16 Eylül 2026

Kulunçka

Yüreğim ağzıma bulandım,
Bulanık duvarlar, dokundum, dokundum.
Kayıtsızca.
His, bir parazitin kemirme ses tonlarının canımı acıtması kadar kesik..
Keskin bir burukluk ile yüzleşmek.
Hangi yüzle, onun çarpıklığında kayboldu..
Evet kayboldu yani m.
Kayboldum.
Bu öyle bir haldir ki,
Ağzından akan bir damla sözcük,
Sadece,
Üç noktadan yana tavır alıyor.
Üç nokta yakınıyor.
Üç nokta suskun.
Bariz bir açıklıkla, karanlık bir üreyiş meselesi bu.
Kelimeler duygu açıklığında boğuldu.
Evet boğuldu yani m.
Boğuldum.
Duraksadım.
Hayır, duraksamadım.
Durmak mecburiyetinde yaşamımı buz kestim.
Hipotermiye varan bir don kastı ile,
Anafilaktik şok geçirdim hayat adına.
Anarahmik bir şok aslında yaşamdan beri gelen
Düşündüm ihtiyatsızca, yaşam ne demekti diye
Yaşam… yaşam… yaşam birçok kere..
Yaşam dedim, ölüme yapılan bir reverans demekti.
Bunu anladım.
Reverans demekti.
Reverans, demekti.
Yine de geçmedi hüznüm.

Yazar

Dılovan Çakmak

Dılovan Çakmak, Londra merkezli disiplinlerarası bir sanatçı, antropolog, şair ve editördür. Araştırma temelli sanat pratiği; antropoloji, kozmoloji, astronomi, edebiyat ve çağdaş resmi bir araya getirerek insan bilincini, kültürel belleği ve insanlığın evrenle ilişkisini araştırır. Şu anda bağımsız bir sanat, edebiyat ve kültür dergisi olan Zamansız…

Tüm yazıları (32) →

Dılovan Çakmak’ın diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.