4 Eylül 2026

Dılovan Çakmak

Dılovan Çakmak

Dılovan Çakmak, Londra merkezli disiplinlerarası bir sanatçı, antropolog, şair ve editördür. Araştırma temelli sanat pratiği; antropoloji, kozmoloji, astronomi, edebiyat ve çağdaş resmi bir araya getirerek insan bilincini, kültürel belleği ve insanlığın evrenle ilişkisini araştırır. Şu anda bağımsız bir sanat, edebiyat ve kültür dergisi olan Zamansız Dergi’nin Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktadır. Dergide şiir, deneme ve editoryal yazılar yayımlar.

ASİLZADE GÖRÜLERDİR

bin dokuz yüz seksen dörtten bu yana, hiçbir şey değişmemiş gibi, bir ömür boyunca yaşanıyor sokaklarda hala kargaşa   bir çift, sokaklarda yaşlanıyor gözler, dolu gözleri kör gibi beş karış havada, suda dilleri ucuzluk pahasına akıtıyor canını dişinden damıtıp  …

MEZOPOTAMYA VE SIFIR MERİDYENİ

Şimdi sarmaşıklar dolanıyor, Kadehleri kırık, yelkensiz, uçsuz… Güneş gözleri kor ediyor, Bucaksız… Atımın yeleleri taranmış, Nalına bakam; şans getirir. Ufukta bir kıvılcım çakar, Anızlı yangınları Mezopotamya’nın. Tenimi tahrik eder rüzgâr, Saçımla oynar. Parmaklarım saçımla oynar, İhtiyatla. Mevsimler hızla geçerken anılarımla,…

Yoksunluk ve Nezaket

Gözleri ard arda dolan tanımsızlar.. Ellerinde kendilerini koruma altına alabileceklerini düşündükleri, savunma refleksi barındıran bir dizi atom füzyonu rekabetçisi, Olta takımları, kesici bir alet olan orak benzeri ve yırtıcı bir kuş pençesi Satır aralarından taşan ne idüğü belirsiz sıfatlar ve…

10 November 8:37 PM Ya Da Ant

Asırlar geçti.Ben asırların ne demek olduğunu bilirimİçsel bir dürtü bu, asırlar geçmiş olduğuna dair bir kanıksamaÖyle bir histir ki rüzgar uzun mu uzun zamanlardır böyle sert esmemişti yüzüme doğruve ben üfürülmenin ne demek olduğunu bile unutmuştum.Üfürülmek çok uzaklara, doğrular ve…

Çiğ

Gördüm. Aydan düştü parçalarım, ve her biri bedenim üzerine yıkıldı, Beni kaybettiğimiz anlardan birtanesi budur. Bir deprem oldu, gördüm ve beni yitirirken henüz, hissettiğim feryat izlediğim en soluksuz halimdi. Sonra bir çığ düştü tepelerden aşağı, ta olimpostan, bir gördüm ki…

An Doruklarına Yükseliyor

Şu an’a…Bizim için doğmuşuz, olur radikal yorumsamacı gerçekBugün senin günün,Sen çok yaşa!Merhaba, sevgilime giden yolbugün sevinçle çağlanır olurGülüşlerinden kutlarım,gözlerinden öperim bugün,bekleyişlerimlekucaklarım seni.Çokça! Merhaba,sevgilime giden gerçekyol haritası,duraklarında, kervanlarındasana doyumsuzlukların kaynağını sunarım,seni.Şiirler ile anarım sevgilerimisana senden daha iyineyi anlatabilirim.Bugün, senin bize giden…

Naat

Salkımbacak, kereste, öküz, Domino taşı, dinamo, Dinozor, Dîn, Do, ve re Her şeyin özü olan sessiz bir kul taşıTakva sahibi olan binici atların şerefine yuvarlanan Boynuzları eğri duran pek bir müstakbel karnı burnundalarSözlerin lafıgüzaf kabul edildiği bir iç mekan  Dilin nasıl bir kas gelişimini sonuçlandığına hayran kalınacak…

Nakşeylemin Dürtü

Ellerimde tuttuğum ve içerlemiş olduğum hülyalarda Tadında henüz misvak gibi kokuların kapı araladığı Lila tonlarının kayıpsanmış huzrunda, gölgeliklerime nazaran Kuşanmış olduğum pelerinler konsepti ve süt beyazı masumiyetleri Kıvranışlarda, yani gölge mevsimlerde yıpranışlarım, pek âlâ, pek iyi, pek bir koy aslında.…

Kır Düğümleri

kırk kalemler kadrosu,asilzadeler vemum ölçekleri ile ışık saçmağa gelenpek çok elçi varbir kır odası düğümünde kırk odalı kırık bir kalem yoksunudavetliler,öncül adamlarını varmağa adına, armağan etmeyecanı gönülden razı iken henüz, melekler ve Raffaello tanış olmamış gün doğumlarızaman,uzun bir iç dünyaya…

