
Gün, meşru müdafi doğuyor.
Karanlık bir ayazdan başka, hissedilen hiçbir şey olmadı.
Önceydi,
Öyle bir karanlık ve öyle bir ayazdın ki, kana susamıştın.
Bir soğuk buz kesiyordun tenimden içeri,
Öylesin bir yalın ayaktım, öylesin bir çıplaktım ki,
Ayaklarım üşüttüm.
Bir parmağımı azlettim canımdan içeri,
Bedenimden içeri hapsoldu bu karanlık, çöktüm.
Geriye sadece bir parmak kaldı geceden,
Gün, doğdu meşru yalnızlığıma.
Sonraydı,
Güneş perde oldu yüreğime, bir çiçek açtım,
Günebakan dedim, günebakan olsun.
Boynu bükükten zarar gelmez.
Haddinden fazla yük, boyun büker.
Hadsiz olan güneştir, boynu büker.
Parmaksız, yani eksik olayım bu hayattan
Tattan bağımsız, kokum kavrulsun dolanıklığa,
Gündüz olsun ama ayaz hiç bitmesin,
Geriye bir parmak kalsın karanlık bir ayazdan günebakan,
Günebakan bir karanlıktan, yalnızlığa bir ayaz.
Dılovan Çakmak’ın diğer yazıları
Şiir
AKIŞKANLAR DİNAMİĞİNDE BİR TAŞIN ANATOMİSİ
30 Temmuz 2026
Şiir
ASİLZADE GÖRÜLERDİR
25 Haziran 2026
Şiir
MEZOPOTAMYA VE SIFIR MERİDYENİ
25 Nisan 2026
Son eklenenler
Şiir
HIŞIRDARKEN SENİN SESİNLE
14 Ağustos 2026
Deneme
GÖRÜNÜRÜN ÖTESİNDEKİ İZ
11 Ağustos 2026
Deneme
GENÇLİK GÜZEL ŞEY
3 Ağustos 2026
