Şiir

Ola ki

Bir bebeğim, ilk nefes almışım
Annemin koynundan koparılmış
Emeklemeye bile başlamadan
Seni sevmişim
Tüm çiçeklerden kokular devşirmiş
Yine de senin kokunu bulamamışım
Bir köşe başında rastlarım diye sana
Yedi yirmi dört yalın ayak dolaşıp durmuşum
Nerede olacağını söyleyebilen kuşlardan
Medet ummuşum

Ola ki bir filizim belki
Kayaç topraklarda
İte kaka göğermişim başımı
Köklerim uzamamış
Suyumu güneşte kurutmuşlar da
Tanrının merhametine sığınmışım

Ola ki
Bir karanfilim en sarısından
Acının başkentinde açılıp saçılmışım
Kurşuni sonbaharlardan çıkıp
Bir patikada bekler dururum
Yolumdan geçen ayakların neşesi
Ki neşe den(e)mez buna
Heyecan, evet heyecan
Ölümü arzulayan bir heyecan

Ola ki iklimine yabancı bir ağacım
Ne kadar aykırı ve ne kadar kimsesiz
Hangi bakış
Hangi düşünce
Hangi el değsinde meyveye döneyim

Ola ki geceye sığınak olmuş bir yürek var bende
İzbeliklerde yetim ruhumu korumaya almışım
Sevgi kırıntılarıyla yüreğimi ısıtmaya çalışmış
Sokak köpeklerinin gözlerinde
Kendi acılarımı onarmaya çalışmışım

Ola ki son demlerimdeyim ömrümün
Ve son bir nefeslik aşk kalmış
Titrek ve ürkek gözlerimde
Seni arayıp durmaktayım
Gölgelerin düştüğü yerlerde
Olur da düşerse yolun ay vakti gölgelere
İşte orada bul diye beni
Yetimce bir çaresizlikte
Gül kurusu yollarına düşmüşüm

Yazar: Zeki Azizoğlu

1986 Mardin doğumlu. Balıkesir Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi 2010 yılı mezunu. Şiir yazıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir