30 Eylül 2026ISSN 3150-0757

Günebakan Yalnızlık

Gün, meşru müdafi doğuyor.
Karanlık bir ayazdan başka, hissedilen hiçbir şey olmadı.
Önceydi,
Öyle bir karanlık ve öyle bir ayazdın ki, kana susamıştın.
Bir soğuk buz kesiyordun tenimden içeri,
Öylesin bir yalın ayaktım, öylesin bir çıplaktım ki,
Ayaklarım üşüttüm.
Bir parmağımı azlettim canımdan içeri,
Bedenimden içeri hapsoldu bu karanlık, çöktüm.
Geriye sadece bir parmak kaldı geceden,
Gün, doğdu meşru yalnızlığıma.
Sonraydı,
Güneş perde oldu yüreğime, bir çiçek açtım,
Günebakan dedim, günebakan olsun.
Boynu bükükten zarar gelmez.
Haddinden fazla yük, boyun büker.
Hadsiz olan güneştir, boynu büker.
Parmaksız, yani eksik olayım bu hayattan
Tattan bağımsız, kokum kavrulsun dolanıklığa,
Gündüz olsun ama ayaz hiç bitmesin,
Geriye bir parmak kalsın karanlık bir ayazdan günebakan,
Günebakan bir karanlıktan, yalnızlığa bir ayaz.

Yazar

Dılovan Çakmak

Dılovan Çakmak, Londra merkezli disiplinlerarası bir sanatçı, antropolog, şair ve editördür. Araştırma temelli sanat pratiği; antropoloji, kozmoloji, astronomi, edebiyat ve çağdaş resmi bir araya getirerek insan bilincini, kültürel belleği ve insanlığın evrenle ilişkisini araştırır. Şu anda bağımsız bir sanat, edebiyat ve kültür dergisi olan Zamansız…

Tüm yazıları (32) →

Dılovan Çakmak’ın diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.