Şiir

Mihemedo

Tarihin saklı sayfalarına gömülü bir türkü vardır memleketi anlatan, mihemmedo…
Kurdu, kuşu, ağacı anlatır,
yakılmış köyleri, kurumuş su gözelerinden bahseder,
gökyüzüne seslenir açılsın diye,
bulutlara ağıtlar yakar
yakılmış ve yıkılmış yüreklere bakarken,
elma kokusuyla savaş olur mu hiç,
mihemmedo…
Bir nar çiçeği küser mi hiç,
sevdasından vazgeçer mi insan,
karınca yuvasını kaybettiğinde ağlarmış derler,
kelebek yirmi dördüncü saatin yaklaştığını hissettiğinde daha da kuvvetli çırparmış kanatlarını,
ve evet
tümüyle vazgeçmişliklerden bahseder bu türkü,
hoo mihemmedo…
Göğün göğsünden sağılır mı hiç yağmur, pekiyi yıldızlar, sökebilir misin onları yerlerinden…
Bilir misin mihemmedo,
tanrısını eskitmiş bir millet sönmeye mahkum bir yıldız gibi her şeyi kendine doğru çeker
ve hapsedilmiş varlıklar özgürlüğe adımını attığı zaman, sonsuzluğa gitmek için yokoluşu tercih edermiş; işte aklıma her geldiğinde bunlarla berabersin, kördüğümlerin ardına saklanmış gözlerinden öperim,
memleket kokulu kardeşim,
mihemmedo…

Yazar: İbrahim Ethem Yardım

Öğrenci, bir çift göze aşık ve mutlak hazzın peşinde bir ömür çürütmeyi planlıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir