15 Eylül 2026

Pili biten saate

Saat gece yarısına yakın

Penceremin Buğusuna gömülmüş 

İmgeye dönüşmeyi bekleyen

Anlayamadığım bir gölge

Bileklerinden kesik bir de zihin var bende üstelik 

Ancak yüreğim yazar belki içerlerden

Ve ne sen ne de bir başkası 

Ben ölmeden ve yitmeden

Kadavra gibi açılmadan şiirlerim 

Görünmeyecek sözlerim size de

Saat gece yarısına yakın 

Perdeleri örtülü, ışıkları kapalı odam

Zihnimin parmaklarında kalemim

Ne yazdığımı bilemeden

Üzerini karalıyorum belleğimin 

Ha bire

Durmadan ve usanmadan

Korku gibi bir telaş var nedense

Biri görecekte çözecekmiş gibi…

Saat gece yarısına yakın

Oysa çoktan 3 olmuştu

Ben eğer seni düşünüyor

Ve bir otobüs biletiyle 

Bu şehri ardımda bırakıyor olsaydım

Bavulumda şiirlerim

Ütülü gömleğim, dizleri eskimiş pantolonum 

Sana ver(e)mediğim 

tek yapraklı kurumuş papatyam

saat gece yarısına yaklaşmıyor 

ve ben yorganın altına saklanmış

nefesimi bile geri alıyorum

sanki bundan öte yaşamak yok gibi

yatağın dışında bir ses!

parmaklarımın ucuyla yokluyorum 

hayır! Ölüm değil korkutan

göz kapaklarımı kapatamam korkusu

ya gözlerimden anlaşılırsa yalnızlığım

ya ardımdan dökülürse gözyaşları

saat gece yarısına yakın

saatimin pili bitmiş

oysa ben akrep ve yelkovan arasında 

neler neler düşlemişim 

ölme beceriksizliğim nüksetmiş 

tekrar ve tekrar dirilmişim 

ve bir soru beynimde 

durmadan dönüp durmuş:

nasıl ölemez ki insan 

bu kadar yaşarken hemde?

Yazar

Zeki Azizoğlu

1986 Mardin doğumlu. Balıkesir Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi 2010 yılı mezunu. Şiir yazıyor.

Tüm yazıları (9) →

Zeki Azizoğlu’nun diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.