
Bu Kapısı
Anlamak, hayatın gözleridir. Çünkü insan bir uyku halidir. Ve isminin sesi bir anlam dağıdır bende.
Zihin, ruhun yoludur. Tanrının yorulduğu bu yolda; sağır bir kaya gibi bekledim seni.
Gülüşün; ruhumun kaygıları, ümidin gördüğü dilek, neşeli bir övgü ve insanı insan eden aşk çağlayanı.
Geçmiş, döllenmiş bir zaman. Ve şimdi şu an bir hiç, orada kendi başına kalan mekan yada belki meyveli bir ağacın kokusu.
Gövde, toprak ve ruh arasındaki Su damlası. Ve sen yedi sonsuz vadinin üzerinde yükselen cennet dağının çiçeği.
Sana sarılmak, hayatın elbisesini, sonsuzluğun kabuğunu giyinmek ve bu kitabeye gömülmektir.
Söz, ruhun ve sesin birbirine karıştığı maden yatağı. Çünkü yalnızlık heybetlidir. Kudreti kendi başına insan dağıdır.
Ra Kapısı
Can, ruhun tanrısı. Çiy, bulutların gerçek hazinesi. Mekânlar, insanlar ve acılar zekânın gerçek kusuru.
Şuur, An’ın hayat akışı ve toprağın ruhunu bilen tohumun mekânı. Tohum, zamanın uyuduğu evrenin külü.
An, iyi gelen yağmurlar gibi, annemin resmine gömdüğüm yüzüm gibi, tenhada unuttuğum başak ve güneş gibi…
Tesadüf, uyandığımız doğru zaman. İnsan, zamanın oyuncağı ve hayat, hilekar bir serap.
Sen; deftere yazdığım iyilik öğüdü, güzel kadınların ağzındaki rica ve burnumda tüten kan şekeri.
Sen; sabahı karşıladığım kış güneşi, gün içinde zamanın kırdığı küçük hikayeler ve sigaraya sardığım sözler.
Sen; kulağımdaki güvercin küpesi, dünya telaşındaki ses ve bir şeylerin her sureti.
Mehmet A. Başkurt’un diğer yazıları
Röportaj
Gamze Kartal’ın Sanat Pratiği Üzerine Bir Röportaj
8 Temmuz 2026
Eleştiri
Yedinci Bianele Yedi Kelime ile
21 Haziran 2026
Eleştiri
7. Mardin Bienali Üzerine
12 Haziran 2026
Son eklenenler
Edebiyat
YAŞANMAMIŞ BİR HAYAT
22 Eylül 2026
Edebiyat
KIRILMANIN İÇİNDEN: ÖMER EKEN İLE SÖYLEŞi
19 Eylül 2026
Edebiyat
BİR KIZ VARDI
16 Eylül 2026
