakittir bir beladır gölgesinde baht ağacının Bir ölüm var bugün de bir kadın sesinde Yola bakan…

Leyla

Dağlar inerdi kardanKomşu hanım teyzeler, güneşe çarşaf çarşafLakırdı bırakırdıKış çiçekleri açardı pencerende LeylaUzağa bakardın günün yedi saatiDüşler postası uğramazdı sizeBaharla mahalle kahvesindeHasan tenekede tavuk ederdiElma bahçelerini severdin sen LeylaYeşillere dokunamazdın sevda yangınındaEllerin yanardıFırın önündekikir derdi kızlarSenin sesin yağmurlara yol açardıDağlar…

lev

buğu yapıyor akşamlar şehrin göğünekauçuğumuzun yüzüne vuran ay ışığı kararlıve kararlı geceye inen şarkılar yele karşı adını mırıldanmayagri bir kedi gölgesi koridordaçocukluğumuzdan uyanmıştık ya hanianason kokulu gecelerden birindegülüşüp ağlaşmıştıksaçlarımın yüzüne düştüğü bir akşamüstü cengindevesaire vesairedeğil mi ki duyulmaz o dalgalar…

Behlül Yokuşu

Sokak düşleri nelere kadir;Bir vakitler ben de bir ahmak ıslatanda düş-müştümBir yokuşun ardı sıraYokuşta kadınlar dolusu hikaye…Fatma Teyze, Karadeniz’den bir fırtına katardı peşi sıraYemenisini bağlar tepeden bakardıKahvedeki Koca İsmail’i gözlemekteydi yaşlı gözleriBir vakitler derdi; ben henüz 13 yaşımın…Susmayan hüznü kavgalıydı…

Ehli Keder

Ölü balonlar diyordu Gecenin sonbaharına yaslanmış bak! Galata’ya doğru tramvay sesi Yağmur da bizim için ince ince Güzeldim de üstelik kararan bulutlarına İnat Ben bir güzeldim Leyla abla Güneş kadar parlak Su kadar maviydim Soğukta burnumun ucuna bakardı Leyla abla…

Reyhan Şerbeti

Yüksel Hanım’aSabah kuşları uzayan uykuları ister dururduSakız yorgan pamuk ayaklarında keyifteYüksel Hanım bir ahu dilber kuşu koynundaİncecik beli kahve sürmesi gözlerindeAnneanne kırlentleri misafir bucağındaEski fotoğraf çerçeveleriEdibanımlardan bir çığlık yükselirdi bazı hazin gecelerindeHas komşu kızı Selvinaz, yangından kaçar gibi geçerdi çatıdanBir…

Karahindiba

üfledikçe dağılıyordu dertsiz dilekler afrikaya kadar gitsin istiyordu çocuk tılsımlı tüycükleri hayatın soğancığında yetim şarkılar toplardı kapı kapı sokakta yamandı ama saklambaçta birinci kapı önü terliklerini sevmezdi kalabalık bir felaket gibiydi teyzelerin entarileri üfledikçe dağılıyordu düşe bakan tüycükler rüyasındaki şekerlemeler…

Ahdar

Hikaye rivayet eder kiSen deniz yeşili bir yazdanGöğüme konduğundan beridirYemenimin oyası pembe sevdalıkLakinSaçlarım yosun kokar gayrıŞehrimi tutmuşlar ihtimal devrim korkusunaÇift tepeliyi yolla sabah mektebineEzber etsin pusulayıSen deniz yeşili bir yazdanYetim bir rüyaya yattığından beriSırtına şiirler verdimAyaklarına toprak çoraplarGizlerine munzur gecelerLakinSaçlarımda…

Vardiya

Vardiya tutsaklarıydıkDemem o ki tarih yazmalıydı biziBizde bir Mevlut abi vardı Hiç unutmam elinde utangaç bir torba çıkınıAynı vardiyadaysak bir oh çekerdim öyle emeği nasır Çünkü bilirdim sabahın altısında yollara düşmüşüzKar yağardı trenleri beklerdimGüneş vakti gelir hazırlanır, kök salamazdık biz…

Zamansız

Zamansız bir iklimdi nefesiHayalî olmak düştü başaSürgün yaşamlardaÖyle değil güzelim anlamıyorsunKuş uçumluk mesafedeTaa şuramdaYeşil gözlü bir bahardaydık üstelikHüzünlü hikâyelerimiz, çocuk şekerlerimizEsaslı kavgalarımız, devrime koşan sıcak yüreklerimiz vardı…Aşinâ dost sohbetlerindenDenizli havalara pruva…Yarım kalan şiirlerimize iksir…

Hiypnos

Tekinsiz kaldırımlar aydınlanıyorGün beşiğinde halâ geceninBoş bir küvete bakıyor adamKapıyı bekleyen pabuçları eskimiş şehrinHalının püskülleri yırtılmışGün uyanıyor gecedenGüneş şaçlarını okşuyorİsli mutfak perdesininAynada çirkin bir yansımaGıcırdayan melodi günaydın merdivenlerindeBir çocuktan olmalıBoyası dökülen duvara bu hediyeEkmekler sıcacık akşamüstü cengindeTavana bakıyor adamGece kömür…

Karnaval

Bu bir ceset karnavalı Belki havalı bir davet ismi lazım değile; Eyvahı bol ama imlası hep bozuk… Bu bir ceset karnavalı Cenaze işleri müdürlükleri; Geriye kalanlardan geriye kalanlar… Uzun hava laga luga, Devire teslim aşk! Tokat gibi öl hücre Şimdi…

uçurtmak

tan sanrısı kelâm güneşe uzanan çocukluk şekersiz uçurtmalar daha dün gibi;                                                 gelin çiçekleri akşamdan belli, belirsiz olana yol… geceye akan bir yalnız trende gençlik uçurtmalar kaldı kökümüzde kökümüzde şaraba banan aşk-ı hüsran sus şiir sus! yine yüklenir bahar        …

Anason

Gecenin gölgelerini anlat birazBiraz daha kalayım birazcık daha…Dönüşleri olmayan adaya bağlı Yaşlı büyük parmak uçların Baba dehliz ,koca mercan, yaman sanrı Başucumuzda gür nefesli devGecenin rüyasını anlat biraz Biraz daha kalayım birazcık daha…Trenler vardı yurtta Öğrenciler pembe yanaklı tombul olan…