Ondalık Hayat

bir mağduriyetim var,yaşamaktan yana sakıncalarımölüm eserli korkularve panik butonlarınca sızlanışlar var bu görüler de birden başka mazuriyetlerim vargörmezden gelişlerim vehaykırışlarım ümitlerimi dağlaradağlara olmasa da taşlardan medet ummuşluklarumulmuşluklarım türeyişlerimdestanlarca olmasa da umutlarcabağlanmışlıklarım, isimlerimkalıba dökmüş, kalıba basmışartık ne yazık ki kalıplaşmışlıklarımyüreğimce özgürleyişlerim…

Solungaç

Sen şimdi çok güzel bir uyku halindesinSana yemin olsun kiçok güzel bir uyku halindesinuykunda darılar, mastar ekleri, alüvyal topraklarçıplak ayaksın, çıplak bir ayak.berrak bir suyun üzerinden duran çıplak ayaklarSen şimdi çok güzel bir uyku halindesinBerrak bir suyun üzerinden durançıplak ayaklarEllerine…

Gökyüzü Sevişmeleri

Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Aleyhine atılan bir çelmeden ibaret ise,Ne diye var o halde bu mavi noktaya sebep gökyüzü?Bu kısrak, gökyüzü. Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Duygularım, bir başka bilinçlerce kaleme alındıysa,Kim tarafından yaratılmış olur…

Leyi

Rüyalardan bahsettiğim bir gecede,Bir ben varım, kirli ellerin arasında çırpınanYağmur yağması için yüzüne,Çıplak bir serinkanlılık ileHavaya doğru avuç içlerinden,en derin noktasından,-kader de denir.Gürleyen gökler isterim.Kabarmış gökler, mülkiyeti adına.

Bir Özgün Deniz Mavisi

Bir özgün deniz mavisi iken,rengine musallat olduğum içinkaraya çaldımsarp kayalıklara usul usul vururkenbocaladım vekırıldı kadehi sularımın enginmaviye çalan yüzükırkayaklar tarafından tartaklandım. Altın sırma saçlı atlarım tarafındangökyüzüne çekiç sesli toynaklarla eşlik edildimaltın mavisi bir rengine musallat edildimsularımın gemiler tarafından işgalini sarp…

Ellerin İcat Olduğu Vakitten Beri

Aaa…Ama ellerin icat olduğu vakitten beridirkarnımda durur. Parmakların, parmakların gezdikçe, değdikçe..Açılır kapıları bir kamberli kış mevsimi gibi,Düş kırıklarım bardaktan boşalırcasına tenine dökülür. Aaa…Ama ellerin icat olduğu vakitten beridiryüreğime dokunur. Sığınak parmaklar sebeptir dökülmeye.İcat olduğu yerde ellerin,Bir bıçak gibi keser durur.Bir…

Kulunçka

Yüreğim ağzıma bulandım,Bulanık duvarlar, dokundum, dokundum.Kayıtsızca.His, bir parazitin kemirme ses tonlarının canımı acıtması kadar kesik..Keskin bir burukluk ile yüzleşmek.Hangi yüzle, onun çarpıklığında kayboldu..Evet kayboldu yani m.Kayboldum.Bu öyle bir haldir ki,Ağzından akan bir damla sözcük,Sadece,Üç noktadan yana tavır alıyor.Üç nokta yakınıyor.Üç…

Ayna Bulanık

Sanki hiç yaşanmamış gibi,kocaman bir coğrafyanın ekseni etrafında dönüyordu, gözlerin.Sanki hiç,Hiç,Hiç bulunmamış.Gözlerin,Hiç yaşlanmamış.

Kuşatma Göklerin Matemi

Ne güzel bir şenliktir hasretin,Ne şenliktir serpilmek şimdi yanaklarından al taneSerpilmek, budak budak.Dudak havzalardan aşağı yeşermiş tohumlarlaGöğsümde bitmiş ocağınNur tane elbiseler ile sükut ederYazgında ay parçamSenem suretine,Yazhanem. Düş kırığım, kim ne eylesin beldemden, ak akçe kararmış bir bohça ile geçmesin,Mabedimden…

Günebakan Yalnızlık

Gün, meşru müdafi doğuyor.Karanlık bir ayazdan başka, hissedilen hiçbir şey olmadı.Önceydi,Öyle bir karanlık ve öyle bir ayazdın ki, kana susamıştın.Bir soğuk buz kesiyordun tenimden içeri,Öylesin bir yalın ayaktım, öylesin bir çıplaktım ki,Ayaklarım üşüttüm.Bir parmağımı azlettim canımdan içeri,Bedenimden içeri hapsoldu bu…