Deneme

Soyut Besin: Stres

İnsanoğlunu hayatta tutan en iyi besin nedir? Bunun cevabını bulmak için bilim dünyası fazlasıyla uğraşmıştır. Kimisi vejeteryan beslenme, kimisi vegan beslenme, kimisi etçilliği, kimisi de hepçil beslenme gibi farklı beslenme stillerini savunmuştur bu camiada. Fakat bazı besinler dişlerimizle parçaladığımız, sindirdiğimiz ve kanımıza karışan besinlerden değildir.  Tanımı belirsiz ve nedenleri kişiden kişiye değişen, her vücutta farklı bir etki bırakan bir besin olan stres, günlük hayatımızın temel soyut besinlerindendir. Temel soyut besin diyorum çünkü bir adım attığımızda beynimize stres tadını vermeden atamıyoruz.

Peki stres nedir ve stresli bir ruh halinde olduğumuzu nasıl anlayabiliyoruz? Erdoğan (1999)’nın çalışmalarında aktardığı stres tanımı Selye’ye göre kişinin farklı çevresel uyarıcılara karşı gösterdiği tepkidir (akt. Güçlü, 2001). Yani kişinin çevresindeki uyarıcıları, bu uyarıcıları algılama, duyumsama şekli ve bunlarla başa çıkma biçiminin biricikliği stresin tanımına ekleyeceğimiz esnek faktörlerdendir. Her kişinin algılayışı farklı olduğundan bir uyarıcıyla karşılaştığında yaşadığı duygu durum farklı olabilmektedir. Bu yüzden stresin baş gösterdiği genel geçer bir durum listesi yazmak pek mümkün görünmemektedir. Kimisi için mutluluk kaynağı olan bir durum bir başkası için stres kaynağı olabilmektedir. Fakat stresli ruh halinin vücudumuzda bıraktığı fizyolojik etki daha nesnel olabilmektedir. Stres ilk etapta psikolojik durumlar gösterirken uzun süreli duruma geçişinde fizyolojik belirtiler gösterebilir. Stresli ruh halinde böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizol hormonu, uzun süre vücudumuzda salgılandığında olumsuz etki bırakan hormonlardan biridir. Kortizolun uzun süre salgılanması ile mide sorunları, bağışıklık sisteminin baskılanması, beyin hücrelerini öldürme, kalp krizi riskini ve kansere yakalanma ihtimalini daha çok artırma gibi yıkıcı etkiler oluşabilmektedir.

Son zamanlarda modern ve lüks olabilme duygusuyla kendi doğamıza yabancılaşmak dışında kendi besin değerlerimize de yabancılaşmaya başladık. Listelerle, rakamlarla, modern görünme algısıyla geçen ömrümüzün sorumluluğunu hep başka kişilere yükleme salgınına yakalandık. Hatta mutlu olmayı bile bazı durumlarda stresli süreçlerden geçtikten sonra hak ettiğimiz bir duygu algısıyla anlamlandırmaya çalışabiliyoruz. Maddiyat temelli kurduğumuz bu hayatta beton yığınları arasında gereksiz stresler yaratmaya başladık.  Doğada hayatta kalabilmek için savaş-kaç durumu içinde strese girdiğimiz an ile popüler olabilme isteği için attığımız adımlarda veya daha lüks görünme kaygısıyla ihtiyacımız olmadığı halde çok maliyetli bir şey almak için strese girme durumunu ayırt edebilmek gerekir. Fakat insanoğlu kendi tabiatına karşı gelip yersiz stresi ilkel duyguya tercih edebilmektedir.  İnsan beynini kemiren şey tam olarak bu işte: yersiz ve gereksiz stres.

Bazen daha az para kazandıran değerli bilgilerle yersiz stresten kurtulmak mümkün olabilmektedir.  Çünkü bünyemize aldığımız besinlerin kalorisine, yağına, proteinine bakarken, soyut besinlerimizin kalorisini, yağını,  proteinini, vitaminini vb. görebilmek bizlerin elinde.  Çoğu duygu durumumuzun beynimize, sinir hücrelerimize bir etkisi vardır. Kendi halimizi kendimizden daha iyi kimse bilemiyor bazen. Çünkü zihnimizdekiler tek seyircisi olan bir film. Bu filmin yönetmeni de seyircisi de kahramanı da sizsiniz. O yüzdendir ki bazen dilimize lanse edilmiş stres kelimesini daha iyi tanımamız bizler için verimli anlar sağlayabilir. Günde 3-5 zeytin, kibrit kutusu kadar peynir, bir dilim yulaf ekmek önerileri gibi standarda bağlayan somut beslenme stilleri ile hayatı idame ettirmekle beraber soyut besinlerimizi ve etkilerini de bilmek daha sağlıklı bireyler kazandırabilecektir. Karnınız tokken, arabanız, eviniz, uçağınız varken bile mutsuzsanız sağlıklı bir birey olma faaliyetiniz yarım kalabiliyor. Çünkü beyniniz soyut besine aç kalmış oluyor.

Sonuç olarak kurduğumuz hayat denilen bu sofrada atacağımız her adımda gerginlikten, stresten beslenmek bizler için pekte sağlıklı sonuçlar doğurmayacaktır. Herkesin hayat hikayesi farklıdır fakat bu hikayeyi arabeske bağlamak veya bağlamamak bizim elimizde, oturup bir ömrü bu hikayede harcamak da bizim elimizde. Stres yaratan acılar, sancılar, kırgınlıklar vardır elbette. Belki de hayatı en anlamlı kılan şeylerden birisi de bu kırılmalardır. Stressiz bir hayat kurmak pek mümkün değildir. Önemli olan stresi kontrol edebilmektir. Stres besinini uzun süre tüketmek damarlarımızı küflendirecektir. Soframız rengarenk çeşit çeşit duygularla ve dengeli olmalıdır. Temelde tek bir duyguyla beslenmemiz tek bir vitamin veya tek bir protein almamız gibidir. Stres besininin vücudumuzda bıraktığı etki kısa süreli durumlarda bir harekete geçiş veya bir çözüm üretecek faydalı şeyler sağlarken, uzun süreli durumlarda her şeyi emen bir vampir misalidir. Somut-soyut besinlerin bedenimizdeki önemini bir Yunus Emre sözüyle özetlemek isterim : ‘Biz bir uçar kuş idik, Vücut can budağıdır’. Vücudumuz ruhumuza uzanan bir hayat dalı misalidir.

Kaynakça

Güçlü, N. (2001). Stres yönetimi.  Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21 (1), syf, 91-109.

Yazar: Arzu Tükenmez

Doğu Akdeniz Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum. Hayatı ve insanları anlayabilmek adına tercih ettiğim bu meslekte faydalı olabilmeyi amaçlıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir