Ana Sayfa Edebiyat Şiir III.II. Mektup (Su’ya Mektuplar)

III.II. Mektup (Su’ya Mektuplar)

Tin

Zamana hırkasını giydirdim. Sen bir hüzün mevsimini örtündün. Rüyadaki bir kıymık haber etti: İnsan aşkla tanır insanı. İnsan aşkla tanır Tanrı’yı.  

Ama bizim madenimiz gövdemiz. Bizim kapımız gözlerimiz. Bizim evimiz gönlümüz. Ruhumuz, gözlerimizden akar gövdemize.

Kadın gövdesine erkeğin sütünü dökün, erkeğin ruhunu kadının alacakaranlığına batırın. Elbette erkeğin kaburgası insanlığın ilk rahmidir. İşte burada Tanrı’nın ruhu doğar. Tanrı’nın ruhu kâinatın kavgasıdır. Bu kavgada insan büyük bir talandır.

Bu talan ezelin sırrıdır. Bu sırrın ilk adımı, sonsuz karanlığın kapısı yıldızlardır. Çünkü yıldızlar boşluğun gözleridir. Gözlerin kalbimin kapısıdır.

Birinci Nefes ve Birinci Sesleniş (Sünbül)

Yedi iklimde söylenen kasidenin hattındaki mürekkep Mekke ayrığı sünbülü söyler gül şehri gülistanda. Amberin kokusundaki dilber; yeniden doğuşun nefesi ve bir kılıcın kandaki ilk kıvılcımı sensin.

Masal

Dağın yamacındaki kayalara elbisesini bırakan birkaç adam ve nehrin sularına saçlarını bırakan birkaç kadın geçti yanımdan. Alî şehrine yürüyorlardı. Hepsi üryandı. Hepsi Sünbül Sinan Dergâhı’ndandı. Peşlerinde rüzgârdan çocuklar vardı. Çocukların ellerinde tutam tutam bulutlar. İşte o bulutlar, gökyüzünde yaşayabilme cesaretimizdi.

Dergâhın aşk levhasında kâinat bir kitaptır. Bu kitap Alî şehrinin büyük konaklarında kandil alevinde okunur. Burada gözlerin çırası kalbi harlar.  

Bu dergâhtaki kitap Moğollar’dan beri yakılmamıştı. Bu kitabı ben, bildiğin ben, beyaz dünyanın nârıyla yaktım. Kâinat yangın yeriydi ve iki kılıç saplanmıştı kalbine. Çıkardığın kılıç beni öldürdü orada. Sağ kalan atalarındı. Elbette bunlar hayatın yalanlarıdır.

Yoksa bu şehirde; soframız gökyüzü, gölgemiz ay ışığı, kutbumuz nas, sırrımız aşk, ağzımız defter ve gönlümüz mürekkeptir. Bu şehirde gam, ‘’kadehin neşesidir’’.

Bu şehirde Akbarî şairler eski kalıntılarda gezinir ve her biri bin bir rica minnetti saçlarına; delillik ve yalnızlıkla, naz ve niyazla, kalem ve kelamla, ney ve mey ile bağlıdır. 

İkinci Nefes ve İkinci Sesleniş (Akdeniz)

Saçların Eyyam-ı Bahur’da Akdeniz gölgesi; rengi dağınık bir zaman, masal anlatıcılarının ilk sözü evvelden gelen ilk hayal perdesi ve ikindi güneşine sarınan pazar buhuru.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz