
Mutluluk neydi? Uzun zaman oldu bu hissi tatmayalı. Uzun zaman oldu görmeyeli, kendimi mutlu hissederken gözlerimin parladığını. Kendi kendine mutlu olabilir miydi bir insan? Yoksa mutlu olmak için bile bir insana mı muhtacız yine? İnsan insanayken mi mutluluğu, hüznü tadabilirdik yoksa yalnızken de her duyguyu yaşayabilir miydik içimizde? Yalnız yaşayıp, yalnız ölmek mümkündü belki. Peki, yaşadığımızı hissedebilir miydik? Kalbin hızlı atması yalnızken de mümkün müydü? Hiçbir sebep yokken ağlayabilir miydik kendi kendimize? Sevmeden, sevilmeden anlayabilir miydik yaşadığımızı? Mutluluk unutmak mıydı yoksa bilmemek miydi?
İnsan bildikçe hatırladıkça daha da mutsuz oluyor sanki. Bütün o kötü hatıraların gözlerinin önünden geçmesi küstürüyordu hayatı bize. Nefes alıp vermek bile zorlaştı sanki. Aldığımız nefesin hiçbir işe yaramadığını bilerek… Bir hayvanın başını okşamadan, bir bebeğin kokusunu içimize çekmeden, ektiğimiz fidanın büyüdüğünü görmeden yaşadığımızı hissedebilir miydik gerçekten?
Bir gün göçüp gideceğiz buradan, kim bilir belki yaşadığımızı söyleyeceğiz, yaşamanın ne olduğunu bilemeden…
Yazar
Melahat ERSOY
Şeyh Edebali Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. İstanbul'da yaşıyorum. Haber editörlüğü ve muhabirlik yapmaktayım. Aynı zamanda doğa fotoğrafçısıyım. Seyahat etmeyi ve yazılar yazmayı seviyorum. Okuma-Yazma öğrendiğim yaştan itibaren yaşadıklarımı, hislerimi ve düşüncelerimi kâğıda döküyorum.
Tüm yazıları (9) →Melahat ERSOY’un diğer yazıları
Şiir
Yolumu Kaybettim
19 Mart 2022
Deneme
Misafir Geldik Misafir Gideceğiz
25 Şubat 2022
Şiir
Fedakârlık Gerek
8 Şubat 2022
Son eklenenler
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
