Ana Sayfa Edebiyat Deneme Berş Mektubu

Berş Mektubu

Yankı

Zamanın vadisi ömür vahasıdır. Bu vahada ruhumuza elbise kitapları okumuşsun. Güneşli, mavi ve sana yakın günleri eksik mevsimlere bırakmışsın.

Yaz ağaçlarındaki göçmen kuşları uğurlamışsın. Sonbahar yapraklarında yürümüşsün. Avcının döktüğü sıcakkanı kurutmuşsun. Karanlığın gözlerini elindeki fenerle kör etmişsin.

Defin sessizliğinde toprağa maya çalmışsın. Musa ağacına hayat, toprağın aklına kurt ve kökün ağzına su olmuşsun. Yaşam ile hayata gürültü olmuşsun.

Çorak topraklarda yazılan demir yalası levhaları okumuşsun. Mahir kuyumcuların öğütlerini dinlemişsin. Ve sonrasında talihi hemen gülen insanların dudaklarına konmuşsun.

On Yedinci Nefes Ve On Yedinci Sesleniş (Papatya)

Gözlerin akikten boncuk; büyük, engin ve bilinmez sulardaki kayboluş. Göğüs kafesin tanrı dağındaki bin koku;  toprak, su ve hevanın yetiştirdiği ilahi sarhoşluk doğa.

Ses

Tılsımdan kaçan vahşi cinleri Duku Dağına sürmüşüm. Orada yedi katlı rüzgârı dizginlemişim. Sonra tanrı ovasında durup yedi Asur nüshasına ismini zikretmişim.

Göğün gizli kapısına şekli olmayan gölge olmuşum. Burada adına bin bir melek ismini saymışım. Gerçeğin ruhu düşe bulanmışım. Düşün gövdesi gerçeğe saplanmışım.

Tanrı ovasında insanın zihni olan kentleri inşa etmişim. Beş nevbet davul çalmışım. Zorbaların kuvvetini kırmışım. Tahtıma oturup yaşamı tekrar tekrar izlemişim. En son her şehir kapısına bir bir mühür vurmuşum.

İnsan bedenine tanrıyı sığdırmışım. İnsanı tanrının ruhuna yatırmışım. Dağ lisanıyla çobanlara konuşmuşum. Azap Tepelerinde kör kalpleri yıkamışım. Açık tebliği yapmış, Bilge Köpekleri susturmuşum.

On Sekizinci Nefes Ve On Sekizinci Sesleniş (Feyz)

Saçların bir destanın ilk hikâyesi ve bin örgüsü. İlk örgüde ben, sana sarılmış bir uyku haliyim. Son örgüdeyse sen derin bir sadeliksin. Ve her şey sessizliğine gömülüdür.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz