23 Eylül 2026

DEPERSONA

Kimin rivayet ettiği bilinmemekle

Bilinse de önem arz etmemekle beraber

Yetmişli yıllarda bu ülkenin denizleri

Tuzlu değillermiş bu denli

Yetmişli yıllardan bu yani

Mitolojide bilinmeyen bir kadın

Ağlaya ağlaya tuz katmış onlara

Gözlerinden denizlere

Gözünün rengi akmış tuz etkisiyle

Travmalar ve feryatlar akmış

O damlaların birine de ben tutunmuşum.

Dölden değil de tuzdan.

Çölden değil de nizden!

Neden?

Neden doğarken bile

‘’Kazanmak’’ yerine

‘’Tutunmak’’ zorunda kaldım?

Oğuz bugün yaşasaydı

‘’Tutunamayanlar’’ diye atmazdı başlık

‘’Tutunduğuna memnun olmayanlar’’

Derdi, böylesi daha şık!

Fakat tutunmanın bir anlamı olmalı.

Kendimi yok etmemek için.

Savaş, onur, şöhret, inat…

Ve diğer tüm ihtiras güdümleri

Bana yakın olmalı.

Her gece tutunduğum yerden atmalıyım kendimi.

Ölmemeli ve de sürünmemeliyim.

Her sabah yeniden atmalıyım elimi, zihnimi.

Taşa, dala, hayata…

İnsana değil!

Her sabah…

Yeni bir gün yerine

Yeni bir ömre uyanmalıyım.

Kahvaltının altı boş kalmalı.

Boşun üstüne kahve dökmeliyim.

Beden yerine zihin

Besin yerine kafein.

Bu yaşamın mutsuzlukla bir ilgisi olmalı.

Yazar

Haydar Alper Eser

‘’yazıyorum, kelimeyi kurtarmak için kontrol mahkemelerinden…’’

Tüm yazıları (15) →

Haydar Alper Eser’in diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.