
Ellerimde tuttuğum ve içerlemiş olduğum hülyalarda
Tadında henüz misvak gibi kokuların kapı araladığı
Lila tonlarının kayıpsanmış huzrunda,
gölgeliklerime nazaran
Kuşanmış olduğum pelerinler konsepti ve süt beyazı masumiyetleri
Kıvranışlarda,
yani gölge mevsimlerde yıpranışlarım,
pek âlâ,
pek iyi,
pek bir koy aslında.
Kovanlar,
dolayında bal arıları,
karıncalar kadar
Ruhumu diye anacağım benlikleri pay,
payidar, teslim ve feda etmişim, olur.
Günah yok, olur
İşlemeler,
nakış,
nakşeylemler olur
dürtünün bu diğer adı.
Yazar
Dılovan Çakmak
Dılovan Çakmak, Londra merkezli disiplinlerarası bir sanatçı, antropolog, şair ve editördür. Araştırma temelli sanat pratiği; antropoloji, kozmoloji, astronomi, edebiyat ve çağdaş resmi bir araya getirerek insan bilincini, kültürel belleği ve insanlığın evrenle ilişkisini araştırır. Şu anda bağımsız bir sanat, edebiyat ve kültür dergisi olan Zamansız…
Tüm yazıları (32) →Dılovan Çakmak’ın diğer yazıları
Şiir
AKIŞKANLAR DİNAMİĞİNDE BİR TAŞIN ANATOMİSİ
30 Temmuz 2026
Şiir
ASİLZADE GÖRÜLERDİR
25 Haziran 2026
Şiir
MEZOPOTAMYA VE SIFIR MERİDYENİ
25 Nisan 2026
Son eklenenler
Deneme
Yaşamı Uyuyor Olabilir Misin?
29 Eylül 2026
Deneme
İnsan Kokusu
28 Eylül 2026
Edebiyat
Zaman Oteli
27 Eylül 2026
