
Saat gece yarısına yakın
Penceremin Buğusuna gömülmüş
İmgeye dönüşmeyi bekleyen
Anlayamadığım bir gölge
Bileklerinden kesik bir de zihin var bende üstelik
Ancak yüreğim yazar belki içerlerden
Ve ne sen ne de bir başkası
Ben ölmeden ve yitmeden
Kadavra gibi açılmadan şiirlerim
Görünmeyecek sözlerim size de
Saat gece yarısına yakın
Perdeleri örtülü, ışıkları kapalı odam
Zihnimin parmaklarında kalemim
Ne yazdığımı bilemeden
Üzerini karalıyorum belleğimin
Ha bire
Durmadan ve usanmadan
Korku gibi bir telaş var nedense
Biri görecekte çözecekmiş gibi…
Saat gece yarısına yakın
Oysa çoktan 3 olmuştu
Ben eğer seni düşünüyor
Ve bir otobüs biletiyle
Bu şehri ardımda bırakıyor olsaydım
Bavulumda şiirlerim
Ütülü gömleğim, dizleri eskimiş pantolonum
Sana ver(e)mediğim
tek yapraklı kurumuş papatyam
saat gece yarısına yaklaşmıyor
ve ben yorganın altına saklanmış
nefesimi bile geri alıyorum
sanki bundan öte yaşamak yok gibi
yatağın dışında bir ses!
parmaklarımın ucuyla yokluyorum
hayır! Ölüm değil korkutan
göz kapaklarımı kapatamam korkusu
ya gözlerimden anlaşılırsa yalnızlığım
ya ardımdan dökülürse gözyaşları
saat gece yarısına yakın
saatimin pili bitmiş
oysa ben akrep ve yelkovan arasında
neler neler düşlemişim
ölme beceriksizliğim nüksetmiş
tekrar ve tekrar dirilmişim
ve bir soru beynimde
durmadan dönüp durmuş:
nasıl ölemez ki insan
bu kadar yaşarken hemde?
Yazar
Zeki Azizoğlu
1986 Mardin doğumlu. Balıkesir Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi 2010 yılı mezunu. Şiir yazıyor.
Tüm yazıları (9) →Zeki Azizoğlu’nun diğer yazıları
Son eklenenler
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
Edebiyat
YAŞASIN ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILIYORUM!
10 Eylül 2026
