Şiir

Fidandan Yeşermiş Bir Tohum

Hayır, ben seni sevmiyorum ve
Ve bu, bu çok aşırı fena bir durum olmaya başladı..
Bakmak üzerine teoriler adında, seni yazabilirim,
Bakış açımı sana göre şekillendirip,
Bütün evrenimi sana bağlayabilmememin hiçbir yolu da yok.
Senden gelmek isterdim, sana kadar yok olmak
Ömrümün sonuna kadar, senin yıldızlarından serpilmek istiyorum yeryüzüne
Çok tatlı oluyorsun seni..
Seni çok güzel yakalıyorlar, gözlerimden hitap ola
Ağzıma sağlık çok güzel gülüyorumdur, afiyeti sensin
Annem ola kim,
Aşırı muhafızım sana,
Kendimi çok yaver hissediyorum, kölemenim
Sükutun en anlamını sen yüzüme vuruyorsun,
Utanıyorum, yalın ayaklı kalıyorum ve
Benlerinden susuyorum ilk önce
Sonra saç tellerinden
ve
En uçlarından yıkanıyorum temize düşmeye
Detaylarını aklımın en uç noktalarına yazıyorum
Burada çivi yazısını kullanırım
Kalıcı ve bir o kadar da gizemli ve bana ol diye
O detayların aklımın sıyırtır gelir!
Beni, ağzım açık şaş kala bir herife dönüşürüm!
Uzun süre ben seni olurum
Ve çok aralıklar ile o hazzı
Giza’nın tepesinde yaşarım,
Neil’in ayak izinde bastırır,
Nefer’in göz yaşında tutarım,
Ay hareketlerinin doruklarından uzanıp,
Kara deliklerin ufuk noktasında buluşur,
Pompei’nin tutkallaşmış halkının göz bebeklerinde, yaşıyora-bilirim.

Big Bang’in en gerisine
Enerjinin en derinlerinden
Senden bir parçanın bu yüzyıla, bu zamana ve bana denk gelişi
Beni ister istemez bir tanrının varlığına hayret olaki itiyor, yahu dedirtiyor
Bütün derinliklerin tanımını seninle yaparım
Seni sevmiyorum tekrar hayır
Çünkü bu çok aykırı bir durum
Sevgi çok basit kalıyor
Seni ben anlamlandıramadığım bir duyguyorum
Seni ben en güzel duygumaklıyorum
Dudak izinin kalıntılarını kendim ile beraber alıp uzaya taşıyacağım
Uzayda senden nasibini almalı
Ben kadar almalı
Kendimi çok şükran hissediyorum ettiriyorsun
Bana olmadık şeyleri yaptırmak ile mükellef kal
Kal gele ki
Asrım boyu benliğim
Kendi ile boğuşana denk düşe
Seni hatra gelsin ve sakınsın
Bu olmalı bana öyle geliyor.

Her şeyini alıpta bir köşeye, teker teker alışa koy bana
Öyle gelsin isterim ki
Öbür taraf inancım olsun ve
Organlar kelama erdiğinde
Seni tekrar tekrar okusun
Tanrı şoke uğrasın ve yaratılışına hayran kalsın
Bana hak versin ve melaikeler dolaşsın boylu boyumuzca
Cennet sen ol ve
Bütün insanların canı cehenneme olsun
Şeytan haset kapsın
Kibir duysun kendince
Tanrı, egosunu kabartmalı bence
Öyle yapmalı ki
Kendinin farkında ol gözümde
Dogmatik düşüncelerin yer verilmesi sana bu kadarı ile kafidir
Ama bu kadarı yetmez ki yeterse ayıp olur
Ben yaparım bu ayıbı ve üstüme çöker koskoca evren,
Ben yaparım bu ayıbı ve kıyamet senaryoları dolaşır göz önünde
Kahinler utana-gelir kendilerinden ve kendilerinden kırbaç gelir.

