23 Eylül 2026

Ay Kitabesi

Muğ Kapısı

Ağzımda güneş, omuzlarımda gece; ben ihtiyar bir balıkçıyım. Anılar, zamanın isi. Saçların, dağılmış bulutlar.

Gece, derin çağların yıkıntısındaki zaman. Ben, ormana danışan Zen dervişi. Sen, tarçın kokusundaki yasemin.

Ses, gövdenin kuvveti. Söz, kalbin kuvveti. Ben, esrar külündeki ateş. Sen, bağrımdaki bahar.

Tarih, burç dibinde kalan masal. Ben, lekeli bir zihin. Sen, dinlediğim müjde.

Felek, cilveli keder. Ben yoluna düşmüş kâşif. Sen, Tanrı vadisindeki Hızır.

Nağmeler, kalbin dağlanmış perdeleri. Ben, rüzgârın peşindeki süvari. Sen, düğüme üfleyen gam çengisi.

Hayat, yeşeren tohum tadı. Ben, kuyunun dibindeki karanlık. Sen, mahzende bekleyen dem.

Yeruşalim Kapısı

Hayaller, gerçeklerin hurafeleri. Sırtım, yüzünü döndüğün kaya. Gözlerin, su sesindeki boşluk.

Kapılar, asrın ve insanın kuyumcusu. Ben, tuğradaki divit. Sen, boncuktaki nazar mavisi.

Eşya, hüzünlü bir yalnızlık. Ben, duvardaki kimsesiz resim. Sen, dağın gerdanındaki seyyah.

Evler, bıçak ağzındaki kan. Ben, buz kesmiş adam. Sen, hayatın güzel uykusu.

Yalnızlık, uykusuz şehir oyunu. Ben, caddenin dibindeki esmer. Sen, göğün bulut nefesi.

Aydınlık, karanlığı kurcalayan tan yeli. Ben, iki yanlış arasındaki kırık çoğul. Sen, gül akşamındaki rayiha.

Hüseyin, paramparça bir kitabe. Ben, yazgısı çöle adanmış Ali. Sen, kilit altındaki hazine.

Yazar

Mehmet A. Başkurt

“Rüya, her rengi gören tanrıdır!”

Tüm yazıları (35) →

Mehmet A. Başkurt’un diğer yazıları

Son eklenenler

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.