
Sinekler. En çok kulağımı seviyorlar. Kaç tanesi orada kayboldu saymadım. Elim elimin üzerinde. Sanki daha az önce şu fırçayla, önümdeki tabloya bir pencere çizmemişim gibi hareketsiz. Pencereden giren havanın hareketlendirdiği tül ara ara yüzüme vuruyor. Savuşturamıyorum. Duvak takmadım. Taksam savuştururdum. Hava karardıkça serinlik arttı. İçeri giren hava tülün hareketlerine hırçınlık kattı. Ah! O en sevdiğim vazoydu. Rüzgâr yüzüme duvak, vazoya son. Vazonun içindeki kirli su, kırılan parçaları arasından ayaklarıma doğru geliyor. Ne garip! Mis gibi bir çiçek suyu kirletiyor. Güzel şeylerin çirkinleştirdikleri. Çirkinliğin güzelliğe baskın gelişi. Yok, gerçeklik bu. Yenilgi değil. Biri birinden daha güçlü değil. Sinekleri kovalamayan elim daha güçsüz değil. Amacını tamamlamak. Sona ermek. Sonuçsuz bir sonuçluluk hali.
Doğuya bakan penceremle güneş ilk bana vuruyor. Sağ tarafım daha erken yaşlandı bu yüzden. Elim elimin üzerinde. Sanki daha az önce şu pencerenin yanındaki sehpanın üzerine içi çiçeklerle dolu bir vazo çizmemiş gibi hareketsiz. Tablonun arkasında kaldığı için ekranının yarısını gördüğüm televizyon cızırdıyor. Anten yine çekmiyor belli. Haberlerin en güzel yerinde gitti. Haberlerin en güzel yeri başlangıcıdır. Güzel haber yoktur bana göre. Habere konu olduysa illa başka bir olumsuzluğun üzerine kuruludur. Çatıya da çıkılmıyor artık. Çıkışlar kapalı. Kapanın içinde sıkışıp kalınmamış hissettiren bir genişlik. Köşeli.
Tek başıma… Sinekler var neyse ki. Sanıyorum yüzümdeki çizgiler tam da bacaklarına göre. Bu kadar itinalı oluşlarına şaşkınım. Onları bugüne kadar hep kovaladım. Fenalık etmişim. Bir zarafetten mahrum bırakmışım kendimi. Elim elimin üzerinde. Sanki daha az önce oraya bir televizyon çizmemiş gibi hareketsiz. Cızırtılı. Kapı kullanılmamak üzere yapılmış gibi. Gereksiz bir boşluk odanın içinde. Kullanılmayan yarık.
Pencere, televizyon, kapı, ben. Oluşturduğumuz karede bir sürü sinek. Oluşturduğumuz karenin köşeleri olarak başka bir karenin kenarlarının orta noktalarına sabitlenmek. Ortaya çıkan üçgenler. Üçgenlerin eşitliği. En sevmediğim dersi hatırlamam komik. Bir şeylerin birbirine teğet geçişini sevmek insafsızca. Elim elimin üzerinde. Sanki daha az önce şuraya beni çizmemiş gibi. Yüzüm tablodaki tabloya dönük. Sırtım kendime. Hareketsiz. Soğuk. Çürümeye yüz tutmuş. Sinekler. Onlar sadece burada. Tablonun dışında. Zaman çizgisinde atlayabilirliğimin eksikliği gibiler. Eksikler. Olmayışımın tablosunda. Olmayışımdan sonra gelen. Gerçek bana. Gerçek, kapı kadar gereksiz. Gerçek, içimde bir yarık.
Güneş doğuyor. Kulağımda sinekler. Düşen çenemden içeriye yol bulmuşlar. Dişlerimin arasında. Pencereden rüzgâr esiyor. Tablodaki pencerenin dışında bir duman. Kestaneci. Bu mevsimde hem de. Arkamdaki duvarın rengini isiyle bozan sobam kurulu değil. Bir yanlışlık olmalı. Üşümeyi dilediğimden. O yüzden böyle. Sıcak çürümemi hızlandırıyor. Kokuyorum. Oysa lavanta kokarım ben. Kokardım. Kapıda birileri. Beklerdim. Televizyon cızırdıyor. İzlerdim. Elim elimin üzerinde. Çizerdim. Çiçekler yerde solmazdı. Sinekler olmazdı.
Vazonun içindeki kirli su. Bana doğru aktı. Kurudu. Cızırtı kesildi. Siyaha döndü ekran. Güneş bir geldi bir gitti. Çokça. Suyun bıraktığı leke ayaklarımın ucunda. Ev bana eğimli. Eski. Ben şimdi. Ben karenin bir köşesini eksilten. Artık kare oluşturmayan diğer köşelerin içinde olduğu karenin içindeki ben ve üzerimde sinekler.
Yazar
Zeynep Çelik
1988 yılında Eskişehir’de doğdu. Eğitim hayatını Eskişehir ve Balıkesir’de tamamladı. O yıllarda tiyatro eğitimi aldı. Mimari Restorasyon Bölümü mezuniyetinin ardından meslek hayatına Bursa’da restoratör olarak başladı. İlerleyen yıllarda medya sektöründe haber editörlüğü ve yazı işleri müdürlüğü görevlerini üstlendi. Bağımsız düzeltmenlik ve editörlük çalışmaları sürdürmekte. Öyküleriyle…
Tüm yazıları (8) →Zeynep Çelik’in diğer yazıları
Edebiyat
VARMANIN EŞİĞİ
3 Eylül 2026
Öykü
İSMİNİ SEVMEYEN ADAMIN HİKÂYESİ
3 Temmuz 2024
Deneme
Escherian Merdiveni
5 Nisan 2022
Son eklenenler
Edebiyat
Erhan Şanal’ın Portrelerinde Batik Estetiği ve Çağdaş Sanatın Kesişimleri
15 Eylül 2026
Anı
Andreas’a Mektup Yok
12 Eylül 2026
Edebiyat
YAŞASIN ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILIYORUM!
10 Eylül 2026