Seni ben bilimle yazarım,
Yıldız tozunun parçacıklarından seninle eş olmak düşüncesi
Arada bir ölebilirim
Sen sağ ol yalnız
Yalnız benim kırıntılarımıda yaşat kendinle
Bütün birikimimi sana aktarmak istiyorum
Bu birikim sana layık olmak için bilinç kazandı
Değişim,
Değişim o ki güzel şey
Koskoca var ol
Var ol ki eşsiz doyulmaz bir hazzı beraber paylaşalım
Paylaşmak ki elcağız,
Dudak uçuklatan bir huy.

Dudak,
Dudakların demiş iken
Çok çılgın ütopyalarım var onlar üzerine
Yani o iki mitolojik unsur
Çok kare film çekebilirim
İzledikçe baştan yaratılır olurum ben
Dudak okumu diye bir şey duydun mu hiç?
Sana öğretme cüretinde bulunacağım
Ve okumak istediğim en büyük eser olacak bu öğretiler
Çok affetsin gözlerin,
Az kalsın unuta gelecek, birkaç söylem kazaya uğrayıp
Beni telef edecekti
Arada kaynayan içimdeki sen olurdun
Kıyamamlar baş gösterir ve düşte dahi ben, ağlarkim olurdum
Bu gözlerinden yanıma düşen ben kimliğimden
Duyuru olsun kimselere..

Seni ezberliyorum sanırım!
Savrulan saçlarının hava ile dansını,
Gözlerinin değdiği her noktayı,
İşittiğin her sesi,
Tadımladığın her hazzı, her zevki, her olağanüstü duyuyu..
Kıskanmamak için… diyemeyeceğim
Böyle bir şey mümkün olamaz
Kim kıskanmaz ki hem benden bu kadarım
Umarım anlaşılıra yakın geliyor, en azından teğet geçiyorumdur
Öyle olmasını destekli bir biçimde isterim
Çünkü hayran oluyorum ben seferinde
Hayran olmalıyım ki aşermeli dünya seni her seferimde bana.

Seni ben keşfete doyamam,
Bak amerika kıtası bile fıs kalır yanına
Mariana’ya dalmak misali istiyorum seni
Benden sakınma cüretini
Etmeki kaybolayım
Sonsuz mükemmelliğe ( üzgünüm yerine kullanacağım daha mükemmel bir tabir yok maalesef )
Bu mükemmelliğe, bu sonsuz mükemmelliğe seni tadımlamak
Seni yaşamak yanında,
Ancak birde ölüm anı mümkün olur
Ben aksağınına ölebilirim
Şiir okumana, gülüşüne bile
Dehşet duygulara kapılıp
Kendimi sana felçe durabilirim
Durabilirim kendimi ve hiç gocunmam
Birkaç adım öteye, ellerine değer bu iki ışığı bulmuş oluşum
Ellerin bana insansı vaatler sunar
Estetik dokunuşların adeta baş döndürü bu
Sanki siyah ile beyaz kuğu baletini andırır
Yahut buzda paten yapan bir çocuk kesimini ki bu çok masumane
O ritmin, sarhoşluk ile de bir bağlantısı olmalı
Yeni bir dünya yaratıp
Güneşi alt ede durur o on mevsim rüzgarları
Parlayan yıldızı ben olur.

Gülüşün beni alır bir atoma parçalar,
Ben kendim kendimi patlatırım,
Ölüm kokarım en elmalısından,
Bende ki bu etki, kahrolası bir perişanlıktan çok yarattığı duygu, olağanında üstü
Ben beni aşarım artık, arşı delerim
Sana şartlarımı getiririm en miracımdan
Sunaklar ekerim ses tonlarına ve yeşilliğinde, müthişlere bölünürüm ben
Ben artık o gülüşlerin sahibine
Sahibine o gülüşlerin sunarım kurbanımı
Ve ben, kurbanım, vacibim ben
Gocunmam, gocunmam asla ki bu durum çok farklı
Çünkü ben seni sevmiyorum, tekrar tekrar hayır
Bu çok aşırı, fena bir durum
Ve sevmeninde ötesinde.

Yazar: Dilovan Çakmak

"Anlamak her şeydir."

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir