
Kimin rivayet ettiği bilinmemekle
Bilinse de önem arz etmemekle beraber
Yetmişli yıllarda bu ülkenin denizleri
Tuzlu değillermiş bu denli
Yetmişli yıllardan bu yani
Mitolojide bilinmeyen bir kadın
Ağlaya ağlaya tuz katmış onlara
Gözlerinden denizlere
Gözünün rengi akmış tuz etkisiyle
Travmalar ve feryatlar akmış
O damlaların birine de ben tutunmuşum.
Dölden değil de tuzdan.
Çölden değil de nizden!
Neden?
Neden doğarken bile
‘’Kazanmak’’ yerine
‘’Tutunmak’’ zorunda kaldım?
Oğuz bugün yaşasaydı
‘’Tutunamayanlar’’ diye atmazdı başlık
‘’Tutunduğuna memnun olmayanlar’’
Derdi, böylesi daha şık!
Fakat tutunmanın bir anlamı olmalı.
Kendimi yok etmemek için.
Savaş, onur, şöhret, inat…
Ve diğer tüm ihtiras güdümleri
Bana yakın olmalı.
Her gece tutunduğum yerden atmalıyım kendimi.
Ölmemeli ve de sürünmemeliyim.
Her sabah yeniden atmalıyım elimi, zihnimi.
Taşa, dala, hayata…
İnsana değil!
Her sabah…
Yeni bir gün yerine
Yeni bir ömre uyanmalıyım.
Kahvaltının altı boş kalmalı.
Boşun üstüne kahve dökmeliyim.
Beden yerine zihin
Besin yerine kafein.
Bu yaşamın mutsuzlukla bir ilgisi olmalı.
Yazar
Haydar Alper Eser
‘’yazıyorum, kelimeyi kurtarmak için kontrol mahkemelerinden…’’
Tüm yazıları (15) →Haydar Alper Eser’in diğer yazıları
Deneme
PETER û FRİEDRİCH û HAYDAR
10 Aralık 2025
Deneme
LİVOR AMA MORTİS DEĞİL
19 Eylül 2025
Deneme
GODOT GELSE DE İSTİFA ETSEM!
23 Temmuz 2025
Son eklenenler
Edebiyat
YAŞANMAMIŞ BİR HAYAT
22 Eylül 2026
Edebiyat
KIRILMANIN İÇİNDEN: ÖMER EKEN İLE SÖYLEŞi
19 Eylül 2026
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
